Gülistan Doku’nun annesi yıllardır aynı şeyi söyledi: “Kızımın ölümünden vali ve oğlu sorumludur.”
Aradan handiyse 7 sene geçti.
Bu süre içinde Tunceli Valisi başka ile atandı yetmedi peşi sıra Vali mülkiye başmüfettişi oldu.
Bunlar makamlarında tensipleriyle, riyasetiyle pozları verirken Doku’nun annesinin feryadına “iddia” dendi hem de senelerce.
Sonra da vay adalet vay hukuk, vay herkes eşit, vay süperiz. 7 sene ya. Evladının mezarı üstünde…
Birisi saniyesinde evinden göz altına gitsin, tutuklansın, yargılansın başkası da başka makamlar beğensin.
Kodamanların ülkesi be. Gerçekten.
Mustafa Varank siyasetin çukurudur, dibidir.
Sağından soluna, muhafazakarından liberaline bütün partilerin "Kim siyasette olmamalı" diye ��rgütlerine, teşkilatlarına göstermesi gereken kişidir.
Siyasette var olabilmek için de ara ara böyle tek bildiği işi yaparak salya akıtır.
Lütfen aynı çukura düşmeyin.
#TurkeyWatch🇹🇷: Today, Turkish comedian Deniz Göktaş was arrested for insulting President Erdoğan. He was immediately marched into court.
ERDOĞAN'S TURKEY = NO FREEDOM OF SPEECH = NO PROBLEM.
Sen bizi güldürdün, Allah da seni güldürsün…
Devlet ise “gülme sırası bizde” deyip komedyeni gözaltına almış.
Gülmek serbest, güldürmek şüpheli;
şaka yapmak kabahat, şakaya alınmak devlet ciddiyeti.
Memleket, kahkahaya bile tutanak tutuyor. #DenizGöktaş
Irmak öğretmenin, okul müdürü Melahat İleri’nin 2 defa tokat attığına, mobbing uyguladığına dair yazdığı tutanak yazısı…
Okul müdürü, “Çingene”, “sende aşağılık psikolojisi var”, “gerizekalı” gibi ithamlarda bulunmuş.
Okuldan üç kişi de olayın şahidi olmuş… Üstelik şahitlerden biri okulun müdür yardımcısı
#Irmaköğretmeniçinadalet
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
Daha düne kadar tedbir var kurultay yapamayız diyorlardı. Grup toplantısında konuşmak, çıkacak gerginlik bizle alakalı değil demek için yapılmış bir açıklama..! Seni bu yaşta bu kadar yüzsüz, utanmaz ve hain yapan nasıl bir motivasyon? Zavallısın...
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
Bu kadar yani? Parti ile ilişiği kesilince herşey tamam! Şu sözleri tam tersi şekilde bir muhalif söylese gece yarısı ters kelepçe ile alınır ve halkı kin ve düşmanlığa tahrikten dava açılırdı. Bu zır cahil Rümeysa Eker denilen yaratığa dava yok öyle mi?
AKP’li Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’dan açıklama geldi:
“Terme Belediye Meclis Üyemiz Rümeysa Eker’in, şahsi sosyal medya hesabından yaptığı ve kamuoyunda haklı tepkilere neden olan paylaşımları büyük bir üzüntüyle karşılamış bulunuyoruz.
Söz konusu ifadeler, partimizin temel ilkeleri, Terme Belediyemizin hizmet anlayışı ve temsil ettiğimiz toplumsal değerlerle hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Bu doğrultuda, AK Parti Terme İlçe Başkan Vekilimiz Av. Kaşif Aksoy tarafından yapılan açıklamada da belirtildiği üzere; disiplin sürecinin işletilmesiyle birlikte Sayın Eker’in Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyeliği, parti üyeliği, belediye meclisi parti grubu üyeliği ve Meclis Divan Katipliği görevlerinden istifası sunulmuş ve kabul edilerek partiyle ilişiği sona ermiştir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
111 milletvekili arkadaşımın imzaladığı ortak bildiriye niçin imza vermediğime dair çok sayıda soru aldım. Sürecin şeffaflığı gereği bu açıklamayı yapmayı bir görev biliyorum.
Metne imza atan arkadaşlarımın da, imza atmayan arkadaşlarımın da kendilerine göre haklı ve saygıdeğer gerekçeleri vardır. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altındaki her bir irade değerlidir.
Kurultay konusundaki duruşum dün de bugün de aynıdır. Tutumumda hiçbir değişiklik yoktur: Kurultayımızın mümkün olan en kısa sürede toplanması şarttır, elzemdir.
Metnin anafikri, zannedildiği gibi, Kurultayın toplanması değildir. Kurultayın 25 Temmuz 2026 tarihinden önce toplanmasıdır. Benim, herhangi bir nedenle örneğin eylül ayında toplanacak Kurultaya da desteğim vardır. 25 Temmuz’dan önce Kurultay toplanmazsa seçimlere giremeyeceğimizi ileri sürmek, son derece sorunlu varsayımlara dayanmaktadır.
Sorumluluk sahibi bir siyaset; sorunları ciddiyetle ele alır ve kimseyi panikletmeden o sorunu çözer. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçimlere giremeyeceği senaryoları bu kadar kolay dillendirilememelidir. Bu sadece ve sadece rakiplerimizin ekmeğine yağ sürer.
Benim nazarımda Kurultay; sorunların konuşulduğu, çözüldüğü ve siyasi rotanın belirlendiği yerdir. Kurultaydan kaçınmak her koşulda yanlıştır.
Partimizin yargı eliyle dizayn edilmesine göz yummayan, Partililerimizi telaşa sürüklemeyen, Kurultayı birlik ve beraberlik amacıyla talep eden her türlü bildirinin altında ilk imzacı olacağım bilinmelidir.
CHP’ye kayyum olarak Melih Gökçek atansa ne yapardı?
İlk 10
1- Kim olduğu bilinmez bir grup adamla genel merkeze gelirdi.
2- İmzalı mühürlü dilekçe ile valilikten talepte bulunur polisle CHP genel merkezine girerdi.
3- Ak-itten bir zat çikolatayla gelene gidene merhaba derdi.
4- İlk demeç TGRT’ye verilirdi, A haber CHP genel merkezinden canlı yayın yapardı.
5- Partiden bihaber olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu’nun kullandığı minibüs bahçeye çıkartır, işte haram parayla alınmış araba diye sergilerdi.
6- Yanındaki yakın bir adamı katkılarınız unutulmaz diye TGRT’ye canlı yayında teşekkür ederdi.
7- Valilik ile temas edip Güvenpark bayramlaşmasını yasaklatmak isterdi.
8- İlk iş bize fetöcü derdi.
9- Genel merkez personelimizi tazminatsız işten kovardı.
10- Bizleri ihraç etmenin yolunu arardı.