✅️ Puan farkı azalınca "Ligi Bitirtmeyiz."
❌️ Puan fark artınca "Hakemlere Güveniyoruz
✅️ Maç kazanınca "İtidal Çağrısı."
❌️ Maç kaybedince "İstifa Çağrısı."
❌️ Zannettikleri "Boğazın Efendisi."
✅️ Aslında olan "Şaibelerin Efendisi."
1997 yılı Cumhurbaşkanlığı Kupası Finali
Galatasaray, Kocaelispor’a karşı 116. dakikada skandal bir penaltı kazandı ve kupayı aldı.
Kocaelispor oyuncuları: “3 penaltı ile lig kupasını alan takım, burada penaltı ile kupa alıyor. Yazıktır.”
OLAYA BAKIN!
Galatasaray yönetimi, Kocaelisporlu taraftarların bulunduğu tribündeki kantini kapattırdı. Taraftarlar maç boyunca susuz kaldı.
Puan farkı 7 iken top aut değil korner diyen Galatasaray,fark 1’e düşünce rakip taraftara su bile satmamış. PES!
Vedat Milor duyarlı ve hassas biri.
Orbán’ın; demokrasiden uzaklaştığını, otoriterleştiğini, medyayı ele geçirdiğini, yargıyı siyasallaştırdığını ve devlet ihalelerini kendisine yakın kişilere verdiğinin farkında. Bu yüzden de gidişine seviniyor.
Sayın Milor, bu tip otoriterleşen ülkelerde haliyle futbol da bağımsız kalamıyor. Mesela Puskás Akadémia FC doğrudan Orbán’ın desteklediği bir projeydi.
Neyse ki dünyayı gezen, Macaristan’ın nasıl yönetildiğini bilen siz, ülkemizde bu tip sorunları görmemeniz ve futbolu da bağımsız düşünmeniz ne güzel.
Çok üzülmeyin; Macaristan’da yaşanan problemler bizim ülkemizde olmadığı için Galatasaray üst üste 4., hatta 5. şampiyonluğa hak ederek ulaşacaktır….
In a subculture I’m from, there is a lot of handwringing about late marriages among millennials and gen-z. This Christmas imma be like: “look Aunt #4, we’re just returning to the trad ways of our medieval and early modern forebears.”