🚨 BREAKING: Someone just open-sourced a full offline survival computer with AI, Wikipedia, and maps built in.
Project N.O.M.A.D. is an open-source offline survival computer.
Self-contained.
Zero internet required after install.
Zero telemetry. Everything runs locally on your hardware.
What it includes:
→ Full Wikipedia archives via Kiwix
→ Offline maps via OpenStreetMap
→ Local AI models via Ollama + Open WebUI
→ Calculators, reference tools, resource libraries
→ A management UI to control
everything from a browser
One curl command installs the entire system on any Debian-based machine.
Runs headless as a server so any device on your local network can access it.
Minimum specs to run the base system: dual-core processor, 4GB RAM, 5GB storage.
To run local LLMs offline, you want 32GB RAM and an NVIDIA RTX 3060 or better.
No accounts.
No authentication by default.
No cloud dependency.
No phone-home behavior.
Built to function when nothing else does.
The grid, the cloud, the API you depend on. None of it is guaranteed.
The people building local-first systems right now are the ones who won’t be asking for help when access disappears.
21 gün boyunca her gün bu kadar #Damar otu tüketin... Damar otuna başlamadan önceki durumunuzla, bitirdikten sonraki durumunuzu bu paylaşımımın altına bildiriniz... (Özellikle dolaşım sorunu olanlar, kalbi iyi çalışmayanlar, gözlerle ilgili sorun yaşayanlar)
🌿 Zeytin Dikiminde Sıklık ve Planlama: Hasadı Kolaylaştıran En Önemli Karar 🌿
Zeytinlik kurarken ağaçların sıklığı yalnızca verimi değil, yıllar boyunca sürecek bakım ve hasat kolaylığını da belirler. Teoride her şey ölçülere dayanır gibi görünse de, pratikte doğru planı belirleyen her zaman tarlayı işleyecek olan çiftçinin ihtiyaçları ve tercihleridir.
Çünkü o çiftçi, ağacını budayacak, sulayacak, zararlılardan koruyacak ve sonunda ürününü toplayacak kişidir. Dolayısıyla bu işlerin hangi yöntemle yapılacağı, arazinin nasıl hazırlanacağını doğrudan etkiler. Örneğin, dik yamaçlarda makineyle hasat imkânsızdır. Burada zeytin insan gücü+traktör ile taşınır. Ancak düz ve geniş arazilerde makineyle hasat mümkündür.
Peki, zeytin ağaçları ne kadar aralıklarla dikilmelidir?
Akdeniz’in geleneksel zeytinliklerinde geniş aralıklarla dikilmiş, görkemli yaşlı ağaçlara alışığız. Bu yaşlı ağaçlar genellikle 5 ila 10 metre aralıklarla dikilir, yağmur suyuyla beslenir ve doğal şekilde büyürlerdi. Bu yöntem düşük yoğunluklu ama uzun ömürlü bir üretim sağlar. Yağış rejiminin 400 mm üzerinde olduğu bölgelerde 6x3 metre, 7x4 metre veya 5x5 metre aralıklarla yapılan yarı sık dikim sistemleri yaygınlaşmaya başladı. Bu sistemlerde sulama yapılırsa verim artar; bakım da nispeten kolaydır.
Yüzyılın başından itibaren ülkemizde de başlayan “süper sık dikim” sistemleri:
👉 Ağaçlar 4 metre sıra arasında 0,85 metre aralıklara kadar sıklaştı
👉 Özel damla sulama sistemleri kuruluyor.
👉 Ağaçlar küçük, kompakt ve tek yönde büyüyecek şekilde budanıyor.
👉 Hasat tamamen makineyle yapılıyor.
Bu sistem, iş gücü azaldıkça ve makineleşme arttıkça öne çıkmaya başladı. Ancak her araziye uygun değildir; çünkü süper sık dikim, düz, derin topraklı, iyi drenajlı ve su erişimi kolay arazilerde başarıyla uygulanabilir.
🌱 Sonuç olarak:
Zeytinlik planlamasında “en sık” değil, “en sürdürülebilir” dikim tercih edilmelidir.
Eğimli arazide geniş aralık,
Düz, sulanabilir arazide sık dikim,
Uzun vadede bakım kolaylığı, su erişimi ve hasat yöntemi birlikte düşünülmelidir.
Zeytin ağacı 100 yıldan uzun yaşar. Bu yüzden dikim sıklığı sadece bugünü değil, gelecek nesilleri de etkileyen bir karardır.
Video: Sayca köyünde kooperatifimizin 5x5 metre aralıkla dikilmiş 100 dönüm zeytin bahçesi ( 4000 ağaç)
ZEYTİN BAHÇESİ SAHİBİ OLMAK İSTİYORUM.
Haydi bunu öğrenelim
1. Bölge Seçimi: Dünyada Akdeniz çanağı zeytinin doğal alanı
Türkiye’de uygun bölgeler:
Ege, Marmara, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu’nun batısı endemik alanıdır. Kışın yağışlı, çok sert donların olmadığı, yazın kurak ve sıcak bölgeler en uygunudur.
Zamanında yağmayan yağmur/açmayan güneş gibi istenmeyen zamanda yağan yağmur/ aşırı sıcaklar sorundur.
2. Toprak Özellikleri: Tınlı-kumlu, iyi drene olabilen, orta derinlikte (en az 1 metre). pH aralığı: 6,0 – 8,5
Tuzluluk: Zeytin tuza kısmen dayanıklıdır ama fazla tuz bitkiyi yıpratır. Taban suyu ve drenaj çok önemli: Kökler su içinde kalmamalı, aksi halde kök çürümesi olur. Toprak analizi şart: Dikim öncesi mutlaka analiz yaptırılmalı, eksik besin elementleri (özellikle potasyum, fosfor ve bor) tamamlanmalıdır.
3. Yön ve Eğim: Güney veya güneybatı yönü tercih edilmelidir. Bu yönlerde güneşlenme fazladır, verim artar. Hafif %5–15 eğimli araziler su birikmesini önler. Çok dik yamaçlarda teraslama yapılarak ekilebilir. Kuzey yamaçlar soğuğa açık bölgelerde risklidir.
4. İklim ve Sıcaklık: Büyüme dönemi için 15–30 °C
Kışın -7 °C altına düşmemelidir. Zirai don tehlikesi olan vadilerden, çukur alanlardan kaçınılmalı. Yaz kuraklığına dayanıklıdır, ama çiçeklenme ve meyve tutumu döneminde nem ve su gerekir.
Yağış ve Su İhtiyacı: Zeytin kuraklığa dayanıklıdır ama yüksek verim için su ister: Yıllık ideal yağış: 400–800 mm olarak beklenir ( meteoroloji sayfasından dikeceğiniz yerin yağış miktarına bakınız) 400 mm’nin altındaki bölgelerde damla sulama sistemi kurulmalıdır.
6. Rüzgar ve Koruma: Sert kuzey rüzgârlarına açık arazilerden kaçınılmalı. Zeytinlik çevresine rüzgar kıran ağaçlar (servi, akasya gibi) dikilebilir. Denize çok yakın arazilerde tuzlu rüzgârlar da yaprak yanıklarına yol açabilir.
Sonraki gönderide fidan seçimi ve dikilmesi işlenecek. Okumaya devam edelim
Yeryüzünde su döngüsü diye bir “doğa kanunu” var.
YERYÜZÜNDEKİ SU BELİRLİ BİR MİKTARDA VAR VE BU MİKTAR ASSLA DEĞİŞMİYOR. Ya buhar oluyor, ya yer altı suyu, ya okyanus, ya bulut, ya vücudumuzdaki kan, ya… ve daha bi sürü şey oluyor…
Düünnnyyyyaaa var olduğundan beri aynı MİKTAR su YERYÜZÜNDE devir daim ediyor.
Ve bu SU, DÜNYADA oluşmamış.
YILDIZDAN İNNNMİŞŞŞ.
Su döngüsünün Kuran’da geçiyor olmasının keşfi, tamamen kendi keşfim.
Bana göre Kuran’ı KANITLAYAN doğa kanunu.
Su döngüsünün Kuran’da kelime kelime geçişini hayır için kullanacak olanlar, şahsımın keşfi olduğunu belirtsinler.
Belirtsinler ki insanlar daha ne keşifleri bu hesaptan görsünler.
Bakın ne diyor Allah.
“Gökten suyu belirli bir miktarda, belirli bir kadar indirdik ve yeryüzünde durdurduk. Biz onu ordan gidermeye de muktediriz”
Bakın kelime kelime ne diyor.
Arapçasını da KELİME KELİME yazayım da ayetler öyle çevirişmiş, böyle kıvrılmış diyemesinler…
Ve enzelna mines semai maen bi kaderin fe eskennahu fil ardı ve inna ala zehabin bihi le kadirun.
ve enzelna ( indirdik, inzal etmek, katından indirmek )
mines semai (sema, gökyüzü, gök…)
maen (su)
bi kaderin (belli bir kadarda, miktarda, size hep dediğim kader işte, kadar olan kader)
feeskennahu (ve onu durdurduk)
filerdi (erd, ard, arz… yer demek işte arz)
ve inna (şüphesiz, elbette)
ala zehabin (gidermeğe de, kaldırmaya da)
bihi (onu)
lekadirun ( kadiriz)
Yaa işte Allah indirmiş.
Videoyu izleyin videoyu. Videoyu izlemiyonuz.
Ayette ne diyosa ayyynısı doğa kanunu iştee…kelime kelime söylüyo…
İran’la savaşın ikinci gününde değerlendirmem aşağıdaki gibidir:
1. ABD için bu savaşta kritik mesele meşruiyet sorunudur. ABD bu savaşa Kongre onayı olmadan girdi. Kamuoyu desteği %25’i bile bulmuyor. Bu oran bir süper gücün uzun süreli harp yürütmesi için yeterli değildir. Yakında Amerikan toplumunda şu soru daha yüksek sesle sorulacaktır: Bu savaş gerçekten Amerikan ulusal güvenliği için mi başlatıldı, yoksa İsrail için mi? ABD iç kamuoyu bölünmüşken uzun savaş sürdürülemez. Vietnam’dan Irak’a tarih bunu gösterdi.
2. Diplomasi artık güven üretmiyor. Müzakere süreçleri askeri harekâtın uzantısına dönüştü. Masada konuşulurken sahada plan yapılıyorsa, bundan sonra hiçbir devlet güvenlik garantilerine inanmaz. Bu küresel sistem için ciddi bir kırılmadır.
3. ABD çok kıymetli mühimmatını harcıyor. Uzun menzilli önleme sistemleri ve hassas güdümlü mühimmat sınırlı üretim kapasitesine sahip. Yılda yaklaşık 800 kritik önleme sistemi üretiliyorsa ve her İran füzesine iki önleyici atılıyorsa, birkaç yüz angajman bir yıllık üretimi eritmeye yeter. Üstelik bu sistemlerde kullanılan nadir metaller Çin tedarik zincirine bağlı. Bu savaş Pasifik’e ayrılması gereken stokları da tüketebilir. Yarın Tayvan hattında bir kriz çıkarsa bugünkü kadar mühimmat olmayabilir. Ayrıca İran coğrafyası büyük. Uzun menzilli operasyon, yakıt ikmali ve uzak üs demektir. Bölgedeki hava ve deniz unsurlarının sürdürülebilirliği ciddi lojistik yük yaratmaktadır. Bahreyn’in kırılganlığı arttıkça Diego Garcia gibi uzak üsler devreye girer. Bu da özellikle AEGIS muhripleri için bir haftalık gidiş-dönüş lojistik döngüsü demektir.
4.İran’ın direnç kültürü hafife alınıyor. Hamaney ‘in kaybı direnci asimetrik şekilde artıracaktır. 47 yıldır yaptırım altında yaşayan, İran-Irak Savaşı’nı görmüş bir toplumdan söz ediyoruz. Rejim içi çatlak beklentisi şu aşamada gerçekçi değil. Dış saldırı içeride çözülme değil, kenetlenme üretir. İran gibi onurlu bir halk bunu yapar.
5.Körfez ülkeleri açısından alarm zilleri çalıyor. Şii nüfus yoğunluğu olan monarşiler için istikrar hayati önemdedir. İsrail’in hamleleri ve ABD’nin desteği bu istikrarı bozuyor. Burj Al Arab gibi sembolik hedeflere veya ABD üslerine düşen her füze Amerikan güvenlik şemsiyesine olan güveni aşındırır. Körfez başkentleri artık şunu görüyor: İsrail’in kararları kendi huzurlarını riske atıyor. Bu ya ABD ile mesafelenmeye ya da daha sert askeri pozisyona zorlanmaya yol açabilir. Her iki senaryo da istikrarsızlık üretir.
6. Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel dengeyi altüst eder. Bab el-Mandeb’de Husilerin devreye girmesi sigorta maliyetlerini patlatır.
Özellikle Çin’den AB’ye yönelik Konteyner taşımacılığı ve enerji sevkiyatı ağır darbe alır. Varil fiyatının 150 doların üzerine çıkması ABD ekonomisinin tolere edebileceği bir tablo değildir. 150 dolar petrol ABD ve Avrupa için sürdürülebilir değildir. Enerji şoku haftalar içinde siyasi baskı üretir.
7. Pakistan faktörü de önemlidir. Nükleer bir güçten söz ediyoruz. Suudi Arabistan ile askeri iş birliği önemlidir. Ancak Hindistan-İsrail yakınlaşması göz önüne alındığında ve ayrıca Pakistan Taliban Savaşı’nın tam da İsrail Amerika’nın İran’a saldırısından önce başlaması tesadüf değildir. Pakistan’ın oyalanması amaçlanmaktadır. Trump’ın Pakistan liderliğine övgüleri bu yüzden tesadüf değildir.
8.Türkiye açısından tablo nettir. Ortada açık bir İsrail saldırganlığı ve Amerikan askeri gücünün bu çerçevede kullanılması vardır. Ankara şunun farkındadır: İran düşerse baskı hattı Türkiye’ye dayanır. Bu nedenle İranın yanında olmak jeopolitik zorunluluktur. İran’daki Kürt gruplarının birleşmesi Türkiye için ciddi bir güvenlik endişesidir. Türkiye bu grupların birleşerek bağımsız bir kukla Kürt devletini kurmasına izin vermeyecek hamleleri desteklemelidir.
9. ABD meşruiyetsiz, düşük kamuoyu desteğiyle, kıymetli mühimmatını harcayarak, direnç kültürünü hafife aldığı bir ülkeye karşı savaşmaktadır.
İran kısa sürede çökmez. Rejim değişimi ihtimali zayıftır.
AI'nın geleceğini baba gözüyle sorgulayan bu belgesel,
belki de bugüne kadarki en dengeli AI anlatısı.
Zamanımızın en acil izlenmesi gereken tüylerinizi diken diken edebilecek belgesellerinden biri bence.
Everything Everywhere All at Once ve Navalny'nin Oscar'lı ekibi şimdi de yapay zekâyı belgesel yapıyor:
The AI Doc: Or How I Became an Apocaloptimist
(Yapay Zeka Belgeseli: Nasıl Apokaloptimist Oldum)
Adı bile olay:
Apocaloptimist (kıyamet + optimist).
Kıyamet İyimseri / Felaket Optimisti
Belgeselin konusu kısaca baba olacak bir adamın, çocuğuna bırakacağı dünyaya bakarken AI çılgınlığının ortasına dalmasını konu alıyor. Kıyamet mi ütopya mı? Film ikisini de dengeli anlatmaya çalışıyor ki bu belki AI'dan bile daha zor.
Ayrıca belgesel el yapımı! CGI şov yok. Gerçek zamanlı AI evrimini yakalıyor. Çekim sırasında kullandıkları araçlar bile vizyona kadar eskimiş olabilir. Bu paradoks bile başlı başına izlemeye değer kılıyor bunu...
Sundance'te prömiyer yaptı, Mart 2026'da sinemalarda (ABD). Türkiye'de ne zaman gelir bilinmez, o yüzden dublajlı fragmanla başlıyoruz!
Bu yüzden fragmanını ElevenLabs'la Türkçe dublajlı yaptım, Türk AI topluluğu için! Alt yazı da ekledim.🎙️🇹🇷
Peki siz hangi taraftasınız:
Kıyametçi mi, accelerationist mi?
Yoksa apocaloptimist mi?
Credits thread'de...👇
Çok soran var hem toplu cevap olsun,
Hem başına gelen olursa aklında olsun.
2. Derece yanık vardı,
Sabah BARİCUS
Akşam CONTRATUBEX
Uygulamasıyla 3 ayda tamamen iyileşti çok şükür.
Bu kremleri kaydedin,yanıklarda üstüne yok ikisinin.Yatırım tavsiyesidir :D
Soran merak eden ve geçmiş olsun dileklerini ileten herkese çok teşekkür ederim 🙏
Gençler koşun, Nesin Matematik Köyü tüm kamp videolarını Youtube'a yüklemiş.
Bence hepsini izleyin tabi ama Chris hocanın şu Turing makineleri videosunu kesin izleyin.
KESİN İZLEYİN diyorum bak.
İZLEYİN LAN!
https://t.co/9ACI6lHFme
4857 sayılı İş Kanunu’na göre Fazla Mesai Hesaplama Aracı, çalışanların fazla mesai, gece çalışması, hafta tatili ve resmi tatillerde yaptıkları çalışmalar için hak ettikleri ücretleri hızlı ve doğru şekilde hesaplamalarını sağlar.
👇👇👇
https://t.co/6gDfigQWWc
Hadi bunu açıklayın?
Bir matematikçi "Kaprekar Yöntemi"ni gösteriyor ve bu sayının diğer tüm sayılar için neden bir kara delik gibi davrandığını açıklıyor.
1949'da Hintli matematikçi Dr. Kaprekar, dünyaya bugün kendi adını taşıyan gizemli bir sabiti tanıttı.
Madras'ta düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, dört basamaklı sayılarda bulunan garip bir özelliği ortaya koydu.
Dört basamaklı herhangi bir sayıyı (en az iki farklı rakamı olması koşuluyla) alıp, rakamlarını azalan sırada en büyük sayıyı oluşturacak şekilde, ardından artan sırada en küçük sayıyı oluşturacak şekilde dizip, küçük sayıyı büyük sayıdan çıkarırsanız bir örüntü ortaya çıktığını gösterdi.
Bu işlemi sonuçla tekrarlarsanız, yedi adımda her zaman 6174 sayısına ulaşırsınız.
6174'e ulaştığınızda, işlem sonsuza dek döngüye girer çünkü 7641 - 1467 = 6174'tür.
Ernst&Young her yıl yaptığı gibi çok kapsamlı bir vergi rehberi hazırlamış. Hem bireylerin hem kurumsal ilgililerin indirmeleri yararlarına olur:
https://t.co/Lj3sCeZ4Yb
Finansman sistemiyle aracımı aldım. 4 gün önce 22 Ocak Perşembe günü işlemleri tamamladım. Çok şükür süreçte bir sorun yaşamadım. Hatta biraz sınırları zorladım, sistemin açıklarını kurcaladım diyebilirim. Gelin süreci anlatayım, sorularınızı da memnuniyetle cevaplarım.
2025 yılı Haziran ayında sisteme dahil oldum.
Toplam tutar 900.000₺, vade 20 ay idi. Sistemin koyduğu 5 ay + %40 ödeme şartını ikisini birden 8. ayda, yani 2026 Ocak ayında tamamlamış olacaktım.
Aslında 800.000₺ yazılmayı düşünüyordum ancak 8 aylık süreçte enflasyonla araç fiyatlarının artacağını öngördüğüm için 900.000₺ üzerinden sisteme girdim.
Aralık ayına geldiğimizde sistemi biraz lehime kullanmak için bir plan yaptım. Sistem, araç alımı için iki temel şart sunuyor:
1.Araç ağır hasar kayıtlı olmayacak
https://t.co/HsduuqyoITıcı ve satıcı aynı soyismi taşımayacak (yani akraba olamazlar)
Eşimin abisiyle soyadımız zaten farklı. Buna ek olarak kayınbiraderimin kredi kartı limiti 1.000.000₺ idi. Sanırım yavaş yavaş ne yaptığımı çözüyorsunuz
🙂
Yılbaşında araçlara gelecek zamları düşünerek, aracı 1 ay erken, kredi kartıyla ve kayınbiraderimin üzerine almak; bankaya komisyon ödemeye rağmen bana cazip geldi. Çünkü aynı parayla arabaya 1 ay daha erken sahip olacaktım. 1 ay araba kiralamaya kalksam belki kart komisyonundan daha fazla masrafı olacaktı.
Sistem ödemeler için her ayın 20–30’u arasında rastgele bir tarih belirliyor. Kredi kartı kesim tarihini 22 Aralık olarak ayarlamamız yeterliydi. Böylece son ödeme tarihi 1 Şubat oluyordu. Bana taahhüt edilen son ödeme tarihi ise 30 Ocak idi. Yani ilk taksitin son ödeme tarihini planı yaparken fazla riske atmadım. Sonuçta finansman firması bana ödemeyi 22 Ocakta yapcağını söyledi.
Toplamda 850.000₺ kredi kartından çekim yaptım. Komisyonla birlikte bu tutar 906.000₺’ye geldi. Aracı kurumsal bir firmadan aldım ve “en az 2 taksit” şartı olduğunu söylediler.Yani 453.000₺ + 453.000₺ şeklinde iki taksit oluştu.
Maliyet ve kazanç hesabına gelecek olursak:
Araç;
•1 aylık kasko masrafı (İadeden sonra 900₺ ödemişim)
•Sigorta ( İadeden sonra 1375₺ ödemişim)
•Noter masrafları dahil olmak üzere bana 1.487.500₺’ye mal oldu.
Aracın güncel piyasa değeri ise 1.500.000₺.
Buradan 12.500₺’lik bir fiyat avantajı oluşmuş olacak.
Ayrıca sistemden gelen 900.000₺, ilk taksit ödenene kadar yaklaşık 10 gün boyunca fonda değerlendirilecek ve yaklaşık 8.000₺ civarında bir getiri oluşacak.
İlk taksit ödendikten sonra kalan 455.000₺, ikinci taksit tarihine kadar yaklaşık 30 gün fonda bekletilecek ve bu tutarın 467.000₺ seviyelerine çıkması bekleniyor.
Buradan da yaklaşık 14.000₺ civarında ek bir kazanç elde edilmiş olacak.
Bu süreçte gelen ödemeyi Midas üzerinden TP2 fonu alarak değerlendireceğim. Böylece taksitler gelene kadar parayı boşta bırakmayıp, adım adım ek getiri sağlamış olacağım.
Yaptığım bu hamlelerle; aracı kendi üstüme aldığım zaman sigorta masraflarımı fiilen bedavaya getirmiş oluyorum.
Sistemi düz bir şekilde kullanmadım. Elimden geldiğince düşündüm, farklı yollar denedim ve biraz risk aldım. Ama sonuç mutlu son oldu.
Ayrıca aracı 1 ay boyunca kullandım. 1 ay aynı segmentte araç kiralasaydım yaklaşık daha fazla masrafım olacaktı.
Benim sürecim bu şekildeydi.
Biraz riskli, biraz heyecanlı ama sonunda mutlu ve kazançlı.
Sürecimi dinleyen herkesi bir hayırlı olsun demeye ve Alman fıstığını beğenmeye davet ediyorum 😄
Ülkemizde İngilizce eğitimi acil şu seviyeye indirilmeli:
3 tense:
-Geçmiş: I went
-Şimdi: I work
-Gelecek: I will
7 kalıp:
I want, I need, I have to, I can, Where is…?, How much is…?, There is/are…
ve 500 kelime.
Kişi sadece bunları öğrense bile çok güzel konuşabilir ve özgüven kazanır. Bu sayede sonraki aşamaları daha kolay öğrenir.
Mevcut sistemde bu konular hızlı hızlı geçilip, "pencere açık ve pencerenin de açık olması halen devam ediyor" gibi tense'lere geçiliyor. Sadece adını ve nereli olduğunu söyleyebilen birinin present perfect ile ne işi var?(zaten mevcut sistemin sonuçları ortada)
Onları git sonra öğren. Ama önce herkesin akıcı olarak derdini anlatacak seviyesini yakalaması lazım.
T.C. kimlik numarasını üye olduğu her siteyle paylaşanlara uyarı: e-Devlet’teki bu ayarı aktif ettiğinizde, sizin izniniz olmadan hiçbir kurum T.C. kimlik numaranızla işlem yapamıyor, mutlaka bu ayarı yapın!
🎥: muratkeskin
İnşaat ve kentsel dönüşüme ilişkin müteahhite verilecek vekaletnamelerde sıklıkla problem yaşanıyor. Müteahhit kötü niyetli olmasa dahi vekalet verecek maliklerin hep aklında soru işareti kalıyor.
Bunu gidermek adına inşaat mühendisi ve müteahhit @atakanbakilan ile hem müteahhitin işini rahatça sürdürebilmesi hem de malikin kendini güvende hissetmesini sağlayacak bir matbu vekaletname şablonu hazırladık. İlgililer için pdf formatına linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Not: Paylaştığımız vekaletname şablonu örnek niteliğindedir, her sözleşme, proje ve paylaşıma göre uyarlanmalıdır. Satış, temlik, kredi, ibra gibi yetkiler dikkatle verilmelidir.
Link 1; https://t.co/AnCOWJCIj3
Link 2; https://t.co/HWDbMIsmst
Bir hocam şöyle söylemişti: “Sûreler bir insanın ihtiyaçlarına göre indirilen 114 ilahî müdahaledir” Yani insan hangi sıkıntıya düşmüşse, onun ilacı Kur’an’da vardır. Bu sözün ışığında, 114 sûrenin hangi hâlde, hangi ihtiyaçta okunması gerektiğini derledim. Umarım faydalı olur.