Design, SEO, Social media and Wordpress | Team leader of @maunaupcom | Her şeyin öğrencisi, evrende yer kaplayan bir insanım; sabır, mutluluk ve hayal taşırım.
2026-2027 sezonu için isim önerim, “Emin Kar Sezonu” olmasıdır…
Samsunspor’a ve Türk futboluna her şeyini veren; kaptan, sporcu, yönetici ve başkan olan rahmetli Emin Kar’ın sezonu olsun bu sezon…
10-11 yaşlarındayım, dershanede bizi bilgisayar sınıfına götürecekler, deli gibi heyecanlıyım, haftasonunu iple çekiyorum. Okuldaki hocama söyledim, o da bana çantasından bir disket hediye etti. Hafta sonu dershaneye gittim, sınıfa girdik. Hepimize üzerinde https://t.co/Ws1EFYaNEn yazan bir bloknot kağıt verdiler. “Buna gireceksiniz, sakın başka yere girmeyin” dediler. Açtık bilgisayarı. Yazı yazılabilen her yere kâğıtta yazan yazıyı yazıyoruz. 😂 Girebilen diğerine gösteriyor.
Sonra o büyülü an geldi. Disketi taktım, internet explorer’a sağ tıkladım, kopyala yazan yeri buldum. Ve güm! 😂
Gold: MedKit by Bedirhan Keskin from Türkiye
A voice-based clinical simulator where medical students take histories, order labs, diagnose, and get scored on their reasoning against the latest published guidelines.
https://t.co/XcDinJi56w
I'm really happy to share that Medkit won 1st place 🥇 at the global Built with Opus 4.7 hackathon by @claudeai, @claudedevs, and @cerebral_valley.
Medkit is a voice-first AI clinic for medical students and junior doctors. You consult with AI patients in real time — take the history, order labs, read imaging, diagnose, prescribe — and get a structured, cited debrief on every case.
Let's see where the journey goes, but I'm truly excited to be part of shaping the future of medical education!
🎥 Full demo: https://t.co/n5NpRcwZxQ
🔗 Try it: https://t.co/QRv2guMW4A
🖼️ Project gallery: https://t.co/xU07m5kLll
Thank you to @claudeai, @claudedevs, and @cerebral_valley for the week, and to every builder I met along the way.
#BuiltWithClaude #ClaudeCode #BuiltWithOpus
@oozn@WiroAI Feed bölümüne manuel import iyi olabilir. XML üzerinden cloudflare engeli vererek taramayı önleyen kaynakları Sheet'e import ederek ham veriyi sisteme yükleyip feed olarak görmek iyi olabilir. Manuel kaynak olur, ama ihtiyaç çözer.
Bu projede Claude, Gemini ve Cursor’dan oluşan hibrit bir ekiple çalıştım. Ana geliştirme yükünü Claude üstlenirken; stratejik kararları Gemini ile netleştirdim, hata denetimi ve entegrasyonu ise Cursor üzerinden yürüttüm. Teknik hakimiyetimin olduğu alanda kalmak adına mimariyi PHP üzerine kurguladım.
Süreçten öğrendiklerim;
1. Ne istediğini bilmiyorsan, AI'den sonuç alamıyorsun.
2. Konuşma geçmişine güvenme. Hemen hemen her promtta talimatlarını net ve tekrarlayarak belirt.
3. Karar verme süreçlerinde eğer kullanılacak teknolojiye hakim değilsen ve danışacağın birisi yoksa farklı AI'lerden check et. "Halüsinasyon" olarak isimlendirilen riski bu sayede azaltabiliyorsun. Eğer benim gibi dil konusunda da çok iyi seviyede değilsen halüsinasyon seni de içine çekebiliyor.
4. Her yeni özellik talebinde, bu özelliğin mevcut sistemdeki yerini (bilginin nereden alınacağı, nereye aktarılacağı ve hangi uç noktaları etkileyeceği) bir ağaç yapısı gibi modele sunun. Aksi takdirde AI, birbirinden bağımsız ve çalışsa bile bütünle uyumsuz dalcıklar oluşturuyor. Bunları birbirine bağlama süreci daha büyük bir problem.
Genel için mükemmel bir mimari hazırladığımızı düşünmüyorum, ancak bizim alışkanlıklarımızla tam uyumlu bir mimari çıkarttığımızı -şimdilik- görebiliyorum. Bahsettiğim özelliklere/yöntemlere göz gezdirip "şunu şöyle yapsanız?" tavsiyeleri oluşursa dinlemeyi/okumayı çok isterim.
CRM ve project management tarafında birçok hazır yazılımı denedim. Ancak bazen işlem hızı, bazen yeterince özelleştirememe, genellikle ise farklı tablolara bağlı kalma sebebiyle bir türlü adapte olamadım, ekibi adapte edemedim.
Bu güne kadar en verimli kullandığımız alan Mattermost'tu. Ancak fotoğraf ve video yüklemeye başlamamızla beraber Mattermost'un da sunucu maliyeti çok yükselmeye başlamıştı. Claude sayesinde şimdi hepsini bir araya toplayan bir panel yaratmaya başladık.
Kısa süreli işleri çok olan, birden fazla iletişim kanalı olan ve müşterisine göre de şekillenmesi gerekebilen ekipler için Claude kullanarak "gör, bilgilendir, yönet" paneli oluşturduk. Kabaca proje, iş, ekip, ofis ve mesai yönetimi özelliklerini kapsamasını hedefledik.
Henüz tamamlamadık, kullandıkça şekillendiriyoruz. Ama şimdiden düzenimizi önemli ölçüde değiştirdi.
Mesajlaşma bölümü üzerinde çalışıyorum. İlk önceliğim ekip içi toplu bir sohbet ortamı oluşturmak. Sonra müşterilerin canlı destek tadında erişebileceği bir panele çevirebilirim onu.
Bu çok zor bir konu ya... Hem yaşaması çok zor hem de yaşadığın şeyin ne olduğunu ebeveyn olmadan anlayamıyorsun. Ben babaannem ile ilgilendim yıllarca. Alzheimer vardı diğer hastalıklarla beraber. Üniversite hedefini bir kenara bırakıp onun yanına okuyabileceğim bölüm yazdım. O beni büyüttü, ben onu küçülttüm diyebilirim. Oğlum 1 yaşlarındayken, bir gün sahilde gezdirirken yanımızdan geçen biri "üşür" dedi. Aynı dönemlerde eşim pazarda oğlumla alışveriş yaparken birisi "dokunmasın her yere mikrop kapar" demiş. Ben güldüm geçtim, eşim gülüp geçememiş, biraz sinirlenmiş 'ne karışıyor' diye düşünmüş. Bu iki anı da yaşadıktan sonra babaannemin bakım sürecinde eş dost tarafından destek vermek yerine yapılan tüm eleştirileri bir anda vahiy gelmiş gibi anladım. Meğer ben zaten yaşadığım için gülüp geçebilmişim. Sonrasında tüm kızgınlıkları da affettim gitti.
Hayat çok enteresan. Babaannemde öğrendiğim çoğu şey oğlumda gerçekten işe yarıyor. Bunu farketmek de beni her seferinde çok şaşırtıyor. Her ikisi de zor ve ilham verici deneyimler. Ben ikisini ayrı zamanlarda yaşadım, sen aynı dönemlerde yaşıyorsun. Umarım sabrın büyük, mükafatın hep mutluluk olur. 🙏
Ne kadar haklı bir açıklama... Uzun zamandır benzer şeyler yazmak, çizmek istiyor ama vakit bulamıyordum. Paylaşılan videoyu izlerken, daha birinci dakikasında Samsunspor formasını ve Bafraspor atkısını görünce 'bu evrenin bir mesajı sanırım' dedim, artık ertelemeyeyim, yazayım.
Burada, Gazi Bey’in bahsettiği olgunun çok kıymetli bir karşılığı var: 'Duyguları yaymak.' Stadyum atmosferini bir kez soluyan insanlar bu duygudan kolay kolay vazgeçemezler. Futbola ilgi duymasanız bile bir kere tadına varınca sırf o atmosfer için tribündeki yerini alırlar. Maça gelemeyenler de bu tarz içeriklerle o havayı koklar, maçı uzaktan da olsa deneyimlerler. Özellikle şehrinin takımını tutan gurbetçiler için bu içerikler tam anlamıyla bir nimet.
Dünya futbolunda içerik üretimi artık çok kritik bir noktada. Şu an en çok izlenen yayıncılar arasında futbol içerikleri devasa bir yer tutuyor. Eski tabiriyle 'jön' seviyesindeki futbolcular bile bu tarz iş birliklerine kapı açıyor, gönüllü olarak içeriklerde yer alıyorlar. Çünkü günümüzde ekonomi bile popülariteye göre şekil değiştiriyor. Yarın TikTok’ta yıldız şeklinde ekmek popüler olsa, mahalle fırınları bile kalıp arayışına girer, yıldız ekmek üretmeye çalışır. Popülarite hayatımızı bu denli etkiliyorken; futbolun içinde, yani tam kalbimizde içerikler üretebilmek hem kültürü yaymak hem de marka gücü yaratmak adına paha biçilemez.
Burada 'basın' tarafındaki abilerimizi ayrı tutuyorum. Yıllardır süregelen bir hiyerarşiyi takip eden, belirli akışlardan beslenen kişilerin yaptıkları işin inceliği ve önemi apayrı bir konu. Onlar, doğası gereği taraftardan tepki görmeye de alışıklar. Ancak bireysel üreticiler için 'direnç kırılması' ve 'motivasyon' meselesi çok daha hassas bir noktada.
Eğer şehrinin takımını destekliyorsan, zaten zoru başarıyorsun demektir. Bu zorluğa bir de içerik üreticiliğini ekleyerek taşın altına elini koyanları desteklemek gerekir. Verilen her emeğin bir mükafatı olmalı. Bireysel menfaatleri bir kenara bırakarak bu süreci yorumlamak ve üreticiye optimal desteği vermek çok önemli.
Bir kamera satın almak ya da telefonla çekim yapmak dışarıdan kolay görülebilir. Ancak pratikte bu düzeni kurmak, herkes sadece anın tadını çıkarırken bir şeyleri ölümsüzleştirmeye ve kurgusu olan bir yapı inşa etmeye çalışmak ciddi bir fedakarlık. En azından manevi olarak desteklenmesi gerekir, abone olmak/takip etmek/like atmak zor gelmemeli.
İstanbul hegemonyasının bu kadar baskın olduğu bir düzende, Anadolu'nun sesini dijital dünyada gür çıkarmak sadece bir video paylaşmak değil; o kimliği geleceğe miras bırakmaktır.
Tüm Anadolu kulüpleri için içerik üreten herkese bin teşekkür. Var olsun Anadolu!
Bursaspor taraftarları beni bilir.
Benim size sunacağım size söyleyeceğim hiç bir şeyde bir gram menfaat yoktur.
İbrahim Abiyle Yenişehir Havaalanında tanıştık.
Bi baktım medya ekibi olarak ilk gelen adam ve kamerasını tutacak birisi dahi yanında yok.
Bu videosunun başındada kamerasını yere koymuş kendini çekiyor :) Çok güzel bir şey tek başına emekleyerek bi yerlere gelmek.
Kendisinin tek başına olan emeklerini, başarısını Yenişehirdede görmüştüm.
Bizim içimizden birileri meyve vermeye devam ediyorsa biz meyvesine meyve olmalıyız.
Taşlamamalıyız.
İbrahim Abiye destek verelim arkadaşlar.
Artık içimizden kim ne yapıyorsa birileri bi yerlere gelsin.
Bu adama destek vermenizi istiyorum.
İnşAllah iyi yerlere gelir menfaatsiz bir şekilde devam eder ve Bursaspor taraftarları olarak biz onun adına seviniriz.