Buna çözüm olarak hiçbir insanın bugünü kanıtlanmamış bir gelecek ütopyası için feda edilmemeli bence. Bir sistemin adaleti 50 yıl sonrası için verdiği sözle değil, bugün o insana yaşattığı onurla ölçülmeli.
Bütün siyasi ideolojiler aslında bizden bugün bedel ödememizi isterler ve karşılığını gelecekte vereceklerini vaat ederler. Kapitalizm der ki: Bugün eşitsizliğe sabret, yarın refah herkesin olacak. Ütopyalar der ki: bugün devrim için acı çek, yarın gelecek nesiller rahat etsin.
Ama o vaat edilen gelecek hiçbir zaman gelmez. Kusursuz düzen bir ufuk çizgisi gibi, biz ona yürüdükçe o bizden daha da geri çekilir. Bu ufka doğru gidilirken yolda telef olan bugünkü insanların hesabı asla tutulmaz.
Kadir İnanır’ın ölümüyle saygı duyduğum, entelektüel namus sahibi bir kamusal figürü ve tabii çocukluğumuzdan bir parçayı daha kaybetmiş olduk. Üzgünüm.
övdüğünüz 'taht' zihniyetini tarihe gömmüştür. Kişinin vefatından sonra saygı amacıyla verilen bir unvanı, yaşarken alınmış bir diktatörlük ilanı sanacak kadar tarihten bihaberseniz asıl siz geçin bunları.
Tarih, '100 yaşına kadar yaşasaydı ne olurdu' gibi bilimkurgu senaryolarıyla değil, yaşarken ne yapıldığıyla yazılır. Padişahlar yetkiyi kan bağından alıp babadan oğula devredilen bir tahtta otururken; Atatürk yetkiyi milletten almış, kurduğu meclise hesap vermiş ve tam da o
Osmanlı padişahlarının tahtta kalmal ortalaması 17,3 seneydi.
Kununî Sultan Süleyman 45 yıl kalmış tahtta!
II. Abdülhamid 33 yılla ikinci.
Mustafa Kemal 19 yıl tahtta kalmış.
Ebedi şef ilam edildiği için 100 yaşına kadar yaşasa 62 yıl tahtta kalacaktı !
Geçin bunları .
Atatürk,sahip olduğu mutlak gücü kişisel bir servet edinmek veya kendisinden sonra devleti yönetecek kan bağından gelen bir mirasçı/hanedan bırakmak için kullanmamıştır.Bu durumda onun diktatör olduğunun iddia edilmesi elbette biz Kemalistler'in karşı çıkacağı bir durum olurdu
Totaliter liderler gücü şahıslarında veya ideolojilerinde toplarken, Atatürk meşruiyetini daima Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) aldı. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi, kurulmak istenen sistemin temel taşıydı. ++
Diktatörlükler halkı itaatkar ve sorgulamayan kitleler haline getirmeyi amaçlar. Atatürk dönemi politikaları ise tam tersine; yeni okulların açılması, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi ve ümmet bilincinden "birey ve vatandaş" bilincine geçişi hedeflemiştir.
Solcular neden seçenekleri içinde ölümünde bulunduğu şekilde 2'ye indiriyor, anlamış değilim. Hayat iki opsiyondan oluşmaz ki başka ihtimaller de mevcut.
Tevrat'ın Mezmurlar bölümü, Memurlar şeklinde de olabilirmiş ya, düşündüm de. Çünkü hiçbir kriz yönetimi yapmadığın, son dakika iş yetiştirmeye çalışmadığın, iş yapmamazlığın sıradan olduğu konfor alanında kaldığın dingin bir iş hayatı insanı bence Tanrı'ya yaklaştırırdı.
yapacağı maddi yardımlardan daha fazlasını o tek başına yaptı çünkü. Tarihte doğru bir örneği yoksa doğrusu nasıl olur ben göstereyim diyor olabilir mi ? Bu arada geçmiş babalar günün kutlu olsun Reis.
Sedat Peker'ın çektiği youtube videolarından bir tanesinde sosyalist devlet modelini eleştirdiğini hatırlıyorum.Tarihte bir tane mi bile doğru örneği olmaz demişti.Acaba onun Turan hayalinde sosyalist bir Turan modeli yer alıyor olabilir mi ? Bir sosyalist devletin halkına ++