Artık sizinki cehalet değil, resmen toplumu ayrıştırmak ve kin ve düşmanlığa sevk etmek. O resimler Şubat-Mart aylarında Dikmen’de çekilmiş resimler. Orijinali TTK’nda. İkincisi 30 Ağustos’ta Kütahya ve Afyon özellikle geceleri soğuk olur. Askerliğini Kütahya’da yapmış biri olarak söylüyorum. 15 Ağustos’ta parka dağıtıldı ve nöbete öyle gittik. Kaldı ki belli siz Kocatepe’ye uğramamışsınız. Orası çok daha yüksek. Sizin gibi aklı yerine başka yerini kullanan, sütü bozuklar 30 Ağustos Zafer Bayramından rahatsız olurlar tabii olarak. Zira siz Yunan’ın galip gelmesini isteyenlerdensiniz. Yuh olsun sizin gibi zihniyete…
Hz. Muhammed’e 40 yaşına kadar “Muhammedü’l-Emîn” denildi.
Neden?
Çünkü yalan söylemezdi. Emanete ihanet etmezdi. Sözüne güvenilirdi.
Kim dedi bunu?
Putperestler. Rakipleri. Henüz Müslüman olmayan Mekkeliler. Bizim “cahiliye toplumu” dediğimiz insanlar.
Demek ki o toplumda bile yalan söylemeyen insan fark ediliyor, güvenilir insana isim veriliyor, dürüstlük toplumsal bir değer kabul ediliyordu.
Şimdi dönüp kendimize bakalım.
Bugün bir insan gerçeği söylediğinde ne yapıyoruz?
“Dengeleri bozuyor” diyoruz.
“Ortamı geriyor” diyoruz.
“Çok konuşuyor” diyoruz.
“Başına iş alacak” diyoruz.
“Bize zarar verir” diyoruz.
Yalan söyleyene ise çoğu zaman “idare ediyor”, “akıllı davranıyor”, “sistemi biliyor”, “uyumlu” diyoruz.
Bir kurumda haksızlığı söyleyen mi dışlanıyor, haksızlığı örten mi yükseliyor?
Bir ailede gerçeği söyleyen mi sevilmiyor, herkesi memnun eden sahte sözler söyleyen mi makbul oluyor?
Bir ülkede hakikati hatırlatan mı cezalandırılıyor, kalabalığın hoşuna gidecek yalanı söyleyen mi alkışlanıyor?
O zaman soru şu:
Biz gerçekten cahiliye toplumundan daha mı ilerideyiz?
Yoksa artık yalan söylemeyeni “emîn” diye anacak kadar bile adil değil miyiz?
Bir toplumun ahlâk seviyesi, doğruları söyleyene verdiği değerle ölçülmez mi?
Tek sezonda Atletico’lu oldunuz, City Liverpool, Juventus’lu oldunuz, Bodo’lu bile oldunuz ama Şampiyonlar Ligi’nde bir tek fenerli olamadınız 20 senedir. Çünkü o seviyelere asla çıkamadınız
şampiyonlar ligi son 16 turu basın toplantısında ingilizlerle ingilizce, italyanlarla italyanca konuşan, altyapımızda yetişmiş, futbolculuğunda efsane kadroda olmuş, son 3 yılın şampiyonu okan buruk teknik direktörümüz.. gurura bak, hem evlat hem winner hem efsane..
Fenerbahçeliler için “YAPI” nedir biliyor musunuz?
Brezilya Milli Takımı’nın 8 numarası Gabriel Sara,
Almanya Milli Takımı’nın 10 numarası Leroy Sané,
Nijerya Milli Takımı’nın 9 numarası Victor Osimhen,
Senegal Milli Takımı’nın 3 numarası Ismail Jakobs,
Türk Milli Takımı’nın 1 numarası Uğurcan Çakır,
Türk Milli Takımı’nın stoperi Abdülkerim Bardakcı,
Fildişi Sahili’nin sağ beki Wilfried Singo,
Türk Milli Takımı’nın sağ açık, sol açık ve forveti Barış Alper Yılmaz.
İşte sizin “yapı” dediğiniz şey:
Kalite, emek ve sahada alın teri. ⭐️ ⭐️ ⭐️ ⭐️ ⭐️
Ali Koç kaçtı, Jorge Jesus kaçtı, ismail Kartal kaçtı, Selahattin Baki kaçtı, Acun Ilıcalı kaçtı, Jose Mourinho kaçtı! Tedesco ve Sadettin Saran yükleniyor... Bu adamı eleştiriye gelince eleştirenler, övmeye gelince ortada yok. Yeterince sahip çıkmıyoruz.
Okan Buruk’un fener derbisi sonrası açıklamaları. Bu adamı Fatih Terim yalnızlığına bırakırsanız bir ömür yeni terimler yeni okanlara sahip olamazsınız. Uzun süreli sözleşme ve kayıtsız şartsız full destek