Düzeltme:
Cumhuriyet Halk Partisi 7. Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu 🫶🏼
CHP varsa, umut var!
@kilicdarogluk@herkesicinCHP
Adalet er ya da geç yerini bulur.
8. Genel Başkan kim olur kimse bilemez.
Ama önce;
Sayın Kılıçdaroğlu’nun liderliğinde ARINACAĞIZ! Partimizi selamete çıkaracağız.
@nefesgazete Kısa kes Deniz.
Hayallerinle kimse ilgilenmiyor.
CHP’yi böyle hayal ediyorsun(uz).
Zaten tüm çabanız bunun için.
Ama avucunuzu yalarsınız.
Büyük laflar etme, boyunu aşıyor bu laflar senin.
NEDEN KAPILARI KİLİTLEDİNİZ? CHP’Lİ HERKES O KAPIDAN GİRER. HADSİZLER SİZİ!
TUTTURDUNUZ BİR “TARİH” FELSEFESİ!
Esas o tarih sizi affetmeyecek. Karanlık sayfalarda yerinizi aldınız. Gün tamamen aydınlandığında esameniz okunmayacak!
Hiçbiriniz CHP’den üstün değilsiniz!
Bir CHP’liyi il binasına almama cüretini kendinde nasıl buldun Çağatay edendi?
Siz kimsiniz, il binası babanızın malımı sizin? Kapıları nasıl kilitlersiniz siz?
Bölücü olan sen ve senin gibi tiplerdir.
Siyasi hırsınız sizi bitirdi.
Reklam yapmayın, şov yapmayın.
Abileriniz ne ki siz ne olasınız…
Türkiye’mizdeki gıda terörü hakkında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın artık birşeyler yapması gerekiyor.
Bu kadar kuralsız davranan işletmeler, denetimsizlik ve cezasızlıktan cesaret buluyorlar.
Şehir içindeki esnafı, lokantayı, kafeyi, restorantı denetlemekle iş bitmiyor. Ekim aşamasından hasata, sevk-dağıtımdan endüstriyel üretime, hatta halden sofraya kadar halkımız Tarım ve Orman Bakanlığı’nı yanında hissetmek istiyor. Güven istiyor, sağlık istiyor.
Bu zaten devletin ilk görevi değil mi?
Başta şehitlerimizin kıymetli babaları olmak üzere, ömrünü helal lokma peşinde geçiren, evine götürdüğü temiz alın teriyle bu ülkeye değerli evlatlar yetiştiren tüm babaların Babalar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum.
@muratemirchp Kurultay davası dopdolu.
Mahkeme tespitini yapmış, hükmünü vermiş. Halkı kandırmayın artık.
Halkımız gerçeği gördüğü anda, sizin illüzyonunuz ortadan kalktığı anda, eminim ki siyasi defterinizi dürecek!
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu:
“Bazı belediye başkanlarını göstermeyin dedim. Bunlarla ilgili partinin arşivinde raporlar var dedim.
Gösterdiler; bir kısmı içeride şimdi.
Olmaz arkadaşlar, parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez!”
Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler;
Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum.
22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir.
2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik.
Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir.
Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik.
Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi.
Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı.
Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir.
Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik.
Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır.
Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir.
Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız.
Buradan bir kez daha ilan ediyorum:
Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim.
Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!
@bulentgrsy@muratsaydam_35 Senem, senin için “telefondan soru bekleyen aparat, saygısız, tetikçi, piyon” ifadeleri kullanılıyor. Bir an olsun kendini sorguladın mı?
Senin için, "Sahibi kaçak Fetöcü olan kanalın; İmamoğlu'nun maşası, Özgür Özel'in tetikçisi, satılmış, piyon, aparat.." deniliyor.
Bu görevi üstlenmeyi sürdürecek misin, ileride çocuklarının yüzüne bakabilecek misin, için rahat mı?
Senem Toluay Ilgaz, sana böyle sorsam mutlu olur musun?
Üstelik bunu programın daha en başında, bismillah demeden 'ilk soru' diye yapıyorsun.
Yaptığın kötülüğün karşılığını elbet bir gün bulursun.
@ilgazsenem
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu:
“Bana diyorsunuz ki ‘Erdoğan mı sizi destekliyor?’
Bu kadar büyük mücadele yapmış bir kişiye bu soru sorulur mu? Benim söylemediğim, konuşmadığım şeyleri yazıyorlar.
Ahlaki yapım belli, ailem belli, partiye bağlılığım belli.
Yolsuzluklarla, haksızlıklarla mücadele ettim, geldim buraya kadar.”
“Sakın, Arınma sözünü kullanmayın”
“Sakın, Yolsuzluk demeyin, yolsuzluklara karşı çıkmayın”
“Sakın, aklanıp gelin demeyin”
“Zira içimizde nefsine yenik düşüp yolsuzluk yapanlar, kamu malını çalanlar var. Onlar bizden. O yüzden susun, susalım”!!!!
Anlıyoruz, görüyoruz ki ahlaksızlıklara bulaşanlar, bu söylemi bize diretiyorlar, hem de utanmadan sıkılmadan!…
Ancak hiç kimse kusura bakmasın, kim yaparsa yapsın sonuna kadar yolsuzluklara karşı duracağız.
Mustafa Kemal Atatürk’ ün kurduğu Parti’de kirliliğe geçit vermeyeceğiz…
Ülkede film çevrilmiyor. Burası Türkiye Cumhuriyeti ve herşey gerçek.
Her ülkenin ve dönemin kendine has siyasi iklimi ve kültürü vadır. Bizim köklü kültürümüzde ve azda olsa bağımsız medyamızda bu tip seviyesizlikler hiç olmadı, olamaz. Böyle gazetecilik olmaz.
Bu seviyesizlikleri size normal diye alıştırdılar ve yalanlarıyla beraber yutturuyorlar. Ben olmak istediğim yerde yani haklının yanında, adaletin peşinde, daha güzel bir Türkiye umuduyla bulunduğum yerin havasını şerefle soluyorum. Gerisi lafıgüzaf..