Bir içerik üreticisi, PKK’lıların Japonya’yı nasıl cehenneme çevirdiğini paylaştı:
“Japonya’da yaşayan bir hırt, ehliyetsiz araç kullanırken bir Japon’u öldürüyor.
Olay yerine giden milletvekilleri, hırtlar tarafından kovalanıp sonunda bir yerde durdurulup arabadan indiriliyor.
Bunun üzerine araştırma yapan Japon halkı, hepsinin PKK sempatizanı olduğunu görüyor.”
🔴 Bir kase mercimek çorbasının 320 TL olmasına isyan eden vatandaş:
- Hastaneden çıktık, bir çorba içelim dedik. Lokantaya gittik, fiyat listesine bakayım dedim.
- Bir tane mercimek 320 TL yazıyordu, 2 tane içsen 640 TL yapıyor.
- Mercimeğin kilosu 40 TL ya! Arkadaşlar siz ne yapıyorsunuz ya!
- Esnaf iyide kafayı sıyırdı galiba.
Gazeteci Erdem Atay:
Edindiğim bilgilere göre şu anda bu "beşli çete" ekibinin biliyorsunuz İngiltere'de inanılmaz mülkleri var.
İngiltere'de hatta bildiğim kadarıyla Mehmet Cengiz falan sokak satın aldı yani. Sokak ya da cadde...
En lüks yerlerden şirketler falan kurdular. Bu adamlar orada şu anda en l��ks gayrimenkul işlerini yaptılar.
Ama ��yle böyle rakamlardan bahsetmiyoruz yani.
Türkiye'de kazandıkları parayı gittiler İngiltere'ye götürdüler.
Özellikle 2018'den itibaren, 17'den itibaren...
Yani darbe girişimi gerçekleşti, ondan sonra bir de işte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oldu.
Adamlar 2017-2018'den itibaren paralarını İngiltere'ye götürmeye kalktılar.
Herkes İngiltere'ye kaçırmaya başladı parasını. Türkiye'de kazanılan paralar İngiltere'ye doğru akış yaptı.
Bu "beşli çetenin" parası, yurt dışına kaçırdığı parası geri istenmiş.
Bunu Erdoğan şimdi çatır çatır alacak.
Şunu söylüyor: "Bu paraları getireceksiniz. Gelmediği takdirde gereği yapılacak."
İnanılmaz tutuşmuş durumda bu "beşli çete" diye anılan bu şirketler.
⚫️ Suç işleyen çocuklar için yeni düzenleme Meclis'e sunuldu.
➖15-18 yaş arası çocuklara müebbet hapis cezası verilebilecek.
➖Kasten adam öldürme suçundan ceza alan çocukların ebeveynleri de ceza alacak.
Boşnak Anneler:
“Biz Türkiye'ye ve Türk milletine çok güveniyoruz.
Sırpların arkasında duracak Sırbistan var, Hırvatların Hırvatistan'ı var. Bizim Türkiye'den başka kimsemiz yok.”
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyar��yordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
📌Aziz Yıldırım;
📌3 Temmuz sabahı Fenerbahçe’ye operasyon çeken gazeteci, bugün HALK TV’de program yapıyor.
📌 “Geldiğimde bütün Fetöcüleri afişe edeceğim.”
Usta oyuncu Haluk Bilginer'in "Babam öldü ama sahneye çıktım" diyenlere yerin dibine soktuğu o sarsıcı tespiti:
🔷 "The show must go on" yani "Şov devam etmeli" lafı kadar aptalca bir laf yoktur.
🔷 Bu, Anglo-Sakson kapitalizminin uydurduğu, "Sen çalışmaya devam et, paralar gelsin" diyen acımasız bir yalandır.
🔷 Efendim neymiş, "Babam öldü ama acımı içime gömüp yine de sahneye çıktım..."
🔷 Halt etmişsin sen!
🔷 Çıkmamalıydın!
🔷 Senin baban ölmüş yahu, bir insanın yaşayabileceği en büyük acı.
🔷 Daha ötesi var mı?
🔷 Benim babam ölecek ve ben o gece sahnede insanları güldürüp soytarılık edeceğim?
🔷 Yok öyle bir dünya.
🔷 O tiyatro perdesi o gün kapanmalı!
🔷 Biz dünyanın en önemli, en kutsal işini falan yapmıyoruz.
🔷 Alt tarafı oyunculuk bu.
🔷 Hiçbir tiyatro oyunu, hiçbir şov insan hayatından ve insan acısından daha değerli olamaz.
Yazıklar olsun! Bu ülkeyi yönetenlere, adaletin çığlığını duyduğu hâlde susanlara, çocuklarımızın canı toprağa düşerken koltuklarını korumayı tercih edenlere yazıklar olsun.
Bir devletin en temel görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Eğer insanlar her gün korkuyla yaşıyor, aileler evlatlarını toprağa veriyor ve adalet duygusu yerle bir oluyorsa, bunun hesabını vermesi gerekenler vardır.
Bugün bu ülkede insanlar adalet istiyor, güvenlik istiyor, hukuk istiyor. Makamlarda oturanlar ise bu feryatları duymuyormuş gibi davranıyor. Oysa tarih, milletin acısına kulaklarını tıkayanları değil; o acıya çözüm üretenleri hatırlar.
Bu ülke sahipsiz değildir. Evlatlarımızın canı da istatistik değildir. Adalet sağlanana, sorumlular hesap verene kadar susmayacağız, unutturmayacağız ve vazgeçmeyeceğiz.
Şimdiye kadar hiç anlatmadığım bir detay var...
Ahmet’i yoğun bakımda gördüğümde gözlerim doğrudan alnındaki morluğa takıldı. O morluğun neden olduğunu biliyordum. İşte o an,nefes alamadım, konuşamadım, sadece baktım... Evladımın yüzüne, bana bir daha gülümseyemeyecek olan yüzüne.
Sonra kulağında küçük bir yara gördüm. Doktora sordum: “Bu nedir?” Dediler ki, “Başı uzun süre sol tarafa yatık kaldığı için oluşmuş, annesi.”
O küçücük yarayı duyduğumda bile içim kan ağladı. Günlerce kulağındaki o izi düşündüm. Ama kimse bana alnındaki morluğu unutturamazdı. Çünkü o morluk, evladımın çektiği acının sessiz tanığıydı.
Şimdi size soruyorum; ben kulağındaki küçücük yara için kahrolurken, alnındaki o morluğu görünce neler hissetmiş olabilirim? Bir anne yüreği bunu nasıl taşıyabilir? O gün Ahmet’in alnındaki morluk sadece onun bedeninde değildi; benim ömrüme vurulmuş bir mühürdü. O an kalbim kırılmadı, paramparça oldu. Ve o parçalar hâlâ yerinden toplanamadı.
İsmini dile getirmek istemiyorum, son bayramın olur inşallah.
@NARIKMEC Pasinyan Kendi itiraf etti, sözde Ermeni soykırımı palavrasını Rus'lar icat etti diye... pasinyan bile böyle bir soykırım yok diye...Kendi de biliyor ki Fazla ileri giderse Türkiye ve Azerbaycan arasında Tost olacak...Artık Sovyetlerin Zırva dönemi bitti .
TAMAR TANRIYAR:
MURAT EMİR'İN Tam 68 TAPUSU var..
Oğluna Yurtdışında 81 MİLYON TL'li hesap açmış..
Oğlu AYLIK 5 MİLYON TL MAAŞ ALIYOR galiba..
Tam 68 tapusu var! Ama bir de çapkınlıklarıyla meşhur bir oğlu var. İsmi Ali. Ali, Avusturya'dan bir kız arkadaş yapmış. Aynı zamanda da Avusturya vatandaşı olan Neslihan Yıldırım'ı buraya getirmiş ve Maslak Eclipse'te bir ev açmış. Ali Emir, Avusturya'daki ERSTE Bankası'nda 1.590.000 Euro, yani 81 milyonluk bir hesap açmış. Bu para dışında 22. Viyana denilen bölgede de bir ev almış. Demek ki Türkiye'de çalıştığı bankadan aldığı aylık bayağı yüksek(!) Herhalde en az 3-5 milyon lira aylık alıyor olmalı(!) Ben bu durumun cevabını Murat Emir'den bekliyorum. O da başını kuma sokar mı bilmem ama... Şu anda korktuğu başına geldi galiba, ne dersiniz?
Dorukhan Büyükışık dosyasında kritik gelişme: Yeni gözaltılar ne anlama geliyor?
Yıllardır aydınlatılmayı bekleyen dosyada son gelişmeleri Veryansın TV’ye anlattı.
"Bu işin Cumhuriyet Savcısı göbeğine kadar bu işin içinde..."
Ethem Büyükışık (@EthemBuyukisik)
Videonun tamamı Veryansın Tv YouTube kanalında...
Kayseri'de müzik çalan çocuğa müdahale eden zabıtalara
"Müzik çalan çocuğa ne karışıyorsunuz?
Ben burada bu adamdan müzik dinlemek istiyorum.
Fiyat almış, başını gidiyor. Müzik çalan çocukla uğraşana kadar görevinizi yapın.
Marketlerdeki fiyatları denetleyin"
diyen amcayı tebrik ediyorum...
Ayakta Alkışlıyorum👏👏