🗣️ Sumud aktivistlerinden Ömer Faruk Narlı:
"Artık soykırım romantizmi yapmayı bırakalım
Derhal askeri barış gücü oluşturulmalı
Dolaylı veya doğrudan ticaret kesilmeli
Petrol akışına derhal son verilmeli"
Mavi Marmara gemisi Aşdod limanına çekildiğinde, kapının yanında uzanıyor olmam nedeniyle ilk indirilen ben olmuştum. Ambulansa alındığımda, İstanbul kokonası olduğu belli olan yaşlı bir kadın içeri girip, “Gazze’nin İsrail’in kontrolünde olduğunu bilmiyor musunuz, niye geldiniz?” diye azarlamıştı. Biz de sonradan Polat Alemdar’la meşhur olan o replikle, “Biz İsrail’e değil, Filistin’e geldik” demiştik.
Hastanede ameliyat ve ağır yorgunluk nedeniyle on saatten fazla uyumuşum. Gözlerimi açtığımda, İbrahim Tatlıses’in Mavi Mavi Masmavi şarkısı bangır bangır çalıyordu. Sorguya gelen askerler, İstanbul’u ve kebabı çok sevdiklerini söylüyor, İbrahim Tatlıses’in sesini övüp duruyorlardı.
İsrail ordusunda gerçekten hatırı sayılır bir Türk nüfusu var. Hiç bir ciddi devlet sürtüşdüğü, savaşma ihtimali olduğu bir devlette kendi vatandaşlarının bu kadar rahat bulunmasına izin vermez. Aynı şey İsrail için söz konusu olsa vatana ihanetten yargılardı kendi vatandaşlarını. Bu coğrafyada bu rahatlığın öldürücü sonuçları olur. Önlem almazlarsa o sonuçlarla er ya da geç yüzleşirler.
Burası Filistin toprakları, israil askerleri, Batı Şeria'da bir Anaokulunu yıktılar, istiyorlar ki, çocuklar okumasın, cahil kalsın, yarın bu çocuklar büyüdüğünde israil askerine taş atsın, terörist damgası yesin, dünya bu alçaklığı hiçbir zaman görmek istemedi !
🔴 Yazar Taha Kılınç:
Doğu Türkistan kitabıma karşı Çin üst düzey devreye girdi.
Metnini görmedikleri bir kitabın yayınlanmaması için çok uğraştılar. Çünkü benim neyi gördüğümü biliyorlardı.
(Youtube - Serkan İlter)
İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısında yasa dışı şekilde alıkoyduğu Sena Polat, Türkiye’ye dönüşleri esnasında hapishanede yaşadıklarını anlattı
— (Hapishane) İlk gün oraya gittiğimizde Ben Gvir de oradaydı. Bizi bekliyordu ve bize "bunlar terörist ve bunlara teröristlerden daha ağır şartlarda yargılayacağız ve burada karşılayacağız” gibi bir konuşması oldu
— O kadar korkaktı ki etrafında güvenlik güçleri vardı. O her konuştuğunda “Free Palestine” diye bağrıldığında güvenlik güçlerinin arkasına saklanıyordu
— İşgal edilmiş topraklarda olduklarını biliyorlar ve o toprakların onlara ait olmadıklarını biliyorlar ve bu korkuyla yaşıyorlar. Bu korkuyla da yaşamalılar
— Bizim yaşadığımız hiçbir şey değil. 44 ülkeden insan ve dünyanın gözü buradaydı, buna rağmen bunlar herhangi bir insani bir şarta, hapis şartına uymadan orada bizi tuttu
— Dışarı çıkmamız yasaktı, 2 gün su vermediler. İlaçlarımıza ulaşamadık. Her bir saatte bir bizi uyandırıyorlardı. Sadece rahatsız etmek için
— Kötülüğün ötesinde sapık bir zihniyet var, bundan zevk alıyorlar
🗣️ Bugün Türkiye’ye dönen Sumud Filosu aktivistlerinden Turgay Turan:
"İsrail'e kanunsuz bir şekilde girdiğimizi' belirten belgeyi imzalatmak istediler
'Biz İsrail'e gelmedik, Gazze'ye geldik siz bizi kaçırdınız' deyince bizim üzerimize gelmeye çalıştılar"
Bu videoları sakın yapay zeka falan sanmayın. Bunların hepsi gerçek. Kudüs’e turlara gittiğim dönemde Halil de Beytullahim‘de çocukların eğlendiği ortamlarda, silahları çocuklara doğrulta doğrulta, gelen biz turistlerin gözünü korkutmak için ne şekillere girdiklerini utanarak görmüştüm. ırkçı değilim ama Osmanlı toplumunda ırklar belli karakteristik özellikleri ile lakaplandırılmıştır ve Osmanlı toplumunda Yahudiler için korkak kelimesi kayıtlarda sıklıkla geçer. Bu lakabı niye verdiklerini şimdi daha iyi anlıyorum.
SICAK PATATES
Hamas’ın bir sorunu vardı...
7 Ekim’den bu yana Washington’da kazandığı savaş yoktu.
Müzakereleri İsrail bozsa... Suçlu Hamas’tı.
Süreci İsrail tıkasa... Suçlu Hamas’tı.
Ateşkesi İsrail bozsa... Evet bildiniz. Suçlu yine Hamas’tı.
*
Amerikalı yetkililer oturur anlatırdı bize.
Hamas nasıl cevap vermedi, verdiyse nasıl süreci bozdu, bozduysa da bedelini nasıl ağır ödeyecekti.
Hamas’tan yanıt gelene kadar Washington’ın söylemi dünyayı çoktan iki kez turlamış olurdu.
*
İşte pazartesi günü Trump ve Netanyahu ile Beyaz Saray’dayken ABD Başkanı’nın şu cümlesi beni işkillendirmişti...
“Hamas’la Müslüman ülkeler ilgilenecek. Eğer bunu başaramazlarsa, o zaman İsrail’in kesin hakkı olur ve ayrıca bizim tam desteğimizi alır.”
Tamam dedim...
İş dönüp dolaşıp yine “İsrail kabul etti, Hamas yine reddetti, Gazze’de katliama devam” noktasına gelecek.
*
Cuma günü uyandım.
Tam bizim CNN TÜRK yayınına hazırlanıyorum.
Trump’tan bildirim düştü.
“Size 55 saat mühlet” diyordu.
“Ya anlaşmayı kabul edersiniz ya da daha önce kimsenin görmediği cehennemi yaşarsınız.”
“Gördün mü” demeye başladım kendi kendime.
İş tam da oraya gidiyor.
*
Sonra bir haber daha geldi...
Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aramıştı.
Hakkını verelim...
Trump, akl-ı selim ve çözüm istiyor.
Ve Türkiye’yi sürece dahil etmek istemeyen Biden’ın aksine Trump, kime ihtiyacı olduğunu iyi biliyor.
*
Hamas hiç öyle 55 saat falan beklemedi.
Hemen birkaç saat sonra cevabını verdi.
Ama ne cevap...
Devlet aklı kokan, stratejik ve tuş eden bir cevap.
“Bak gördün mü Başkanım, yine reddettiler” diye hazırda bekleyen İsrail’i mat eden bir cevap.
*
Neler vardı içinde?
- Daha en başta Trump’a övgü ve teşekkür. Resmen şefin dokunuşu.
- Rehineleri teslim etme taahhüdü.
- Gücü devretme sözü.
- Filistin’in kaderini Filistinlilerin belirlemesi gerektiği vurgusu.
*
Müthiş yazılmış, diplomasi dersi verilmiş ve bu sefer golü ararken kontradan kendi kalesinde gol görülmemiş.
Tarihte ilktir herhalde.
Amerikan Başkanı kendi ağzıyla itiraf etti.
Trump’a “Hamas’ın kalıcı barışı istediğine inanıyorum” dedirtmek...
Hele hele “İsrail derhal bombalamaları durdurmak zorunda” dedirtmek kolay olmadı. Ama nihayet oldu.
*
“Sıcak patates” benzetmesi vardır Amerika’da...
Herkesin canını sıkan, sorumluluğun kendisinde kalmasını istemediği, elden ele dolaşan olaylar için kullanılır.
Hamas, kendisine kimler bu aklı verdiyse, kimler diplomasi öğrettiyse teşekkür etmeli.
Çünkü sıcak patates bu sefer Netanyahu’nun elinde kaldı.
Peki bitti mi?
Asla.
Süreç daha yeni başlıyor.
İsrail, “gördün mü Başkanım... Hamas yine masayı dağıttı” diyebilmek için var gücüyle uğraşacak.
Trump ile arayı bulacak kadar mesafe kaydeden Hamas’ın... Gazzeliler özgür bir hayata kavuşana kadar tek hata yapma lüksü yok.
O devlet aklını kim veya kimler verdiyse sözünden çıkmadan devam.
BUGÜNKÜ KÖŞENİN DİĞER YAZILARI
https://t.co/kFikhnijcZ