İnsanın doğduğu toprakları özlemesi kadar doğal bir neden yok. Bunu anlıyorum,saygıyla karşılıyorum. Ancak;her yıl uzatılan mikrofona “vatanın kıymetini bilin” diye öğüt üfürmeleri çok rahatsız edici. Bu cümleyi kurabilmen için zorunlu Avrupa görevinde olman lazım. Ya da oraya sürülmüş,kürek mahkumu falan. İyi kötü bir düzeniniz var diye dönmek istemiyorsunuz,orada kazandığınız bir birim burada 45-55 birim arası yapıyor. Dilediğin yerden mülk alıp,istediğin yerde yiyip için tatilini yapıyor,bizim rüyamızda görmediğimiz arabalara binip geri dönüyorsunuz. Dön kardeşim çok kıymet biliyorsan,dönemiyorsan bana koşullarımı kutsama. Sana ne yahu,her sene bunu söylemek zorunda mısınız?
Bir de şey var tabii;bölücü örgüt yanlısı tipler kaçtıkları ülkelerde,Türkiye aleyhine her türlü diaspora faaliyetinde bulunuyorlar. Bizim 10 milyona yakın insanımız var Avrupa’da,sözü geçen bir tane lobileri yok. Ne üretimden ne tüketimden gelen güçlerini,bayrağını görünce hüzünlendikleri Türkiye için kullanamıyorlar. İstikrarlı tek faaliyetleri kayınçoya,hısım akrabaya hava basmak için lüks arabayla yılın birkaç haftası ülkeye gelmek. Baydı artık yemin ederim.
48 ülkenin katıldığı turrnuvaya gitti diye sizinle gurur falan duymuyorum valla ben asıl gururu sahada yarısı sakat haldeyken oynayıp bacağını,dizini sahada bırakıp gözyaşlarıyla formanın ağırlığı için kazanan filenin sultanlarıyla duyuyorum
❤️🇹🇷❤️
📌 Yıl 2023, Belçika’nın başkenti Brüksel. Yani AB’nin merkezi. Voleybol Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, ekibi ve diğer görevliler salonda. Daniele Santarelli ve sporcular da hazır.
📌 Başkan, “Şampiyonluk için ne versek az. Prim olur, başka bir şey olur. Tüm özel isteklerinizi yerine getireceğiz. Salonda işiniz bitti. Şimdi söz sırası sizde” dedi..”
📌 Önce İtalyan hoca söz aldı. “Bu konuda konuşması gereken oyuncularım..” diyerek sözü Kaptan Eda Erdem’e bıraktı. Otelin salonu bir anda sessizliğe büründü. Kimseden çıt çıkmıyordu.”
📌 “İşte Eda’nın o kısa konuşması: "Atatürk’ün sporcu kızları, ülkesi adına kazandıkları başarıyı pazarlık konusu yapmaz. Ne prim ister, ne de başka özel bir şey. 85 milyona yaşattığımız mutluluk bize yeter..”
Villaları yok uçakta eko sınıfı giderler sesleri çıkmaz çok üstümüze geliyorlar diye zırlamazlar terlerinin son damlasına kadar mücadele ederler boş boş şov yapmazlar gerçek gururdur biz de zaten voleybol ülkesiyiz filemizin de kalbimizin de sultanları🤍
Tutuklu İBB İmar Müdürü Ramazan Gülten maddi açıdan zor durumda. Kredi ile alınmış evi ve arabası vardı. Borcu ödeyemeyince arabasını satmış. Bu arada bebekleri dünyaya gelmiş. Hiç gelirleri yok. Bir çocuk kitabı yazmış eşi resimlerini çizmiş. Adı Müjde Kuşu. Alalım, aldıralım👇
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
Reza Zarrab'ın koluna 300.000 franklık Patek Philippe takıp iş yaptırdığı Zafer Çağlayan'dan, imam hatip parası diyerek evindeki ayakkabı kutularına 4.5 milyon dolar istifleyen Süleyman Aslan'dan, 800 milyon doları Anka Parka gömen İb. Melih Gökçek'ten, kocasının şirketi üzerinden kendi bakanlığına piyasa değerinin 4 katına dezenfektan satan Ruhsar Pekcan'dan, AKP döneminde İBB'den 85 bin dolar burs alarak New York'a giden Fatma Betül Sayan Kaya'dan, 5 maaş alan bürokratlardan, karısını defalarca Hacca götüren diyanet personelinden hesap sormayanların kamu zararını gözetiyormuş gibi ahkâm kesmesi boştur. Bu yüzden davaları da hukuki değil düpedüz siyasidir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel:
“O binada (Genel Merkez) bugün;
Kemal Bey’e Çubuk’ta organize bir linç girişimi yaşatılırken ölümü göze alarak onu koruyan Murat Emir yok.
Kemal Bey Şavşat’ta suikast girişimine uğradığında, kirpinin içinde ona siper olan Seyit Torun yok orada. Seyit Torun, o binanın dışına iki kolundan tutulup atıldı.
O binada şimdi, 1980 öncesi yedi TİP’li genci katleden Haluk Kırcı’nın ekibi, Genel Başkanlık katından objektiflere selam veriyor.
‘Ya hapse atılacaksın ya AKP’ye katılacaksın’ denildiğinde dimdik duran belediye başkanlarımız yok orada. Ama ‘Bir sonraki operasyon şu CHP’li belediyeye’ diye haber yapanlar o binada dolaşıyor.
Adalet Yürüyüşü’nün biri isim babası, biri fikir babası olan Aykut Erdoğdu ile Bülent Tezcan yok o binada. Aykut Silivri’de zindanda, Bülent ise burada.
O binada AKP’yi yenen kadrolar yok. O binada yenilgiye itiraz edenler, mücadele edenler yok.
O binada, Cumhuriyet Halk Partisi bu yolu yürüyemesin diye tarihin gördüğü en büyük kumpası yönetenler var.”
Faik Öztrak son 19 yıldır milletvekilliği yapıyor. Babası Orhan Öztrak ise 8 yıl milletvekilliği yaptı. Faik Öztrak’ın dedesinin adı da Faik’ti. Dede Faik Öztrak, 30 yıl milletvekilliği yaptı ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinin İçişleri Bakanlarından biri olarak görev aldı. Yani Öztrak ailesi, üç nesildir toplam 58 yıl milletvekilliği yapmış durumda. Koltuğa yapışan biri aranıyorsa, o da Öztrak ailesidir.
Sevgili Türk halkı, sevgili Halk TV izleyicileri;
Yaklaşık 7 yıl önce satın aldığımız Halk TV'de muhalif tavrımıza ve sert eleştiriler de içeren yayınlarımıza rağmen AKP iktidarı ya da devlet kurumlarının hiçbirinden ne uyarı aldık ne de tehdit mesajı.
Çok cezalar kestiler, ekranı kararttılar ama tamamı faaliyet alanımız içinde denetleyici kurumla yaşandı. Cezaların çoğu da mahkemeden geri döndü.
Bugün ise baskı, tehdit ve şantaj konusunda bambaşka bir düzeydeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu doğrudan Halk TV’yi ve beni hedef alıyor, hedef gösteriyor.
Bir yerlere mesaj gönderiyor.
Rahat hareket edebilmesi için Halk TV’yi susturmanın yeterli olacağını sanıyor; CHP seçmenini hiç ama hiç tanımadığını bir kez daha kanıtlıyor.
Baskı, tehdit ve şantaj konusunda gemi azıya öyle almışlar ki, kürsüden açıkça hedef göstermeden öncesi de var. CHP'li bir vekil söyleşi yapıyor, "Halk TV'yi bize verin, biz 3 ayda algıyı tersine çevirelim" diyor bu kadar seçmenini tanıyorlar.
Bir başkası "Bizi destekleyin; maddi, manevi ne gerekiyorsa yaparız" diye telkinde bulunuyor.
Bunlarla sonuç alamayınca şimdi açıktan 'Halk TV'yi susturun' çağrısı yapıyorlar.
Bu kanal Halk TV izleyicilerinin ve Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının teminatı altındadır.
Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ülkemin birliği, beraberliğine olan inancımla yayıncılık yaptım. Adaletten, hukuktan, demokrasiden, insandan yana durdum. Bugün de aynı yerdeyim.
O yüzden Halk TV, bağımsız ve demokrasiye bağlı yayıncılık ilkesinden hiçbir koşulda vazgeçmeyecektir.
#İBBDavası'nda 43.gün
Medya A.Ş Genel Müdürü
#MuratOngun, Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı #OnurAldı'ya sordu:
Murat Ongun: Onur Bey, sizi işe kim aldı?
Onur Aldı: Ben, Ertan Bey ile bir toplantı yaptım daha önce...
Murat Ongun: Yani size iş davetini, iş teklifini kim yaptı ve kimlerle görüştünüz?
Onur Aldı: Murat Abbas Bey'le daha öncesinde çalışıyorduk. Doğuş Grubu'nda da birlikte çalışmıştık ama ayrı birimlerdeydik.
Zorlu'da birlikte çalıştık daha çok.
Ardından Murat Abbas Bey İBB'de işe başladığında, ben Zorlu'da çalışıyordum.
Oraya kendileri davet ettiler.
Ve 3-4 aşamalı görüşmelerden geçtim.
Murat Ongun: Yani size iş daveti aldığınızda zaten mevcuttaki bir işiniz vardı, çalışıyordunuz?
Onur Aldı: Evet.
Murat Ongun: Peki benimle tanışıyor muydunuz?
Onur Aldı: Hayır tabii ki tanışmıyordum.
Murat Ongun: Peki. Sözde bana bağlı, örgüt kodunda bir üyem olduğunuza ilişkin soruları size yöneltiyorum.
İddianame yazarları tarafından Kültür A.Ş.'nin bütün iş ve işlemlerinin, ihalelerinin, her ne varsa, Allah ne verdiyse bunların hepsinin benim talimatım, benim emirlerim doğrultusunda yapıldığı ve benim bilgim doğrultusunda yapıldığı iddia ediliyor.
Siz beni Kültür A.Ş.'de hiç gördünüz mü?
Onur Aldı: Görmedim.
Murat Ongun: Siz, benim Kültür A.Ş. ile ilgili yaptığınız işlere herhangi bir müdahalemi gördünüz mü?
Siz Genel Müdür Yardımcısısınız, yani üst düzey yöneticisiniz. Sizi bir kez dahi arayıp herhangi bir talimat ya da bir bilgi verdim mi?
Onur Aldı: Asla.
Murat Ongun: Peki sizinle herhangi bir sosyal yakınlığım var mı? Oturup bir bardak çay içmişliğimiz var mı?
Onur Aldı: Yok, asla. Organizasyonlarda, şeylerde belki yan yana gelmişizdir.
Murat Ongun: Peki. Biraz evvel Savcı Bey'in sorduğu soruyu biraz daha açayım.
Ben Dijital Deneyim Müzesi'nin yapımı ile ilgili olarak ihale süreçlerinde hiçbir toplantıda, hiçbir etkinlikte ben bulundum mu?
Size herhangi bir firma önerisinde bulundum mu?
Onur Aldı: Yok, hayır.
Murat Ongun: Bahse konu Tuce firmasının müze kurulumu dediğiniz inşai işlerle herhangi bir ilgisi var mı?
Onur Aldı: Yok, hayır.
Murat Ongun: Kültür A.Ş.'nin Tuce'ye ödediği herhangi bir para var mı?
Onur Aldı: Hayır. Yani detayını bilmiyorum ama yok.
15 Temmuz gecesi sıcak evinde darbeyi televizyondan izleyen adam, o gece tankların ve uçakların altında Meclis’i açtırıp burada direneceğiz diyen Özgür Özel ve arkadaşlarına “FETÖ ajanı” imasında bulunuyor.
Allah akıl fikir versin diyeceğim ama bu saatten sonra zor…
Cumartesi günü on binler değil; yüz binler olacağız. Otobüslerle kimse taşınmayacak. Herkes, kendi imkanı ile bayramlaşmaya gelecek. Herkes, suyunu ve ekmeğini kendisi alacak. Herkesin elinde sadece al bayrağımız olacak. Gelen herkesin tek derti olacak: Cumhuriyet.
Otobüs kaldıracak imkanımız yok.
Sosyal medya hesapları kapatıldı.
SMS atmak için dahi daha sistem kuramadık.
Tek güvencemiz halk…
Cumartesi
14.00
Güvenpark