Olayın sadece FON kısmına takılı kalırken bir başka rezilliği ıskaladık!
Hani şu yaptığı hacizlerle milletin donuna kadar isteyen, bırakın aileyi neredeyse komşulara kadar arayıp rahatsız eden milyonlarca aileye huzuru haram eden Varlık şirketleri vardı ya; devraldıkları borçları tahsil için mafyavari yollara başvurup tehditler savuran!
Hah işte o varlık şirketlerinden biri Adil Varlık, AK Parti Siyasi İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın şirketiymiş.
Kamu bankaları dahil bir çok kurumun borçlarını devralıp vatandaşın gırtlağına çökecekseniz siyasette ne işiniz var?
Baba vatandaştan oy isterken oğlu da gırtlağına çökmüş resmen!
Bu kadar iddia ve delile rağmen Milletvekili olmayan hanımefendinin dokunulmazlığı olmadığı halde kimse dokunamıyor !
Ama Türkiye Hukuk Devletidir….
Ya muhalif olsaydı….
Şimdi bu arkadaş yıllardır restoran işletmecisi, Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu üyesi (Gülmemeliyim), yıllardır TÜRES (Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği) genel başkanı ve şey yazar yazar. Yemek konusunda kitap yazar, televizyonda açıklamalar yapar. Ama ekmeği nasıl koyacağını bilmez, esnafın eldivenle çalıştığı yeşillik kabına elle, yüzükle dalar, dürüm sarmasını da bilmez :) Neden bu haldeyiz, anlaşılıyor mu? Ah liyakat, sen nelere kadirsin.
Makam otomobili, Mart-2017'de, Hollanda'da, içinde o otururken, Hollanda İçişleri Bakanı'nın verdiği emirle bir vinç tarafından yoldan alınıp taşıyıcıya konuldu.
Hemen ardından da dokunulmazlığı olan bir kişi olarak ülkeden sınır dışı edildi.
Diplomasi tarihinde eşi ve
Son günlerde meydana gelen ve kamuoyunu meşgul eden bir meseleyle ilgili olarak bugün şahsım hakkında birtakım iddia ve değerlendirmeler gündeme getirilmiştir.
Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde söz konusu meseleye ilişkin ortaya koyduğu açık ve kararlı iradeyle, kim olursa olsun iddiaların tüm yönleriyle araştırılması ve sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Ben de bu yaklaşımın gereği olarak, ortaya atılan iddiaların hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmasını ve yürütülecek sürecin sağlıklı ve selamet içerisinde tamamlanmasını son derece önemsiyorum.
Siyasette taşıdığımız sorumluluğun yalnızca hukuki sorumlulukla sınırlı olmadığına inanıyorum. Milletimize karşı üstlendiğimiz görev, gerektiğinde siyasi ve vicdani sorumluluk almayı da gerektirir.
Bu nedenle, şahsımla ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulacağı bir süreçte bulunduğum makamın herhangi bir tartışmaya konu edilmemesi; yürütülecek inceleme ve soruşturmanın hiçbir gölge altında kalmadan, bağımsız ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi adına siyasi sorumluluk almayı gerekli görüyorum.
Bu anlayışla, sürecin selameti ve iddiaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla yürütmekte olduğum tüm görevlerimden affımı Sayın Genel Başkanımızdan istedim.
Kamuoyuna saygıyla arz ederim.
Geçtiğimiz yıl toplanan 2 trilyon 840 milyar liralık Gelir Vergisinin sadece 1 trilyon 377 milyar lirası “ücretlilerden” kesilen gelir vergisidir. 2024 yılına göre bu tutar %60 artmıştır. Oysa ilgili dönemde enflasyon %30 civarındadır.
Ayrıca son 25 yılda Yeniden Değerleme Oranı kuruşu kuruşuna uygulansaydı Gelir Vergisinin ilk dilimi bugün 190.000 TL değil 521.210 TL olacaktı. Sayın Bakan dünyanın hangi ülkesinde böyle bir gizli vergi zammı vardır onu da sayabilir misiniz?
Babillilerin 4 Bin Yıllık Yoğurt Sırrı
Bir incir dalı, bir kap süt ve binlerce yıllık bir sır…
Rivayete göre Babilliler, binlerce yıl önce sütü mayalamak için şaşırtıcı derecede basit bir yöntem kullanıyordu.
Taze sütü hafifçe ısıtıyor, içine incir koyuyor ve incir ağacından kopardıkları ince bir dalla yaklaşık bir dakika karıştırıyorlardı. Ardından sütü bir gece kendi hâline bırakıyorlardı.
Sabah olduğunda süt koyulaşıyor, pıhtılaşıyor ve kıvamlı bir süt ürününe dönüşüyordu.
İşin sırrı incirdeydi. İncirin özsuyunda bulunan doğal enzimler, süt proteinlerini pıhtılaştırma özelliğine sahipti.
Bugün laboratuvarlarda enzimlerin diliyle açıkladığımız şeyi, Mezopotamya insanı binlerce yıl önce tabiatı gözlemleyerek keşfetmişti.
Kadim insanın laboratuvarı tabiattı; bilgeliği ise onu dikkatle okumaktı. 🌿
Elimize, Diyarbakır Kulp’ta öldürülen korucu Mehmet Sevinç’in sansürsüz fotoğrafı ulaştı.
Kafasından kanlar akıyor, burnu kırık, yüzünde darp izleri var ve bu duruma “intihar” deniyor.
Soruyoruz: İntihar eden bir kişi neden kendini duvara çivilesin? Ya da insan kendisini nasıl çivileyebilir, nasıl darp edebilir?
Korucunun da sonunun, zamanında Kaşif Kozinoğlu gibi ölümü gayet şüpheli kalanlara benzememesi için Adalet Bakanı Sayın @abakingurlek’i göreve davet ediyoruz.
Bu durum bize, 2014 yılındaki çözüm sürecinde sokak ortasında öldürülen iki şehit askerimizi hatırlatıyor. “Çözüm” adını verdiğiniz bu ihanet sürecinden dönün.