Bu da geçer ya hû!
Örgütle suçladılar, çöktü. Örgüt olmadığını 2 yıl sonra ikrar ettiler.
İddianameyi hazırlayan savcı, önce hakkımda 415 yıl ceza istedi.
Mahkemeye gelince, istenen ceza 234 yıla kadar düştü.
Bugün ise hakkımda 23 yıl cezaya karar verdiler.
Ya kendi çıkarı için iftiracı olmuş ya da baskı gördüğü için iftiraya zorlanmış kimi insanların ifadeleriyle bize bu cezaları vermeyi tercih ettiler.
Güzel ülkemde cana kast edene, kadın cinayetine, çocuklarımıza el uzatana bile reva görülmeyen ceza, sırf siyasi kimliklerimiz ve görüşlerimiz nedeniyle bize reva görüldü.
Neredeyse 2 yıldır tutsağım…
İlk günden beri dediğim gibi, çocuklarımın, ailemin, yol arkadaşlarımın ve 6 yıl hizmet ettiğim Beşiktaşlı komşularımın yüzünü öne eğecek tek bir suçum olmadı. Benim alnım ak, başım dik.
Her zamankinden daha kararlıyım: “İftira at beraat et” düzenini yol arkadaşlarımızla birlikte ülkemizden söküp atacağız.
Bedeli ne olursa olsun, hep birlikte halkın ve hakkın yolunda yürümeye devam edeceğiz.
Er ya da geç, gücü yetenler değil hakkı yetenler kazanacak!
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı
Henüz otopsi dahi yapılmadan intihar diye bize dayatan Van valisi ozan balcı, suistimali bulunan ilk savcı, başsavcı, ATK raporunu düzenleyen şahıslar hakkında soruşturma başlatılmalı ve etkin bir soruşturma yürütülmesi gereklidir.
@abakingurlek#RojinİçinAdalet
İBB davasında Ongun-Yıldız diyaloğu
Ongun: “Bütün reklam ihalelerinden benim yüzde 10 aldığımı söyleyen cümle sizin mi?”
Ertan Yıldız: “Benim değil. Öyle bir ifade kullanmadım.”
Ongun: “Bu kahvaltı ihaleden önce miydi, sonra mıydı?”
Yıldız: “İhaleden önce.”
Ongun: “O zaman birlikte ihaleye fesat karıştırdık.”
Yıldız: “Tamam, tespittir.”
Ongun daha sonra Yıldız’ın Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. için kullandığı “kapalı devre” ifadesini sordu.
Ongun: “Kime kapalı?”
Yıldız: “Bana kapalıydı.”
Ongun: “Sayıştay’ın, İçişleri ve Ticaret Bakanlığı’nın müfettiş denetimine açık mı?”
Yıldız: “Tabii ki açık.”
Ongun: “Emrah Bağdatlı’nın hangi şirketi Kültür ve Medya A.Ş.’den iş aldı?”
Yıldız: “Bilmiyorum, tahmine dayalı söylemiştim. Bildiğim bir şey değil aslında.”
#İBBDavası
Rojin Kabaiş dosyasında yeni gelişme — Aile avukatı Abdurrahman Karabulut:
— Rojin'in bedenine yapılan otopside, midesinde ve iç organlarında Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edilmiştir.
— Rocuronium, ameliyathane dışında temini imkânsız, solunum kaslarını saniyeler içinde felç eden ölümcül bir kas gevşeticidir.
— Ornidazole ise, normal şartlarda vücutta parazit veya anaerob bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve cerrahi müdahaleler sonrası enfeksiyonu önlemek amacıyla kullanılan bir antibiyotiktir.
— Bu adli veriler; Rojin'in bu kimyasallara erişim yetkisi olan kişilerce bayıltıldığını ve solunumu felç edilerek katledildiğini kanıtlamaktadır.
Ne istediniz şu zavallı kızdan?
Rojin Kabaiş'in ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut:
"Rojin'in bedenine yapılan otopside, midesinde ve iç organlarında Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edilmiştir.
Rocuronium, ameliyathane dışında temini imkânsız, solunum kaslarını saniyeler içinde felç eden ölümcül bir kas gevşeticidir.
Ornidazole ise, normal şartlarda vücutta parazit veya anaerob bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve cerrahi müdahaleler sonrası enfeksiyonu önlemek amacıyla kullanılan bir antibiyotiktir."
Depremde yıkılan binalar için hâlâ “takdir-i ilahi” deniyor.
Evet, doğru… Bir anlamda takdir vardı:
Müteahhidin takdirinde,
belediyenin denetim mekanızmasının takdirinde idi.
Biz 72 canın sessizce unutulmasına izin vermeyeceğiz.
💥Bu böyle bilinsin!
#isiasolasıkast
Silivri'den notlar:
1) Ertan Yıldız hala konuşuyor. Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun yan yana hemen arkasında izliyor. İmamoğlu biraz kilo almış, Ongun sakal bırakmış.
2) Duruşmanın sabahki bölümünde Dilek İmamoğlu ve Selim İmamoğlu vardı şimdi yoklar.
3) DİSK Eski Bşk ve eski İstanbul mv Süleyman Çelebi ile Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi salonda.
4) Adem Soytekin de tutuksuz sanık sıralarında.
5) Gazeteciler Ruşen Çakır ve Soner Yalçın geçen hafta savunmalarını yapmıştı, bugün de Yavuz Oğhan ve Şaban Sevinç savunma yapmak için Silivri'deler, heyet başkanı savunmalarını alacaklarını söyledi.
6) Gazetecilerin kürsüye daha yakın bir yerden davayı takip etme talebi henüz yanıtlanmadı.
🚨 KAYIP – ACİL PAYLAŞIM 🚨
24 yaşındaki Halil GÖZ’den pazar gününden bu yana haber alınamıyor.
Kendisinin Kütahya Evliya Çelebi civarında kaybolduğu belirtiliyor. Evinden çıkarken telefonunu, cüzdanını ve kişisel eşyalarını evde bıraktığı bilgisi paylaşıldı.
Halil GÖZ’ü gören, yerini bilen veya herhangi bir bilgiye sahip olanların vakit kaybetmeden emniyet birimlerine haber vermesi rica olunur.
Özellikle Kütahya ve çevresindeki arkadaşlar, lütfen paylaşalım. Bir paylaşım bile ailesinin beklediği habere ulaşmasına vesile olabilir. 🙏
#HalilGÖZ #Kütahya #Kayıp #Kayıpİlanı #AcilPaylaşım
AİHM Büyük Daire, Osman Kavala için hak ihlali kararı verdi.
AİHM, 8 yıl 10 aydır cezaevinde olan Osman Kavala'nın Kavala'nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının hükümsüz olduğuna hükmederken, mümkün olan en kısa sürede Kavala'nın serbest bırakılmasını istedi.
AİHM, AİHS'de yer alan şu 6 temel hakkın ihlal edildiğine hükmetti:
1️⃣ İfade özgürlüğü – Madde 10: Kavala’nın ifade, sivil toplum ve insan hakları savunuculuğu faaliyetleri nedeniyle cezalandırılması, ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirildi.
2️⃣ Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü – Madde 11: Gezi Parkı gösterilerine ve sivil toplum faaliyetlerine verdiği destek nedeniyle cezalandırılması, bu hakkı ihlal etti.
3️⃣ Adil yargılanma hakkı – Madde 6/1: Yargılamanın adilliği ile mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından ciddi ihlaller tespit edildi. Savunma haklarının da kısıtlandığı belirtildi.
4️⃣ Özgürlük ve güvenlik hakkı – Madde 5/1: AİHM, Kavala’nın 10 Aralık 2019’dan sonraki özgürlükten yoksun bırakılmasının tamamını keyfî buldu.
5️⃣ Madde 18 – Hakların amaç dışı kullanılması: AİHM, Kavala hakkında alınan tedbirlerin asıl amacının onu Gezi Parkı’ndaki rolü ve görüşleri nedeniyle cezalandırmak ve susturmak olduğuna karar verdi.
Bu ihlal, 5/1, 6/1, 10 ve 11. maddelerle birlikte tespit edildi.
6️⃣ İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı – Madde 3: Koşullu salıverilme imkânı bulunmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası nedeniyle ihlal kararı verildi.
Karar kesin nitelik taşıyor.
Kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü" davası olarak bilinen torba davada bugün yerel mahkemenin verdiği karar, ülkemizde yargının nasıl siyasallaştığının en net belgesidir. Mahkeme kararıyla tescillenmiştir ki ortada bir suç örgütü yoktur!
Peki, olmayan bir örgüt kılıfı en başından beri neden uyduruldu? Çünkü suç örgütü isnadı, hukuku arkadan dolanmak için bir kaldıraç olarak kullanıldı.
Bu zorlama kılıf ile CMK’nın olağanüstü yetkileri pervasızca kullanıldı,
İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni isteme prosedürü atlatıldı,
Haksız fiziki/teknik takiplere ve uzun gözaltı sürelerine yasal zemin uyduruldu,
Birbirinden bağımsız ihale dosyalarını tek torbaya atıp belediyelere yönelik dev bir algı operasyonu çekilmek istendi!
Sırf siyasi bir linç kampanyasına malzeme vermek için örgüt sosuna bulanan bu derme çatma kumpas çatısı bugün çökmüştür.
Verilen diğer zorlama cezalara ve dosyadaki diğer devasa hukuki garabetlere konusundaki meşru değerlendirme hakkımız bakidir. Kararın tamamı ilerleyen saatlerde elimize ulaştığında, ayrıca gerekçeli karar açıklandığında o cezaların hangi zorlama yorumlarla kesildiğini de madde madde milletimizin önüne koyacağız.
Yargıyı siyasete aparat yapan, adaleti yandaş medyaya meze eden bu zihniyete geçit vermeyeceğiz!
Çapada whipple ameliyatini çerez gibi yapan hocamız vardı; yurt dışından bile kameralarla izlerler di o hoca şimdi özelde.Servisinde çalıştığım kolorektal cerrahinin pirlerinden bir hocamız aynı şekilde gelen geçeni ameliyat yapardı hiç unutmam serviste özelde çalistigi hastanenin temizlik personelinin çocuğunun ameliyatını yapmıştı gencecik çocuk ömür boyu torbaya muhtaç kalmasın diye inanılmaz bir ameliyat yapmıştı.Sonra hoca tam günden ayrıldı tamamen özele geçti.
Gün geldi ülkenin bir numarasının ameliyat ihtiyacı oldu ve hoca ekibiyle beraber devlet hastanesinde o ameliyatı yaptı.Aslinda tam güne göre yapamazdı ama söz konusu ülkenin en önemli kişisi olunca kurallar esnedi bence de esnemesi gerekirdi sonuç itibariyle ülkenin en büyük yöneticisinin hayatı devletin hayatı gibidir değerlidir önemlidir en iyisine emanet edilir
Ama sonuç itibariyle her sene 100 lerce gariban insan bu hocalardan yararlanıp hayat buluyordu.Binlerce asistan yetişiyordu
Tam gün yasası siddet vs derken şimdi bu hocalara ulaşmak için kapıyı milyonlardan açmak zorundayız.
Koray’a yapılan yorumlara bakıyorum sanki koray kendini düşünüyor gibi adam seni beni çocuklarımızı düşünüyor.Nitelikli hekim kalmıyor nitelikli hekim yetişmiyor bir yerde canımız yanacak hepimizin ,çünkü hiç birimizin 2-3 milyon verecek parası olmayacak 🤷♂️
Tarım Bakanlığında bu ihaleleri organize edenler ,çocuklarımın yüzüne iyi bakın. 8 gün enkaz kenarında bekledim yavrularımı ,siyah çöp torbaları ile toprağa verdim.Torunum Asude daha 6 aylıktı altındaki bezi bile çıkaramadan koydum toprağa. Deprem bölgesi için yapılan organizayonda nasıl oluyor da benim yavrularım ve 35 masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olan yıkımda “Asli Kusurlu” bulunan şahısların şirketlerine ihale veriyorsunuz. Depremzedeleri mi kalkındırıyorsunuz deprem sanıklarını mı?
Yazıklar olsun benim 3 masum yavrumun canının hiç kıymeti yok mu?
Davadaki kalitesizliği bak! Tarihe utanç davası olarak geçti. Adamı önce suç örgütü lideri, sanıkları örgüt üyeleri diye suçla, sonra, ay yok, suç örgütü yokmuş, Aziz’e beraat, ötekilere rüşvetten cezalar vs.
Şimdi git istinafa, git Yargıtay’a, içeride çürü, sürün dur. Kimin umurunda? Sonra da hukuk devletiyiz, yargı bağımsız ve tarafsızdır, öyle mi!?
Yargının sopa olarak kullanılmasının bundan iyi örneği olur mu?
O HSYK , böyle kalitesizliklerin altında kalmıştır. Yargıya neden güven kalmadığı hala anlaşılamadı mı? Tam rezalet!
“Aziz İhsan Aktaş davasında karar: Kim ne kadar ceza aldı? Aziz İhsan Aktaş davasında karar: Kim ne kadar ceza aldı? https://t.co/Gx7eykS1oL