Kuvayımilliye mi, Kuvayı FETÖ mü?
“Mutlak butlan” kararından sonra Özgür Özel sabah akşam Anıtkabir’e yürüyor, korsan çelenk şovu yapıyor. “Dahili harici bedhahlar”dan bahseden Ekrem İmamoğlu, Samsun'a çıkan Atatürk gibi bir "Kuvayımilliye" hareketi olduklarını iddia ediyor. "Milli güçleri" harekete geçmeye çağıran İmamoğlu, "başkumandan" edasıyla şöyle mesajlar paylaşıyor: “Ruhumuz Kuvayımilliye ruhudur. Hazır olun; çocuklar, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacaktır."
İmamoğlu “milli güçler biziz" diyor. Dolayısıyla işgal altında olan ülkeyi kurtarmaya çağırdığını ima ediyor.
CHP’deki güç ve iktidar mücadelesine “Atatürk”ü, “Kuvayımilliye”yi katarak CHP seçmenini etkilemeye çalışıyorlar.
Ne var ki, millete düşman, ülkeye düşman dış odakların maşası FETÖ de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun arkasında. Hem de var güçleriyle, hiç olmadığı kadar. Peki bunu nereye koyacaksınız?
Bu durumda kimse FETÖ'yü "Kuvayımilliye"den saymıyordur herhalde. Zira FETÖ'nün katıldığı, destek olduğu güçlere "Kuvayımilliye" denemez. Dense dense dış odakların beşinci kol güçleri denebilir ki, doğrusu da budur.
Ayrıca CHP tabanı ile Atatürk maskeli FETÖ'cüleri birbirinden ayırmak şart.
👇
https://t.co/8W3imS7ASj
Kuvayımilliye mi, Kuvayı FETÖ mü?
“Mutlak butlan” kararından sonra Özgür Özel sabah akşam Anıtkabir’e yürüyor, korsan çelenk şovu yapıyor. “Dahili harici bedhahlar”dan bahseden Ekrem İmamoğlu, Samsun'a çıkan Atatürk gibi bir "Kuvayımilliye" hareketi olduklarını iddia ediyor. "Milli güçleri" harekete geçmeye çağıran İmamoğlu, "başkumandan" edasıyla şöyle mesajlar paylaşıyor: “Ruhumuz Kuvayımilliye ruhudur. Hazır olun; çocuklar, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacaktır."
İmamoğlu “milli güçler biziz" diyor. Dolayısıyla işgal altında olan ülkeyi kurtarmaya çağırdığını ima ediyor.
CHP’deki güç ve iktidar mücadelesine “Atatürk”ü, “Kuvayımilliye”yi katarak CHP seçmenini etkilemeye çalışıyorlar.
Ne var ki, millete düşman, ülkeye düşman dış odakların maşası FETÖ de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun arkasında. Hem de var güçleriyle, hiç olmadığı kadar. Peki bunu nereye koyacaksınız?
Bu durumda kimse FETÖ'yü "Kuvayımilliye"den saymıyordur herhalde. Zira FETÖ'nün katıldığı, destek olduğu güçlere "Kuvayımilliye" denemez. Dense dense dış odakların beşinci kol güçleri denebilir ki, doğrusu da budur.
Ayrıca CHP tabanı ile Atatürk maskeli FETÖ'cüleri birbirinden ayırmak şart.
👇
https://t.co/8W3imS7ASj
Kuvayımilliye mi, Kuvayı FETÖ mü?
“Mutlak butlan” kararından sonra Özgür Özel sabah akşam Anıtkabir’e yürüyor, korsan çelenk şovu yapıyor. “Dahili harici bedhahlar”dan bahseden Ekrem İmamoğlu, Samsun'a çıkan Atatürk gibi bir "Kuvayımilliye" hareketi olduklarını iddia ediyor. "Milli güçleri" harekete geçmeye çağıran İmamoğlu, "başkumandan" edasıyla şöyle mesajlar paylaşıyor: “Ruhumuz Kuvayımilliye ruhudur. Hazır olun; çocuklar, kadınlar, halkımız tarihin en büyük yürüyüşünü başlatacakt��r."
İmamoğlu “milli güçler biziz" diyor. Dolayısıyla işgal altında olan ülkeyi kurtarmaya çağırdığını ima ediyor.
CHP’deki güç ve iktidar mücadelesine “Atatürk”ü, “Kuvayımilliye”yi katarak CHP seçmenini etkilemeye çalışıyorlar.
Ne var ki, millete düşman, ülkeye düşman dış odakların maşası FETÖ de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu'nun arkasında. Hem de var güçleriyle, hiç olmadığı kadar. Peki bunu nereye koyacaksınız?
Bu durumda kimse FETÖ'yü "Kuvayımilliye"den saymıyordur herhalde. Zira FETÖ'nün katıldığı, destek olduğu güçlere "Kuvayımilliye" denemez. Dense dense dış odakların beşinci kol güçleri denebilir ki, doğrusu da budur.
Ayrıca CHP tabanı ile Atatürk maskeli FETÖ'cüleri birbirinden ayırmak şart.
👇
https://t.co/8W3imS7ASj
Çarpıcı bir vurgu👇
“Kemal Bey, Özgür Özel ve ekibini çalışmadıkları yerden, tam da can evinden vurmuştu..
Kılıçdaroğlu, "Paralel CHP" kuran Özgür Özel ve arkadaşları karşısında stratejik bir hamle yaptı. Aslında o anda "paralel CHP"ye karşı zaferi kazandı.”
✍️Kurtuluş Tayiz
Kemal Bey, çalışmadıkları yerden vurdu
Özgür Özel ve ekibi paralel bir bayramlaşma töreni düzenleyip "Hain Kemal" sloganları attırıp halay çektiler. Ancak gerçek güç her zaman sakinlikte ve olgunluktadır.
Kemal Bey, CHP Genel Merkezi'nde halkla bayramlaştıktan sonra gayet sakin bir konuşma yaptı.
O sırada G��ven Park'ta Kemal Bey'i aşağılayan, "hain" sloganları atan Özgür Özel ve ekibinin yüzü gülüyordu. Ta ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun şu sözlerini duyana kadar: "Arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum."
Kemal Bey, Özgür Özel ve ekibini çalışmadıkları yerden, tam da can evinden vurmuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması, o tüm gürültü patırtı içinde, Özgür Özel ve ekibinin neşesini kaçıracak, diz bağlarını çözecek ve onları tir tir titretecek cinstendi.
"Hain Kemal" sloganları attırırken keyifleri gıcır olan Özgür Özel ve ekibi, Kemal Bey'in elinin armut toplamadığını görünce tam bir şok yaşadı.
Kılıçdaroğlu, "Paralel CHP" kuran Özgür Özel ve arkadaşları karşısında stratejik bir hamle yaptı. Aslında o anda "paralel CHP"ye karşı zaferi kazandı.
https://t.co/cKpFtt1Zzh
Kemal Bey, çalışmadıkları yerden vurdu
Özgür Özel ve ekibi paralel bir bayramlaşma töreni düzenleyip "Hain Kemal" sloganları attırıp halay çektiler. Ancak gerçek güç her zaman sakinlikte ve olgunluktadır.
Kemal Bey, CHP Genel Merkezi'nde halkla bayramlaştıktan sonra gayet sakin bir konuşma yaptı.
O sırada Güven Park'ta Kemal Bey'i aşağılayan, "hain" sloganları atan Özgür Özel ve ekibinin yüzü gülüyordu. Ta ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun şu sözlerini duyana kadar: "Arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum."
Kemal Bey, Özgür Özel ve ekibini çalışmadıkları yerden, tam da can evinden vurmuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması, o tüm gürültü patırtı içinde, Özgür Özel ve ekibinin neşesini kaçıracak, diz bağlarını çözecek ve onları tir tir titretecek cinstendi.
"Hain Kemal" sloganları attırırken keyifleri gıcır olan Özgür Özel ve ekibi, Kemal Bey'in elinin armut toplamadığını görünce tam bir şok yaşadı.
Kılıçdaroğlu, "Paralel CHP" kuran Özgür Özel ve arkadaşları karşısında stratejik bir hamle yaptı. Aslında o anda "paralel CHP"ye karşı zaferi kazandı.
https://t.co/cKpFtt1Zzh
Özel hem tehdit ediyor hem ağlıyor
Genel başkanı Meclis'e sokmayacağını söylüyor; İzmir'de miting yapıp genel başkan aleyhinde "hain" diye slogan attırıyor; buna karşılık "bizi partiden ayrılmaya zorlayan bir tutum var" diyerek kendini mağdur gösterip üste çıkıyor.
Tabelanın siyasette hiçbir önemi yoktur; anlatacak davası, söyleyecek sözü olanı millet uçurur. Cesaretiniz varsa, kendinize güveniyorsanız ayrı parti kurup mücadelenize devam edersiniz. Böyle bir davanız yoksa milleti germeye, yormaya hakkınız yok, aranızda anlaşın!
👇
https://t.co/HeLuQvWQGZ
Özel hem tehdit ediyor hem ağlıyor
Genel başkanı Meclis'e sokmayacağını söylüyor; İzmir'de miting yapıp genel başkan aleyhinde "hain" diye slogan attırıyor; buna karşılık "bizi partiden ayrılmaya zorlayan bir tutum var" diyerek kendini mağdur gösterip üste çıkıyor.
Tabelanın siyasette hiçbir önemi yoktur; anlatacak davası, söyleyecek sözü olanı millet uçurur. Cesaretiniz varsa, kendinize güveniyorsanız ayrı parti kurup mücadelenize devam edersiniz. Böyle bir davanız yoksa milleti germeye, yormaya hakkınız yok, aranızda anlaşın!
👇
https://t.co/HeLuQvWQGZ
CHP'de “arınma” süreci...
Kemal Bey'e bundan sonra düşen görev, yolsuzluklarla, rüşvetle anılan CHP'yi bu kirden arındırmak olmalıdır. CHP'nin arkasına saklanan, dokunulmazlık zırhıyla CHP'yi de kirleten kim varsa büyük bir kararlılıkla üzerine gitmelidir. Kendisinin bahsettiği gibi, CHP'yi güvenli bir limana yanaştırdıktan sonra ancak gönül rahatlığı içinde "feragat" hakkını kullanabilir.
https://t.co/aeaoNMcVSn
Yurt içi petrol üretimimizin %44’lük kısmı Gabar’daki kuyularımızdan gelmektedir.
Türkiye Petrolleri’nin toplam 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem yurt dışında arama, sondaj, üretim çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz.
Öcalan, İsrailli trollerin hedefinde
Türkiye, "iç cepheyi" güçlendirme hedefiyle yeni bir çözüm sürecini gündemine alıp İmralı'yı ön plana çıkarırken; İsrail, Kürtlerle arasında köprü kurmak amacıyla "Kürt Yahudileri" yumuşak bir güç olarak devreye aldı. İsrail’in aşırı sağcı Bakanı Ben Gvir da “Yahudi Kürt” topluluğundan.
Berlin'de 7 Eylül 2025'te gerçekleşen "Kürt-Yahudi Kongresi"ni hatırlayalım. Bu toplantıda "ortak tarihe" atıf yapılıyordu. Hangi ortak tarih? Kürtler ve Türkler arasında bin yıl öncesine uzanan "Malazgirt kardeşliği" gibi bir bağları varmış gibi davranıyorlar. İsrail, bu kongreyle Türk-Kürt kardeşliğinin karşısına aslında farklı, alternatif bir "ortaklık" tarihi çıkardı.
Bu kongre sonrası Avrupa'da İsrail'e yakın ve hayran olan “Kürt" hesaplardan Türkiye'nin çözüm sürecine ve özellikle de Öcalan'a salvolar gelmeye başladı. İsrail bağlantılı bu hesaplar, Öcalan'ı "Türk devletinin ajanı" olarak lanse ediyor, "Bağımsız Kürt devletini engellemekle" suçluyorlar. Suriye'de SDG'nin "bağımsız Kürt devleti"ne yönelmemesini Türkiye ve Öcalan'ın etkisine bağlıyorlar.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Öcalan'a statü" konusunu gündeme getirmesinin ardından sosyal medyada tekrar Öcalan'a karşı yeniden bir kampanyanın startını verdiler. Türk medyasında da etkisini gösteren bu akımda, özellikle bazı liberaller, Öcalan'ın Suriye'de Kürt devletinin kurulmasının önüne geçtiği düşüncesini yayıyorlar. Bir taraftan Demirtaş güzellemesi yapıp diğer taraftan Öcalan'ı hedef gösteriyorlar.
👇
https://t.co/aCbqMfvpeI
Öcalan, İsrailli trollerin hedefinde
Türkiye, "iç cepheyi" güçlendirme hedefiyle yeni bir çözüm sürecini gündemine alıp İmralı'yı ön plana çıkarırken; İsrail, Kürtlerle arasında köprü kurmak amacıyla "Kürt Yahudileri" yumuşak bir güç olarak devreye aldı. İsrail’in aşırı sağcı Bakanı Ben Gvir da “Yahudi Kürt” topluluğundan.
Berlin'de 7 Eylül 2025'te gerçekleşen "Kürt-Yahudi Kongresi"ni hatırlayalım. Bu toplantıda "ortak tarihe" atıf yapılıyordu. Hangi ortak tarih? Kürtler ve Türkler arasında bin yıl öncesine uzanan "Malazgirt kardeşliği" gibi bir bağları varmış gibi davranıyorlar. İsrail, bu kongreyle Türk-Kürt kardeşliğinin karşısına aslında farklı, alternatif bir "ortaklık" tarihi çıkardı.
Bu kongre sonrası Avrupa'da İsrail'e yakın ve hayran olan “Kürt" hesaplardan Türkiye'nin çözüm sürecine ve özellikle de Öcalan'a salvolar gelmeye başladı. İsrail bağlantılı bu hesaplar, Öcalan'ı "Türk devletinin ajanı" olarak lanse ediyor, "Bağımsız Kürt devletini engellemekle" suçluyorlar. Suriye'de SDG'nin "bağımsız Kürt devleti"ne yönelmemesini Türkiye ve Öcalan'ın etkisine bağlıyorlar.
MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Öcalan'a statü" konusunu gündeme getirmesinin ardından sosyal medyada tekrar Öcalan'a karşı yeniden bir kampanyanın startını verdiler. Türk medyasında da etkisini gösteren bu akımda, özellikle bazı liberaller, Öcalan'ın Suriye'de Kürt devletinin kurulmasının önüne geçtiği düşüncesini yayıyorlar. Bir taraftan Demirtaş güzellemesi yapıp diğer taraftan Öcalan'ı hedef gösteriyorlar.
👇
https://t.co/aCbqMfvpeI
Kemal Kılıçdaroğlu dönemini taradım (2010-2023), AK Parti’ye geçen belediye başkanı yok. Karşılıklı olarak ikişer milletvekilinin geçişi var. Özgür Özel döneminde 18 belediye başkanı AK Parti’ye geçti. HDP’nin Cumhur ittifakı’na kayması, CHP’nin 40 parçaya bölünmesi de ayrı…
Kılıçdaroğlu mu başarılıydı, Özel mi?
Özgür Özel ve ekibi CHP’yi devraldıktan sonra hangi başarılara imza attı? Kemal Kılıçdaroğlu’ndan sonra CHP daha mı iyi bir noktada? Gelin Kılıçdaroğlu'ndan görevi devralan Özgür Özel ve yönetim ekibinin pratiğini objektif biçimde tartıya çıkaralım. Kılıçdaroğlu ile Özel dönemini karşılaştıralım.
Kemal Kılıçdaroğlu döneminde Altılı Masa ittifakı vardı. Kılıçdaroğlu, HDP'yi de masa altından kendisini destekletir hale getirmişti. Muhalefet blok olarak CHP’nin yanında duruyordu. Oysa Özgür Özel yönetimi, bırakın CHP'nin ittifaklarını korumayı, CHP'nin 18 belediyesini AK Parti'ye kaptırdı. Altılı Masa'nın ortakları bugün CHP'ye saydırıp duruyor. HDP, Cumhur ittifakına kaydı. CHP neredeyse dağılmış durumda. Milletvekilleri gruplaşmış, belediye başkanları AK Parti'ye geçmek için sırada bekliyor. CHP artık yolsuzluk, yozlaşma ve çürüme iddialarıyla anılıyor.
Peki bu durumda, Kılıçdaroğlu'nu devirerek CHP'yi devralan Özgür Özel ve ekibi başarılı mı? Kılıçdaroğlu döneminde mi CHP daha güçlüydü, yoksa şimdiki Özgür Özel yönetiminde mi?
👇
https://t.co/MxxAEEs0fO
Kılıçdaroğlu mu başarılıydı, Özel mi?
Özgür Özel ve ekibi CHP’yi devraldıktan sonra hangi başarılara imza attı? Kemal Kılıçdaroğlu’ndan sonra CHP daha mı iyi bir noktada? Gelin Kılıçdaroğlu'ndan görevi devralan Özgür Özel ve yönetim ekibinin pratiğini objektif biçimde tartıya çıkaralım. Kılıçdaroğlu ile Özel dönemini karşılaştıralım.
Kemal Kılıçdaroğlu döneminde Altılı Masa ittifakı vardı. Kılıçdaroğlu, HDP'yi de masa altından kendisini destekletir hale getirmişti. Muhalefet blok olarak CHP’nin yanında duruyordu. Oysa Özgür Özel yönetimi, bırakın CHP'nin ittifaklarını korumayı, CHP'nin 18 belediyesini AK Parti'ye kaptırdı. Altılı Masa'nın ortakları bugün CHP'ye saydırıp duruyor. HDP, Cumhur ittifakına kaydı. CHP neredeyse dağılmış durumda. Milletvekilleri gruplaşmış, belediye başkanları AK Parti'ye geçmek için sırada bekliyor. CHP artık yolsuzluk, yozlaşma ve çürüme iddialarıyla anılıyor.
Peki bu durumda, Kılıçdaroğlu'nu devirerek CHP'yi devralan Özgür Özel ve ekibi başarılı mı? Kılıçdaroğlu döneminde mi CHP daha güçlüydü, yoksa şimdiki Özgür Özel yönetiminde mi?
👇
https://t.co/MxxAEEs0fO
"Terörsüz Türkiye" süreci tıkandı mı, dondu mu, yoksa sorunsuz şekilde yoluna devam mı ediyor?
Hükümetin şu anki pozisyonunu bu süreçte çok önemli görevler almış bir isme sordum. Aldığım yanıtları yorum yapmadan özetle aktarıyorum:
AK Parti olarak Cumhur İttifakı ortağımız MHP'yle birlikte bugüne kadar ezber bozan adımlar attık. Meclis'te bir komisyon kurulmasını istediler; iktidarıyla muhalefetiyle bütün partilerin, temsilcilerin olduğu komisyonu kurup çalışmalara başladık.
Komisyonun İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesini istediler, gidip görüştük, düşünce ve önerilerini aldık.
Meclis'te çözüm raporu hazırlanmasını istediler, günlerce mesai yapıp bir yol haritası oluşturduk.
Devlet sözünü tuttu, siyaset üzerine düşeni yaptı ama PKK silahları bırakmak istemiyor. Meclis'te hazırlanan yol haritasında da yer alan silahların bırakılmasına ilişkin şu ana kadar devlet herhangi bir gelişmeyi teyit edemedi. İmralı'nın "silahları bırakın" çağrısının gerekleri yerine getirilmedi.
Kandil, çözüm sürecini "kerhen" yürütüyor. İmralı'nın silahları bırakma çağrısına "Öcalan'ı boşa düşürmemek" için uymuş göründüler. Ancak şu ana kadar silahları bırakma niyeti taşıdıklarını gösteren sembolik, göstermelik adımların ötesine maalesef geçmediler.
Kandil de İsrail'in kendilerine can simidi atmasını bekliyor.
İsrail'in ise PKK'ya "silahları sakın bırakmayın, İran'da işleri yoluna koyduktan sonra Suriye sahasıyla ilgili adımlar atacağız ve sizinle daha yakından ilgileneceğiz" sözü verdiğini duyuyoruz.
👇
https://t.co/t28FRtKouS
"Terörsüz Türkiye" süreci tıkandı mı, dondu mu, yoksa sorunsuz şekilde yoluna devam mı ediyor?
Hükümetin şu anki pozisyonunu bu süreçte çok önemli görevler almış bir isme sordum. Aldığım yanıtları yorum yapmadan özetle aktarıyorum:
AK Parti olarak Cumhur İttifakı ortağımız MHP'yle birlikte bugüne kadar ezber bozan adımlar attık. Meclis'te bir komisyon kurulmasını istediler; iktidarıyla muhalefetiyle bütün partilerin, temsilcilerin olduğu komisyonu kurup ��alışmalara başladık.
Komisyonun İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesini istediler, gidip görüştük, düşünce ve önerilerini aldık.
Meclis'te çözüm raporu hazırlanmasını istediler, günlerce mesai yapıp bir yol haritası oluşturduk.
Devlet sözünü tuttu, siyaset üzerine düşeni yaptı ama PKK silahları bırakmak istemiyor. Meclis'te hazırlanan yol haritasında da yer alan silahların bırakılmasına ilişkin şu ana kadar devlet herhangi bir gelişmeyi teyit edemedi. İmralı'nın "silahları bırakın" çağrısının gerekleri yerine getirilmedi.
Kandil, çözüm sürecini "kerhen" yürütüyor. İmralı'nın silahları bırakma çağrısına "Öcalan'ı boşa düşürmemek" için uymuş göründüler. Ancak şu ana kadar silahları bırakma niyeti taşıdıklarını gösteren sembolik, göstermelik adımların ötesine maalesef geçmediler.
Kandil de İsrail'in kendilerine can simidi atmasını bekliyor.
İsrail'in ise PKK'ya "silahları sakın bırakmayın, İran'da işleri yoluna koyduktan sonra Suriye sahasıyla ilgili adımlar atacağız ve sizinle daha yakından ilgileneceğiz" sözü verdiğini duyuyoruz.
👇
https://t.co/t28FRtKouS