Rusya Federasyonu’na gerçekleştirdiğimiz iki günlük ziyaret, Moskova ve Kazan’da çok sayıda görüşme yapmamıza ve Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri kapsamlı biçimde ele almamıza vesile oldu.
Değerli mevkidaşım Sergey Lavrov başta olmak üzere bu önemli ziyaretin hazırlanmasına katkı sunan tüm yetkililere teşekkür ederim.
RF Devlet Başkanı Putin tarafından kabulümde, Sayın Cumhurbaşkanımızın mesajlarını ilettim. Bölgesel konulardaki değerlendirmelerini dinleme fırsatı bulduk.
Dışişleri Bakanı Lavrov’la yaptığımız kapsamlı istişarelerde ve Sayın Putin’in Bağlantısallıktan Sorumlu Danışmanı Igor Levitin, Ukrayna görüşmeleri Başmüzakerecisi Vladimir Medinskiy, Rosneft Başkanı Igor Seçin, Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Shoigu, FSB Başkanı Aleksandr Bortnikov, SVR Başkanı Sergey Narışkin ve GRU Başkanı Igor Kostyukov ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde ikili iş birliğimizi geliştirebileceğimiz alanları ele aldık ve bölgesel konuları değerlendirdik.
Türkiye olarak, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın diplomasi masasında sonuçlanmasını temenni ediyoruz. Bu çerçevede, müteakip müzakerelere ev sahipliği yapmak dahil her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu bir kez daha kayda geçirdik.
Ayrıca, Güney Kafkasya’da barış ve refahın tesisine yönelik çabalara olan desteğimizi yineledik. Bu çerçevede, 3+3 Bölgesel İşbirliği Platformu’nun önemli bir potansiyel barındırdığını düşünüyoruz.
Moskova’da Türk iş insanlarıyla da bir araya geldik. Onların Türkiye ve Rusya arasındaki iş birliğinin yeni ufuklara taşınması konusundaki vizyonlarını ve beklentilerini dinleme şansı bulduk.
Ziyaretimiz vesilesiyle, Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde tarafıma fahri doktora unvanı takdim edilmek üzere düzenlenen törene katıldık. Layık görülen bu unvan için ilgili tüm Rus yetkililere teşekkürlerimi tekrar iletmek isterim.
Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler, kökünü tarihten alan; günümüzde ise Sayın Cumhurbaşkanımız ile Sayın Putin’in ortaya koydukları iradenin yanı sıra güçlü ekonomik iş birliği ve beşeri bağlar üzerinde yükselen bir çerçevede, uluslararası güvenlik, istikrar ve refah bakımından kritik önem taşımaktadır.
Ülkelerimiz arasındaki iş birliğini güçlendirmek için ortak gayretlerimizi sürdüreceğiz.
ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz.
Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz.
Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz.
Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır.
Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik. Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir.
Komşumuz ve müttefikimiz Bulgaristan’la köklü tarihi, beşeri ve kültürel bağlarımız var. Bugün Sofya’da gerçekleştirdiğimiz temasların, ortaklığımızı ve bölgesel iş birliğimizi daha da güçlendireceğine yürekten inanıyoruz.
Değerli mevkidaşım Petrova‑Chamova başta olmak üzere tüm Bulgar yetkililere, sıcak misafirperverlikleri ve ziyaretimizin başarıyla tamamlanmasına yaptıkları katkılar için içtenlikle teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanı Yotova, Başbakan Radev ve Dışişleri Bakanı Petrova‑Chamova ile yaptığımız görüşmeler enerji, ulaştırma, bağlantısallık ve savunma sanayii gibi stratejik alanlarda iş birliğimizi daha da derinleştirebileceğimizi bir kez daha gösterdi. Bu doğrultuda birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.
Ziyaretimiz vesilesiyle, TİKA Başkanlığı dönemimizden bu yana yakından tanıma fırsatı bulduğumuz soydaşlarımızla yeniden bir araya gelmekten mutluluk duydum. Ayrıca Bulgaristan’da faaliyet gösteren iş insanlarımızla görüşerek onların çalışmalarını ve katkılarını yerinde değerlendirme imkanı bulduk.
Soydaşlarımızın ve iş insanlarımızın Bulgaristan’ın huzur ve refahına yaptıkları katkıları memnuniyetle ve gururla takip ediyoruz.
Bulgaristan Müslümanlarının ilim ve irfan yuvası olan Sofya Yüksek İslam Enstitüsü’nün 2025–2026 akademik yılı mezuniyet törenine katılmak bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. İnançlarını, kimliklerini ve kültürel miraslarını yaşatarak geleceğe yürüyen bu pırıl pırıl gençlerle tanışmak bizleri gerçekten umutlandırdı.
Ziyaretimiz bir kez daha gösterdi ki milletlerimiz arasında kurulan güçlü bağlar yalnızca bugünü değil, ortak geleceğimizi de şekillendirmektedir.
Bu anlayışla, Bulgaristan’la ilişkilerimizi karşılıklı saygı, ortak çıkar ve iyi komşuluk temelinde daha da ileri taşımakta kararlıyız.
Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz, provokatif ve gerçek dışı ithamlar, Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu yanıltma çabasından ibarettir.
Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez.
Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz. Hukuku ve insani değerleri hiçe sayan eylemlerin hesabını uluslararası yargı mercileri önünde vermeleri için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.
Bakanımız @HakanFidan, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Onuncu Toplantısı’na İstanbul’da evsahipliği yaptı ve Azerbaycan Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maka Botchorishvili ile İstanbul Bildirisi’ni imzaladı.
Asya-Pasifik ziyaret turumuzun dördüncü ve son durağı olan Bangladeş’te, Başbakan Tarique Rahman tarafından kabul edildik ve Dışişleri Bakanı Dr. Khalilur Rahman'la kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdik.
Ziyaretimiz boyunca, Şubat ayında yapılan seçimlerin ardından yeni bir döneme adım atan Bangladeş’in güçlü potansiyeline ve Bangladeşli kardeşlerimizin huzur, refah ve istikrar içinde yaşaması için ortaya konulan büyük çabaya tanıklık ettik.
Ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin, kardeşlik bağlarımıza uygun biçimde, son derece sağlam temeller üzerinde yükselmekte olduğunu gördük.
Önümüzdeki dönemde işbirliğimizi her alanda geliştirmeye kararlıyız ve Bangladeşli kardeşlerimize destek olmaya aynı güçlü iradeyle devam edeceğiz.
Gösterdikleri sıcak ev sahipliği için, başta değerli kardeşim Dr. Khalilur Rahman olmak üzere, Bangladeş makamlarına ve halkına yürekten teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, geçtiğimiz günlerde Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilen kıymetli mevkidaşımı bir kez daha kutluyorum. Bu önemli görevi büyük bir başarıyla yerine getireceğinden eminiz.
Ziyaretimiz kapsamında, Cox’s Bazar’daki mülteci kamplarını da ziyaret etme imkanımız oldu.
Bangladeş, bir milyondan fazla Rohinga Müslümanına ev sahipliği yaparak büyük bir sorumluluk yerine getirmektedir. Ortak hedefimiz, Rohinga krizine kalıcı ve adil bir çözüm bulunmasıdır.
Cox's Bazar'da Sağlık Bakanlığımız, TİKA, Türk Kızılayı, Türkiye Diyanet Vakfı ve diğer kurumlarımızın çalışmalarını da yerinde inceledik. Türkiye-Bangladeş İnsani Yardım Hastanesi’nde görev yapan sağlık personelimizle bir araya geldik.
Zorlu şartlarda görev yapan tüm görevlilerimize özverileri, fedakarlıkları ve insanlığa hizmet eden örnek çabaları için en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Türkiye ile Bangladeş arasındaki dostluk, ortak çıkarların ötesinde, zor zamanlarda dayanışma gösteren iki milletin dostluğudur. Bu bağı daha da güçlendirmeye devam edeceğiz.
Bakanımız @HakanFidan, Bangladeş Cox’s Bazar’daki Rohinga kamplarını ziyaret ederek TİKA, AFAD, Kızılay, Türkiye Diyanet Vakfı başta olmak üzere, ilgili kurumlarımızın faaliyetlerini ve Sağlık Bakanlığımızın işlettiği Türkiye-Bangladeş İnsani Yardım Hastanesi'nin hizmetlerini inceledi.
Bakanımız @HakanFidan, Dakka'da Bangladeş Dışişleri Bakanı Khalilur Rahman ile görüştü ve Bangladeş Kültür Bakanı Nitai Roy Chowdhury ile Türkiye ile Bangladeş Hükümetleri arasında Kültürel Varlıkların Korunması Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı imzaladı.
Asya-Pasifik bölgesine yaptığımız ziyaretin üçüncü durağı olan Seul’de bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasındaki dostluğun ve iş birliğinin daha da güçlendirilmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Dışişleri Bakanı Cho Hyun’la yaptığımız toplantılarda ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi ve karşılıklı yatırımların artırılması yönündeki ortak irademizi teyit ettik; nükleer enerji, ulaştırma, savunma sanayii ve ileri teknoloji gibi stratejik sektörlerde hayata geçirilebilecek ortak girişimleri ele aldık.
Görüşmelerimizde ayrıca, başta Asya-Pasifik ve Orta Doğu’daki gelişmeler olmak üzere güncel bölgesel ve küresel meseleler hakkında kapsamlı fikir teatisinde bulunduk. Birleşmiş Milletler, MIKTA ve G20 dahil uluslararası platformlardaki yakın iş birliğimizin önemini bir kez daha teyit ettik.
Kore Üniversitesi'nde yaptığımız konuşmada ise uluslararası sistemin karşı karşıya bulunduğu sınamalar ve küresel yönetişimin geleceğine ilişkin değerlendirmelerimizi paylaşarak ülkemizin perspektifini ortaya koyduk.
Bugün Kore Savaşı Anıtı’nı da ziyaret ederek çelenk bıraktık. Şehitlerimiz ve gazilerimizin aziz hatırası, iki ülkenin ebedi dostluğunun nişanesi olarak gelecek nesillere ilham vermeyi sürdürecektir.
Önümüzdeki dönemde, Türkiye ile Kore Cumhuriyeti arasındaki stratejik ortaklığı karşılıklı yarar temelinde daha da derinleştirmeye devam edeceğiz.