Önceki gün birisi çıkmış, kendi kötü siciline bakmadan sosyal medya hesabından bizi dış politikada şov yapmakla, tribünlere oynamakla, ülkemizi bölgesel krizlerin mezesi yapmakla itham ediyor.
İnanın insan, kurduğu cümlelerin neresini düzelteceğini bilemiyor.
Bir defa Türkiye, bölgesel krizlerin mezesi değil, işte en son İran savaşında olduğu gibi çözüm çabalarının baş aktörüdür.
İkincisi, dış politika şov alanı değil; tecrübe, birikim ve dirayet gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Üçüncüsü, biz ne içeride ne dışarıda hiçbir zaman tribünlere oynamadık; aksine hep gönüller yapmanın, gönüller kazanmanın derdinde olduk.
Siz birbirinizle koltuk kavgası verirken biz yürüttüğümüz ince diplomasiyle bölgemizdeki çatışmaları dindirmenin kavgasını verdik.
Siz birbirinizin kuyusunu kazarken biz elimizde iğneyle kuyu kazar gibi barışa giden yolun önündeki engelleri kazıdık.
Siz kimin hain, kimin iş birlikçi, kimin proje olduğunu tartışırken biz zorlu müzakere masalarında Türkiye’nin hak ve hukukunu savunduk.
Daha kavgasız gürültüsüz tek bir gününüz yok, bir de çıkıp bize diplomasi dersi vermeye kalkıyorsunuz.
Siz gidin kapasitenize, kalibrenize uygun işler kovalayın.
Becerebiliyorsanız önce şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin.
Bu videoyu herkes izlemeli..
Tebrikler @trhaber_com
Türk bayrağı yok, İngiliz gaydası var.
▪️ "Osmanlı" desek huzursuz olacaklar ama "God Save the King"e bir servet harcayabiliyorlar.
▪️ Tarabya İngiliz Koleji, "Doğulular için pek muteber" mezuniyet töreni sembolleriyle ve pek meşhur velileriyle gündemde.
Basmışlar parayı fenomenlere satın almadıkları kimse kalmamış.
Bebek katili olarak bilinen zehirli ve şekerli mamalar satan Nestle sosyal medyadan kandırmaya teşebbüs ediyor.
https://t.co/Khb4sWLpC7
Tunceli'de PKK ile çatışmadan geliyorum bana bir sarı zarf geldi, zarfı bi açtım ki şu yazıyor:
-''Eşinizin kıyafeti Atatürk ilke ve inkılaplarına uygun olmadığı için sosyal tesislere girmesi yasaklanmıştır.."
Erdoğan ın yediği bir tas manda yoğurdunu aylarca diline dolayıp geviş getiren sığır sürüsü, A.M Başarır ın purolu viskili çilingir sofrasına bir lafınız yok mu?
🔥SKANDAL MEZUNİYET TÖRENİ🔥
Burası Türkiye'de,
Bir İngiliz Okulu📌
Ünlü Sanatçıların Ve Spor Camiasının Ünlü İsimlerinin,
Çocukları Bu Okuldan Mezun Oldu📍
Törende Ne Türk Bayrağı Vardı,
Nede Atamın Kocaman Posteri,
Vardı📌
Peki Bu Çocuklar Nasıl
Mustafa Kemali'n Askeri Olacak📍
Tarabya British School mezuniyet töreni!
Pek çok ünlü ismin çocuğu bu okulda: Özcan Deniz, Mustafa Sandal Cem Yılmaz
Mirsad Türkcan vs
Mezuniyet töreninde Hadise sahne aldı.
Tören İngiliz Büyükelçilik Sarayında yapıldı ,mezunlar İskoç Gayda Bandosuyla içeri girdi.
Törende Britanya kültürünün tüm ayrıntıları var ama Türk Bayrağı yok.
📌Mansur Yavaş: İnsan su içmezse ölür. Sudan para alamazsınız.
📌Aynı Mansur Yavaş bu hafta Ankara’da su fiyatlarına yüzde 169 zam yaptı!
📌Ankara’da konutlarda suyun metreküp fiyatı 58,06 TL’den 156,19 TL’ye çıkarıldı.
📌Yavaş döneminde su fiyatı yüzde 3024 artarak 5 TL’den 156 TL’ye, yükseldi!
Anket, saha, sokak şu bu bilmem…
Bu adam gibi vatandaşla organik iletişim kurabilen..
Vatandaşın da kendisi gibi gördüğü, 40 yıllık ahbabıyla sohbet eder gibi sohbet ettiği biri ortaya çıkana kadar Erdoğan girdiği her seçimi alır.
Binlerce kilometre uzakta olsanız da Türkiye’nin her hanesinde, her sokağında, her meydanında kalpler sizinle atacak.
Şimdi yeni bir destan yazma zamanı.
Yolunuz, bahtınız açık olsun. Vurduğunuz gol olsun #BizimÇocuklar
Diyarbakır’da sokak röportajında konuşan bir vatandaş:
Benim doktorum da milletvekilim de Kürt. Kürt sorunu diye bir şey yok. Herkes güzelce yaşıyor.
Ben de Kürt’üm. Kürt sorunu yoktur.
Bunu yapan şahıslar, Türk ile Kürt’ü birbirine düşüren düşmanlardır.
İmamoğlu’nun, icraatlarından biri de Edirne kapı şehitlik durağının adından ŞEHİTLİK kelimesini kaldırmak olmuş.!!
Vatandaşta soruyor:
“Şehitlik kelimesi kime battı da kaldırdı?”
1-) CHP'nin masum dediği Rıza Akpolat ile ilgili inanmamızı bekledikleri masalı bir de ben size anlatayım. Rıza Akpolat, 2022 yılında evlendiği Yeşim Akpolat ile birlikte Mesa Orman 2 sitesindeki lüks bir sitede ikamet ediyor. Burada bulunan 30 milyon tl değerindeki daireyi ve Yeşim Akpolat'ın kullandığı 14 milyon lira değerindeki jipi evlendikten sonra almışlar.
Banka hesaplarında yapılan incelemede Rıza Akpolat ve eşinin belediye başkanı maaşından başka bir gelirinin olmadığı tespit edilmiş. Bu bilgilerin tamamı, Rıza Akpolat tarafından da kabul ediliyor.
Savcının bu ev ve arabanın hangi parayla alındığı sorusuna Yeşim Akpolat "düğünde hediye edilen takıları bozdurdum" şeklinde cevap veriyor. Devamında sorulan "kuyumcunun ismi ve adresi" sorusuna ise "hatırlamıyorum" şeklinde cevap veriyor. Gelin şimdi Yeşim Akpolat'ın verdiği cevaplar üzerinden bir hesap yapalım.
44 milyon lira, 200'lük banknotlardan oluşan 2200 deste ediyor. Bir deste 130 gram olduğuna göre bunu 2200 ile çarptığımızda 286 kg ağırlığında bir para ortaya çıkıyor. Bu parayı 440'ar desteden oluşan 5 parçaya bölünce şu aşağıdaki bavullardan beş tanesi ile taşımak durumunda kalıyorsunuz.
Yani Yeşim Akpolat tek başına İstanbul'daki bir kuyumcuya gidip altınlarını bozdurduktan sonra 44 milyon lirasını sayıp bavullara yerleştiriyor. Beş bavul dolusu parayı arabasına yükledikten sonra da gidip dairesini ve şimdiki arabasını satın alıyor. Yeşim Akpolat bu olayın yaşandığı kuyumcuyu hatırlamadığını söylüyor. Demek ki bu işlemi tanımadığı bir kuyumcuda gerçekleştirmiş. Halbuki Rıza Akpolat'ın en yakın arkadaşı Rabil Artan, Semiramis Kuyumculuk'un sahibi. (Onun hikayesini de flood'un devamında anlatacağım) Dahası Yeşim Hanım, beş bavul parayı taşımasına yardım edecek kimseyi de yanına almamış o gün.
Özgür Özel'in dün kürsüden "Rıza Akpolat masumdur, aksini iddia edeni yargılayacağız" anlamına gelen konuşmasındasında inanmamızı beklediği masallardan birisi işte bu. Gelin CHP bizi yargılamasın diye inanmak zorunda olduğumuz diğer masalları da anlatayım.