Sağlıkta “müşteri memnuniyeti” ile tıbbi doğruluk aynı şey değildir
Örneğin:
Hastanın antibiyotik istemesi ama doktorun gereksiz görmesi.
Hasta memnuniyetsiz olabilir.
Ya da hasta:
“MR istiyorum.”
Doktor:
“Gerek yok.” diyebilir.
Tıbbi olarak doğru karardır.
Ama ticari sistemde:
“Hasta memnuniyeti”
ile
“doğru tıbbi karar”
arasında gerilim oluşabilir.
Bu, hekimin mesleki özerkliğini tehdit eden önemli bir faktördür.
ZAM DEĞİL, GASP EDİLEN EMEĞİMİZİN BİR KISMINI GERİ VERİYORSUNUZ!
Sağlık Bakanlığı “zamlı maaş verdik” diyerek algı yaratmaya çalışıyor. Gerçek ise ortada: Ebe ve hemşirelerin aldığı ücret hâlâ yoksulluk sınırının altında!
Üstelik bizi vergi dilimlerine sokup, kaşıkla veriyor gibi görünüp kepçeyle geri alıyorsunuz.
Yüzlerce angarya, bitmeyen iş yükü, mobbing, performans baskısı ve her gün ağırlaştırılan sorumlulukların altında çalışan ebe ve hemşirelerin emeğini yok sayamazsınız.
Bizim maaşımız enflasyon karşısında erirken, sizin “zam yaptık” söyleminizin hiçbir karşılığı yoktur!
Sağlık çalışanlarını yoksulluğa mahkûm edip, sonra da bunu “iyileştirme” diye sunmak kabul edilemez.
Emeğimizi değersizleştirmeyin!
Yoksulluk sınırının altında ücret istemiyoruz!
Vergi dilimleriyle maaşımızın gasp edilmesine son verin!
Biz susmayacağız.
Emeğimizin, alın terimizin ve insanca yaşam hakkımızın sonuna kadar takipçisi olacağız.
@saglikbakanligi@saglikperrsonel@suayipbirinci
#EmeğimizGaspEdilemez
#EbeHemşireYoksullukSınırında
#SağlıkÇalışanıGeçinemiyor
Yani arkadaşlar…
“Yazmayayım, yazmayayım.” diyorum; ama yine yazdırıyorsunuz bana!
“Enflasyon hedefi değişmişmiş, maaş zamları da değişmeliymiş…”
İyi de arkadaşım, önce senin sendikanın da değişmesi gerekmiyor mu?
Nasıl bir akıl tutulmasıdır bu?
Evinizdeki çeşme 20 yıldır su sızdırıyor
20 yıldır aynı ustayı çağırıyorsunuz
Usta her gelişinde sorunu çözemiyor, sızıntı daha da büyüyor…
Ama siz hâlâ:
“Yine aynı ustayı çağıralım!” diyorsunuz
Arkadaşım, önce şu aşağıdaki formu doldur ve sendikanı değiştir!
Çünkü sonuç değişsin istiyorsan, önce tercihini değiştireceksin.
https://t.co/YaS6jsXh8N
“Maaş zammını %16 enflasyon hedefiyle yaptın.
Sonra dönüp hedefi %28’e çıkardın.
Çalışanın maaşı hedefe göre kaldı,
Aradaki 12 puanı kim ödeyecek?
Bunun adı tahmin hatası veya başarısızlık değil...
Bunun adı çalışanın parasına çökmektir!”
📌 TCMB 2026-III ENFLASYON RAPORU ÇALIŞMALARINDA YER ALDIK.
8. Dönem Toplu Sözleşme’de memur maaş artışları, Merkez Bankası’nın iki yıl önceki hedeflerine göre belirlenmişti:
🔹 2026: %11 + %7
🔹 2027: %5 + %4 zam karar verilmişti
.
O gün Merkez Bankası’nın enflasyon hedefi 2026 için %16, 2027 için %9’du. Yetkili sendika ve masadakiler memurun geleceğini bu oranlara bağladı.
Peki bugün açıklanan TCMB 2026-III Enflasyon Raporu ne diyor?
📊 2026 yıl sonu tahmini: %28
📊 2027 yıl sonu tahmini: %15
MEMUR ZAMMI NEDEN ERİDİ?
📈 Çıplak Toplu Sözleşme Zammı: %29,7
📈 Beklenen Bileşik Enflasyon: %47,2
📉 Erime: Alım gücü net %11,9 eriyor!
Şimdi suçu Merkez Bankası’na atmak kolay. TCMB size "Gidin, memurun 2 yıllık ücretini bugünden sabitleyin" mi dedi?
Toplu sözleşme masası sadece önündeki tahmine imza atma yeri değildir!
❓ Enflasyon saparsa ne olacak?
❓ Gıda/enerji şoku yaşanırsa ne olacak?
❓ Riskler artarsa alım gücü nasıl korunacak?
Bunları öngörmek ve koruyucu maddeleri sözleşmeye koymak masadakilerin sorumluluğudur.
❌ "Enflasyon farkı alıyoruz" demek çözüm değil!
Enflasyon farkı bir ZAM değildir; memurun aylar önce kaybettiği alım gücünün gecikmeli iadesidir.
Aile hekimleri yalnız değildir. Bugün bir şube başkanının başına gelen, yarın hakkını arayan herhangi bir sağlık çalışanının başına gelebilir. Bu nedenle mesele kişisel değil, sendikal hak meselesidir.
#GerçeklerFeshedilemez Sendikal mücadele gasp edilemez!!
@dayanismasen