Türkiye'nin demokrasiye ihtiyacı olduğunda 'demokrat' bir anlayışla fikrini kurumsallaştırmış, memleketteki adaletsizlikleri engellemek için 'adalet' diyerek Adalet Partisi'ni kurmuş Demokrat Geleneğin temsilcileri istikametini kaybeden ülkemize 'doğru' bir istikamet çizmek, vatandaşa doğru bir yol belirleyebilmek için 43 yıl önce bugün Doğru Yol Partisi'ni kurmuşlardı.
Merhum Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel'in riyasetinde Merhum Ahmet Nusret Tuna'nın genel başkanlığında kurulan Doğru Yol Partisi, şüphesiz Türk siyasal hayatında mirasçısı olduğu gelenek gibi büyük bir teveccühe mazhar olmuş, Anavatan Partisi ile birleşme sonrasında partimiz Demokrat Parti'de çizgisini muhafaza etmiştir.
Kuruluş yıldönümünde başta Merhum Genel Başkanımız Süleyman Demirel olmak üzere kurucularından, idarecilerinden, il ve ilçe yöneticilerinden ahirete intikal edenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara hürmetlerimi sunuyorum.
CHP ile ilgili ‘Mutlak Butlan’ kararı dahil olmak üzere yaşananlar 'rakipsiz kazanma ve muhalefetsiz Türkiye' stratejisinin bir sonucu.
Seçimlere girmenin serbest ama kazanmanın yasak olduğu, demokratik rekabetin boğulduğu bir Türkiye hedefi var.
Artık kimse, hiç bir kurumsal yapı güvende değildir.
Yeşilin ve tarihin buluştuğu, Devlet-i Aliyye’ye payitaht olmanın sorumluluğunu muhafaza eden, kökleri asırlık çamları ile bu topraklarda daim olduğumuzu bizlere hatırlatan Bursa’da orucumuzu açtık.
Beylikten imparatorluğa, yokluktan varlığa bir tarihin içinde olmanın, Partimizin Kurucu Genel Başkanı ve 3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın doğduğu topraklarda olmanın anlamını idrak ettik. Milletimize, memleketimize hizmet etmenin yegane yolunun adalet ve demokrasiye yaslanmak olduğunu bilerek siyaset yapmış vefakar partililerimizle bir araya geldik.
Vatanımız için ortak kaygı ve dualarla bir sofrada bizlerle buluşan partililerimiz, teşkilatlarımız ve Bursalı hemşehrilerimize teşekkür ediyorum.
Garibanın sofrasında iftar edeceğinize, az yiyin, çalmayın, yolsuzluk yapmayın, Milletin malını yandaşlara peşkeş çekmeyin, memleketin servetini üç beş kişiye transfer etmeyin, çalışana, emekliye, memura hakkını verin de sofraları ile iftihar edin.
Milletimize hayırlı bir Ramazan ayı, iktidar sahiplerine biraz vicdan, biraz insaf, nefislerinin biraz olsun önüne geçebildikleri bir ay diliyorum.
Cumhurbaşkanlarımız Süleyman Demirel ve Turgut Özal'ın kamu kaynakları ile, yani devletin parası ile yaptıklarını satmak istiyorlar.
AKP iktidarı, bu kamu varlıklarını, köprü ve otoyolları 25 yıllığına özel şirketlere devretmenin peşinde.
Bu bir “işletme devri” değil.
Bu, gelir devridir. Rant devridir.
AKP iktidarı yıllardır yaptığını sürdürmeye, yani vatandaşın cebinden alıp yandaşın cebine koymaya devam etmek istiyor.
Cumhuriyet döneminde yapılan ne varsa sattılar. Yani geçmişimizi çar çur ettiler.
Satacak şey kalmayınca da gözlerini Milletin geleceğine diktiler.
Sülün Osman gibiler, devletin malını satmaya yelteniyorlar.
Ağızlarından düşünmedikleri 'hizmet siyaseti' koca bir yalan. Bunun adı 'hezimet'
Üç beş şirket kazanacak diye Millet hezimete uğruyor.
Halihazırda işleyen, gelir üreten bir sistem var.
Milyarlarca lira kamuya akıyor.
Peki neden devrediliyor?
Çünkü mesele kamu yararı değil.
Mesele, garantili ve uzun vadeli kazancı belli şirketlere aktarmak
Özelleştirme sonrası ne olur?
• Geçiş ücretleri artar.
• Şirket kârı garanti altına alınır.
• Vatandaş daha fazla öder.
• Devlet uzun vadeli gelirinden olur.
Kazanan Şirketler.
Kaybeden yine 86 milyon.
Peki umurlarında mı?
Değil!
Zira onlar Milletten değil servetten yana.
Bu köprüler zarar etmiyor.
Bu yollar batık değil.
Bunlar kamuya düzenli gelir sağlayan stratejik altyapılar.
Zarar eden bir yapıyı değil,
kâr eden bir sistemi devrediyorsanız
bunun adı reform değil, servet transferidir.
Bugün “kaynak bulduk” diye anlatılan şey,
geleceğin gelirini bugünden ipotek etmektir.
Çocuklarımızın hakkı olan kamu geliri,
25 yıllık sözleşmelerle özel kasalara akıtılmak isteniyor.
Bu bir ekonomi politikası değil,
bu bir tercih meselesidir.
Tercih şudur:
Halk mı kazanacak,
yoksa yandaş şirketler mi?
Bilin ki dünümüzü çalanlara yarınımızı çaldırmayacağız.
"Biz gerçekten vatandaş kazansın istiyoruz" diyorsanız buyurun, köprü ve otoyolları halka arz edin, borsaya açın!
Devletin bir kurumu olan EPDK Başkanı bir Tv yayınında ‘ENFLASYONUN SON 4 YILDA %400 OLDUĞUNU’ söyledi!!!!
TÜİK’in belirlediği ENFLASYON RAKAMLARININ SAHTE OLDUĞUNU doğruladı!
Şimdi AKP İKTİDARI lütüfmuş gibi 4,9 MİLYON EMEKLİNİN ASGARİ EMEKLİLİK MAAŞINI 20 bin TL YAPMAKLA ÖVÜNECEK!
Akp iktidarı 86 milyon vatandaşımızdan özellikle de emeklilerimizden başlayarak tüm çalışanların sofrasından çaldığını iade etmeli!!!
@tuikbilgi
Aziz Atatürk,
Milletimizin iradesine dayanan, hukukun üstünlüğünü esas alan, kuvvetler ayrılığını ve temel hakları güvence altına alan bir Türkiye ülküsünden asla vazgeçmeyeceğimizi; bir asırlık Cumhuriyetimizi 80 yıldır olduğu gibi demokrasiyle büyütme kararlılığımızı, huzurunuzda bir kez daha ifade ediyoruz.
Emanetiniz olan bu güzel vatanı; daha özgür, daha adil ve daha müreffeh yarınlara taşıma azim ve kararlılığıyla, hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz.
Ruhunuz şad olsun.