Taze Çıktı!... Metropol Yöneticilerinin Yapay zeka kullanımına dair bakış açılarının değerlendirmesini yapmış olduğum çalışmam Amerika menşeili IGI Global yayınevi tarafından yayınlanmış bulunmaktadır. Başta editörlerimiz olmak üzere emeği geçenlere teşekkürler..
Hukuki sürecini birlikte yürüttüğümüz, avukatlığını değerli arkadaşım Av. Seda Dönmez Doğan'ın yaptığı dosyada, Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilen emsal nitelikteki karar ile araştırma görevlilerinin yeşil pasaport hakkına ilişkin hukuka aykırı ret işlemi kesin olarak iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi'nin verdiği emsal nitelikteki kararla, araştırma görevlilerinin de yeşil pasaport alabilmesine ilişkin önemli bir hukuki kazanım sağlanmıştır.
#akademi #yargı #hukuk #üniversite
@avsedadonmezdgn
BUGÜN YAPAY ZEKA TARİHİNDE UTANÇ VERİCİ BİR GÜN YAŞANDI!
Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Bir dakikanızı ayırın, okuyun.
Pentagon, Anthropic şirketine gitti ve dedi ki: "Claude modelinizi bize verin. Kitlesel gözetleme sistemlerimizde kullanacağız. Otonom silah sistemlerimize entegre edeceğiz. Hiçbir kısıtlama istemiyoruz. Tam erişim."
Anthropic'in CEO'su Dario Amodei ne yaptı biliyor musunuz? Dünyanın en güçlü ordusunun, en güçlü devletinin yüzüne karşı "HAYIR" dedi.
"Bazı kullanımlar güvenlik, etik ve güvenilirlik açısından kırmızı çizgilerimizi aşar. Bunu vicdanen kabul edemeyiz" dedi.
Karşılığında ne oldu? Trump çıkıp Anthropic'i "radikal solcu şirket" ilan etti. 13 dakika, sadece 13 dakika sonra Savaş Bakanı Pete Hegseth şirketi "ulusal güvenlik riski" olarak damgaladı.
Yani bir şirket, "İnsanları toplu gözetlemek ve makinelere insan öldürme yetkisi vermek için teknolojiimizi kullanamzsınız" dediği için düşman ilan edildi.
Şimdi gelelim asıl utanç verici kısma.
Sam Altman Denen Akbaba kılıklı adam yani OpenAI'ın CEO'su. "Güvenli yapay zeka" söyleminin self-proclaimed şampiyonu.
Bu adam Anthropic'in ilkeli duruşunu gördüğü an, daha Dario'nun açıklamasının mürekkebi kurumadan, Pentagon'a koştu. "Biz varız, biz hazırız" dedi. Anlaşmayı imzaladı.
Rakibinin vicdani reddini kendi ticari fırsatına çevirdi.
Bir düşünün: Bir şirket "Hayır, bu etik değil" diye direniyor. Ve sen o "hayır"ın bıraktığı boşluğa koşuyorsun. Bu ne kadar ahlaksız bir fırsatçılıktır?
Sam Altman yıllardır bize ne anlatıyor? "Yapay zeka güvenliği en büyük önceliğimiz." "İnsanlığın yararına çalışıyoruz." "Sorumlu geliştirme yapıyoruz."
Ama gerçek sınav geldiğinde, gerçek baskı kapıyı çaldığında, ne yaptı? Paranın ve gücün önünde diz çöktü. Her zamanki gibi.
Bugün olan şeyi herkes net görsün:
Anthropic, teknolojisinin otonom katil robotlarda ve kitlesel gözetlemede kullanılmasını reddetti ve bunun bedelini ödemeyi göze aldı.
OpenAI ise tam da bu teknolojiyi seve seve teslim etti.
Yarın bir gün yapay zeka destekli bir drone, bir insanı insan denetimi olmadan öldürdüğünde, yarın bir gün milyonlarca masum insan yapay zekayla fişlendiğinde, o anlaşmanın altındaki imzayı unutmayın.
SAM ATMAN'IN İMZASINI!
Bu adam güvenli yapay zekanın savunucusu değil. Bu adam her fırsatta ilkelerini satan bir tüccar. Antropic'in cesaretinin yanında OpenAI'ın bu hamlesi tarihe kara bir leke olarak geçecek.
430'dan fazla Google ve OpenAI çalışanı Anthropic'e destek mektubu imzaladı. Kendi çalışanları bile utanıyor.
Bu sessiz kalınacak bir konu değil. Yapay zekanın geleceği birkaç CEO'nun vicdanına bırakılamaz.
Sam Altman'a ve OpenAI'a sesimizi duyurmamız gerekiyor: İnsanlık satılık değildir.
#BoycottOpenAI #SamAltman #AISafety #Anthropic
Akademik Çalışmalar Grubu'nun XII. Uluslararası Kongresi, "Stuttgart Technical University of Applied Science" ev sahipliğinde Almanya'da dūzenlenecek...
O imrenilen lüks içindeki yaşamların;
hayran olunan bol estetikli bol kaslı bedenlerin, güzel yüzlerin;
ulaşılmak istenilen makam ve mevkilerin;
aşk doluymuşçasına uluorta sergilenen fake ilişkilerin;
apoletlerin, ünvanların
nasıl bir çamur deryası olduğunun görülmesi toplumsal bir iyileşme, saflaşma, kendi değerini fark etme halini tetikler umarım.
Basit ve filtresiz yaşamlar “mutluluğun tek sığınağı”.
Son yıllarda toplumca yaşadığımız görüş ve menzil kaybını telafi etmek gençlere karşı sorumluluğumuz.
Uyuşturucu madde bağımlılığı korkunç bir şey. Değdiği bütün hayatları mahvedebilme özelliği var. Bu tarz bağımlılıklar, kara para, fuhuş, her türlü sapkınlık, şantaj ve kirlenmenin de temel besleyicisi.
Ülkemizde her yaş ve gelir grubunu kapsayan müthiş bir yayılma görülüyor. Bu yayılım genel bir sosyal çürüme halinin de tamamlayıcı parçası niteliğinde. Toplumun gözünün önündeki insanların testlerinin pozitif çıkması şok edici olsa da belki genel bir seferberlik hali için güçlü bir alarm sinyaline dönüştürebiliriz. Çocuklarımızı, geleceğimizi korumalıyız.
Uyuşturucu madde bağımlılığı korkunç bir şey. Değdiği bütün hayatları mahvedebilme özelliği var. Bu tarz bağımlılıklar, kara para, fuhuş, her türlü sapkınlık, şantaj ve kirlenmenin de temel besleyicisi.
Ülkemizde her yaş ve gelir grubunu kapsayan müthiş bir yayılma görülüyor. Bu yayılım genel bir sosyal çürüme halinin de tamamlayıcı parçası niteliğinde. Toplumun gözünün önündeki insanların testlerinin pozitif çıkması şok edici olsa da belki genel bir seferberlik hali için güçlü bir alarm sinyaline dönüştürebiliriz. Çocuklarımızı, geleceğimizi korumalıyız.