2024’te TFF tarafından “yetersiz” bulunup alt klasman hakemliğine düşürülen, ardından ertesi sezon İbrahim Hacıosmanoğlu’nun TFF Başkanlığı göreviyle birlikte yeniden üst klasmanda, Süper Lig maçlarında görev almaya başlayan Yasin Kol gözaltına alındı.
Yasin Kol gözaltına alındıysa, bu sürecin Hacıosmanoğlu’na da uzanması ve Hacıosmanoğlu’nun da gözaltına alınması gerekmiyor mu? @gencliksporbak@adalet_bakanlik@GSB_Istanbul@istanbulCBS
Bu yaklaşımı kabul etmiyoruz.
Kamuda görev yapan diş hekimlerini “tedaviye yanaşmamak” veya “keyfi davranmak” üzerinden hedef göstermek, sağlık sistemindeki yapısal sorunların sorumluluğunu sağlık profesyonellerine yüklemektir.
Bir dolgu ya da kanal tedavisi yalnızca birkaç dakikalık bir “işlem” değildir. Nitelikli muayene, doğru endikasyon, uygun tedavi süresi, sterilizasyon ve hasta güvenliği gerektirir.
Asıl sorulması gereken şudur:
Bir diş hekimine günde kaç hasta randevusu veriliyor?
Bir hastaya kaç dakika ayrılıyor?
Bu süre içinde nitelikli kanal tedavisi, dolgu ve diğer işlemlerin yapılması gerçekten mümkün mü?
Hekim Birliği olarak tam da bunun için diş hekimliğinde randevu aralıklarının en az 30 dakika olmasını ve günlük hasta sayısının 16 ile sınırlandırılmasını talep ediyoruz.
Vatandaşımız nitelikli tedaviyi, diş hekimimiz de mesleğini bilimsel standartlara uygun biçimde yapabileceği çalışma koşullarını hak ediyor.
Denetlenecek bir şey varsa önce sağlık hizmetini birkaç dakikaya sıkıştıran sistem, iş yükü ve performans anlayışı denetlenmelidir.
Vatandaşla diş hekimini karşı karşıya getirmek çözüm değildir.
Sorunun adresi diş hekimleri değil, sağlık hizmetinin planlanma biçimidir.
uzm anestezi doktoru olarak ameliyathanesi, yoğun bakımı olmayan ruh sağlığı hastanesine pdc fazlası olarak atanmış olmamın üstüne cezaevindeki pratisyen dr açığını kapatmak için acile görevlendirilmem 5 yıllık uzmanlık eğitimimin hiçe sayılmasıdır @saglikbakanligi@drmemisoglu
Memişoğlu dönemi sağlık sisteminin özeti: doktorlar amele, vatandaş ustabaşı. Diş hekimleri onlarca talep iletti bırakın geri dönüş yazmayı yönlendirme bile yapmaya tenezzül etmediler. Ama vatandaş şikayet mi etti? Hooooop anında yanıt. Biz de oy kullanıcaz haberiniz olsun.
1 değil, 2 değil, 3 değil, 4 değil,
5 değil, 6 değil, 7 değil, 8 değil,
9 değil, 10 değil, 11 değil, 12 değil,13 değil, 14 değil, 15 değil, 16 değil,17 değil, 18 değil, 19 değil, 20 değil 21 değil, 22 değil,
Tam 23 yıldır,
GALATASARAY Trabzon'da penaltı kazanamıyor.
23 > 12
Birileri eminim bunu da biliyordur.
İl merkezinde eğitim var denmiş ilçe sağlık müdürlüğü personeline, sağlık evlerinde çalışanlar dahil, 200 km mesafe, kaç gün eğitim? 3 gün. Yolluk var mı? Yok. Yemek? Yok. Kalacak yer? Yok. Sadece çay ve su var. Aymazlık @saglikbakanligi
O ASİSTAN ORADA KALACAK !
HELAL OLSUN SANA HOCA GİBİ HOCASIN.
ASİSTAN ÇIKARSA O POLİKLİNİK KAPANIR.
DİYEN HEKİM HOCAMIZ..
Tıp eğitimi verilen bir yerde eğitimi kimse ENGELLEYEMEZ.
@TEKsendika HEKİMİMİZİN VE HEKİMLİĞİN YANINDADIR.
HEKİMİN KADINI ERKEĞİ OLMAZ,O ŞİFACIDIR.
T. C ADALET VE SAĞLIK BAKANLIKLARINA ÇAĞRI,
HEKİM KAMUOYU'NUN BİLGİSİNE
@abakingurlek@drmemisoglu
İki yıl önce bugün bana kontrolsüz hipertansiyon sonrası gelişen Aort Diseksiyonu nedeniyle TEVAR girişimi yapıldı. Şu an iyi olsam da eskisi gibi değilim.
Bu durum 16 yıldır devam eden haksız Malpraktis davamın sonucudur.
Türkiye'de hukuki olarak haksızlığa uğradığını düşünen tek ben değilim tabii ki. Ama şu da var. Tıbbi davalar kişisel davalar değildir. Tüm hekimleri ilgilendirir ve etkiler. Bir hekim tıbbi bir kararı nedeniyle sağlığını, evini bile elinden alacak böyle yıkıcı bir hukuki sürece maruz bırakılmamalı, bu gibi durumların endişesini yaşamamalıdır. Malum dava sürecimde dosyamda aleyhimde imzası olan tüm Adli Tıp bilirkişiler kamuoyuna açıklamaya yapmalı, attıkları imzaların hesabını da vermelidir. 2016 öncesi Adli Tıp yüksek tazminatlı pediatrik malpraktis davalarında benzer durumlarda farklı bilirkişi kararları vardır. "Ben hastalığın adını bilmiyorum, bana imzala dendi imzaladım" gibi gayriciddilikler vardır. Dönemin tıbbi imkanları dikkate alınmamıştır. Aile konutu tek evime haciz konuldu, ben şu satırları yazarken bile bu tek evim "hukuk kullanılarak" elimden almak için uğraşılıyor. Zihnen de yoruldum artık.
@adalet_bakanlik ve @saglikbakanligi na bir çağrıda bulunmak istiyorum. Dosyamın yeniden incelenmesi ve sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyorum. Dava sürecini diğer hekim arkadaşlarım da öğrensin, hatam varsa da tüm hekimlerce bilinsin. Ben nasıl attığım imzanın hesabını 16 yıldır veriyorsam, dönemin Adli Tıp bilirkişileri de attıkları imzanın, benzer durumlardan nasıl değişik karar verebildiklerinin açıklamasını kamuoyuna yapmalılar.
Bilginize sunarım.
Saygılarımla.
Dr. Tuncay Yılmazer
MHRS randevularım on dakikada bir.
Her gün randevuların tamamı dolu.
Ama sadece randevulu hastalar yok.
Gelen hastaların öğleden sonra çıkan sonuçları var.
Ertesi gün çıkan sonuçları var.
Heyeti var.
Konsültasyonu var.
Sevki var.
Var da var...
Sonuç olarak gerçek randevu süresi, en iyi ihtimalle beş dakika.
Bir hastaya 5 dakika!!!
Kendisine ayrılan o beş dakikada hasta;
Çağrılacak.
İçeri girecek.
Şikâyetini anlatacak.
Başka hastalıkları var mı, sorgulanacak.
Kullandığı ilaçlar öğrenilecek.
Sigara, alkol kullanıyor mu, sorulacak.
Sedyeye geçecek.
Fizik muayenesi yapılacak.
Tetkikleri istenecek.
Gerekliyse ilgili branşlardan konsültasyon istenecek.
Sonuçları çıkacak.
Sonuçları değerlendirilecek.
Tedavisi düzenlenecek.
İlaç raporları çıkarılacak.
Tedavisi kendisine anlatılacak.
Gerekliyse diyetisyene gönderilecek.
İnsülin, nebül gibi özel uygulamalarda ilacını nasıl kullanacağı öğretilecek.
Bütün bunlar için süre: beş dakika.
Bütün bunların beş dakikada eksiksiz yapılabileceğine aklın kesiyorsa;
bu sistemi kabul ediyor, bu şartlarda muayene olmaya razıysan ve sonra da:
“Doktor gülümsemedi.”
“Yüzüme bakmadı.”
“Beni dinlemedi.”
“Aceleyle çıkardı.”
"Bunları yapmadı ki."
diyorsan ve öfkeni bu şartları yaratanlara değil de hekime yöneltiyorsan, hele ki bu öfke şiddetti meşrulaştırıyorsa senin derdin üzüm yemek değil...
Muhtemelen bu sayfada anlatacaklarım da senin için değil!!!
Bunların dışında kalan hastalarla hekimler aynı saftadır.
Çünkü hekimin insanca hekimlik yapabilmesiyle hastanın insanca muayene olabilmesi aynı mücadeledir.
Hasta, kendisine yeterli süre ayrılmasını ister.
Hekim de hastasına yeterli süre ayırabilmek ister.
Birbirimizin karşısında değiliz.
Aynı taraftayız.
Çünkü sorun hasta değildir.
Sorun hekim değildir.
Sorun, bir hastanın hakkıyla muayene edilemeyeceği kadar kısa süreyi normalleştiren sistemdir.
Suçlu, seni beş dakikada bir muayene olmaya razı eden sistemdir!!!
Raporlar e-imza ile hekimin bilgisayarından yazılacakmış.
Bunu planlayanlar hiç poliklinikte çalıştı mı acaba?
5 dakikadan kısa sürede onlarca hastanın muayene edildiği polikliniklerde, 10–15 dakika süren rapor işlemlerini hangi arada yapacağız?
Masa başında yapılan planlar, sahanın gerçekliğini de hesaba katmalı.
@hekimsen@hekim_birligi@Tabip_Sen@saglikbakanligi@sagliklicozum
BU ŞANLI TARAFTARI ÜZMEYİN, ÜZÜLÜRSÜNÜZ!
Dört sezonluk dönemde ilk sezon hariç her transfer döneminde milyonlarca Galatasaray taraftarını bilinmezlikler silsilesiyle bu kadar yıpratmanın, bu kadar yormanın, bu kadar üzmenin anlamı yok.
Dört sene üst üste şampiyon oluyoruz ama kendi elimizle camiamızın üstündeki bütün pozitif havayı yok ediyoruz.
Geçmişte yapılmış transferlerin tarihlerini referans olarak vermek eleştirilere bir yanıt değil, deyim yerindeyse bir bilinmezi beklediğimiz için zaman kazanmaya çalışmaktır.
İlk resmi maçımıza 13, Şampiyonlar Ligindeki ilk maçımıza ise yaklaşık 38 gün kaldı.
Kadromuzu güçlendirmek yerine 4 senelik emeği heba etmek için anlamsız bir çaba gösterildiğini üzülerek görüyoruz.