Katil Semih Çelik'in İkbal Uzuner'e attığı son mesajlar:
• İkbal: Bıktım artık, korkuyorum senden. İntihar edeceğim senin yüzünden.
• Semih: Bak İkbal, her zamanki yere gel yoksa seni sokaktaki kediler gibi doğrarım.
• İkbal: Sen ne diyorsun Semih, ben 3 yıldır kurtulamıyorum senden. Yeter artık canımı al kurtul Allah’ın cezası.
Sanıyorum şu sıra iki şeye ihtiyaç var, kimseden bir şey duymamak ya da moral olacak bir şey duymak. Ben hakkımı bir şey duymak isteyen varsa onlar için kullanayım. Ülkeden gitme hissi duyanları anlıyorum. Kimseye de gitme ya da git deme hakkını kendimde görmüyorum. Sadece şunu söylemek isterim. 30 yıllık iş hayatım boyunca neredeyse hayatımın tümünde sağ irade iktidardaydı. Beğenir ya da önemsemezsiniz bu da sizin tasarrufunuz ama epey bir şey yaptım, başardım ve bunları oyumu iktidarlara vermeden onların yarattığı siyasi kutuplaşmaya, dejenere olan etik/kültürel ortama rağmen yaptım. Yine ilginçtir oyumu verdiğim muhalif cenahtan hiç kimse de “kardeş neye ihtiyacın var” demedi. Bugünlerde başarabilmiş insanlara da ayrı bir alerji duyulduğunun özellikle farkındayım. O yüzden kimseye sözlerimi dikte de etmiyorum bir yol olarak sadece önerebilirim. Siyasetin sonuçları ile ilgili duyulan sevinç ya da üzüntü biraz da kendi yeteneğinden çok siyasi iradeden istihdam beklemekle ya da nasiplenmekle ilgili. Bu da parti boyutunda değil ama vergi ödediğiniz devlet boyutunda temel hakkınızdır. Ancak gerçekçi olmak gerekirse yeteneğin temel değişmezi olan yaratıcılık da problem çözebilme becerisidir. Çok problemli bir ülkede yaratıcılığa her zamankinden çok ihtiyacınız olacak. Bu da açıkça enerji gerektirir. Ben enerjiyi her insan gibi inançlarımdan alıyorum. İnandığım yol insanın ilkel dürtülerini kırabilme mücadelesi yani medeniyet yolculuğudur, bu seçimi siyasi seçimlerden çok önce, karakterimiz inşaa olurken yaparız. Benim o benlik seçimim, bu siyasi seçimlere ve sonuçlarına göre değişim göstermiyor. Ayrıca çoğulculuk üzerine kurulu mevcut durumda da zafer ya da yenilgi hislerinin ikisiyle de bağlantı kuramadım çünkü sonuçlar gayet eşit! İki taraf da yeterince vatan sever olduğu konusunda birbirini ikna edemediğini ama bütün vatan severler olarak aynı ülkede yaşamaya devam edeceğimizi unutmasın! Gideceğiniz ülkelerde göçmen statüsünde olacağınızı ve orada da sizinle aynı görüşte olan ve olmayan insan yığınları olduğunu da unutmayın. Son 30 yıl boyunca daha adaletli, daha çok kollandığım, sırtımın sıvazlandığı bir ortam olsaydı daha mı iyi olurdu. Kimin için daha iyi olmazdı ki? Fakat bu böyle değil daha doğrusu dünya pek böyle bir yer değil ve yine bu durum bizi durdurmaya da yetmiyor. Cumhuriyet bir medeniyet projesidir. Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti uzun medeniyet tarihinin üzerine bir taş olarak koymuş, bir öneri sunmuştur. Ben medeniyet tarihinde medeniyet için birer taş koymuş tüm insanların izcisiyim. Bir taş da ben koymaya çalışıyorum. Medeniyeti tıkayacak şekilde önüne değil üzerine. Bunu yapma gücünü her zaman birbirimizden alamayabiliriz, fakat yalnızlığın bir konsantrasyon imkanı verdiğini de hatırlatmak isterim. Bugün belki de yalnızlık hissinin de tetikleyeceği o konsantrasyon gücünü kullanma zamanıdır. Pek çok şeye küsebilirsiniz. Kendinize ve her şeye rağmen başarabilmiş insanların hikayelerinden ilhamla sizin de yapabileceğinize olan inanca küsmeyin.
Bu güzel mekanlar artık size ait.
Boğaza nazır bu yerler tüm İstanbulluların rahatlıkla faydalanabileceği çok güzel kütüphaneler oldu. Beşiktaş ve Kadıköy’deki tarihi iskelelerdeki kütüphane ve Vapur Kafeleri mutlaka ziyaret edin.
Seccade namazdan sonra yerde kalmaz.demek ki o seccade değil.siz üstüne bastığınız,iş makineleriyle ……binlerce kefensiz insanı ne yapacaksınız?#gündemiunutturma#DepremiUnutmaUnutturma
"Televizyon izlemek dünyanın en kısır döngüsüne yol açar: Kişinin kendi imgelerini yaratma yeteneğini azaltarak, tıpkı bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi onu hazır imgelere daha duyarlı hale getirir."
( öküzün A'sı - Barry Sanders )
Armağan Çağlayan’ın ‘Gör Beni’ programına katılan Emin Çapa: “Sizin mutlu olmanız yetmez; etraftakiler de mutlu olmalıdır. Etrafınızda dans eden insanlar görmelisiniz.”