@1984_okyanusya Türkiye ve Müslümanlara karşı husumetli örgüt olan bnd'nin talimatlı müritleri süleymancılara operasyon başladı. Elhamdülillah.
fetöcü abileri de kurtaramaz artık onları.
@kehekeli Başta zaten Anadolu Müslümanlığı süleymancılar denilen sapık topluluğu istemiyor.
Ruhsatsız silahlar, yurt dışına kaçırılan milyarlarca liralar, cemaat içi şüpheli ölümler, kendinden olmayanı münkir ilan etmeler falan siz hayırdır? Vefat etmiş İslam aliminin adını kullanmayı kes.
Kalpteki kin, kendisi zehir içtiği halde başkasının ölmesini beklemeye benzer.
Kin tutan insan aslında kendi ruhunu prangaya vurur. Ruhu özgür bırakmanın yolu affedebilmektir.
Hz. Ali haramlardan uzak bir yaşantıya sahipti.
Kendileri tam olarak şöyleydi:
-içki karşıtı,
-Eşi tesettürlü,
-Namaz kılan ve Camii'ye giden,
-Kadın-erkek karışık namahrem ortamda durmayan,
-Sazla (müzikle) işi olmayan,
-Kallavi Şeriatçı (Yolunda can verir),
Bir Mümindi...
Reis, Ortadoğu'ya egemen oldu ve yahudileri kuşatıyor.
Müslümanlar siyonizmayı silmeye kararlı. Elhamdülillah.
Türkiye'de ikamet eden siyonist kemalist de kaçacak delik arayacak yakın da az kaldı...
🔴 #SONDAKİKA
Türkiye, İsrail sınırına 200 km uzaklıkta bulunan Suudi Arabistan'ın Tebük kentindeki Kral Faysal Hava Üssüne F-16 filosu ve hava savunma sistemleri konuşlandırmaya hazırlanıyor.
-Bloomberg
Bugün, Ümmet olarak yeniden ihtiyaç duyduğumuz şey, sahabenin yaşadığı teslimiyet ruhunu yeniden diriltmektir. 'İşittik ve itaat ettik' diyebilen gönülleri yeniden inşa edebilmektir. Bunu başarabilmemiz için de yapmamız gereken vazifelerimiz vardır. Bunların başlıcaları ise şunlardır:
📌Kur'an-ı Kerim'e sımsıkı sarılmak. Sünneti seniyyeyi hayatımızın merkezine almak.
📌Sahabe-i Kiramın muhabbetini gönlümüzde diri tutmak.
📌Allah dostlarını sevmek. Salihlerle, sadıklarla beraber olmak.
📌Nefsimizi edep ve ihlasla terbiye etmek ve son nefese kadar istikamet üzere yürümeye gayret etmek.
Vazifelerimizin yanında; Sahabe-i Kiramın 'işittik ve itaat ettik' ruhunu kazanmamız ve diğer müminlere de kazandırmak için gayret etmemiz gerekir. Bu ruha sahip olduğumuz zaman Allah-u Zülcelal'in izniyle düşman bu Ümmete hiçbir zarar veremez!
Unutmayalım ki bu din, birbirine muhabbetle bağlanmış gönüllerle ayakta kalmıştır. Bir binayı taşıyan tek taş değildir. Sadece taşlar, o binayı ayakta tutmaz! Taşları birbirine kenetleyen; harçtır, demirleridir. Ümmeti ayakta tutan da kuru kalabalıklar değil; Allah ve Resulü uğruna birbirini seven 'sadık gönüllerdir.'
Bugün Ümmet-i Muhammed'in aleyhisselatu vesselam çekmiş olduğu acıların, maruz kaldığı zulümlerin en büyük sebebi: Zayıflık, güçsüzlük yahut sayıca azlık değildir! Asıl sebep: Kalplerin dağınık olması, insanın kendi heva ve hevesini rehber edinmesi, yani itaatsizlik ve tefrikadır.
Oysa itaat etseydik, bir bütün olurduk. Bir beden olurduk, bir yürek olurduk. Dağınık taşlardan saray olmaz! Biz de dağıldığımız sürece bizden zafer beklenemez! Bizden izzet beklenemez! O sarayın ihtişamı bizde görülmez! Bir ipin lifleri ayrıldığında, en küçük yükü bile taşıyamaz! Fakat aynı lifler bükülüp tek ip haline gelince tonlarca ağırlığı kaldırırlar. İşte Allah'ın ipine sımsıkı sarılmanın hikmeti de budur.
Ümmetin, her devirde Kur'an ve sünneti en güzel şekilde yaşayan, Allah'a ve Resulü’ne çağıran salihlerin; nasihatine, irşadına ve terbiyesine ihtiyacı vardır.
Onlar, ümmetin vicdanı, irfanı ve edebidir. İnsanlara yeni bir yol öğretmezler; unutulan yolu yeniden gösterirler.
Yeni bir din anlatmazlar; bizlere İslam'ı yaşatırlar.
Onların en büyük kerameti, istikametleri ve insanların kalplerini yeniden Allah-u Zülcelal'e çevirmeleridir.
Bütün Peygamberler 'insan' yetiştirmiştir. Onların varisleri de 'insan' yetiştiriyor. Ve kıyamete kadar da yetiştirmeye devam edecekler inşaallah-u teala...
Biz yalnızken de halkın içerisindeyken de hem kendimizle hem halk ile imtihana tabi tutuluyoruz. Kalbimizdeki imanımız, inanmış olduğumuz mukaddesatımız neyse dışardan bakıldığında da onun bizim üzerimizde yansıması gerekir.
İnsanoğlu tek bir kimliğe sahip olmalı. O da; Tevhid bilincinde olan mü'min kimliği.
Eğer bu olmazsa bir yandan günah işleme arzusu, bir yandan şüphelerin yorduğu atmosfer, bir yandan da imanı korumanın gayreti...
İnsan iki arada bir derede kalırsa kimlik sorunu yaşar. Bu da ona çok maliyetli olur. Kaygıları artar, endişeleri artar, psikolojisi bozulur. Her şey allak bullak olur.
Bugün insanlar çok şey olmaya çalışıyor ama bir şey olamıyor. Bir olması lazım insanoğlunun. Evde bir kimlik, işte başka bir kimlik, sosyal medyada sahte bir tebessümle bambaşka biri… Hayatı bu şekilde parçalara bölünmüş bir yapboz gibi olan insan darmadağınık olmuştur.
İşte tam burada tevhid devreye girer. Tevhid sadece dil ile “Allah birdir” demek değildir. Hayatın her anında Allah-u Zülcelal'i birinci sıraya koymaktır. O'nun rızasını öncelemek, sevgisini hayatının merkezine koymak, korkuları O'nun kudretiyle teskin edip bertaraf etmek ve Allah-u Zülcelal'in buyurduğu gibi, "De ki: Şüphesiz benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm her şey Allah içindir." ayet-i kerimesine mazhar olmaktır.
Tevhid dağınıklığı toplar, korkuları dindirir. İnsana sağlam bir öz kazandırır. Sen sağlam bir sen olursun.
@Paladin_ofChaos Kahramanmaraş da ki okul da katliam yapan katil de kendini "zeki, IQ seviyesi gelişmiş" olarak gördüğünü, okulunda ki herkesten daha akıllı olduğunu bilgisayarına not etmişti.
Şimdi tüm ülke o katili ve ailesini ibretlik bir hadise olarak görüyor.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dar-ı bekaya irtihalinden sonra terbiye mektebi sona mı erdi? Ümmet kendi haline mi bırakıldı? Haşa haşa ve kella! Çünkü Allah-u Zülcelal'in sünnetinde kopukluk yoktur.
Nasıl ki yağmur kesilse yeryüzü kurur; güneş doğmasa hayat söner. Aynı şekilde hidayet rehberleri kesilse gönüller kararırdı.
Lütfu sonsuz olan Rabb'imiz, Peygamber Efendimizin ahirete irtihal ettirdikten sonra O'nun mirasını taşıyacak varisler lütfetmiştir.
Çünkü Nübüvvet, Peygamberlik sona ermiş; fakat Nübüvvetin terbiyesi sona ermemiştir. O'nun nuru devam ediyor. Vahiy tamamlanmış; fakat vahyin yaşanması kıyamete kadar devam edecektir. Peygamber bir daha gelmeyecektir. Fakat Peygamberlerin mirasına sahip çıkan "Sadık Varisler" kıyamete kadar eksik olmayacaktır.
@orhanoktar33 İstiyorsunuz ki en düşük memur maaşı 120.325 TL olsun.
Varsayalım ki oldu...
Bu maliyet; özel sektöre ağır vergi baskısı, halka ise %100’e varan ÖTV, KDV, MTV, Gelir Vergisi ve henüz icat edilmemiş yeni vergiler olarak doğrudan fatura edilir.
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor:
"Haya, imandan bir şubedir."
Demek ki haya giderse iman zedelenir. Haya giderse imandan bir parça gitmeye başlar. Tesettür, sadece kıyafet meselesi değil; iman meselesidir.
Hasan-ı Basri rahmetullahi aleyh, "Şeytan insanın önce hayasını çalar, sonra imanını" buyuruyor.
Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede ise şöyle buyuruyor: "Ey Ademoğulları, size avret yerlerinizi örtecek elbiseler giydirdik. Takva elbisesi ise işte o, daha hayırlıdır." (Araf; 26)
Dıştaki elbise, içerdeki takva elbisesinin tercümanı, yansımasıdır. Kalpte ne varsa dışarı o yansır. Beden elbisesiyle örtünmeyen; kalbini hayasızlığa, kötülüğe karşı da örtemez.
Edep elbisesi olmadan ilim çıplaktır. İffet elbisesi olmadan beden çıplaktır ve takva elbisesi olmadan kalp çıplaktır.
Sahabe-i Kiram'ın üstünlüğü, yalnızca Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemi görmüş olmalarında değildi. Nice insan O'nu gördü ama hidayete ermedi. Ebu cehiller hidayete ermedi; O'nu görmüşlerdi... Ebu lehebler onu gördüler; O'nunla savaştılar.
Resulullah'ın onları tarif ettiği yıldızlar gibi parlatan hakikat, gördükleri zata -Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme- bütün varlıklarıyla teslim olmalarıydı. Onlar, emir geldiğinde hikmeti itaatin içinde buldular.
İtaat, muhabbetin meyvesidir. Seven insan, itiraz etmez! Pazarlık yapmaz! Teslim olur. Teslim olan ise Rabb'i tarafından muhafaza edilir. Bunun içindir ki Cenab-ı Hak kullarını yalnızca kendisine itaate çağırmamış; Resulü'ne itaati de kendi itaati ile birlikte zikretmiştir.
O celle celaluhu şöyle buyuruyor:
"Peygambere itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur." (Nisa; 80)
Bu ayet, bize itaatin mahiyetini anlatıyor. Zahirde Rasulullah'a itaat eden kul, aslında Hakk'ın dergahına yönelmiş, O'nun rızasını aramış, O'nun emrine boyun eğmiştir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ise bu itaatin canlı örneği, yaşayan Kur'an'ıdır. O'nun her hâli, her sözü, her sükûtu, vahyin terbiyesiyle yoğrulmuştur. Öyleyse O'na itaat etmek, vahyin kendisine itaat etmektir.
@orhanoktar33 Türkiye ve avrupa ülkelerinin asgari ücret ile memur ücretleri farkına bir göz atın isterseniz. Türkiye neredeyse asgari ücretin 3 katı kadar maaş veriyorken avrupa ülkeleri asgari ücrete denk sayılacak ücretler veriyor.
Bürolarda mesai dolduran arkadaşlar neden isyan ediyor?
@paninoid Türkiye'yi yıkmak isteyen adam bu füzeyi yaptırır mı?
Türkiye ayakta dimdik dursun diye füzeler, jetler, sihalar üretiliyor. 🧠
arzı mevud denilen saçmalık için Türkiye topraklarına saldırma hayali kuran yahudilerin sosyal medya ajanı olmaktan başka hiçbir maharetiniz yok.