😎
Eskiden devlet kurumları işi dolandırırlardı ve bu espiriler çıkardı.
Şimdi ise kurumlar; işleri bıraktı, lafı dolandırıyorlar...
2028’de BENİM CUMHURBAŞKANI ADAYIM AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
...
#RİZvFB#ÇRSvFB#FenerinMaçıVar Mert Hakan Eren Elmalı Greenwood Anayasa'nın 10 Mansur Yavaş Oğuz Nene İsmail Kartal Berbat
Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’na zamanında karşı çıkanlar, bugün yaptıkları hataların ağırlığıyla yüzleşiyor. Zamanında anlaşılmayan gerçekler, bugün vicdanlarda derin bir muhasebeye dönüşüyor; çünkü siyasette bazı hataların bedelini zaman, bazılarını ise vicdan ödetir.
"Savaş ölünce değil, rakibe benzeyince kaybedilir."
Aliya İzzetbegoviç
O zamanki AK parti sadece davayı değil, kendini ve bizleri kaybetti...
Ahmet Davutoğlu Hoca için o zaman, AK Parti'nin henüz kirlenmediği ama kirletilme teşebbüslerinin yeni başladığı yıllardı.
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
Makamı ve koltuğu değil; ilkeleri, milletin beytülmalını ve kul hakkını korumayı seçti.
Şahsi ikbalini davanın önüne koymayan o ilkeli duruşun ifadesi olan, AK Parti grubundaki son konuşması 3 Mayıs 2016'da aşağıdaki gibiydi...
Ak parti hareketini ve davasını kirleten çakallar hedefine ulaşmadan birkaç gün önceydi...
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
Mesele şahıs değil; ahlakı, adaleti ve tertemiz bir geleceği savunma meselesidir!
Ahmet Davutoğlu dün nerede duruyorsa bugün de tam olarak orada duruyor. Değişen o değil, savunduğu ilkeleri ve milletin emanetini unutanlardır.
Nefsini ve makamları elimin tersiyle iterim diyerek koltuğu değil ilkeyi seçen bir irade; "kutlu dava"yı şahsi kazanç, rant ve zenginleşme aracına dönüştürenlerle hiçbir zaman aynı yolda yürümedi.
Şeffaflık ve Siyasi Ahlak Yasası’nı çıkararak beytülmalı korumak istediğinde yalnız bırakıldı ama çizgisinden taviz vermedi.
Dün temiz siyaset ve kul hakkı için neyi savunduysa, bugün de kirlenmiş kadroların karşısında aynı kararlılıkla duruyor....
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
#TemizSiyaset #AhmetDavutoğlu #SiyasiAhlak
...
“İki kişi kavga edince üçüncü sevinir.”
— Alman atasözü
Kenardaki adama bakın…
Kavganın zeminini hazırlamış ve kendine en sakin rolü... seyirci rolünü ayırmış.
Öfke meydandakilere, kazanç kenarda bekleyene kalacak gibi..
Ne dersiniz?
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
...
Tokat Arda Turan #GBvAMD #Amedspor Ümit Özdağ
Kabe #SosyalMedya #Sigara Azerbaycan'da Skriniar #PBLKhakkınıKoruyun #RİZvFB
...
Erdoğan’ın itirazına rağmen Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan’ı neden yeniden milletvekili adayı yaptı, neyi hedefliyordu?
Ali Babacan’ın kendisinden dinleyin.
Babacan’ın anlatımına göre Davutoğlu; yolsuzlukla mücadele, şeffaflık ve imar üzerinden oluşan çıkar ilişkilerine müdahale etmek için birlikte çalışmak istiyordu.
Babacan da kabinede yer almayacağını bilerek, bu mücadelede Davutoğlu’nu yalnız bırakmamak için adaylığı kabul etti.
Yine Babacan’ın değerlendirmesine göre, bu mücadele çıkar çevrelerine dokunmaya başlayınca Davutoğlu etik dışı yöntemlerle devre dışı bırakıldı.
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
...
#GSvKAS #GSvKSP Sane BAŞKOMUTAN ERDOĞAN
Zarife Torreira Barış Alper Kemal Kılıçdaroğlu Halil Umut Meler Kasımpaşa #OkanBurukİstifa Batrakov
Bazı insanların kıymeti hayattayken bilinmez, eylem ve sözleri kulak ardı edilir!
Tıpkı rahmetli Erbakan, Yazıcıoğlu, Hasan Celal Güzel gibi.
Hoca da böyle.
Söz ve eylemlerinde Ne kadar haklı olduğu bugün daha iyi anlaşılıyor!
Hayattayken kıymetini bilmek lazım!
@Ahmet_Davutoglu
"Savaş ölünce değil, rakibe benzeyince kaybedilir."
Aliya İzzetbegoviç
O zamanki AK parti sadece davayı değil, kendini ve bizleri kaybetti...
Ahmet Davutoğlu Hoca için o zaman, AK Parti'nin henüz kirlenmediği ama kirletilme teşebbüslerinin yeni başladığı yıllardı.
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
Makamı ve koltuğu değil; ilkeleri, milletin beytülmalını ve kul hakkını korumayı seçti.
Şahsi ikbalini davanın önüne koymayan o ilkeli duruşun ifadesi olan, AK Parti grubundaki son konuşması 3 Mayıs 2016'da aşağıdaki gibiydi...
Ak parti hareketini ve davasını kirleten çakallar hedefine ulaşmadan birkaç gün önceydi...
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
Mesele şahıs değil; ahlakı, adaleti ve tertemiz bir geleceği savunma meselesidir!
Ahmet Davutoğlu dün nerede duruyorsa bugün de tam olarak orada duruyor. Değişen o değil, savunduğu ilkeleri ve milletin emanetini unutanlardır.
Nefsini ve makamları elimin tersiyle iterim diyerek koltuğu değil ilkeyi seçen bir irade; "kutlu dava"yı şahsi kazanç, rant ve zenginleşme aracına dönüştürenlerle hiçbir zaman aynı yolda yürümedi.
Şeffaflık ve Siyasi Ahlak Yasası’nı çıkararak beytülmalı korumak istediğinde yalnız bırakıldı ama çizgisinden taviz vermedi.
Dün temiz siyaset ve kul hakkı için neyi savunduysa, bugün de kirlenmiş kadroların karşısında aynı kararlılıkla duruyor....
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
#TemizSiyaset #AhmetDavutoğlu #SiyasiAhlak
Günün tartışmalarını izlerken, 10 yıl önce Sn. Başbakanımız @Ahmet_Davutoglu’nun Siyasi Ahlak Yasası teklifinin önemi netleşiyor. Muhalefet ve medyanın bu hakkı teslim etmekten kaçınması ise mevcut sorunda onların da pay sahibi olduğunu ve kurulu düzenden beslendiğini kanıtlıyor.
@halktvcomtr@gazetesozcu@kozatv01
“Güneş ışığı en iyi dezenfektandır.”
— Louis D. Brandeis
Milletin emanetine talip olan, kendisinin ve birinci derece yakınlarının mal varlığını milletin denetimine açmalıdır; temiz siyasetin temeli, hesabı açık verebilmektir.
2028’de BİZİM CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ AHMET DAVUTOĞLU. 🇹🇷
Bazı sözler söylendiği gün değil, yıllar sonra anlam kazanır.
“ Sizin yoksulluğunuz, bunların yolsuzluğundan… Ve her bir siyasetçinin yakınlarının banka cüzdanlarını… ”
Bugün yeniden dinleyince insanın aklına ister istemez tek bir soru geliyor:
Siyaset halka hizmet için mi, yoksa zenginleşmek için mi yapılır?
@Ahmet_Davutoglu
OUR VISIT TO IRAQ: IN THE FOOTSTEPS OF OUR SHARED HISTORY, CIVILIZATION, AND BROTHERHOOD
From October 3 to 5, we undertook an intensive and deeply meaningful visit to Iraq, covering Baghdad, Najaf, Kufa, and Karbala. Our program brought together political and diplomatic meetings with visits of profound historical, intellectual, and spiritual significance.
One of the principal occasions for this visit was the commemoration of the passing of my dear friend, the late President Jalal Talabani, one of the most distinguished figures in Iraq’s modern political history. I would like to express my sincere gratitude to Iraqi President Nizar Amedi and Deputy Prime Minister of the Kurdistan Regional Government Mr. Qubad Talabani for kindly inviting me to attend this commemoration ceremony.
At the memorial ceremony, attended by numerous statesmen and political leaders representing different segments of Iraqi society, I had the opportunity to recall our friendship spanning many years, the diplomatic efforts we pursued together during some of Iraq’s most difficult times, and his invaluable contributions to Iraq’s unity and stability, as well as to Turkish-Iraqi relations. I once again remember my dear friend Jalal Talabani with deep affection, respect, and prayers for his soul.
In Baghdad, we had the pleasure of meeting many dear friends representing different currents of Iraqi political life, including President Nizar Amidi and Speaker of Parliament Haibat al-Halbousi.
We also held extensive consultations with Ammar al-Hakim, leader of the Hikma Alliance; Mohammed al-Halbousi, leader of the Taqaddum Party; Khamis al-Khanjar, leader of the Siyadah Alliance; Falih al-Fayyadh, Chairman of the Popular Mobilization Commission; Sheikh Humam Hamoudi, Chairman of the Islamic Supreme Council of Iraq; former Speaker of Parliament Osama al-Nujaifi; former Finance Minister Rafi al-Issawi; Minister of Justice Khalid Shwani; and former Oil Minister Ibrahim Bahr al-Uloom.
It was also a great pleasure to reunite with former Iraqi Prime Ministers Nouri al-Maliki, Adil Abdul-Mahdi, Haider al-Abadi, Mustafa al-Kadhimi, and Mohammed Shia al-Sudani, and Qais al-Khazali, leader of Asaib Ahl al-Haq.
Throughout these meetings, we exchanged views on Iraq’s political stability, the challenges facing our region, developments across the Middle East, and the future of Turkish-Iraqi relations. On a personal level, it was especially meaningful to renew friendships built over many years with individuals from different political, ethnic, and sectarian backgrounds, and to share once again the mutual trust and affection that have endured through difficult times.
Iraq is not simply another neighboring country for us. Nor are Baghdad, Najaf, Kufa, and Karbala merely cities within Iraq. They are extraordinary centers of historical memory, carrying the intellectual, spiritual, and civilizational legacy that we share.
It was with this understanding that, alongside our political engagements, we visited some of Iraq’s most treasured historical and spiritual sites.
In Baghdad, we paid our respects and offered prayers at the sacred shrines and complexes of some of the greatest figures in the Islamic traditions of knowledge and spirituality: Abdul Qadir al-Jilani, Imam Abu Hanifa, Imam Musa al-Kadhim, Imam Muhammad al-Jawad, and Junayd al-Baghdadi.
At the Imam Abu Hanifa Complex, we had the pleasure of meeting Sheikh Ahmed Hassan Taha, President of the Iraqi Fiqh Council, and engaging in a meaningful conversation about our shared intellectual and spiritual heritage.
These visits reminded us once again, in a deeply moving way, of Baghdad’s historic role as one of the great centers of knowledge, wisdom, philosophy, and spiritual learning in Islamic civilization over the centuries.