Biz koyun gibi, çobanın ya da etrafımızdakilerin güttüğü yönde davranışlar ortaya koyup, sıradan bir mahlûk gibi mi yaşayacağız?.. Yoksa, akıl ve şuur sahibi, düşünen bir yapıyla yaşamına yön veren mükemmel varlık olan, insanlığımızı mı hissedeceğiz?..
Herkes böyle dediği, herkes böyle inandığı için; ne olduğunu anlamadığımız, idrak etmediğimiz şeyleri kabullenerek öylesine bir hayat sürüp geçip gitmek bizi tatmin ediyorsa, diyecek bir şey yok!.. Böylece süregitsin yaşam!
Ama, ben bir insanım; akıl sahibi olup, düşünebilme kabiliyetine sahibim; yaşamıma kendi kavrayışımla kendim yön verebilirim; sürüye sayılmak için var olmadığım bilincine erdiysem, bundan sonra yapılacak iş neye, ne kadar ve nasıl inanıcağıma karar vermektir!
İnsan olarak en değerli varlığımız olan AKIL ; ya kullanılır ve insan yaşamına idrakıyla yön verir, ya da kullanılmaz, düşünmeden etrafa ve şartlandırmalara tâbi olunur!
AHMED HULÛSİ
KİTABULLÂH DİYOR Kİ;
"ŞehidAllâhu enneHÜ lâ ilâhe illâ HUve, vel Melaiketü ve ulül 'ılmi kaimen Bil kıst*...
(3.Âl-u İmran: 18)
"Allâh şehâdet eder, kendisidir "HÜ"; tanrı yoktur; sadece "HÜ"! Esmâ'sının kuvveleri olanlar (melaike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu haki- katin Hak oluşuna şehâdet eder, Adl'i kaîm kılarlar...
AHMED HULÛSİ
Min ecli zâlik* ketebna alâ beni israiyle ennehu men katele nefsen Bi ğayri nefsin ev fesadin fiyl Ardı fe keennema katelen Nase cemiy'a* ve men ahyaha fekeennema ahyenNase cemiy'a* ve lekad caethüm Rusulüna Bil beyyinat* sümme inne kesiyren minhüm ba'de zâlike fiyl Ardı lemüsrifun
Bu nedenledir ki İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: "Kim bir kişiyi bir kişiye karşılık (kısas) veya yeryüzünde fesada karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir... Kim de onu diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibidir..." Andolsun ki Rasûllerimiz onlara açık deliller olarak geldi; ama hâlâ onlardan birçoğu bunun ardından, yeryüzünde israf etmektedirler (verdiklerimizi değerlendirmemekteler).
MÂİDE SÛRESİ/32
AHMED HULÛSİ