Milli takımın villaları istememesine rağmen İbrahim Hacıosmanoğlu'nun neden zorla o villaları yaptırıp vermek istediğini biliyor musunuz…Çünkü o bölge sit alanı. Milli takım üzerinden bütün izinleri çıkartıp, birinci derece korunması gereken o bölgeyi yaşam alanına çevirerek tam 4000 tane villa yapacaklar..Bunu hayata geçirebilmek için de basını ve medyayı çok güzel kullandılar, durumu futbolculara "Milli Maç Hediyesi" olarak servis ettiler..O yasaklı bölgenin eski sahibi Ali Ağaoğlu'ydu. Eskisi gibi gücü ve imkanı kalmadığı için, projeyi TFF'nin başına geçen İbrahim Hacıosmanoğlu'na devretti. O da elindeki bütün imkan ve gücü bu doğrultuda çok güzel kullanarak izinleri çıkardı. Üstelik kamuoyu algısı yaratılarak yaptırılan haberlerde, sanki sadece milli takımdaki oyuncu sayısı kadar villa yaptırılacağı söyleniyor ama maalesef gerçek bu değil..Toplamda 4 bin tane villa yapılacak. Ve birinci derece korunması gereken sit alanında yüzlerce yaşayan canlı var..Hem doğaya hem de hayvanlara yazık olacak..Umarım proje iptal edilir, futbolcular da adam gibi çıkıp "O villaları istemiyoruz" diye basın açıklaması yapar. Çünkü bizler hiçbir zaman yapılan bu kötülüğü unutmayacağız.
Eminönü'nde bir taksici, telefonda İngilizce konuşan Türk müşteriyi turist sanarak taksimetrede 300 TL yazmasına rağmen 300 dolar talep etti.
— Müşteri, "Türk olmasak bizi dolandıracak mıydın?" sorusuna karşılık, taksicinin gülerek yanıt verdiğini anlattı.
Today, on my final day as Director of National Intelligence, I’m releasing never-before-seen communications and documents exposing how Dr. Fauci provided millions in US taxpayer dollars to fund dangerous gain-of-function research at the Wuhan lab, worked with politicized elements within the Intelligence Community to suppress the truth about his actions and hide the virus’ lab-leak origins, and lied to Congress while under oath in 2024. It’s time you know the truth.
https://t.co/3YJSstB7d4
Sur Balıkta Özel oda tamam, AMB işlemeli gömlek tamam, pahalı puro Cohiba tamam…
Vatandaşın aklına takılan tek soru: Bu konforun finansmanı tamamen beyan edilmiş gelirlerle mi sağlanıyor?
Şeffaflık varsa sorun yok; yoksa soru sormak vatandaşın hakkıdır.
Biri benim adıma sorarsa sevinirim ben engelliyim.
Birisi çıkıp şunu söylese muhtemelen gülerdik:
“İneklere yapay zeka ile entegre tasma takalım, çiftçi de sürüyü telefondan yönetsin.”
Ama bugün bu fikir 2 milyar dolarlık bir şirkete dönüştü.
Şirketin adı Halter.
Mantık basit ama etkisi büyük:
İneğin boynunda güneş enerjili bir tasma var.
Çiftçi telefondan harita üzerinde sanal bir çit çiziyor.
İnek sınıra yaklaşınca tasma ses ve titreşimle onu yönlendiriyor.
Yani artık bazı yerlerde sürüyü hareket ettirmek için:
Kapı açmak yok.
Kilometrelerce tel çit çekmek yok.
Saatlerce arazi dolaşmak yok.
Ekranda çizgiyi kaydırıyorsun, sürü de yavaş yavaş oraya gidiyor.
Ama asıl olay tasma değil.
Asıl olay veri.
Bu tasmalar hayvanın hareketini, davranışını, aktivitesini ve sağlık sinyallerini sürekli takip ediyor.
Bir inek hasta mı olacak?
Doğuma mı yaklaşıyor?
Normalden farklı mı davranıyor?
Sistem bunu çoğu zaman çiftçiden önce fark edebiliyor.
Çünkü yıllardır milyonlarca hayvandan gelen davranış verisiyle eğitiliyor.
İşte bu yüzden mesele “ineğe tasma takmak” değil.
Mesele şu:
Tarım ilk kez gerçekten yazılıma dönüşüyor.
Eskiden çitle, kapıyla, araziyle yönetilen sürüler…
Şimdi veriyle, yapay zekâyla ve mobil uygulamayla yönetiliyor.
İlk duyunca komik geliyor.
Ama bazen geleceğin en büyük işleri, ilk başta en saçma gelen fikirlerin içinden çıkıyor.
Almanya’dan 50 euroya aldığı tavanın Türkiye’de 300 euroya satıldığını gören kadın duruma tepki gösterdi:
“Aynı ürün burada altı kat pahalı. Türkiye’deki tüketiciler bunu neden hak etmek zorunda? Bir tava neden bu kadar lüks bir hale gelmiş?”
NVIDIA IS BUYING ITS OWN CHIPS AND CALLING IT REVENUE
And your retirement account is secretly holding the bag.
This scheme is literally straight out of the Enron playbook...
In January 2026, a special purpose vehicle called Valor Compute Infrastructure was created with one purpose:
Buy Nvidia's chips so Nvidia could book the sale as revenue.
Valor raised $5.4 billion and purchased over 100,000 of Nvidia's GB200 GPUs.
But $1.9 billion of that money came FROM Nvidia itself.
Nvidia invested $1.9 billion into the shell company, then sold that same shell company $5.4 billion worth of its own chips and booked every dollar as revenue.
It's the Girl Scout whose dad bought all the cookies and then she wins the sales contest because Dad was the customer. Except this Girl Scout is a trillion-dollar company and the cookie sale is $5.4 billion.
But it gets MUCH worse:
The remaining $3.5 billion in financing came from Apollo Global Management. Apollo structured the debt, packaged it into securities, and then sold those securities to Athene.
And guess who Athene is? Apollo's OWN insurance subsidiary. The one that sells fixed annuities to American retirees as safe, conservative retirement products.
Follow the chain:
Nvidia funds a shell company with $1.9 billion. The shell company buys $5.4 billion in Nvidia chips. Apollo finances the remaining $3.5 billion. Apollo sells the debt to its own insurance arm. That insurance arm packages it into annuity products and sells them to retirees who think they're buying something safe.
The retirees have no idea that their retirement savings are now backed by 100,000 computer chips sitting in some data center that will be worth pennies on the dollar in three years.
Now look at what's happening inside Athene:
$74.2 billion in US reserves but $217 billion in assets have been shifted to a Bermuda-based captive insurer, outside normal US regulatory oversight.
$103 billion of that portfolio (roughly 35%) is classified as Level 3 assets. That means there is no observable market price.
These assets are valued by internal models, not by actual markets.
And sitting on top of all those unpriced assets? 16.6x leverage.
If you're getting flashbacks to 2008, you should be.
Back then it was mortgages bundled into securities that nobody understood, sold to investors who had no idea what they were holding, rated as safe by agencies that never looked under the hood.
Today it's GPU-backed securities. Computer chips bundled into structured credit instruments, routed through an offshore insurance subsidiary, and sold to you as a retirement product.
The collateral is 100,000 GPUs leased to a single customer through an xAI subsidiary. If xAI stops making lease payments for any reason - financial distress, a pivot in strategy, anything - the entire structure unravels.
And Nvidia releases new architectures every year, so each generation delivers dramatically more compute per watt. A 5 year lease on technology that's obsolete in 2 years creates a mismatch that should terrify every annuity holder in America.
Every single step in this chain is technically legal. The SPV is legal, the lease is legal, Nvidia's equity stake is legal, the securitization is legal, and the Bermuda transfer is legal.
But legality and legitimacy are not the same thing.
I've seen every trick Wall Street has ever pulled in my 45 years of doing this.
And what I'm looking at right now is a pipeline that takes AI infrastructure risk, launders it through 8 layers of financial engineering, and deposits it in the retirement accounts of Americans who never agreed to fund Elon Musk's data centers.
In 2008 it was mortgage-backed securities.
In 2026 it's GPU-backed securities.
Different asset. Same greed. With the same ending.
Yurtdışında Türkiye’ye vize veren şirket eski Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile bağlantılı mı?
https://t.co/jsjVG7IRvU
🔺Kısa Dalga’nın Lighthouse Reports araştırmasına dayandırdığı habere göre, bugün yurt dışında Türkiye adına vize başvurularını kabul eden en büyük şirketlerden biri olan Gateway, eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu döneminde verilen yetkilerle büyüdü.
🔺Şirket sahibi Halis Ali Çakmak’ın işlettiği Antalya’daki üniversitenin kurucu vakfında Çavuşoğlu, üniversitenin mütevelli heyetinde ise eşi Hülya Çavuşoğlu yer alıyor.
🔺Gateway Irak, Suudi Arabistan, BAE, Hindistan, Nepal, Kuveyt, Libya, Türkmenistan ve Cezayir dahil birçok ülkede Türkiye adına vize başvurularını kabul eden tekel şirket konumunda.
🔺Gateway’in aldığı hizmet bedeli bazı ülkelerde Türkiye’nin aldığı vize harcından daha yüksek.
Mahmut Tanal Bey
İstanbul’un sahil bandında bi ev kiraladınız mı? Kiraladığınız evin ücreti çok cüzi bi miktar mıydı? Ev sahibi kirayı arttırmak istediğinde arıza çıkardınız mı? Evi satmak istediğinde çıkmak için 1.5 milyon TL para istediniz mi? @MTanal
ÚLTIMA HORA Una empresa biotecnológica de Texas acaba de sacar 26 pollitos vivos de huevos artificiales impresos en 3D sin cáscaras y sin gallinas.
Primera vez en la historia que un embrión completo de ave se desarrolló en un sistema totalmente artificial.
Y eso es solo el principio.
Colossal Biosciences está usando esta misma tecnología para traer de vuelta al moa gigante de la Isla Sur: un ave de 12 pies de altura y 250 kg que se extinguió hace 600 años.
No existe un sustituto en la Tierra lo suficientemente grande para incubar uno. Así que construyeron la tecnología para hacerlo sin uno.
La extinción acaba de pasar de la ciencia ficción a un proyecto de construcción.
Fuente: @WallStreetApes
Así era el brutal colonialismo holandés en Indonesia, donde los colonos blancos implantaron un sistema de segregación racial, donde los indonesios nativos, incluido niños, eran sus esclavos sin derechos.
Occidente no se hizo rica gracias a su esfuerzo, sino debido al saqueo y al genocidio de los pueblos nativos africanos, asiáticos y sudamericanos... invadían sus paises, saqueaban sus materias primas y se llevaban la riqueza a Europa.
Pero estos criminales racistas que invadieron y saquearon medio mundo son los que hoy te hablan de que los inmigrantes están invadiendo sus países.
Gazeteci İbrahim Haskoloğlu, İtalya ile Türkiye'yi karşılaştırdı.
Türkiye’de pahalı bir hayatın düşük hizmet kalitesiyle yaşandığını söyledi.
• İnternet, gıda, hava kalitesi ve temel hizmetlerde ciddi kalite farkı olduğunu iddia etti.
• İstanbul’daki ev internetinde 400 MB’lık bir videoyu 8 dakikada yükleyebilirken, İtalya’da aynı işlemin 1 dakikadan kısa sürdüğünü anlattı.
• İtalya’da mağara ve deniz ortasında bile internet çektiğini söyledi.
• Türkiye’de internet paketlerinin hem daha pahalı hem de daha hızlı tükendiğini öne sürdü.
• İtalya’da 200 GB internet ve sınırsız konuşmanın yaklaşık 700 TL olduğunu, Türkiye’de ise daha düşük kaliteli tarifelerin 2.500 TL’ye ulaştığını iddia etti.
• Uluslararası markaların Türkiye’de daha düşük kaliteli ürün sattığını savundu.
• Algida ürünlerinde Türkiye ve Avrupa arasında içerik farkı olduğunu öne sürdü.
• Türkiye’de gazlı içeceklerde Avrupa’ya göre daha fazla fruktoz kullanıldığını söyledi.
• Bazı ürünlerde Avrupa’ya gönderilmeyen içeriklerin Türkiye’de satışa sunulduğunu iddia etti.
• Avrupa Birliği’nin pestisit ve içerik denetimlerinin çok daha sıkı olduğunu belirtti.
• Türkiye’de satılan bazı tarım ürünlerinde yüksek pestisit olabileceğini öne sürdü.
• McDonald’s ürünlerinde bile Türkiye ile İtalya arasında içerik ve et oranı farkı olduğunu iddia etti.
• İtalya’daki sahillerin ücretsiz olmasına rağmen temiz tutulduğunu, Türkiye’de ise benzer kamusal düzenin olmadığını savundu.
• “Türkiye’de insanlar daha pahalıya daha düşük kalite tüketiyor” diyerek sistem eleştirisinde bulundu.
Vodafone'un "sınırsız" olarak pazarladığı tarifesindeki gizli kota ve hız sınırlama detayı, "Yasal dolandırıcılık bu" notuyla paylaşıldı:
- "5G Red Sınırsız Tarife" adıyla sunulan paketin tanıtımında, "hız sınırlaması bulunmamaktadır" ifadesiyle yurt içinde sınırsız internet, her yöne sınırsız dakika ve SMS içerdiği belirtildi.
- Ancak kullanım koşullarının alt maddelerinde, müşterinin son 30 gün içerisindeki mobil veri kullanımı için 100 GB kullanım eşiği belirlendiği ortaya çıktı.
- Sözleşmedeki detayda, son 30 günde 100 GB üzeri kullanım yapılması durumunda, şebeke yoğunluğunun olduğu dönemlerde internet hızının yavaşlatılma hakkının saklı tutulduğu görüldü.
📍VE TUTUKLANDI!
Başlığı okuyunca suçlu, kriminal biri sandınız di mi? O halde dikkatle okuyun:
— AKP Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş'ın 12. sınıfta okuyan oğlunun okula silahla geldiği, silahı okul arkadaşlarına doğrultarak fotoğraf çektirdiği iddia edildi.
— Bu iddiayı haberleştiren yerel gazeteci Yelis Ayaz hakkında halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak suçlamasıyla soruşturma açıldı, apar topar gözaltına alındı.
— Ancak gazeteci, 4 öğrencinin durumu CİMER'e şikayet ettikleri ortaya çıkarttı ve CİMER şikayetleri savcılık dosyasına sunuldu!
— Peki ne mi oldu? Öğrencilerin CİMER şikayetleri dosyaya sunulmasına rağmen Gazeteci Yelis Ayaz az önce “yalan bilgi yaymaktan” tutuklanarak cezaevine gönderildi! (Aydın Post-Etkili Haber)
Yani şahıs gözaltına alınacağına, olayı haber yapan gazeteci Yelis Ayaz tutuklanmış! Yelis hanımı soğuk betonlarda yalnız mı bırakacağız?
Bu yanlıştan dönülmeli, Yelis Ayaz derhal serbest bırakılmalı!
Japonya Gelişmiş Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (JAIST) araştırmacıları, Japon ağaç kurbağasının bağırsağında yaşayan Ewingella americana bakterisinin kalın bağırsak kanserini tamamen yok edebildiğini keşfetti.
Fareler üzerinde yapılan laboratuvar testlerinde, tek bir damardan doz uygulamasıyla kolorektal tümörler %100 oranında tamamen temizlendi. Bakteri hem tümör hücrelerini doğrudan öldürüyor hem de bağışıklık sistemini (T hücreleri ve nötrofilleri) kansere karşı harekete geçiriyor.
Üstelik tedavi edilen fareler, kanser hücrelerine tekrar maruz kaldıklarında bile hastalığı reddetti; yani uzun vadeli bir "bağışıklık hafızası" oluştu. Kemoterapi ve immünoterapiden daha yüksek başarı gösteren bu çalışmanın detaylarına Gut Microbes dergisinde yayınlanan makaleden ulaşabilirsiniz.
💥💥💥
CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na ait olan KEVOK isimli lüks ocakbaşı restoranının tamamı kaçak. Mekan Bebek'te ve boğaz manzaralı.
(Ada: 151 Parsel:5)🚨
İşletme başka bir şahsa aitken, 'kaçak' gerekçesiyle mühürlendi; sonrasında ise mekana Sezgin Tanrıkulu çöktü. 🙇