işlerinizin hayırla sonuçlanacağına dair Allah'a karşı hüsni zan içerisinde olmak beklediğinizden daha fazla kolaylaştırır yaşamınızı. bakın bunu çok önemseyin çünkü Allah kulunun kendisine güvenmesini sever, sadece tevvekül edin ve seyredin.
Dua ederken kendi istediğini kovaladığını sanırsın halbuki bizzat kaderinin peşinden koşuyorsun. Allah vereceği nimetin takdirini ezelde yapmış, duasını ise mühlet geldikçe diline vermiştir. Bu yüzden tevekkül sahibi kimse duam kabul olur mu diye korkmaz "Rabbim dilime bu duayı verdiğine göre nasibimi de hazırlamıştır" der ve teslim olur.
zaman sana gösterecektir ki Allah’ın takdir ettiği hiçbir hâdise boşuna değildir. dün kalbini inciten nice şey, bugün sana basiret olur; vaktiyle ağır gelen nice imtihan ise sonradan rabbine giden yolun sessiz bir rehberi hâline gelir. bunun için geçmişinle çekişmeyi bırak. Allah’ın hükmüne razı ol ki kalbin de huzur bulsun. her yaşadığın hâl seni eksiltmek için gelmedi. senden bir şeyleri alıp yerine daha güzelini koymak için geldi. gönlünü boş bırakma. zira boş kalan gönül, zikrin yerine vesveseyi, tefekkürün yerine dünya meşgalesini doldurur. ömrünü hayırla mamur et, vaktini salih amellerle bereketlendir ve sana emanet edilen işleri ihsanla yerine getirmeye gayret et. yol bazen uzar, kapılar kapanır, bekleyişler ağırlaşır. yine de geri dönme. Allah yolunda yürüyen kimse, menzile değil, rabbinin rızasına bakar. her adımını ona emanet ederek yürümeye devam et. vakti gelince açılacak kapıyı ne sen açarsın ne de başkası; onu yalnız Allah açar. kulun vazifesi kapının önünden ayrılmamaktır. sabırla bekleyen, edeple yürüyen ve ümidi Allah’a bağlı kalan kimse, sonunda rabbinin lütfuna mutlaka şahit olur.Allah’a karşı hüsnüzanını daima muhafaza et. çünkü o kullarına karşı pek merhametlidir.
kadere iman eden iyi bilir ki, hayatta asla geç kalmak diye bi şey yoktur. kaderimizde Allahin bizler için takdir ettiği bi zaman ve bizler için takdir ettikleri vardır. takdir edilenlerin ise mutlaka vaktinde bizlere ulaşacağına dair müthiş bir inancimizda vardir, çünkü bizler kadere iman ediyoruz. o yüzden kader kıyaslaması yapmamak lazım. yoksa işte herkesin işi gücü var, çocuğu olmuş, evlenmiş barklanmış ben hala yerimde, ne sevenim var ne sevilenim, bir şeyim yok diye diye insan ümitsizlik girdabinda boğulur kalır. bu da insana hüzünden başka bir şey getirmez. evet zahirde çok üzücü bir durum, bazen dayanılması zor ama nasıl ki her bir meyvenin kendine özel bir mevsimi, büyüyeceği bir vakit ve yetiseceği bir toprağı varsa, her insanında bir mevsimi vardir. bizimde bir vaktimiz var. her şeyden öte her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen bir yaraticimiz var. elbet o bizden haberdar. istiyorsak biz yine üzüntümüzü yaşayalım, hatta ağlayalım da ama ümitsiz olmayalım. ben de duygularımı yaşıyorum ama sonunda asla ümidimi kaybetmiyorum çünkü biliyorum, Allah kulunu bırakmaz