İstanbul derelerinde 100 metrelik yapılaşma yasağı, 2013'te AK Parti yönetimindeki Kadir Topbaş dönemi İBB Meclisi tarafından 10 metreye düşürüldü. Dönemin Mimarlar Odası İst. Büyükkent Şubesi Başkanı Prof. Dr. Deniz İncedayı ve Şehir Plancıları Odası Başkanı Tayfun Kahraman (şu anda cezaevinde) bu doğa katliamına karşı hemen tarihi bir iptal davası açtı. Dava 7-8 yıl sürdü sonunda Danıştay kararı iptal etti ama bu 7-8 yılda deyim yerindeyse atı alan Üsküdarı geçti. Ekrem İmamoğlu ve şu anda hepsi cezaevinde olan şehir planlamacı ekibi ile dere yataklarının yapılaşmaya açılmasını durdurarak bu alanları kamusal yeşil alanlara dönüştürme stratejisi başlattı. Bu seldi, İstanbul büyük bir deprem bekliyor. Aklıselim, vatansever ve yurtsever br kadro ile acilen önlemler alınmalı. İnsanların hayatı söz konusu.
İstanbul için bir uyarı yapayım
Seller ve su baskınlarında şebeke sularına kanalizasyon sızıntısı olabilir
İBB nin harika bir Sağlık Dairesi vardı
COVID dönemi çok desteklemişlerdi bizi
Şimdi SİLİVRİDELER
Ben kamu için uyarı yapayım yine de
İshal salgınları konusunda da meslektaşlarımı uyarmış olayım
Maalesef, AKP iktidarının İstanbul’un kuzeyinde doğa ile inatlaşmasının sonuçlarını yaşıyoruz. Kentlerin çeperlerini imara açarak, doğanın ve yeşil alanların işleyişine betonla müdahale ederek bu sonuçlara yol açtılar.
Gürül gürül nehir gibi akan yağmur, sel.
Ders mers çıkaramazsın abicim, buranın altyapısı kaldırmaz buraya bu binayı yaptırmam diyen belediye başkanı Resul Emrah Şahan hapiste, bakanlık izni veriyor, bu müteahhitler bunu yapmasın diye müteahhitler tarafından şikayet edilen Sinem Dedetaş içeride müteahhitler işlerine devam ediyor.
Bütün yetkililer bunun hesabını verecek benim babam katledildi katlettiler babamı kanımın son damlasına kadar babamın hakkını arayacağım babamın kanını yerde bırakmayacağım söz veriyorum babam
Vadistanbul’un olduğu yer; Kuzey Ormanları’nın sınırı ve Cendere Deresi’nin doğal yatağıydı. Suyu emen o canlı ekosistem rant uğruna yok edildi, binlerce ağaç kesilip beton döküldü sırf birileri daha çok zengin olsun diye. Şu yaşanan sürpriz bir şey değil. Doğal süngeri yok edip derenin yatağına bina dikerseniz, ilk şiddetli yağışta su kendi yolunu geri bulur.
Türkiye’nin en büyük beş ilinin belediye başkanlıklarında son durum:
1. İstanbul (hapiste)
2. Ankara (bağımsız, sırasını bekliyor)
3. İzmir (transfer oldu)
4. Bursa (hapiste)
5. Antalya (hapiste)
yanlış anlamazsanız bir şey sormak istiyorum: bu kadın suç işlemediyse bu parayı niye iade ediyor? hayır, suç işlediyse neden yargılanmıyor? suçlu ama parayı iade edince suçsuz mu sayılıyor? kadının hesaplarına tedbir konduğu açıklamıştı, tedbirli parayı nasıl iade edebiliyor?
AKP, Türkiye tarihinin en büyük skandalını örtmek istiyor. Her zaman yaptıkları gibi siyasi ayağı saklıyorlar. Fatma Betül Sayan Kaya’nın vurgununu muhalefet açıklayana kadar gizlediler. Şimdi ifadesini bile almıyorlar. Onu da koruyorlar. Tera fonu halka açıldığı sırada fonda olan 159 kişiyi açıklamıyorlar. Yüzbinlerce kişinin parasını çalanları koruyorlar.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın fon vurguncusu olduğunu AKP açıklamış gibi çek pampa. Bu yandaşlar halkı aptal yerine koymaya doyamıyor. Betül Sayan Kaya önceki gün ABD’de Erdoğan’ın yanındaydı. Yeni Partili Zeynel Emre açıklayana kadar iktidar bilmesine rağmen vurguncuyu gizledi. Şimdi arınma hikayesi anlatıyorlar.
Deniz Göktaş: Nagehan Alçı’nın eleştirilerini gördüm. Kendisinde mental retardasyon sorunu olduğu için fazla üstüne gitmek istemiyorum.
(Mental retardasyon: Bireyin genel zihinsel işlevlerinin ve öğrenme, problem çözme ve çevreye uyum sağlama gibi becerilerinin kendi yaş ortalamasının anlamlı derecede altında olması durumudur)