19 Mayısta Tom Barrack için yapılacak eylemde Siyasi Parti Genel Başkanlarımızın bizlere öncülük etmesinden mutluluk duyarız.
Bu kapsamda kendileriyle görüşmek için randevu talebinde bulunduk. Sonucunu kamuoyu ile paylaşsacağız.
Söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyenlere selam olsun
Siyasi partilere gönderilen metin aşağıdadır 👇
Askerlikte en zor olan geri çekilme harekâtıdır. En başarılı komutanlar geri çekilmeyi başaranlardır. Atatürk’e Filistin’den geri çekilme harekâtı ilişkin yapılan eleştiriler:
- Bilgisizliğe
- İdeolojik körlüğe
- Karalamaya bağlı olarak yapılmaktadır.
Filistin’de Osmanlı Ordusu yenilmiştir. Bu, tamamen güç dengesiyle ilgili bir durumdur. İlk gün cephe 8. Ordu bölgesinde yarılmış, 2. gün düşman süvarileri Şeria batısındaki bütün birlikleri çevirmiş, bir kısım birlikleri de kuşatmaya girişmiştir. Eğer M. Kemal Paşa geri çekilme emri vermeseydi zayiat daha büyük olurdu. 4. Ordu’nun Şeria doğusundaki birlikleri çekilme emrine rağmen 1 gün geç başladığı için zayiatı arttı. Bu konuda bilmeden yazanlara itibar edilmemelidir.
@UGUR__POYRAZ "Ulus devletleri parçalamak için topa, tüfeğe, eğitimi yozlaştırmaya,... gerek yoktur. Sadece temel yapı harcı olan 4 şeyi tartışmaya açmak yeterlidir."(1- Kurucu lider, 2- Ulusal Marş, 3- Bayrak, 4- Ana dil).
(Alıntıladığım bilgiyi okuduğum psikoloğumuzun adını hatırlayamadım).
Göbeklitepe ve son zamanlarda Şanlıurfa'da ortaya çıkan ilave 12 arkeolojik alanın kaynağı neresidir? "Türklerin Çizili Tarihi"ni kitaplaştırırken bütün eserleri tek tek inceledik... İlginç olanları birlikte görelim ...
Bugün, MİLGEM’in babası, Cumhuriyet Donanmasının millîleşme ve nitelik sıçramasının baş mimarı, 20. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’in aramızdan ayrılışının 8.yıldönümü.
Amiral Örnek, Cumhuriyet Donanmasına kabiliyet ve vizyon kazandıran, Türk denizcileşmesinin itici gücüdür. Mavi Vatan’a adanmış bir irade, sarsılmaz bir duruş, seçkin bir liderlik örneğiydi. Dürüstlüğü, tevazusu ve stratejik bakışıyla yalnız bir komutan değil, aynı zamanda müstesna bir devlet adamıydı.
Türk deniz gücünü yerli imkânlarla Mavi Vatan’ın ötesine taşıma kararlılığının bedelini, 2007 sonrası FETÖ ve işbirlikçilerinin kurduğu kumpaslarla, 3,5 yıl özgürlüğünden mahrum bırakılarak ve ardından yakalandığı amansız hastalıkla ödedi. Fakat mirası dimdik ayaktadır.
MİLGEM’in Ada sınıfı korvetleri ve İstif sınıfının ilk gemisi TCG İstanbul bugün görevdedir. İsmini verdiği ve projelerini başlattığı Atmaca füzeleri ve Akya torpidoları suüstü gemilerimiz ile denizaltılarımızda görev başındadır.
Amiral Örnek Atatürk’ün “Denizcilik Türk’ün büyük ülküsü olmalıdır” direktifinin kararlı uygulayıcısıydı.
Bugün fiziken aramızda değil; ancak düşünceleri, eserleri ve mirasıyla yaşamaya devam ediyor.
Başta Amiral Özden Örnek olmak üzere, kumpas süreçlerinde ağır bedeller ödeyen tüm denizcilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Onun adı yalnızca Cumhuriyet Donanmasının değil, bin yıllık Türk denizcilik tarihinin şeref hanesine yazılmıştır. Çünkü Mavi Vatan, uğruna bedel ödeyen evlatlarını asla unutmaz.
Akıl sağlığını koruyabilmek için sanata sığınanlardansanız bu ezgi ve ezginin sözleri iyi gelecektir. Dünyada bir ilk imiş: Türk astrolog, astroloji ile sanatı harmanlamış
Güzel Bir Dünya İçin... / Kova Burcunda Güneş Tutulması Tema Şarkısı / 1... https://t.co/2qNllOX7ER @YouTube
Hollanda'da "ana dilde eğitim" veriliyormuş. Okulda aynı dili konuşan 20 ya da 25 (sayıyı tam hatırlamıyorum) öğrenci olursa seçmeli ders olarak haftada birkaç saat alabilmeleri için sınıf açılabiliyormuş. Hollanda'da "ana dilde eğitim"i isteseniz de görsek boyunuzun ölçüsdünü.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan:
"Biz Türkiye'de ana dil derken sadece Kürtlere demiyoruz. Çerkesler var, Lazlar var, başka halklar var, topluluklar var."
UMUT HAKKINA HAYIR
13 Şubat 2026 Cuma günü program, yer, ve saat aşağıda arz edilmiştir. 👇
🇹🇷Milli Egemenliği gözeteceksiniz, Devleti savunacaksınız, Cumhuriyeti koruyacaksınız. Hiç bir siyasi parti Cumhuriyet değerleri ile ayrışamaz. Unutmamalıdır Siyasi partiler varlığını Cumhuriyete borçludur. Millete yoldaş olacaksınız.
Bölücü hainlerin dümen suyuna girerek, bebek katili cani apoya özgürlük için,
Neyde uzlaşıldı? Türk Milleti ile uzlaşacaksınız. Keyiflere göre uydurma yasalar yapılarak Anayasa çiğnenemez. Uyaracağım, soracağım, söyleyeceğim...
Şehit Yakınları ve Gazilerimizle beraber daima Millet olarak ATATÜRK'ün izinde olacağız. Geliyorum. Hepinizi bekliyorum.
Milletime saygıyla
#AdaletMasası
#ŞehitAnalarıDerneği
#MiGazider
#eğrisopalıdoğruadamlar
#AtatürkYoldaşları
#HainsizTürkiye
#KızılcagünPlatformu
👇
29 Ocak 1996 tarihinde Kardak’ta, Yunanistan Egemenliği Antlaşmalarla kendisine devredilmemiş doğu kayalığa asker çıkararak fiilî oldubitti yaratmak istedi. Türkiye, 30 Ocak 1996 günü, yani tam 30 yıl önce bugün topyekun savaş riskini göze alarak müdahale etti ve Yunan'a geri adım attırdı.
O gece sadece bir kriz değil, Ege’de egemenliği Yunanistan'a devredilmediği halde Atina'nın mafya usulü çöktüğü 152+ ada, adacık ve kayalık gerçeği Lozan'dan 73 yıl sonra akut safhada ortaya çıktı.
Yunanistan’ın arsızlıklarına, küstah devlet uygulamalarına ve oldubittilerine rağmen çöktüğü 152+ ada, adacık ve kayalığın varlığından Türkiye feragat etmemiştir. Bu nedenle Yunan bu bölgelere gri bölge demektedir.
Bu bölgelerin gelecekteki karasuyu paylaşımına katkısının % 6 olduğunu hatırlatalım.
Diğer yandan 1997 Temmuz ayında NATO Zirvesinde 8 Temmuz günü Amerikan hakemliğinde dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in Yunan Bakan Pangolos'un imzaladığı Madrid Deklarasyonu nedeni ile Kardak dışındaki varlıklarımızın hiç birinde Ankara devlet uygulaması yapmamaktadır.
1997 sonrası tüm hükümetler Dışişleri Bakanlığının NATO ruhuna bağlı tutucu politikası nedeni ile devlet uygulamalarına izin vermedi. Kardak krizinde ortaya çıkan milli irade ve istenç sonradan söndürüldü. Egemenliği tartışmalı söz konusu ada adacık ve kayalıkların Türkiye'ye en yakın olanlarında bile Yunan küstahlıklarına cevap verilmedi.
Bırakalım bu ada, adacık ve kayalıkları, Yunan'ın egemenliği gayri askeri olma statüsü ile kendisine devredilen 23 adanın silahlandırılmasına dahi Ankara hak ettiği tepkiyi göstermedi. 1964 sonrası bir kaç cılız nota ile yetinildi. 2020 sonrası yeni notalar verilse de hiç bir sonuç alınmadı. Bu tepkisizliğin temeliden daima NATO ruhuna sadakat yattı. Ancak Yunan bu ruha aldırmadan sürekli hak etmediğini almaya devam etti.
30 yıl önce Kardak’ta başlayan kriz, bugün hâlâ bitmedi. Türk milleti 152+ ada, adacık ve kayalıkların varlığını unutmaz, unutturmaz.
Millet hafızası sabırlıdır.
Haklar zamanaşımına uğramaz.
Kardak Krizinin tetiklediği Ege Denizinin en büyük egemenlik sorunu çözülmeden kıta sahanlığı/MEB sınırlandırılmasının yapılması mümkün değildir.
Kardak, bunun hatırlatmasıdır.
30. yılında Kardak krizini başından sonuna büyük kararlılık ve irade ile yöneten merhum Oramiral Güven Erkaya ile harekata fiilen katılan tüm muharip ve yardımcı unsurlarımızın personeline şükranlarımızı sunuyoruz. Ebediyete intikal edenlere rahmet diliyoruz. Rotaları cennet olsun.
O gecenin kahramanları sayesinde Mavi Vatanımız, Ege Denizinde yepyeni bir cephe kazandı.
Yeni dünya düzeninin şekillendiği günümüzde Kardak’taki milli iradenin ortaya çıkması artık olasılık tartışmalarının değil, zamanın bir fonksiyonudur.
✍️Farsça'nın kültür egemenliğindeki bir coğrafyada Hatayi mahlasıyla, bugün dahi rahatlıkla anlayabildiğimiz temiz bir Türkçe'yle şiir yazan Şah İsmail'in Türk olmadığını iddia etmek taassup ötesi, ahlaki bir zaafiyettir!
✍️"Faruk Sümer söylemiş." O bunu bir sözde kaynağa dayandırarak 50 yıl önce söylemiş. 50 yıldan beri Şah İsmail ile ilgili Türkçe'ye 500'den fazla o kaynağı çürüten yeni kaynak çevrildi.
✍️Şah İsmail'in kökeni ile ilgili yüzlerce tersi kanıt varken, bir tane, üzerinde ciddi oynamaların yapıldığı açık, sözde kaynak üzerinden böyle bir tartışma başlatmak iyi niyetli bilimsel kaygıyla yapılmamaktadır.
Bu tür açıklamaları yapanlara dikkat edin ya mezhepsel, ya da etniksel taassup sahibidirler.
✍️Alevilik üzerine en fazla eser üretenlerin başında gelen @etnojenez Hocanın yazısını yeniden okuyunuz! https://t.co/ODnA2qDVZ7
Devlet memurluğunun ne olduğu hâlâ anlaşılmamış.
Devlet memurluğu bir iş değil, bir statüdür.
‼️Bu statü; bazı anayasal haklardan, görev süresince bilerek vazgeçmeyi gerektirir. Beğenmeyen için çözüm nettir…
✅İSTİFA…
Devlet memuru, vatandaş gibi davranamaz.Çünkü birey olarak değil, kamu gücü adına hareket eder…
Bu yüzden:
📌Görevdeyken siyasi görüş açıklayamaz,
📌İnancını, ideolojisini görevine yansıtamaz,
📌Kamu hizmetini kişisel kanaatine göre şekillendiremez…
“Özgürlük, demokrasi” söylemi burada geçmez.Bu sınırlamalar keyfi değil, hukuk devletinin zorunlu sonucudur…
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun özü: tarafsızlık ve sadakattir…
Mevzuata aykırı davranana uygulanan yaptırımlar baskı değildir. Oradan işine gelen kesimlerce “kahraman” üretmek ise ülkemize has bir alışkanlık maalesef…
Eylem yapacaksan, akıma katılacaksan, pozisyon alacaksan önce istifa edersin.
Görevde kalıp mağduriyet oynamak, hak aramak değil, hâl fırsatçılığıdır…
Devlet memuru seçerken mesele; o kişinin, elindeki kamu gücüyle zarar verip vermeyeceği olmalıdır…
Sonuç;
Kabul etmeyen, aksine davranan da o statüden derhal alınmalıdır…
‼️Devlet memuru olmak için sıra bekleyen pırlanta gibi binlerce gencimiz olduğunu unutmamalıyız…
@RTErdogan , @RTEdijital
22 yaşında, Kadıköy Anadolu Lisesi mezunu ve mühendis bir genç.
Aileyle sorun yok daha önce ortadan yok olma hikayesi yok.
Cumartesi Acıbadem'den Alibeyköy'deki evine gitmek üzere arkadaşından ayrılıp metroya biniyor.
Bir daha haber yok!
Çok endişeliyiz.