Hapiste virüs kapan ve ölen KHK'lı Şerif Vatansever'in eşi Nazlı V.:
"Eşime gözaltındayken işkence yapıldı. Ölmeyi istedim Nazlı! Bu insanlar bize böyle ne yapıyor, dedi. Bu hastalık, ihmaller, bomboş iddialar eşimi alıp götürdü." @adalet_bakanlik
👉https://t.co/d5qB38I0Ez
Yağ sattık, bal sattık ama Vatanımızı satmadık...
Nasıl bir gece de Polis ahmet iken Kapıcı ahmet olduysam,
Birgün de Kapıcı ahmet iken Polis ahmet olacağım☺️
Olduktan sonra da çalışmayacağım emekli olup köye ev yaptıracağım 😂
Her erkeğin hayali...
#KHKlılarAdaletİstiyor
22 vida ile hayata tutunmaya çalışan Meryem Yılmaz hastaneye götürülmüyor
İzmir Demokrasi Üniversitesi Psikoloji Bölümü 3. sınıf öğrencisi Meryem Yılmaz, daha hayatının baharında, ileri derece skolyoz nedeniyle geçirdiği ağır ameliyatın izlerini taşırken şimdi bir başka acının içinde bekletiliyor. Omurgasına 22 vida ve platin takılan genç öğrenci, gözaltına alındığından bu yana bayılma, baş dönmesi ve görme kararması yaşıyor.
İddialara göre cezaevi doktoru durumun ciddiyetini görerek sevk verdi, ancak Meryem Yılmaz hâlâ hastaneye götürülmedi. Her geçen gün risk büyürken, ailesi çaresizlik içinde evladından gelecek iyi bir haberi bekliyor. Salı günüyle birlikte iki hafta dolacak. İki haftadır bir annenin, bir babanın yüreği ağzında…
Henüz gençliğinin başındaki bir öğrencinin sağlık durumu bu kadar açıkken, gerekli tedavinin geciktirilmesi vicdanları yaralıyor. Meryem’in yaşadığı bu süreç, sadece bir sağlık ihmalini değil; aynı zamanda insanlığın, merhametin ve adalet duygusunun da ağır bir sınavdan geçtiğini gösteriyor.
Bir genç kızın omurgasında 22 vida varken, gözleri kararırken, bayılırken, hâlâ hastaneye ulaştırılmaması kabul edilemez. Meryem Yılmaz için acil tıbbi müdahale sağlanmalı, bu endişe dolu bekleyiş sona ermelidir.
#MeryemYılmaz #HastaMahpuslarSerbestBırakılsın #CezaevindeSağlıkHakkı #İnsanHakları #Adalet #Vicdan #İzmirDemokrasiÜniversitesi #Psikoloji #HastaTutuklular #AcilSevk #SağlıkHakkıEngellenemez #Hukuk #Merhamet #GençlereDokunmayın
İyileşme sürecinde iken
tutuklanan Meryem Yılmaz’ın
(21) annesi;
Bu hafta baş dönmesi başladığını,
gözlerinin karardığını söyledi,
buna rağmen cezaevi doktoru
sevk yazmış ama hâlâ hastaneye götürülmedi..
#KHKlılarAdaletİstiyor
15 Temmuzda Meclise Bomba Atıldı mı?
Akıncı davası dosyası delillerine göre:
Meclisin bahçesine atıldı denen MAK 84 mühimmatının orada oluşturması gereken kraterin yarıçapı sekiz metredir.
Görüntülere göre ise, 1 metrelik bir çukur söz konusu.
https://t.co/MW5uOZcFZh
15 Temmuz’un üzerinden 10 yıl geçti! Ancak bu yıl 15 Temmuz’u anlatmayacağım! Çünkü artık herkes biliyor ki; 15 Temmuz bir kumpastı! Hedef ordu, yargı ve milletin ta kendisiydi!
15 Temmuz’u kurgulayan üst aklın amacı; yeniden şaha kalkan Anadolu’yu cehalet, fakirlik ve çaresizliğe mahkum etmekti! Bu kumpası bahane edip ülkeye can veren, ümit olan, cehaletin karanlığını aydınlatan, kalbi vatan diye atan, gücümüze güç katan tüm değerlere saldırdılar! Uyuşturucu, fuhuş ve faizi yaydılar! Dini temsil etmeyen, insani değerlerden fersah fersah uzak olan figürler vasıtasıyla, halkı dinden hatta imandan soğuttular! Anadolu’yu yarı açık, hatta çoğu kapalı koca bir hapishaneye çevirdiler!
Evet Cumhuriyet’in yüzüncü yılında, 21’nci Yüzyıla damgasını vuracak Türkiye yerine; açlık, çaresizlik ve yoksullukla boğuşan, geçim derdinden kafasını kaldıramayan, düşünse, konuşsa, sorgulasa kafasına balyoz indirilen, gülüşü, geleceği, huzuru çalınmış, ümidini yitirmiş, tek adam kontrolünde bir damla adalete, liyakate muhtaç bırakılmış bir Türkiye projesini, büyük ölçüde tamamladılar!
O yüzden artık bana “15 Temmuz’da ne oldu” diye sorma!!! Git sokaktaki çocuğa, pazardaki teyzeye, madendeki işçiye, tarladaki çiftçiye, gelecekten ümidini kesmiş öğrenciye, aynada gördüğün kişiye sor!!! Onlar ve dahi aynadaki sen, anlatır sana; 15 Temmuz’da ne olduğunu!!! Bu karanlık tablonun ve şatafatlı sarayların hikayesini!!!
Cumhur ittifakı süreç içerisinde Dem Parti’yi siyaseten etkisizleştirdi.
Dikkat ederseniz Dem Parti’nin en sert söylemi bile insanların nezdinde bir yere oturmuyor.
Partinin fiili genel başkanının Öcalan olduğu algısı güçlenirken, mevcut yetkililer önemsiz figürlere dönüştü.
“Abdullah Tırpan için ikinci kez ‘Cezaevinde kalabililir’ raporuna imza atanları cezaevi şartlarında bir hafta misafir etmek lazım.
Bakalım, aynı rahatlıkla bu imzaları atabiliyorlar mı?”
🎙️ @bulent_korucu#KHKlılarAdaletİstiyor
Hâlâ cevap yok!
Çankırı’da gözaltındaki 3 kadına yönelik tehdit, hakaret ve ahlaksız muamele iddiaları hakkında işlem yapıldı mı?
Başkomiser Rahman Cebe'nin başında olduğu bu polis ekibi hâlâ görevde mi?
@TC_icisleri@adalet_bakanlik@CankiriValiligi@valialicelik
Cevap alana kadar soracağız!
15 Temmuz’un konuşulmayan dosyalarından biri açılıyor.
Beştepe Jandarma Karargâhı’nda o gece ne oldu, kimler susturuldu, hangi deliller görmezden gelindi, kimlere ne tür işkenceler yapıldı?
Belgeler, tanıklıklar ve cevapsız bırakılan sorularla:
🎥 BEŞTEPE
6 Temmuz’da yayında.
📌 Meryem Yılmaz 21 yaşında psikoloji bölümü öğrencisi. İzmir’de düzenlenen hukuksuz operasyonlar sonucu gözaltına alındı ve 12 Haziran 2026’da tutuklandı.
📌 Geçtiğimiz yıl omurga eğriliği sebebiyle ağır bir operasyon geçiren Yılmaz’ın koğuşta fenalaştığı ancak hastaneye sevkinin yapılmadığı bildirildi.
📌 Hapsedilen skolyoz ameliyatlı öğrenci Meryem Yılmaz’ın (21) annesi:
📌 “Kızımın omurgasında 22 vida var. Doktorlar ameliyatın içeriden tamamen iyileşmesinin iki yılı bulacağını söylemişti. Daha bir yılı bile dolmadan cezaevine girdi.”
15 Temmuz ile ilgili çok şey söylendi ve söylenecek.
Olayın canlı şahitlerinin yaşadıkları travmatik şeyleri anlatırken ki halleri çok acı ve ağır..
İnsan insana böyle davranır mı denecek vahşeti anlatmışlar…
Beştepe belgeselini taraflı, tarafsız herkes izlemeli .
https://t.co/8FO41ZjJSa
Geçtiğimiz yıl skolyoz ameliyatı geçiren ve henüz iyileşme sürecinde iken tutuklanan Meryem Yılmaz’ın (21) annesi:
“Bu hafta baş dönmesi başladığını, gözlerinin karardığını söyledi. Cezaevi doktoru sevk yazmış ama hâlâ hastaneye götürülmedi.”
@ZehraCelenk
#KHKlılarAdaletİstiyor
Yüz binlerce insan KHK süreçleri nedeniyle işini kaybetti, milyonlarca aile bu süreçten doğrudan etkilendi.
Aralarında ağır engelli, hiçbir zaman ifadesi dahi alınmamış kişiler var.
Hukuk devleti, suç isnadının somut delillerle ve adil yargılamayla değerlendirilmesini gerektirir.
10 yıl sonra hâlâ bu mağduriyetlerin devam etmesi, toplumun vicdanını yaralamaktadır.
Artık adaletin tesis edilmesi ve bu hukuki sorunların kalıcı şekilde çözülmesi gerekiyor.
@tcbestepe
@aerkan080 En büyük yoksulluk, akıl yoksunluğudur. Yorumlara baktığımda, bu topraklarda adaletin neden kök salamadığını bir kez daha üzülerek gördüm. Zira aklın terk ettiği yere, peşin hüküm ve taassup hakim olur.
Maalesef öyle de oldu.
Bugün Alman ZDF kanalı için Adana halinde 40 derece sıcakta ekmeğinin peşinde KHK'lı Mehmet Oruç'u çektik.
PKK-KCK suçlamasıyla işten atılan Mehmet'in, hakkında 10 yıldır soruşturma açılmamış.
"Suçlama çok ciddi, bu nedenle işimden oldum ama
bugüne kadar mahalle karakoluna çağrılıp 1 defa ifadem alınmadı" diyor.
Mehmet, çocukken ekmek tandırına düşmesi nedeniyle iki ayağını kaybetmiş.
Her gün olduğu gibi bugün de elektrikli bisikletine
2'şer kasa domates ve salatalık alıp mahalle aralarında satmaya çalışacak.
Adana halinde domates ve salatalığın kilosu 35 liraydı.
Kaç liraya satacağını sorduğumda "40 liraya" dedi.
Halden aldıklarının tamamını satsa 500 TL kazanacak.
Mehmet, Kafkas Üniversitesi Kimya bölümünden mezun, KPSS puanıyla Adana SGK il müdürlüğüne engelli kadrosundan memur olarak atanmış.
41 yaşındaki Mehmet 3 çocuk babası.
#10YıldaKHKlılar