🚨Tüm Nobel sahipleri Önder Apo'ya özgürlük diyor!
Nobelliler İnisiyatifi'nden Marie Powers:
📌Öcalan'ın özgürlüğü barışın ilk adımıdır
📌Öcalan sürecin muhatabı olarak rolünü yerine getirebilmeli
📌AK Bakanlar Komitesi ve AİHM Türkiye'ye baskı yapmalı
📌Çözümde hukuki aşama
◾️Çözüm süreci için yapılacak hukuki düzenlemenin, dar anlamda PKK kadrolarını sürece entegre etme yönünde geçici bir madde olarak ele alması, son derece yetersizdir.
https://t.co/mBr3z6yrz5
Link: https://t.co/lx4WSfNKRw
Amed’de düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı’na katıldık.
Yerel demokrasinin güçlenmesi; Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümüne, aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesine önemli katkılar sunacaktır.
Demokratik yerel yönetimler anlayışını güçlendirmeye, halkın söz ve karar sahibi olduğu bir yaşamı, barışı ve demokrasiyi yerelden örmeye devam edeceğiz.
🚨Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın yol haritasında temel başlıklar
📍Yol haritasının üç ana başlığı: Yasal çerçeve, sürecin kurumsallaşması ve kendisinin rolünün tanımlanması
📍Tüm aktörlerin rol ve sorumluluklarının netleştirilmeli
📍Temel hedefi ‘Demokratik Cumhuriyet’
Michael Rubin @mrubin1971 tells The Amargi that Abdullah Ocalan should be freed and the PKK removed from the U.S. terror list, arguing that no serious peace process can move forward while Kurdish negotiators remain criminalized.
Rahmi Koç’un Kürt kadınlarını aşağılayan ırkçı söylemini kınıyorum. Bu dil, kabul edilemez.
Kadınların bedeni, kimliği ve onuru fıkraların konusu değildir. Hiçbir statü, hiçbir ayrıcalık Kürt kadınlarını aşağılayamaz. Bu yaklaşımı kabul etmiyor, açık bir özür bekliyoruz. #RahmiKoçÖzürDile
Zaman, avuçlarımızdan dökülen kum gibi akarken insan, kendi sessizliğini anlamla doldurmaya çalışır. Taşıdığımız her yük aynı zamanda bizi var eden bir izdir; her son, görünmeyen bir başlangıcın gölgesini taşır. Var olmak, kader ile özgürlük arasındaki ince ip üzerinde yürümek ve geçiciliğin içinde kalıcı bir anlam aramaktır.
DEM Parti İmralı Heyetinin Reber öcalan’la yapılan görüşmeye ilişkin açıklama.
“Basına ve Kamuoyuna,
24 Mayıs 2026 tarihinde İmralı Heyeti olarak Sayın Abdullah Öcalan ve yanında kalmakta olan arkadaşlarıyla bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede Sayın Öcalan’ın değerlendirmeleri özetle şöyleydi:
“Büyük bir öfkeyle yüklü toplumları büyük düşünce ve büyük etik değerler olmadan dönüştürmek mümkün değildir. Toplum; hayatın her düzeyinde etik, siyasal, hukuksal ve ekonomik açılardan büyük bir sıkışma yaşıyor. Bunun için süreçte ısrar ve acele ediyoruz.
“Orta Doğu konjonktürünün halen her şeye gebe olduğunu düşünüyorum. İran ve İsrail gibi devletler katılaşıyor ve daha da katılaşacak gibi görünüyor. Orta Doğu’da milliyetçilik ve ayrışmayı geliştirmek, mikro-milliyetçilikleri büyütmek zarar verir. Bölgedeki riskli gelişmeleri gözetecek ve önleyecek, kanlı hesaplaşmaları aşacak bir süreç çalışması yürütüyoruz.
“Ve elbette tüm yapılanların yasal bir temele kavuşması önemlidir. Beklentide kalmak, beklenti halini sürdürmek sadece risk üretir. Kaybedecek zamanımız yoktur. Bütün aktörlerin bu tarihi sorumluluk anlayışla hareket edeceğine ve TBMM’nin de çalışmaları bu hassasiyetle yürüteceğine inanıyorum.
“Çerçeve bir yasa, demokratikleşme sürecinin kök hücresini oluşturabilir. Yasal düzenleme bizi gerçek bir pozitif inşaya, demokrasi çarkının döndüğü bir sürece sokacaktır. Demokratikleşme hayati bir ihtiyaçtır ve sürecin başarısı bizi bu hedefe yakınlaştırır.
“Bir siyasi partinin genel merkezine kapısını balyozla kırarak girmek demokraside olacak şey midir? Cumhuriyet Halk Partisine yönelik uygulamalar ve yaşanan gelişmeler, doğru işleyen bir demokrasinin ve demokratik siyasetin olmamasıyla ilgilidir. İşleri bu noktaya getiren sebep budur; cumhuriyetin temelindeki demokrasi ilkesinden yoksunluktur. Demokrasiye sanki bir lüksmüş, demagojiymiş, lafazanlıkmış gibi yaklaşarak önemsememenin sonuçları vahim bir hatadır. Cumhuriyetin demokratik niteliğini geliştirmek kadar aciliyet taşıyan bir durum yoktur.
“Biz bu ülkede bunun zeminini geliştirmeye ve imkanlarını büyütmeye çalışıyoruz. İmralı’da çözüme doğru yasal adımlara giderken cumhuriyeti demokratik bir çıkışa, demokratik bir hukuka hazırlamayı çok önemsiyoruz. Bunu hem parti içi hem partiler arası demokrasi eksikliğini de gidermeye yönelik bir adım olarak görüyoruz. Tüm çabaların karşılığı, cumhuriyeti demokratik bir içeriğe ve kültüre kavuşturmak, bunları güvence altına alan sağlam bir hukuk sistemi kurmak olacaktır. Bu temelde herkesi Barış ve Demokratik Toplum Sürecine katkı sunmaya çağırıyorum.
“Kürtlerin demokratik cumhuriyete entegrasyonunun anlamı budur. Kürt meselesinin yıllarca kilitlediği bir durumu aşmaya çalışıyoruz. Kürt meselesinden kaynaklı şiddet öğesi, çözüm sistematiğiyle aşılıyor. Bu sürece Türk-Kürt ilişkilerini yeniden düzenleme, çağdaşlaştırma, modernleştirme süreci de diyebiliriz.
“Barış ve Demokratik Toplum Sürecine destek sunan uluslararası aydın ve akademisyenlerin mesajları kitaplaştırılmış. Bu çerçevede her türlü öneri, eleştiri ve katkıyı en titiz şekilde değerlendirmeye hazır olduğumu vurgulamak isterim. Barışa ve demokrasiye en fazla ihtiyacımız olan dönemde çok önemli destekleri için hepsini selamlıyorum.”
Saygılarımızla.
DEM Parti İmralı Heyeti 25 Mayıs 2026”