Bir iş yerinde saygı istisna hâline gelmiş, saygısızlık ise normalleşmişse, bunun sorumluluğu çoğu zaman çalışanlardan önce o kültürü oluşturan yönetime aittir.
İş yerinde, okulda veya sosyal çevrede bir grup insan sizin aleyhinize ittifak kurup size mobbing ya da baskı yapmaya kalktığında sakın depresyona girmeyin. Aksine dönüp şöyle söyleyin: “bu kadar aptalı aynı amaç için bir araya getirebildiğime göre, demek fena biri değilmişim.”
El acoso laboral existe.
El favoritismo laboral existe.
El caerle mal sin razón existe.
El “NO PERSONAL” existe.
Las señoras infelices que solo tiran m*rda existen.
#LGS2026
Okulda düz mantık, basit kazanım odaklı eğitim verip; LGS’de çocukların önüne "yeni nesil" adı altında adeta üniversite düzeyinde sorular koymak hangi mantığa sığar? Eğitimini vermediğiniz sistemin sınavını yapıyorsunuz. Öğrenci mi eliyorsunuz, gelecek mi karartıyorsunuz
Hocalarımız Firavun’dan bahis açılınca “yokuşta bir tek onun atının ayağı tökezlemezdi” derdi. Firavunlaşmak biraz da yaşadığımız pürüzsüzlüğün hakkımız olduğuna inanmaktır.
Yol bitti sandık, yol açıldı. Paramız bitti, rızık geldi. Umudumuz kırıldı, Allah yetişti. Dün geçti, bugün geçer, yarın da geçer. Rabbim kimseyi çaresizlikle sınamasın.
This is free advice from an expensive psychologist. If you’re an anxious person, do everything for fun. Go to a job interview for fun. Submit documents for fun. Start a blog for fun. Anxiety feeds on importance. Don’t make everything a matter of life and death.
Mobbingin ne tür bir zulüm ve bezdiri olduğuna dair hiç kimsenin, hiçbir fikri yok. Yaşamak için çalışmak zorundasın ve yanında çalıştığın insanlar sana kan kusturuyor. Ailen eziyet etse, uzaklaşırsın. Aşk acısı, geçer gider. Mobbing başka bir şey. Korkunç bir şey.
İyi ve dürüst bir ailede yetişmiş olmanın belki de en büyük handikabı, tüm dünyayı öyle zannetmektir. İnsan çocukken gördüğü o şefkatli, adil ve yalan dolansız ortamın, evden dışarı adım attığı anda da aynen devam edeceğine inanıyor. Çünkü bildiği, öğrendiği tek gerçeklik bu. Ama dış dünya, ne yazık ki o güvenli yuvaya pek benzemiyor. Kendimiz arkadan iş çevirmediğimiz, kimseyi basamak olarak kullanmadığımız için herkesi kendimiz gibi sanıyoruz. Karşımızdakinin gizli bir niyeti olabileceği fikri aklımıza bile gelmiyor. Bu yüzden maskeleri hep çok geç fark ediyoruz.
“bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmişti, canları sıkıldıkça sıkılmıştı ve Allah’tan başka sığınacak kimse olmadığını anladılar...” (tevbe sûresi 118)