Yüksekova’da ATAK ailesinin düğün merasimlerine katılıp mutluluklarına ortak olduk.
Mutluluklarına ortak olduğumuz genç çiftimizi ve kıymetli ailelerini tebrik ederim.
“Şeffaf yönetim, gerçek hizmet.”
Çukurca için attığımız her adımın hesabını verdik, yeni hedeflerimize hep birlikte odaklandık. Biz birlikte çok büyük bir aileyiz.
SÖZ SENDE ÇUKURCA! 🗣️
"Siz söyleyeceksiniz, biz dinleyeceğiz" dedik; salonumuzu hemşehrilerimizin sesiyle, gençlerimizin enerjisiyle doldurduk.
Eleştiriden kaçmadan, soruları cevapsız bırakmadan, Çukurca’yı kapalı kapılar ardında değil, bizzat halkımızın huzurunda yönetiyoruz. Çünkü biz, birlikte daha güçlüyüz!
📍 BİZ BÜYÜK BİR AİLEYİZ!
Bugün Çukurca’mızın geleceğini, o geleceğin asıl sahipleriyle; yani sizlerle konuştuk.
“Şeffaf Belediye, Hesap Verilebilir Yönetim” sözümüz gereği; 2024-2025 dönemi boyunca attığımız her adımı, harcadığımız her kuruşu ve hayata geçirdiğimiz tüm projeleri hemşehrilerimizle paylaştık.
Bizim için belediyecilik; sadece taş üstüne taş koymak değil, gönülleri birleştirmek ve şehrimizi ortak akılla yönetmektir. Bugün gördük ki; dürüstlük ve samimiyetle kurulan bağlar, en büyük gücümüzdür.
Katılım sağlayan, sorularıyla ve önerileriyle vizyonumuza değer katan tüm vatandaşlarımıza ve basın mensuplarımıza teşekkür ediyoruz.
Çukurca için, sizlerden aldığımız güçle canla başla çalışmaya devam edeceğiz.
@RTErdogan@Akparti@mustafademir@EyupEroglu60@MustafaAlkayis@byildiz63@KayaZeydin@huseyin_y50441
Yoğun kar yağışına rağmen ekiplerimizle birlikte sahadayız. Hemşehrilerimizin günlük hayatının aksamaması için kar temizleme ve tuzlama çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.
Kamuoyunun Bilgisine
Bugün sosyal medya ve bazı haber siteleri üzerinden, ilçemizde uzun yıllardır esnaflık yapan Muzaffer Taş kardeşimizin yaşadığı mağduriyetin, asılsız iddialarla hükümetimize ve devletimize mal edilmeye çalışıldığını üzülerek müşahede ettik.
DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Parlak, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda; yaşanan bu durumu "ekonomik bunalım", "Hakkari’de esnafın halinin geldiği son nokta: Sokakta hizmet vermeye çalışmak!” ve "küçük esnafın enflasyona ezdirilmesi" olarak nitelendirmiştir. Ancak meselenin perde arkası, bizzat kendi siyasi organizasyonlarının içerisinde gizlidir.
Söz konusu esnafımızı, “buraya kendim kasap dükkanı açacağım” diyerek kapı dışarı eden mülk sahibi, bizzat DEM Parti Çukurca İlçe Başkanı’dır. Kendi ilçe başkanlarının ticari bir tasarrufla sokakta bıraktığı esnafımızın bu zor durumunu, devleti ve hükümeti suçlamak için bir "ucuz siyasi oyun" malzemesi haline getirmek, en başta bölge halkının ferasetiyle ve aklıyla dalga geçmektir.
Kendi teşkilat mensuplarının eliyle mağdur edilen bir esnafı, sanki devletin politikaları sonucu bu hale gelmiş gibi göstermek; samimiyetten uzak, ideolojik bir manipülasyondan ibarettir. Çukurca’da işlerin iyi gittiği, huzurun ve hizmetin hakim olduğu bu dönemde, böylesine bir çelişkiyle hükümetimizi hedef almak siyasi ahlakla bağdaşmamaktadır.
Bizler, bu tür asılsız iddialarla ilçemizin yakaladığı pozitif ivmenin gölgelenmesine asla izin vermeyeceğiz. Devletimizin kurumları, her zaman olduğu gibi vatandaşının ve esnafının yanındadır; ancak kimsenin kendi kapalı kapıları ardında yarattığı mağduriyeti devletimize ve hükümetimize fatura etmesine de müsaade etmeyecektir. Çukurca halkı, bu tür siyasi kurnazlıkları ferasetiyle ayırt edecek güçtedir. Biz polemiklerin değil, hizmetin tarafında kalmaya devam edeceğiz.
Dem Parti Hakkari Milletvekili Vezir Parlak’ın açıklamaları, bir milletvekilinin kendi teşkilatındaki tutarsızlığı gizlemek için başvurduğu talihsiz bir algı yönetimi çabasıdır. Esnafımızı dükkanından çıkaran kişinin kendi ilçe başkanı olduğu gerçeğine tek bir kelime dahi değinemeyen, suçluluk psikolojisiyle yazılmış bir hedef şaşırtma metnidir. Şeffaf belediyecilik ve devlet adamlığı vakarımız gereği maddeler halinde cevap veriyoruz:
1- Esnafımızın kapalı mekânda hizmet verme hakkını elinden alan makam devlet değil, bizzat DEM Parti Çukurca İlçe Başkanı’dır. Kendi ilçe başkanınızın esnafı sokağa atma kararını eleştirmek yerine, faturayı devletimize-hükümetimize kesmeye çalışmak hem samimiyetsizliktir hem de kendi yöneticilerinizin sorumluluğunu örtbas etmektir.
2- "Devlet-Hükümet edebiyatı" dediğiniz şey; Çukurca’ya kazandırdığımız yollar, parklar, tesisler ve halkımıza sağladığımız huzur ortamıdır. Bizim ajandamızda Çukurca'yı kalkındırmak varken, sizin ajandanızda kendi ilçe başkanınızın yarattığı mağduriyet üzerinden siyasi rant devşirmek mi var?
3- Asıl "güç zehirlenmesi", mülkiyet hakkını kullanarak bir esnafı kış günü sokağa çıkarmak ve ardından bu mağduriyeti hiçbir sorumluluk almadan siyasi şova dönüştürmektir. Biz kendimizi devletin sahibi değil, halkımızın hizmetkârı olarak görüyoruz.
4- Biz Çukurca’da kimseyi birbirine kırdırmıyor; aksine siyasi görüşü, fikri veya zikri ne olursa olsun her bir hemşehrimizi kardeşimiz biliyor ve devletimizin ve hükümetimizin şefkatli kollarıyla kucaklıyoruz. Bizim lügatimizde ayrımcılık yoktur; bu sokaklarda gezen her ferdin derdi bizim derdimizdir. Belediye kapımız herkese sonuna kadar açıktır. Gerçek "bölücülük", bir esnafın mağduriyeti üzerinden halkın arasına nifak tohumu ekmeye çalışmaktır.
5- Esnafımızın bugün kış ortasında yeni bir yer bulmakta neden zorlandığını, ilçedeki mülkiyet yapısı üzerinde kurulan baskıları ve esnafın "neden" alternatifsiz bırakıldığını Çukurca halkı da biz de gayet iyi biliyoruz. Kendi partisinin ilçe başkanı tarafından sokağa atılan esnafın yaşadığı bu "yer bulamama" sorununun gerçek müsebbiplerini perdeleyemezsiniz. Devletimiz ve hükümetimiz, hiçbir vatandaşının bu tür siyasi oyunlarla ve mülkiyet baskılarıyla sindirilmesine seyirci kalmayacak; her zaman olduğu gibi hak ve hakkaniyetin adresi olacaktır.
Çukurca halkı; kimin esnafı sokağa attığını gayet iyi bilmektedir. Biz polemikle değil, eser ve hizmetle konuşmaya devam edeceğiz.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
Tarafsız ve bağımsız yargının gerçekleştirmekte olduğu soruşturmaları farklı taraflara çekmek, darbe gibi ifadelerle nitelendirmek son derece tehlikeli ve yanlıştır.
Sokak çağrıları yaparak soruşturmalar üzerinden dezenformasyon yapmak, kamuoyunu yanıltmaya yönelik söylemlerde bulunmak asla kabul edilemez.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir dizi soruşturma kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin ve diğer şüphelilerin gözaltına alınması kararı sonrası, başta anamuhalefet partisi yöneticileri olmak üzere birtakım mahfillerin siyasi ve ideolojik saiklerle soruşturmaların selametine halel getirme çabası içerisinde olduğunu görmekteyiz.
Başlatılan soruşturmanın içeriğine ve detaylarına hakim olmaksızın yapılan siyasi ve ideolojik değerlendirmeler arasında Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik akla ziyan iftiralar atıldığına da şahit olmaktayız.
Yetkisini Türk Milleti adına kullanan yargı organlarımızın bağımsızlığına yönelik yıpratma amacı taşıdığı gibi Sayın Cumhurbaşkanımızı da töhmet altında bırakmayı amaçlayan bu tip çabaların karşısında dimdik durmayı ve bu ideolojik iftira kampanyalarına karşı Cumhurbaşkanımızın hukukunu korumayı sürdüreceğiz.
Bağımsız yargının vereceği her türlü kararın tüm kesimlerce saygıyla karşılanması gerektiği düşüncemizi yineliyor, bu süreçte İletişim Başkanlığı olarak dezenformasyonla mücadelemizi sürdüreceğimizi hatırlatmak istiyoruz.
Vatandaşlarımızın da teyit edilmemiş ve şüpheli içeriklere dikkatle yaklaşarak bu mücadeleye destek olmalarını, her zaman olduğu gibi resmi kurum ve yetkililerin açıklamalarına itibar etmelerini önemle rica ediyoruz.
Kıymetli Çukurcalı hemşehrilerim,
Sizlere daha iyi hizmet sunmak ve şehrimizin gelişimine katkı sağlamak amacıyla, şirketimize ait 2024 model bir iş makinesini belediyemizin ve halkımızın kullanımına ücretsiz olarak tahsis etmiş bulunuyorum. Bu ekipman, başta halkımızın ihtiyaçları olmak üzere birçok alanda Çukurca’mıza hizmet edecek ve tüm masrafları tarafımca karşılanacaktır.
Amacımız, ilçemizin her köşesinde kalkınmayı hızlandırmak ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artırmaktır. Birlik ve beraberlik içinde, Çukurca’yı daha modern ve güçlü bir geleceğe taşımak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
@cukurcabelediye
Hakkari ili genelinde en yüksek beyanda bulunan mükellef olarak tarafımıza teşekkür belgesi tevdi edilmiştir.
Vergi sorumluluğumuzu yerine getirmenin yanı sıra, ülkemizin ekonomik gelişimine katkıda bulunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz.
DEPAR MÜHENDİSLİK LTD.ŞTİ.
Hakkari Valimiz Sayın Ali Çelik, AK Parti Hakkari İl Başkanımız Sayın Zeydin Kaya, Şemdinli Belediye Başkanımız Sayın Fahri Şakar, Esendere Belediye Başkanımız Sayın Dırbaz Büyüksu, Büyükçiftlik Belediye Başkanımız Sayın Çayan Çiçek ve Durankaya Belediye Başkanımız Sayın İsmail Demirci ile birlikte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ı makamında ziyaret ettik.
Sayın Bakanımıza, göstermiş oldukları misafirperverlik ve nazik kabulleri için teşekkürlerimizi sunarız.
@alicelik_64
@KayaZeydin@sakar_fahri@cayancicek@dirbazbuyuksu