İktidarın Etki Ajan Yasası ile Emekli Generalleri TV'lerde susturmak istemesinin sebebi belli oldu!
E. Korgeneral İsmail Hakkı Pekin, Türkiye'nin asıl sorununu canlı yayında açıkladı:
"Türkiye'de bir derin devlet vardır
ama bu Amerikan derin devletinin uzantılarıdır.
Millî bir derin devlet yoktur.
Derin millet vardır.
Türkiye'nin millî bir derin devleti olsaydı, 1970-1980 arasındaki olayları,
12 Eylül'ü ve diğer müdahaleleri ve
15 Temmuz'u yaşamazdık"
Habertürk'teki "Türkiye'nin Nabzı" programında Didem Arslan Yılmaz'ın sorularını cevaplandıran Pekin'in değerlendirmelerinden bazıları şöyle:
"Türkiye'de silâhlı kuvvetler veya askerî öğrenciler içinden seçilen gençlere Seferberlik Tetkik Kurulu ve sonra da Özel Harp Dairesi'nde görev verilirdi.
Bunların kim olduğunu sadece
MİT bilirdi. MİT ise zaten CIA ile Ankara'da aynı binada altlı üstlü çalışırdı. Maaşlarını ABD verirdi.
Bu kadrolar içinden devşirilen insanları sonra ABD ve İngiliz istihbaratı Türkiye aleyhine kullandı.
Muammer Aksoy, Uğur Mumcu,
Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Necip Hablemitoğlu gibi kamuoyunu uyarmaya çalışan değerlerin ortadan kaldırılmasında bu yapının rolü vardır.
Türkiye 12 Eylül'e bu kadrolar tarafından sürüklenmiştir.
Fetullah Gülen, Mehmet Şevket Eygi gibi isimler 1959'da bu yapı içinde görevlendirildi.
Görevleri, Yeşil Kuşak projesi çerçevesinde komünizmle mücadele faaliyetleriydi.
12 Eylül'den sonra yakalanan
Fetullah Gülen'in serbest bırakılması için Genelkurmay Başkanı aradı ve serbest bırakıldı.
Bu tür insanların bir kısmı CIA tarafından devşirildi ve şimdi FETÖ dediğimiz istihbarat örgütü kuruldu."
***
Biz devletin ele geçirilmiş olduğunu
son 20 yıldır defalarca gündeme getirdik ama gerçekleri komplo teorisi diye gösteren gazeteciler de bu
yapının elemanıydı...
Devletin omurgası ele geçirilmişse, siyasi yapı bu işin dışında tutulabilir miydi? Siyaset de ele geçirilmiş olduğu için Türkiye 1952'den beri savrulmaktadır.
Biz bu konuyu yakın tarihte şöyle yansıtmıştık:
FETÖ'nün darbe girişimi ile ilgili değerlendirmelerin hiçbiri meselenin esasına girmiyor.
Bir defa 1960 darbesinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde ağını kurmuş bir örgütten, Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların, Genelkurmay Başkanlarının ve MİT Müsteşarlarının haberdar olmaması mümkün değildir❗️
Soru şudur: Devlet bunu neden yaptı❓
Bülent Ecevit, ilk başbakanlığı sırasında, "kontrgerilla"nın varlığından tesadüfen haberi olduğunu söylemişti.
Özel Harp Dairesi Başkanı Sabri Yirmibeşoğlu ise kendisine teminat vermiş, devletin siyasi partiler içinde de örgütlenme yaptığını, hatta çeşitli partilerden birçok milletvekilinin bu yapının üyesi olduğunu söylemişti.
Fetullah Gülen ve Müslüm Gündüz ise daha askerlik çağında iken 1960-61'de keşfedildiler.
İskenderun'da birlikte askerlik yaparken, eğitime alındılar.
Fetullah Gülen, askerlikten sonra da kendisi gibi bir "görevli" olan ve tahsili yeterli olmadığı halde Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı'na getirilen
Yaşar Tunagür'ün açtığı yolda ilerledi.
Türk Cumhuriyetleri'nde okullar açmak için ilgili ülkelerin devlet başkanlarına tavsiye mektuplarını Turgut Özal ve Süleyman Demirel yazdı.
Abdullah Gül de Dışişleri teşkilâtına cemaate yardımcı olmaları için talimat verdi.
Devleti yönetenler, bu işleri, kendi akıllarıyla yapmadı.
Devleti yönetenler, NATO'nun Gladio yapısı ile birlikte Türkiye'nin bütün istihbaratını avucunun içine almış olan ABD'nin taleplerini yerine getirdi!
Devlet, Abdullah Öcalan'ı nasıl kontrolden kaçırıp Türkiye'nin başına belâ ettiyse Fetullah Gülen'in de aynı şekilde bir bumerang gibi dönüp devleti vurmasına yol açtı!
***
Türkiye'nin, kuruluş ilkelerine sarılmaktan başka çaresi yoktur ama şimdiki yapılanma da FETÖ artıkları ve federasyonculardan oluşturuldu.
Bu da bir Amerikan-İngiliz ortak yapımıdır. Görevleri, Türk egemenliğini yıkmak ve Orta Doğu Birleşik Devletleri'ne zemin hazırlamaktır!
Çözüm milletin beynindedir,
başka yerde değil.
Kaynak:
https://t.co/wZV6I849Sd
GERÇEK BİR OLAY..
Hastamızın durumu nasıl diye sordu eşi
Doktor, omuzlarını kaldırdı
“bu gün tekrar kemoterapi yapacaz” dedi
Hemşireye döndü “hastayı hazırlayın” dedi
Kadın hastanın yanına oturdu
Sağ elini avuçlarına aldı, dudaklarına götürdü öptü
Hasta zorlukla gözlerini araladı
Ümitsiz bir bakışla eşine baktı
Kadın gözyaşlarını saklamak için eşinin uzun uzun elini öptü
“İyi olacaksın merak etme gerekirse bütün varlığımızı harcarız” dedi
Sedye geldi hastayı aldılar
Kadın ümitsizce yatağa oturdu
Sekiz aydan beri bu hastalık hayatlarını zehir etmişti
Eşi Çetin Çelik bir maden şirketinin CEO suydu
Kanadalı bir şirketle
Kazdağlarında altın aramak için çok çalışmıştı
Sonunda başarılı da olmuştu
Bütün engellemelere rağmen
Halkın tepkisine rağmen kendisinin üstün gayretleri
Ve de siyasi ilişkileri sonucu aramayı yapmışlar
İki yıl önce de aramayı bitirmişlerdi
Başarılı bir çalışma olmuş epey bir para kazanmışlardı
Ama şu illet hastalık gelip yakalarına yapışmıştı
Kazançlarının sefasını sürememişlerdi
Sadece ortaklık yaptıkları firma onları Kanada’ya davet etmiş
Bir ay tatil yapmışlardı
Kanada’nın yeşilliğine hayran olmuşlardı
Sekiz ay önce halsizlik hissetmeye başladı
Nefes alma zorlukları yaşıyordu
Parası vardı en iyi Hastahanelere
En iyi doktorlara gitmesine rağmen şifa bulamamıştı
Avuç dolusu para harcamış ama nafile
Artık Hastahaneden bile çıkamaz olmuştu
Kanser dediler, kemoterapi yaptılar yok! yok!
Bir türlü şifa bulamıyordu
İki gün sonra Çetin Çeliği evine gönderdiler
Eşi doktorların Çetin’den ümidi kestiklerini hissetti
Çaresiz evine döndü
Komşuları geçmiş olsuna geliyorlardı
Herkes akıllar veriyordu
Birisi Kübaya gitmelerini önerdi
Bir telefon numarası verdi
Bu numarayla görüşmesini önerdi
Telefon Küba’ya ait bir telefondu
Aradılar, telefondaki kişi tahlillerini istedi
Gönderdiler 14 gün sonra cevap geldi
Telefondaki kişi sadece Kazdağlarında yetişen
Beş bitkinin tarif edeceği şekilde ambalajlanarak getirdikleri takdirde
Kesin tedavi edeceklerini söylüyordu
Bitkilerin yöre isimleri ile Latince isimlerini yazdırdı
Birisi Latincesi (Sideritis Trojana Ehrend) olan Sarıkız çayı
İkincisi Latincesi (Allium Kantrionum) olan Yabani sarımsak
Üçüncüsü Latincesi (Equi-Trojani) olan Kazdağı köknarının taze kozalağı
Dördüncüsü Latincesi (Astrapolus Membronaccus) olan Geven otu
İle Latincesi (Sxifroga Paniculata) olan Taşkıran otu
Bu bitkilerin mutlaka Kazdağlarından toplanması söylüyordu
Yanlışlık olmasın diye resimlerini de göndermişti
Hemen Kazdağlarına adamlar gönderdiler
Çetin Çelik Kübadan gelen haberle çok ümitlenmiş, morali de düzelmişti
Sabırsızlıkla Kazdağlarına gönderdikleri adamlarını bekliyorlardı
Sekiz gün sonra adamlar geldi
Çetin Çelik “buldunuz mu?” diye sabırsızlıkla sordu
Üçünü bulduklarını ama ikisinin maden arama yapılan yerde yetiştiğini
Maden arama esnasında
Bu bitkilerin tamamen yok edilmiş olduğunu söylediler
Artık Taşkıran otu ile Geven otunu bulmak imkansız dediler
Zaten bunlar çok yıllık
Yani uzun yıllarda yetişen bitkilermiş dediler
Çetin Çelik, adeta yıkıldı
Altın ararken halkın tepkisi gözlerinin önüne geldi
Pankartları görür gibi oldu
“Kazdağları Hayattır” diye yazıyordu
“Ölüm istemiyoruz” diyen pankartlar vardı
Vardı! Vardı!
Ama hiç dinlememişlerdi
İşte kendisinin hayatı bitiyordu
Ölüm geliyorum diyordu
Çıkardıkları tonlarca altının hayat karşısında
Birer tutam Gevenotu ile Taşkıran otu kadar değeri yoktu
İsmail Ören
Kanada'lı Alamos Gold firması ;
563 milyon liralık yatırım yapmış ,865 milyon liralık TEŞVİK almış.
2400 ton ,4 milyar dolar civarında ALTIN çıkartacak, %4 ünü yani yaklaşık
160 milyon dolarlık kısmına , devlete pay olarak verecek.
Kalanını cebe atıp, gidecek.
Böyle bir ticarete , kendi ülkesinin bayrağının sembolü Akçaağaç olan🇨🇦,"AĞAÇ DEVLETTİR" diyen, ekolojik dengeyi bozacak diye sivrisinekleri İlâçlamayan KANADA 'lılar bile hayır diyemez .
Suç, kendi ülkesine böyle bir kötülüğü yapanlarda. 🥲
#AkbeleneDokunma
#CudiYaniyorSesVer