dear Americans, yesterday Erdoğan walked into your United Nations and told the world that international institutions have been "rendered unable to fulfil their mission" by those in power.
let that sit for a moment.
this is the man who just seized 1,326 companies and $32 billion in assets from his own citizens. whose most popular political rival has been in a prison cell for 18 months facing 23 (!) centuries in charges. whose courts are jailing journalists for covering civil society. whose judges get replaced until they deliver the right verdict.
he stood in New York and lectured the planet about institutions being captured by the powerful.
he was describing himself.
Erdoğan does not go to the United Nations to convince anyone that he cares about justice.
he goes because it is the only stage left on earth where he can still perform the role.
the world may be bigger than five.
but modern Turkey is governed by the fear of one.
Evliyken kendine bakmayan, boşanınca bir anda bakımlı oluyor!
Çünkü evliyken hedef kocasıydı.
Boşanınca vitrin başka erkeklere açıldı.
Değişen kadın değil, müşteri kitlesi.
Aylık 150 bin lira verdiğin memurdan, 300 bin lira verdiğin hekimden verim alamazsın, onları muktedirleştirirsin, kendisine ayrı karısına ayrı suv çeken, ev + yazlık derdine düşmüş bir meslek grubu ile halkın arası açılır, milleti önemsiz görür, işini iyi yapma kaygısı azalır.
Bu arkadaş ingiliz vatandaşı olup, Türkiye ekonomisini yönetmek için değil, borçları yönetmek, yani milletin emeğini ve alınterini yerli ve yabancı tefecilere aktarmak için göreve getirilmiştir.
böyle günlerde kripto piyasasının kıymeti daha da iyi anlaşılıyor.
valör yok, paramı ne zaman alacağım derdi yok, açıklama kap map yok. 1 saat içinde liq edip enseye vurup gönderiyolar sende işine gücüne bakıyosun #finansalözgürlük