@nasuhbektas Başından sonuna izledim. Ülke siyasi tarihine yüz karaları, kayyumcu,butlan olarak girecekler. Bu arada tebrikler Şule aydin. Kepaze etmiş ama yüzsüzlük olunca elden bir şey gelmiyor.
@caglarcilara Senin gibi duzen gazeticilerinin yanlı açıklaması bu olabilir ancak. Ortadan ikiye bölündü değil yüzde 2 bile karsilgi yok KK'nin şuan bile gözle görülür fark var. Ozgur Ozel'in oraya insanlar kendi olanakları ile gelirken genel merkezin orda tutma bindirilmiş kıtalar var.
@gurseltekin34 Mesela cumhurun 3 bin koruması var bakanların,valilerin herkesin. ME Bakanında var. ama yoksulun çocukları okullarda koruma olmadığı için öldürülüyor. Mesela SEN 5 bin polis korumasında kendi partililerini dövdurerek içeri giriyorsun. Yani sen ve senin gibiler bozulduğu için.
@gurseltekin34 Kendi partililerini polis eşliğinde dövduren gaza boğan kişi siz degilmisiniz? Timur Soykan bu ülkenin en namuslu cesur gazeticilerinden biridir.
@Medyanin50Tonu İnsanlık adına utanç verici bir görüntü. Alçak bunların hepsi halk düşmanı siyonist alçaklar. Gülüyorlar. Çoluk çocuk kadın ölümüne gülmek. Dünyanın başına belasıniz.
@GalatasaraySK Oyuncu değişimi konusunda bu kadar gerizekali olunur. Bütün dünya görüyor Icardi geziyor Okan hoca görmüyor. 10 kişi oynadı bugün takım yuh olsun size.
@ProfDemirtas Döne döne iyice siraze kaydı sende. Sosyalizm insanı kutsar temel alır senin gibilerde sömürenlerin uşaklığını yapar. Ne olacak liboş iste görevini yerine getiriyor.
@GalatasaraySK Yusuf Demir i bide şu Ahmet Kutucu yu 90 dakka oynatan teknik ekibinize... Bir tane isabetli pas olmaz mı. Taraftar her türlü fedakarlığı yapar Özbek poşet dağıtır. Kenardan da böyle mal mal bakıyorlar ya iyice çileden çıkartıyorsunuz taraftarı.
@ProfDemirtas Liberalizmin vücut bulmuş halisiniz. Aleni ulke devlet başkanını kaçıran zorbalığı, halk düşmanlığını petrol ve diğer değerli madenler için yapılan bu olayı meşrulaştırmak için elinden ne geliyorsa yapiyorsun. YANKI GO HOME.
Yazıklar olsun! Dostum, gazeteci Barış Terkoğlu gözaltına alındı. Gerekçe, dün akşam Onlar’da yayınlanan haber videosu.
Kirli kamu görevlilerini gözaltına almak ve soruşturmak yerine, onları deşifre eden ve temiz bir toplum için çalışan gazetecileri susturmak istiyorlar.
Bunu da başsavcılık, bizzat kendi doğruladığı bir haber üzerinden yapıyor.
Barış’ın bir elini kesin; diğer eliyle, sesiyle, bakışıyla, fikriyle gerçeği yine anlatır, anlatacak.
İşte Barış’ın o haberi 👇🏼
https://t.co/3GIglP7zRh
Allah belanızı versin!
İstanbul Büyükçekmece'de faaliyet gösteren Özel Büyük Marmara Huzurevi'nde Abdulkadir Taşar isimli yaşlı vatandaşı, huzurevi sahibinin eşi Erol Konuk eldiven takarak dövdü.
@UfukUras Tutum belli yetmez ama evetten ne cikar. Boyle bir yorum cikar. Antidemokratik milyon uygulama varken tarihsel düzen yanlisi görevinizi on numara beş yıldız yerine getiriyorsunuz. Ve bu tutum milleti mahvetti. Yetmez ama biraz daha mahvolsunlar.
“Ne denir ki…”
Yağmurlu, gri bir Silivri sabahında hücremdeki penceremden avluma düşen yağmur damlalarını seyrediyordum. 5 adımlık hücremde 5 volta sonrası pencereyi sonuna kadar açıp bir sigara yaktım. Dumanın içeride kalmaması çok umurundaymış gibi çektiğim her nefesi dışarı bıraktım. Sayım için avluya giren gardiyanlar hücremin avlu kapısını açtı, “Günaydın kolay gelsin.”
Bozdolabı olarak kullandığım pencerenin önünde muhafaza ettiğim kaşar peyniri ve sucuğun ısladığını gördüm. “Ulan bozulmamışsınızdır inşallah, dün akşamdan beri sizi kafamda kuruyorum” deyip korka korka kokladım kaşarla sucuğu. “Eh işte” dedim, “Bir şey olmaz.” İnce ince doğramaya başladım sucuğu, ince doğrayınca daha fazla dilim çıkıyor, üstüne bir de ortalarından kesiyorum dilim sayısı ikiye katlanıyor. Memur çocuğuyuz biz, koca sucuğu tek seferde doğramayız. Kaşarlardan da bir parça kesip rendeledim, kantinden aldığım simidi de doğrayıp karavanaya yerleştirdim hepsini. Çaydanlıktaki suyun kaynamasıyla karavanayı üstüne koydum, ağzını kapattım, pişmeye bıraktım. Bakmayın zengin mahkum kahvaltısıdır bu, 1 saatte pişerdi yemeğim. Ocak yok, çaydanlıkta kaynayan suyun buharıyla anca pişiyor. Mazgal açıldı, “Avukat var.” Karışan saçlarıma hızlıca su vurdum, taradım, siyah gömlek beyaz ayakkabılarımı giydim çıktım kapıya. Koridora bakan pencerelerden avludaki mahkumlara selam verip eşlikçi gardiyanla avukat görüş kabinine yol aldık. “Avukatta da bi saat kalırım, dönünce yemek pişmiş olur” diye geçirdim aklımdan. Böyle ufak tefek planlarla geçiyor işte zaman ne yaparsınız…
Avukat kabinine adımımı attım bizim çilekeş birader belgelerle bekliyordu. “Naber len” deyip tokalaştık. Hazırladığım kahvaltıyı anlattım, sabah erken geldiği için bir şey yememiş, ağzı sulandı. “Selçuk abi var bak arkada” dedi, döndüm arkamı karşı koridorda yüzünde tebessümü eksik olmayan Selçuk Kozağaçlı vardı, “Selçuk abiiii” deyip el salladım.
Açık görüş haftasındaydık, mahkumların yakınları koridordan geçiyordu, ben Selçuk abiye, görüşe gelen aileler de bize el sallıyordu. Herkes birbirine gülümsüyordu, kimse birbirini tanımıyordu. Abimle vedalaşırken Tayfun Kahraman’ın eşi Meriç hanımı gördüm. El salladık birbirimize, uzun süre sonra gülerken görüyordum Meriç hanımı, AYM’nin hak ihlali kararı sonrası Tayfun Kahraman’ın tahliyesini bekliyordu. Tayfun Kahraman’la açık görüşten çıkmıştı belli, mutlu ve umutluydu.
Kabinden çıkıp hücreme doğru yol aldım. Her şey ne kadar kötü olsa da bir o kadar da güzeldi aslında. Bir gülen yüz, bir el sallama, bir simit, bir sucuk, bi kaşar peynir… Yetiyor mutlu olmaya. Demir kapıyı açtı gardiyan evimin kapısından girer gibi girdim içeri. Yaktım bir keyif sigarası, çaydanlığın üzerindeki karavanayı aldım, hemen masama kuruldum. Son bir nefes aldım sigaradan, bir çay koymak için kalktım. “Çay da tamam” deyip heyecanla yemeye hazırlandım. Kaşarlı sucuklu simitten ağzıma bir lokma atarken televizyonu açtım, kıpkırmızı son dakika bantları yanıyordu: “İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi AYM’nin Tayfun Kahraman hakkındaki hak ihlali kararını tanımadı.”
Ağzımdaki lokmayı zorla yuttum, Meriç hanımın gülen yüzü geldi gözümün önüne. Bir sigara yaktım, bir de sucuk parçalarına baktım, bir sigara daha… Ne denir ki…
@mikailavc65 Ah yavrum şu kız çocuğunun korkuyla ağlamasi. Şeriat budur. Saf kötülük insanlık düşmanlığı budur. Ne yazıktır ki ülkemizde bu karanlığı isteyen bir sürü kadin var. Bir kız çocuğunun gördüğü yaşadığı bu şiddete karşılık kahrolsun yobazlık gericilik ve karanlık. Yasasin laik dünya