dünya üzerinde kimse sizi köpeğinizden daha fazla sevmeyecek. anneniz babanız aşkınız çocuğunuz. insanın sevme kapasitesinin çok çok üzerinde sevme kapasiteleri var, sonsuz affedicilikleri var. yaşamayanın çok şey kaçırdığı fantastik bir ilişki insan köpek ilişkisi.
🔴 TCMB eski Başkanı Gaye Erkan: Dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu!
📍Eski Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan ve babası Erol Erkan hakkında Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
📍Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Site Müdürü Ertuğrul Kara ve Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen’in ifadelerinde çok çarpıcı iddialar var.
📍Ertuğrul Kara, ifadesinde “Hafize Gaye Erkan, bana ‘dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, seni içeri attıracağım’ diyerek tehdit etti” iddiasını dile getirdi.
📍İlker Ali Şen de ifadesinde “Gaye Erkan personelime, ‘Ben Maliye Bakanı olacağım, İçişleri Bakanı olacağım, sizi attırırım, sürdürürüm’ şeklinde sözler söyleyerek tehdit etmektedir” dedi.
📍Swissotel Resort Bodrum Beach Otel Genel Müdürü İlker Ali Şen’in Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifade özetle şöyle:
📍“Turgut Reis Mahallesinde bulunan Swissotel Resort Bodrum Beach Otel'de Genel Müdür olarak çalışmaktayım.
📍Otelimizin bulunduğu kampüs içerisinde aynı zamanda 72 tane villanın bulunduğu site vardır.
📍Sitenin 1 no’lu villasında oturan Erol Erkan ve kızı Hafize Gaye Erkan isimli şahıslar, site sakinleri ile personeline ve otel misafirlerine yönelik sözlü ve fiziksel müdahalede bulunarak taciz etmektedir, bu şahıslar müşterilerimize, çalışan personelimize hakaret ve tehdit içeren sözler söyleyerek otelimize zarar vermektedir.
📍Şikâyet dilekçemin ekinde personelimden bana gelen şikâyet dilekçeleri vardır, çalışan personelime ‘Ben Maliye Bakanı olacağım, İçişleri Bakanı olacağım, sizi attırırım, sürdürürüm’ şeklinde sözler söyleyerek tehdit etmektedir…
📍Ayrıca otele ait misafirlere ait kedi, köpek gibi hayvanlarına karışıyor, Özel güvenlik personelimize sürekli kendi güvenliğiymiş gibi davranarak onlara emir talimat vermeye çalışıyor.
📍Otel müşterilerinin önünü keserek telefonla videoya çekiyor; "Sen kimsin, neden geldin?" gibi soralar sorarak taciz ediyor, otele ait şezlong üzerine "10 dakika içinde döneceğim, eğer dönmemişsem bu yazıyı bir daha oku" şeklinde yazılar bırakıyor, bu yazıları genelde babası Erol Erkan yazıp bırakıyor.
📍Bizi turistlere ve müşterilerimize rezil ettiler…
📍Hafize Gaye Erkan isimli şahıs, sabah, öğlen ve akşam öğünlerinde oğluna özel yemek yapılıp villasına teslim edilmesini istiyor…
📍Otel müşterilerini, çalışan personelimi ve beni rahatsız eden, ortak kullanım alanlarını işgal eden Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan isimli şahıslardan şikâyetçiyim.”
📍Çağdaş Turgutreis Tatil Evleri Sitesi'nde 3 yıldır Site Müdürü olarak çalışan Ertuğrul Kara da savcılık ifadesinde özetle şu iddiaları dile getirdi:
📍“Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan sitenin ortak alanına ait olan geçiş yolu, sahil yolu, iskeleler ve bahçe kısımları vs. alanlara kamera yerleştirmiştir.
📍Bu kameralar bildiğim kadarıyla yüz tanıma ve fotoğraf çekme özelliğine sahiptir…
📍Ayrıca site yönetiminin bilgisi ve rızası dışında ‘özel mülktür, izinsiz girilmez’ şeklinde yazılı tabelalar sitenin ortak alanına muhtelif yerlere yapıştırmışlardır.
📍Ben bu tabelaları yönetimin ortak kararı ile sökmeye çalıştım ancak Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan beni ittirdiler.
📍Ben buna ilişkin darp raporu almadım. Fakat kamera kayıtlarında bu olay görülecektir…
📍Site çalışan görevli personellere sadece özel kendilerine hizmet etmesini istemektedirler.
📍Site görevlilerine bu yönde baskı ve mobing uygulamaktadırlar…
📍Hafize Gaye Erkan ile sitenin ortak alan kullanımı ve personelin kendi özel işlerinde kullanılması konusunu 18/08/2026 günü kendisi ile konuştum.
📍Fakat kendisi bana ‘dua et babam uyuyor, yoksa silahını çekip hepinizi vururdu, seni içeri attıracağım’ diyerek beni tehdit etti.
📍Bu esnada ofisteydik. İkimiz dışında kimse yoktu…
📍Çağdaş Turgut Reis Tatil Evleri Site Yönetimi adına sitenin huzur ve sükununu bozan ve beni tehdit eden Erol Erkan ve Hafize Gaye Erkan isimli şahıslardan davacı ve şikayetçiyiz.”
Piénsalo. Cuando tu mascota viene desde otra habitación solo para encontrarte, significa que por un momento estaba en otro sitio… y decidió ir a verte.
A su manera, su pequeño cerebro pensó en ti. Se preguntó dónde estabas, qué estabas haciendo, y fue a buscarte.
No necesitaba nada. Solo quería estar cerca de ti.
Eso es amor en su forma más pura. Tranquilo, leal y completamente incondicional.
Örüntü kavramını iyi öğrenin. Kişi, kendi örüntüsünün farkına varmaz, yüzleşmez, kabullenmez, suçluluk, pişmanlık veya utanç duymazsa milim kıpırdamaz, kesinlikle değişmez. Örüntü devam ediyorsa yapılacak en doğru şey kişiyi değiştirmek için çabalamak değil, oradan uzaklaşmaktır.
Aurelius haklıdır: "Yaralayanın aksi olmak, en iyi intikam biçimidir." Yaralayan kişi, kendi yaralanmasını da umar ki; bu sayede kendini temize çeker, ahlaki olarak çoğaltır. Oysa Nietzsche'nin dediği gibi, canavarla savaşırken canavara dönüşmemek,onu çürümeye mahkûm etmektir.
4 kardeşi difteri ve kuş palazından öldü.
Askeri lisede öğrenciyken sıtma oldu. Hayatı boyunca sıtmanın etkileri devam etti.
Hasta hasta zindana atıldı.
Trablus'da gözünden, Çanakkale'de göğsünden yaralandı.
Bu fotoğrafın çekildiği anda üç kaburgası kırık, böbrek sancısı çekiyor.
1 sene sonra da kalp krizi geçirecek.
Tarihte mucize yoktur.
Mucize denilen şey, halk sevgisi, zeka ve inattır.
Zekasına, inadına ve sevgisine müteşekkiriz.
Bir adam, sokakta tüyleri dökülmüş ve ileri derecede hasta görünen uyuz bir köpeğe yalnızca tek bir ilaç verdi ve iki ay sonra köpeğin son halini görmek için geri döndü.
Uzun süre evde vakit geçirip yavaş yavaş dışarı çıkma isteğini kaybeden insanlar, çoğu zaman sadece dinlendiklerini düşünür.
Ancak psikolojik açıdan bakıldığında, birçoğu zihinsel geviş getirme (mental rumination) adı verilen bir durum yaşıyor olabilir.
📌 Bu durumda beyin yavaşlamaya başlarken zihindeki düşünceler giderek artar ve bir şeyler yapma motivasyonu yavaş yavaş azalır.
📌 Kişi geçmişe takılıp kalır, gelecekle ilgili endişelenir ve zihinsel olarak tükenmeye başlar.
📌 Bu tembellik değildir; sinir sisteminin sürekli bir alarm durumunda sıkışıp kalmasıdır.
📌 Bu durum ne kadar uzun sürerse normal yaşam da o kadar uzak ve ulaşılmaz hissettirebilir.
📌 Zor olan kısmı ise bundan çoğu zaman tek bir büyük motivasyon patlamasıyla çıkılamamasıdır.
📌 Bazen iyileşme yalnızca küçük bir adımla başlar.
Sınır koymadığınız insan, sınırınızı kendisi belirlemeye başlar. Bir kez izin verdiğiniz taşkınlık, ikinci gelişinde hakka dönüşür. Üçüncüde alışkanlık olur. Sonunda sizi kendi hayatınızda misafir hâline getirir. İnsanlara haddini bildirmek saldırganlık değil, sınırın ilanıdır.
Erkekler fedakar annelerini normal bir örnek olarak görür. Kadınlar ise fedakar annelerini aynı hayatı yaşamamaları gerektiğini hatırlatan bir uyarı olarak görür.
“Henüz 18 yaşındaki Mesut, kendisini okutabilmek için yıllarca hamallık yapan babasının emeklerini karşılıksız bırakmadı. Babasının alın teriyle verdiği eğitim desteği, Mesut’un Harvard Üniversitesi’ni tam burslu kazanmasıyla gurur dolu bir başarıya dönüştü.
Mesut’un başarısı ailesine büyük bir mutluluk yaşatırken, yıllarca oğlunun geleceği için çalışan babanın fedakârlığı da takdir topladı. Bir babanın alın teri, oğlunun Harvard hayaline dönüştü.”
‘Yüzünü hatırlayacağım ve Tanrı’ya bana nasıl yardım ettiğini anlatacağım’ 🫠
Ona nasıl sevgi ve güven duygusu ile bakıyor. İyiliğin eksik olmadığı bir gün olması dileklerimle…
Kierkegaard’ın duası:
“Tanrım! Bana, kendime zulmetmemeyi öğret; derin düşünceler içinde boğulmama mâni ol; bana, inançla derin derin nefes almayı öğret!”
José Saramago’nun "Körlük" romanında, salgına yakalananlar eski bir akıl hastanesinde karantinaya alınır. Sadece bir doktorun karısı görme yetisini korur ama eşiyle kalabilmek için kör numarası yapar. Hastanedeki koşullar vahşileştikçe, silahlı bir grup yiyeceklere el koyar ve koğuştakilerden önce değerli eşyalarını, ardından da kadınları talep eder. Görebilen tek kişi olan kadın, etrafındaki çaresizliğe, aşağılanmaya ve tecavüzlere günlerce şahit olur ancak açığa çıkma korkusuyla başlarda hiçbir şeye müdahale etmez. Vahşet katlanılamaz bir noktaya gelip çember daraldığında ise sakladığı makası alıp çete liderini öldürür.
İnsan, elinde engelleyecek gücü olsa bile tehlike doğrudan kendisine dokunana kadar kötülüğü izlemeye çok yatkındır. Haksızlık ne kadar büyük olursa olsun, kendi güvenlik alanını bozmamak için başkalarının acısına sessiz kalıp eylemsizliği seçer. Çoğu zaman zulme karşı harekete geçmemizi sağlayan şey içimizdeki adalet duygusu değil, sıranın bize geldiğini anlamamızdır. İnsan, başkaları yanarken çoğunlukla sadece izler; sessizliğini ancak ateş kendi kapısına dayandığında bozar.