Kastamonu’da doğmuş büyümüş ilkokul öğretmeni dedem, tayini çıkıp başka bir şehre taşındığında henüz flört ettiği babaanneme mektuplar yazmış
Asagida paylaşıyorum ama paylaşmadan önce diyeceğim o ki; neredeyse her gün burada maruz kaldığım Atatürk’e hakaretler kufurler, kendini bilmez haysiyetsizlerin Cumhuriyete saygisizliklari, bunların hiç biri Türkiye’nin hakikati değil. Bunların hiç birini de bu topraklar unutmaz. Anadolu ruhu, Anadolu kültürü sonradan edinilmiş sahte Arap özentiliğine benzemez, tarihe en dürüst şekliyle gömer bu ahlaksizlari ve hakikat ebediyen Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyeti olarak kalır.
“bir ev tuttum; manzarası iyi. Yalnız elektriği yok, o da yapılacak. Sana, ebedi şefimiz Atatürk için Maraş’ta yapılan ihtifâlin zabıtlarını gönderiyorum. Fikir ve intibalarımı açıkça bana yaz, olmaz mı? Yanımda olsan; böyle toplantılarda söz aldığım zaman benim kritiğimi yapardın. Ne ise; artık yazı ile bildirirsin. Peder ve validenizin ellerinden öperim”
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
İNSAN ONURU VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ, HER KOŞULDA KORUNMALIDIR!
İBB davası kapsamında savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in yargılama sürecine ilişkin dile getirdiği iddialar, insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından ciddiyetle ele alınması gereken bir durumdur.
Demokratik hukuk devletinde adalet; soruşturma ve yargılama süreçlerinin insan onuruna, kişi hak ve özgürlüklerine ve adil yargılanma hakkına uygun yürütülmesiyle mümkündür.
İnsan onurunu, güvenliğini ve temel haklarını gözetmeyen hiçbir süreç hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Hukukun görevi, bireyi güç karşısında korumaktır. Bu nedenle tüm iddiaların ivedilikle ve etkin şekilde araştırılması adalete duyulan güven ve kamu vicdanı açısından tartışılmaz bir zorunluluktur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
📢Herkes duysun, bu insanlık suçudur!
İBB Davası’nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker:
📌 Polis 'Altımı indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. "Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil'' dendi bana.
📌İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum!
Bu parti kurulduğunda genel merkezi yoktu, savaş meydanlarında, çadırlarda kuruldu”
Sonunu kadar binadayız, buradan sökülürsek meydanlardayız.
Özel tüm Cumhuriyetçileri, demokratları, vatanseverleri partiye sahip çıkmaya çağırıyor @herkesicinCHP@eczozgurozel
Herkes bilsin ki;
Türkiye bir doğum sancısındadır!
Bugün yaşanan acılar bir matemin işareti değildir.
Bugün yaşananlar, değişimin doğum sancısıdır!
Bana bu yolda kime güveniyorsun diye soruyorlar:
Ben millete güveniyorum!