Alman haftalık Die Zeit gazetesinin bugün yayımlanan haberine göre, Türkiye tarihinin en pespaye yargısının, yani Erdoğan rejiminin yargısının sayısı meçhul mensupları, kendilerine yeni bir gelir kaynağı açmış: Rüşvet karşılığı siyasal soruşturma açarak para kazanmak. /2
Hayatında bir gün olsun alın teri döküp çalıştığına tanık olmadığımız, servetinin ve mal varlığının kaynağı hakkında kamuoyunun yeterince bilgi sahibi olmadığı bu kişinin çıkıp millete akıl vermesi tam bir pişkinlik örneğidir.
Eşşek gibi çalışıp uysalca isyan etmeden yaşıyorsun. Kenara attığın 100 bin TL’yi borsada belki 200 bin yapmak için uğraşırken şak diye çarpıyor AKP’liler. Ama sen Fransa’da dükkan yağmalayan gence daha öfkelisin. Çünkü bu düzenin eşşşeğisin senin eşşşekliğin döndürüyor bu çarkı.
Muhalif olsa birkaç saat içinde tutuklanacak olan insanlar iktidar yanlısı olunca olaydan bir ay sonra istifa ederek işin içinde sıyrılıyor. Ne güzel dünya..
🔴 SON DAKİKA: İsrail ordusunda görev yapan askerleri Türkiye'ye getirerek sağlık hizmeti verdiği ifşa edilen ve çocukları da orduda görev yapan çifte vatandaş Klodya Medina, İstanbul'da bir AVM'de protesto edildi
Çiftlik Bank davasında 45 Bin yıl ceza alan Mehmet Aydın���ı hatırladınız mı?
Bu tosuncuğun çarptığı para 1 Milyar Liraydı ve bedelini 45 Bin yıl ceza alarak ödüyor.
Şimdi bir de fon vurgununu düşünün. Sadece Fatma Betül’ün çarptığı para bile 2 Milyar Lira. Fatma da WhatsApp gruplarından falan çıkarıldı işte 😁
Yollardayım. Markete girdim, meyve reyonundan bir şeyler alacağım. Görevli kadın dikkatle yüzüme baktı:
“Milletvekili misiniz?” diye sordu.
“Evet” dedim.
Birden anlatmaya başladı:
“Eşim ve ben öğretmendik. İhraç edildik, cezaevlerine atıldık. Neler çektik… Size de mektup yazmıştım. Şimdi karşımda görünce çok sevindim.”
İnsan bazen bir markette, meyve reyonunda ülkenin yakın tarihinin en ağır yaralarıyla karşılaşıyor.
On binlerce öğretmen sınıflarından, öğrencilerinden, okullarından koparıldı. Aileler dağıldı, insanlar işlerinden edildi, hapse atıldı, hayatları altüst edildi.
Bir ülkenin öğretmenlerini, akademisyenlerini, kamu çalışanlarını böylesine büyük bir kıy��mla eğitimden ve kamudan koparmak, yalnızca insanlara değil, ülkenin geleceğine de vurulmuş ağır bir darbedir.
Bugün hâlâ o insanların gözlerindeki acıyı görüyoruz.
Eğitime, adalete ve insan onuruna verilen bu zararın hesabı mutlaka sorulmalı.
Pişkinliğe bak! Çocuklarını da almış yanına kendine aitmiş gibi bütün zeytinleri toplayıp arabasına doldurmuş..
Onca emek, onca hak boğazına yumruk olmaz mı?..