Aziz Yıldırım'ın seçilmesi 2000'de olduğu gibi yeni bir Avrupa Kupasının habercisi olur dilerim. Kendisi de geçmişte yaptığı kötülükleri tekrarlamaz umarım.
Ülke gündeminden kaçıp sığınabildiğimiz tek güzel şeyi; futbolu kirleten herkes daha beter olsun.
@NicoSchira Mr. @NicoSchira do you have any idea how much these kinds of temporary collaborations cost? Because we know it's all a show for the election and that Maldini is being paid just to appear alongside the candidate for a while.
@blondielemon8 Nereye ne niyetle bakarsan onu görürsün, her şey ve herkes hakkında fikriniz olmayıversin, kendi "ahlak" anlayışınızı hakikatmiş gibi, manipülatif cümlelerle mahalle baskısı haline getiriyorsunuz. Bu Ego evet büyük bir sorundur. Bu egonun sahibi de sorunlu.
NETFLIX'İ KAPATIN VE BUNU İZLEYİN (Türkçe Altyazı)
yapay zeka'nın beyaz yakalı çalışanları nasıl etkilediğini anlatan gördüğüm en dürüst röportaj.
eğer masa başı çalışıyorsanız bu röportaj doğrudan sizi ilgilendiriyor.
ayrıca Anthropic'in kendi verileriyle, Claude'un insanların ve şirketlerin çalışma şeklini nasıl değiştirdiğini anlatıyor.
> claude çalışanların işlerini nasıl değiştiriyor?
> hangi görevler otomatikleşiyor?
> hangi meslekler avantaj kazanıyor?
> şirketler yapay zekayı gerçekte nasıl kullanıyor?
en ilginç kısmı ise anlatılanlar tahmin değil, Anthropic’in kendi verileri.
önümüzdeki birkaç yılın iş dünyasını anlamak istiyorsanız kaçırmayın.
Mattia Ahmet Minguzzi’nin katilini anası kurban bayramında ziyaret etmiş.
Çekildikleri resmîn altına duygusal bir müzik koyup, “Canım oğlum Umut’u cezaevinde bayram ziyaretine gittik” diye sosyal medyadan paylaşmış.
Hayvan sahibinin, hayvanın verdiği zarardan sorumlu tutulması gibi bu SSÇ’lerin ailelerinin de sorumlu tutulup cezalandırılması gerektiğini defalarca yazdım. Bu katilin anasının yaptığı paylaşım fikrimin ne kadar doğru olduğunun ispatı. Yunanistan da bile SSÇ’ nin ailesi yargılanıyor.
Ebeveynlik vazifesini yapmamış. Toplumun içine bir katil salmış. Lojistik desteğe de devam ediyor. Pişmanlık yok, üzüntü yok, utanma yok. Bu paylaşımı acılı ailenin yarasına tuz basmak için yapıyor…
Ahmet mezarda yatarken annesi ve babası mermer mezar taşlarına sarılıyor.
Bu toplum zararlılarını karşı hala tedbir almayanlar, katilin anası nasıl katil oğluyla gurur duyuyor. Sizde eserinizle gurur duyuyor musunuz?
#MattiaAhmetMinguzzi
#YaseminMinguzzi
WOKE terörizmi budur. Ülkemize bulaştıran her kuruluş kapatılmalı.
Gazeteci olacak müptezel soruyor: "Neden yeni filminiz %100 İskandinav? ... Siyah insan yok, çeşitlilik yok."
Mads Mikkelsen: "Film 1750 yılında Danimarka'da geçiyor."
Tokatlı amatör fotoğrafçı Emin Coruş, çektiği fotoğrafla Fransa’daki yarışmada 750.000 fotoğraf arasından 2. oldu.
• Emre Coruş’a vize verilmediği için törene gidemedi.
• Fransa'dan kargolanan ödülü ise gümrük takıldı ve imha edildi.
"Yetkililere plaket olduğunu anlattım ama teslim edilmedi ve imha edildi."
Kayseride bir vosvos ustası vardı. Ali usta. Derdi ki ceza sistemi farklı olmalı.
"Fakirin parasını alacan. Zengini dövecen " derdi. Fakirin parası kıymetli, zenginin canı tatlı. Para cezası ikisine de adil olmuyor.
Öncelikle zorlu sezonu yine önde kapatan takımı tebrik ediyorum.
Ama bilmelisiniz ki, bu, Galatasaray'ın 2. kez değil 3. kez üst üste 4 şampiyonluğu elde ettiği bir sezon oldu.
Galatasaray ilk Dörtlemeyi, İskoç teknik direktör Billy Hunter ile yapmıştı. /1
Şebnem Ferah’a verilen reaksiyonu sadece ‘müzik zevki’ sanıyorsanız mevzuyu kaçırıyorsunuz.
İnsanlar sadece bir rock sanatçısına bilet almıyor. Kendi gençliğine, kaybettiği ülkeye, artık var olmayan bir atmosfere dokunmaya çalışıyor.
Bir dönem üniversite şenlikleri vardı bu ülkede. Gerçekten vardı. Öğrenci dediğin şey AVM’de story çekip kahve zincirinde oturan bir müşteri profili değildi sadece. Çimlerde saatlerce oturulurdu. Vega çıkardı. Şebnem Ferah çıkardı. Mor ve Ötesi çıkardı. İnsanlar birbirine benzemeden aynı yerde durabiliyordu.
Ve en önemlisi, herkes bu kadar öfkeli değildi.
Şimdi daha çok Z kuşağı, ‘Şebnem kim ya’, ‘vasat rockstar’ falan yazıyor. Yazabilir. Zevk meselesi. Kimse herkes aynı şeyi sevsin demiyor zaten. Ama bazı yorumlarda korkunç bir tarih yoksunluğu var. İnsan kendi yaşamadığı dönemin duygusunu küçümsememeli. Çünkü bazen cehalet, fikir sahibi olmak değil; bağlamdan habersiz özgüven oluyor.
Arkadaşlar, muhtemelen çoğunuz müziğe Spotify algoritmasıyla doğdunuz. Biz bir şarkının klibini görmek için saatlerce power, mtv falan açık bekliyorduk. Siz her şeye sınırsız erişimle büyüdünüz ama hiçbir şeye tam bağlanamadan büyüdünüz. Aradaki fark bu.
Bir de şu var. O dönem insanlar birbirini sürekli politik kimlik etiketiyle tartmıyordu. Şimdi bir sanatçının söylediği bir selam, ettiği bir cümle yüzünden komple insan silmeye çalışılıyor. Herkes birbirine savcı gibi davranıyor. Sürekli bir linç mahkemesi kuruluyor. Bu konuda bile ve bu çok yoruuc maalesef:)
Bu yüzden Şebnem Ferah’a olan ilgi sadece nostalji değil. İnsanların ‘normal’ hissedebildiği son dönemlerden birine duyduğu özlem. Tıpkıı Çilekeş'de olduğu gibi. Ama tabi ki ve tabi ki Şebnem'in sesini, müziğini, performansını, hep bi ağızdan o şarkıları söylemeyi özledik. Mevzuyu basitleştirmeyim :)
Ama kötü haber de şu ki, bazı şeyler geri gelmiyor. Mesele sadece bir konser hiçbir zaman değil. Ülkenin ruh hali değişti. Kampüs kültürü gitti. Ucuz konserler gitti. Bir arada yaşama refleksi gitti. Genç olmanın o hafif yanı gitti.
Şimdi geriye dönüp bunu anlatınca bazı insanların anlamaması çok normal. Çünkü insan hiç yaşamadığı bir kaybın yasını tutamaz. 🥲
Arjantin'de yaşayan bir Türk, ülkedeki sağlık sistemini anlattı:
"Oğlum okul çıkışında düşüp dudağını patlattı.
En yakın devlet hastanesine geldik. İlk müdahaleden sonra bizi çocuk hastanesine sevk ettiler.
Yabancı olduğumuzu anlayınca zorluk çıkarmak yerine translate açıp bizimle sabırlı bir iletişim kurdular.
Çok geçmeden cerrah geldi, dudağa 6 dikiş attı ve 2 hafta sonraya kontrol randevusu verdi.
Bütün bu süreç için hiçbir para ödemedik. Çünkü Arjantin'de sağlık uyruğunuza bakılmaksınız Anayasal bir güvencedir.
Aynı şey Amerika'da olsaydı kim bilir kaç bin dolarlık fatura arkamızdan gelirdi."
İllet yasadışı bahis mi yoksa bahis kavramının kendisi mi bunu netleştirirsek çok daha verimli olur ülke adına.
Eğer illegal bahis bir illet ise, bunun illet, legal bahsin ise neden illet olmadığının açıklanması çok mantıklı olur.
Eğer bahis bir illetse ki bunun illet olduğunu hemen hepimiz kabul edebiliriz; bu kez neden komple yasaklamadığımızı sorma hakkımız olur diye düşünüyorum.