@mufidyuksel@enbiya_yildirim 2- Medine’deki dostumuz, uhud içerisinde bunun gibi ayetlerin yazılı olduğu birçok kaya var dedi.fakat o esnada polis geldi sessiz bir şekilde beklemek zorunda kaldık polis eğil bizi görecekti ardından polis gitti gittikten sonra da daha fazla tehlikeye girmemek için geri döndük
@mufidyuksel@enbiya_yildirim 1-Kıymetli hocam, Medine'de yaşayan bir dostum tarafından yasak iken gece bir şansımızı deneyerek gittik. Koruma altına alınmış duvar kaya yazıları. Koruma demirlerinin altından biraz zor ve zahmetli şekilde sürünerek geçtik.
Öğretmenlerin Kariyer Basamakları Mağduriyeti: Görünmeyen Bir Adaletsizlik
2000’li yılların başında fen, edebiyat, tarih ve ilahiyat fakültelerinden öğretmenlik vasfıyla mezun olan binlerce kişi, dönemin olağanüstü koşulları nedeniyle Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarına atanamamıştır.
28 Şubat sürecinin etkileri; kontenjan sınırlamaları, taban puan engelleri, alan alım kısıtlamaları ve başörtüsü yasağı gibi nedenlerle öğretmenlik mesleğine fiilen geçiş mümkün olmamıştır.
Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’ne göre; öğretmenlikten önce ya da sonra geçen pek çok süre uzman ve başöğretmenliğe esas hizmet süresinden sayılmaktadır. Özel öğretim kurumlarında çalışılan süreler, sözleşmeli, ücretli ve vekil öğretmenlik dönemleri, hatta öğretmenlik görevi esnasında başka hizmet sınıflarında geçirilen süreler dahi kapsam içindedir.
Ancak aynı dönemde, farklı bakanlıklarda ve kamu kurumlarında 657 kapsamında kadrolu olarak geçirilen yıllar bu hesaba dahil edilmemektedir.
Ortaya çıkan tablo çarpıcıdır:
O yıllarda ücretli öğretmenlik yapanların hizmetleri sayılırken, ailesini geçindirebilmek için ücretli öğretmenliği tercih edemeyip başka bir kamu görevinde çalışanların yılları yok sayılmaktadır.
Devlete fiilen hizmet edilmiş, maaşı bütçeden ödenmiş, sorumluluk alınmış; fakat kariyer basamaklarında bu emekler görünmez kabul edilmiştir.
18 yıl başka farklı bir kurumda çalışıp da öğretmenliğe geçen ancak şuan uzman bile olamayan öğretmenler var. Bu öğretmenler, yönetmeliğe göre yeni başlayan öğretmen muamelesi görmekteler.
Oysa ilk olarak Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olarak göreve başlasalar, daha sonra ise öğretmenlik dışında farklı hizmet sınıflarında görevlendirilselerdi hiçbir hak kayıpları olmayacaktı.
Olayı somutlaştırmak için şöyle bir örnek vermek istiyorum: Çocuğunuz olmuyor diye bir evlatlık aldınız. Sonra iki de sizin evladınız oldu. Siz öldükten sonra bu evlatlık alınan çocuk hukuk önünde sizinle kan bağı varmış gibi öz sayılmaz mı? Sizinle kan bağı taşımıyor, aileye sonradan dahil ediliyor olsa bile, bütün haklardan yararlanıp öz evlat gibi muamele görmez mi?
Farklı bakanlıklar bünyesinde çalıştıktan sonra öğretmenliğe geçen öğretmenler bugün aynı durumdadır. Kadro, derece, emeklilik prim gün sayıları sayılırken neden uzman/başöğretmenlik konusunda mağduriyet ve hak kaybı yaşıyorlar?
Öğretmenlere kariyer basamakları getiren sistem yürürlüğe girdiğinden beri 3 defa değişti. Öngörülen hizmet süre şartına sahip olan öğretmenler, ilkinde yüzyüze sınava girdiler, bir sonraki sene online sınava girdiler. Şuan ise sadece eğitim videolarını seyredip sertifikalarını alarak uzman/başöğretmen oluyorlar.
Buradan bu sistemin bilgi ve deneyime dayalı bir sistem olmak dışında, öğretmenlerin ekonomik açıdan desteklenmesi için bir durum olduğunu çıkarmak da mümkün.
Öğretmen-uzman-başöğretmen arasındaki her ay yaklaşık 18 bin TL’yi bulan maaş farkı, öğretmenler arasında derin bir maddi ve manevi adaletsizlik doğurmaktadır.
Aynı okulda, aynı derse giren, aynı sorumluluğu taşıyan öğretmenler arasında yalnızca geçmişte hangi kamu kurumunda görev yapıldığına bakılarak kalıcı bir ayrım oluşmaktadır.
Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği’nin güncellenmesi; geçmişte farklı kamu kurumlarında görev yapmış, daha sonra öğretmenliğe geçmiş binlerce kişinin yaşadığı bu mağduriyeti giderecek şekilde yeniden ele alınmalıdır.
Aksi halde kariyer sistemi, öğretmeni motive eden değil, küstüren bir yapıya dönüşecektir.
Eğitimde kalite, adaletle başlar. Adalet ise emeğin nerede ve hangi unvanla verildiğine değil, gerçekten verilip verilmediğine bakılarak sağlanır.
Sorun ortadadır. Çözüm mümkündür.
Cumhurbaşkanımız ve kabinesinden bu sessiz mağduriyetimizin giderilmesini talep ediyoruz.
@Yusuf__Tekin@EgitimBirSen@_aliyalcin_@TBMMresmi
@TurkiyeKamusen
@dbdevletbahceli@MhpTbmmGrubu@Akparti@MHP_Bilgi@talatyavuz29@RTErdogan
@eozpeynirci Kronik bir çok sorun. Her an Dsg arızası verdi verecek beklentisi. Türkiye'de distribütör sorunu, müşteri hizmetleri sorunu, servis yetkililerinin sorunu derken....
Avrupa'da fiyatı uygun, o yüzden çok satıyor olabilir mi
Tapınakçı ruhsuzların bir öğrenciyi pespaye bir şekilde ayartarak kurdukları bir komplo / iftira ile Ramazan öğretmeni, Ramazan Bayramı arefesinde katilmiş gibi iğrenç bir şekilde içeri atmak sizin için de rahatsız edici değil mi sayın Bakan @abakingurlek ?
İslâmî değerleri aşağılayanlar kraliçe gibi muamele görürken bu ülkenin Kemalizm komplosuna kurban giden has çocukları neden böylesine aşağılayıcı bir muameleye tabi tutuluyor acaba?
#5816SayılıKanunKaldırılsın
#ramazanhocayaözgürlük
#RamazanBayramı
Manisa’da yaşanan Ramazan öğretmene kelepçe vurulması hadisesi karşısında, her fırsatta “hak, hukuk, adalet” vurgusu yapan Ali Yalçın ve Ali Yıldız’dan tek kelime duymadık. Ne garip… Konu hassas olunca mı susulur, yoksa adalet terazisi duruma göre mi tartar?
Ortada bir öğretmen var. Yani bir kamu görevlisi, bir memur… Dahası, bir sendikaya üye olma ihtimali son derece yüksek bir emekçi. Kendi üyesi olabilecek bir memurun, böylesi bir süreçte karşı karşıya kaldığı muamele karşısında suskunluk; sendikacılığın ruhuyla ne kadar bağdaşır?
Bir öğretmenin, üstelik yaşı, konumu ve durumu ortadayken kelepçelenip tutuklanması karşısında sessizliğe bürünenler; acaba hangi adaletten, hangi haktan söz ediyor? Yoksa bazı meselelerde yüksek sesle konuşmak kolay, bazı meselelerde ise susmak mı daha “konforlu”?
Mil-Diyanet Sen olarak soruyoruz: Adalet, kişiye ve zemine göre mi savunulacak? Yoksa gerçekten herkes için mi geçerli olacak? Eğer adalet evrenselse, bu sessizliğin izahı da olmalıdır.
Mil-Diyanet Sen
Genel Merkezi
#ramazanhocayaözgürlük #MEB @_aliyalcin_@MemurSenKonf@Diyanet_Sen #diyanet #Atatürk #5816SayılıKanunKaldırılsın
Hazmedemiyorum.
İlkine niye kelepçe takılmadı diye değil.
Diğerine niye kelepçe takıldı ve tutuklandı diye.
34 yıllık öğretmenin itibarını kim geri getirecek?
Suç sabit mi değil mi ona Mahkeme karar verecek ama benim kararım nettir:
Hazmedemiyorum.
Değerli Cumhurbaşkanım, Sn. Bakanlarım,
Değerli büyüklerimizden adaletin tecelli etmesini istiyoruz.
Babam asla söylemediği, söylemeyeceği ifadeler üzerinden birkaç öğrencinin sözde şikayetiyle tutuklandı.
Babam kendi halinde 34 yılldır eğitim veren bir öğretmen. Öğrencileri güzel ahlak ile yetişsin, kalemi kitabı sevsin, vatanına milletine ailesine hayırlı olsun diye 34 yıldır saçlarını ağarttı.
Böyle bir vatan evladı öğretmenin bayram günü cezaevinde ailesinden uzakta olmasını istemiyoruz.
Sadece babamızın yanımızda olmasını istiyoruz. Bize yardım etmenizi istirham ediyoruz.
#ramazanhocayaözgürlük
@RTErdogan@abakingurlek@mustafaciftcitr@sarseven
📌 DİKKATLE OKUYUNUZ❗️❗️❗️
Rt, beğen yapınız...
Lütfen❗️
Avukat Muhammed Türkoglu:
Ramazan Hoca'nın dosyasının detaylarını inceledim ve her bir satırı dikkatlice okudum.
Çıkardığım sonuç şudur:
Artık birkaç öğrenci, yalnızca keyfi bir dilekçeyle istedikleri öğretmene itibar suikasti düzenleyerek idari yaptırım uygulanmasına ve tutuklanmasına sebep olabilir.
#ramazanhocayaözgürlük
@avturkoglum
@Yusuf__Tekin#ramazanhocayaözgürlük
Sayın bakanım! İki öğrencinin dilekçesi ile bayram günü cezaevine gönderilen bir öğretmene şimdi sahip çıkmayacak isek ne vakit sahip çıkacağız! Geciken adalet adalet değildir! Hangi Ögretmen bundan sonra yük alıp Allah rızası için çalışır!