İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Başhekimliği sağlıkta ticareti belgeledi!
Önce kendi taşeron işçilerini hukuksuzca işten çıkaran İstanbul Tıp Fakültesi yönetimi, şimdi de 16.07.2026 tarihli başhekimlik yazısıyla "sağlık turizmi" adı altında gelen ithal hastaların randevularının öncelikli olarak değerlendirilmesini ve risk grubundaki hastaların (kanser, böbrek yetmezliği, uzuv kaybı vb.) sağlık hizmetleri aksasa bile sağlık turizmi kapsamındaki ithal hastalara ileri tarihlere randevu verilmemesini resmî olarak talimatlandırmıştır.
Bu önceliğin sebebini çok iyi biliyoruz. Amaçları insanları iyileştirmek değil, kamusal sağlık alanlarını birer şirket gibi işleterek bir avuç sermayedara yeni kâr kapıları açmaktır!
Devrimci Tıp Öğrencileri olarak kamusal sağlık hizmetini döviz karşılığında satan, hastaneyi ticarethaneye çeviren bu zihniyete geçit vermeyecek; nitelikli, parasız ve eşit sağlık hakkını savunmaya, sermaye için değil halk için sağlık şiarını yükseltmeye devam edeceğiz!
Çapa Tıp Fakültesi yemekhane işçileri Yalnız değildir!
Bugün, haksız ve hukuksuz bir şekilde işten çıkarılan Çapa Tıp Fakültesi yemekhane işçilerinin onurlu direnişine omuz verdik.
Buradan hastane yönetimine sesleniyoruz: Tıp fakültelerinin ve hastanelerin temel görevi yaşatmak ve iyileştirmektir; kendi emekçilerini açlığa ve güvencesizliğe mahkum etmek değil!
Devrimci Tıp Öğrencileri olarak, işçilerin gasp edilen hakları iade edilene, emeğin ve ekmeğin mücadelesi kazanılana kadar fakültemizdeki yemekhane işçilerinin yanında olmaya, seslerine ses katmaya devam edeceğiz.
📢 Devrimci Tıp Öğrencileri yola çıkıyor!
SERMAYE İÇİN DEĞİL, HALK İÇİN SAĞLIK
Bugün sağlık sisteminde yaşadığımız sorunlar yalnızca geçici yönetim eksiklikleriyle açıklanamaz. Hastanelerde artan yoğunluk, sağlık hizmetine erişimde yaşanan eşitsizlikler, sağlık emekçilerinin ağır çalışma koşulları ve koruyucu sağlık hizmetlerinin geri plana itilmesi; sağlık alanının giderek piyasalaştırılmasının sonuçlarıdır.
Bu düzende sağlık, kamusal bir hak olmaktan uzaklaştırılarak ekonomik bir faaliyet alanı hâline getirilmektedir. Oysa sağlık, herkes için eşit ve nitelikli biçimde sunulması gereken temel bir haktır.
SAĞLIK PİYASALAŞTIRILAMAZ
Son yıllarda sağlık alanında uygulanan politikalar, kamu kaynaklarının özel sermayeye aktarılmasını hızlandırmıştır. Kamu-özel ortaklığı modelleri ve şehir hastaneleri gibi uygulamalar, sağlık hizmetinin toplumsal ihtiyaçlardan çok mali sürdürülebilirlik ve kârlılık ekseninde şekillenmesine yol açmıştır.
İlaç ve tıbbi teknoloji alanında faaliyet gösteren çok uluslu şirketler ise patent mekanizmaları aracılığıyla bilimsel bilgi üzerinde denetim kurmakta, birçok ilaca ve tedaviye erişim ekonomik koşullara bağlı hâle gelmektedir. Bilimsel üretimin toplum yararı yerine piyasa dinamiklerine göre yönlendirilmesi, sağlık alanındaki eşitsizlikleri derinleştirmektedir.
Bu süreçten sağlık emekçileri de doğrudan etkilenmektedir. Artan iş yükü, performans sistemi, güvencesiz çalışma biçimleri ve sağlıkta şiddet, hem çalışanların haklarını hem de sunulan hizmetin niteliğini olumsuz etkilemektedir. Sağlık emekçilerinin ve hastaların ortak sorunlarının kaynağı, bireylerden çok sağlık sisteminin örgütlenme biçimidir.
SAĞLIK, HASTANEDEN İBARET DEĞİLDİR
Tıp eğitimi bize sağlığın yalnızca tanı ve tedaviden ibaret olmadığını göstermektedir. İnsanların sağlığını belirleyen temel etkenler; yeterli beslenme, güvenli barınma, temiz çevre, güvenceli çalışma koşulları, eğitim ve sosyal güvence gibi yaşam koşullarıdır.
Bu nedenle toplum sağlığını savunmak, yalnızca hastanelerde daha iyi hizmet talep etmek değil; aynı zamanda sağlığı belirleyen toplumsal ve ekonomik eşitsizliklere karşı söz söylemeyi de gerektirir.
TIP ÖĞRENCİLERİ OLARAK SORUMLULUĞUMUZ
Bizler, geleceğin hekimleri olarak sağlık hakkını savunmanın yalnızca mesleki değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz ve Devrimci Tıp Öğrencileri (DTÖ) olarak yola koyuluyoruz!
Nitelikli, erişilebilir, eşit ve kamusal bir sağlık sistemi; sağlık emekçilerinin insanca çalışma koşullarına sahip olduğu, bilimsel bilginin toplum yararına üretildiği ve herkesin sağlık hizmetine ihtiyacına göre ulaşabildiği bir anlayışla mümkündür.
Sağlığın bir ayrıcalık değil hak olduğu; insan yaşamının piyasa koşullarına bırakılmadığı bir gelecek için örgütlü gücümüzü büyütmek zorundayız. Geleceğin hekimlerini, tüm tıp öğrencilerini halk için sağlık mücadelesini büyütmeye; Devrimci Tıp Öğrencileri (DTÖ) ile birlikte yürümeye çağırıyoruz!