Yeni Doğan Çeteleri ve Topuk Kanı İkiyüzlülüğü
Yeni doğan çeteleri bu ülkede bir "topuk kanı" mevzusu kadar bile konuşulmadı, neden? Hatta gazeteci Emrullah Bey'in de belirttiği gibi, utanmadan "yeni doğan çetesi diye bir şey olmadı" diyerek olayı örtbas etmeye çalışanlar bile çıktı.
Şimdi soru şu: Bir bebek normal doğumla dünyaya gelse; aile doğumdan hemen sonra hiçbir sıvı enjeksiyonunu ve topuk kanı uygulamasını kabul etmeyip bebeğini alıp evine gitse, bu çeteler o bebeği yeni doğan yoğun bakımına yatırmak için yine de bir bahane bulabilirler miydi?
Biz zamanında bu işlemleri yaptırmadık diye, kendilerini "bilimsel" sanan ama aslında sistemin ezberleriyle hareket eden o cahil kesim tarafından linç edildik. Bugün "topuk kanı" denildiği zaman adeta birer vampire dönüşen, sistemi kutsayan o kitleler, sıra bebeklerin hayatını paraya tahvil eden yeni doğan çetelerine gelince neden suspus oluyor? Neden bu vahşeti sadece göstermelik bir gündem maddesi haline getirip geçiştiriyorlar?
Bugün bir aile çıkıp basına "topuk kanı yaptırmıyorum" dese, günlerce bu konuyu malzeme edip o aileyi hedef gösterirler. Ama yeni doğan çeteleri yüzünden, sistemin çarkları ve açgözlü sağlık çalışanlarının ihmalleri nedeniyle sakat kalan, hayatını kaybeden yüzlerce bebek asla hak ettiği şekilde konuşulmaz. Sistemin dayatmalarını sorgusuz sualsiz savunanların bu ikiyüzlülüğü, asıl büyük tehlikenin nerede olduğunu açıkça gösteriyor.
KALIN BAĞIRSAK KANSER TARAMALARI NEDEN YAPILIYOR
AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİ KANSER TARAMASI İÇİN NEDEN ARIYOR? Dr.Uğur Yılmaz bu sorulara cevap verdi....👇
https://t.co/GHwtNoJ07X
Dr ugur yılmaz, Aile sağlık merkezleri kanser taraması için neden arıyorlar
(Paylaşalım arkadaşlar)
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
"BİZ TOPUK KANI DAVALARINI DİLEKÇELERİMİZ İLE HALLEDERİZ,
(Falanca önder-lider...) BU İŞİ GARANTİ HALLEDİYOR..."
DİYEREK SİZDEN PARA ALMAYA, SİZİ ÇARPMAYA ÇALIŞANLARA ALDANMAYINIZ...
BENİM BEDAVA SUNDUĞUM DİLEKÇELERİ (Üst kısmına bilgilerinizi yazmaktan ve dilekçeyi özetlemekten başka birşey yapmayarak) SİZE SATANLARA KANMAYINIZ.
🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳🕳
Hazırladığım ve aşağıda sunduğum (Baş kısmında nasıl kullanılacağınıda izah ettiğim) dilekçe örnekleri bedavadır, GIDA HAREKETİ WEB SİTESİNDE YER ALMAKTADIR, bu tür klasik dilekçeler için kimseye para kaptırmayınız.
Ancak hukuk sadece ESAS'DAN (Topuk kanı verilmesinin zorunlu olmadığı vs.) İBARET DEĞİLDİR, USUL HUKUKU BİLGİSİ BU DAVALARDA ASIL ÖNEMLİ YERE SAHİPTİR, bu da hukuk fakültesi mezunu ve mahkeme tecrübesi olan AVUKATLARIN BİLECEĞİ bir bilgidir.
Her hakim farklı usul hataları yapmakta, verilen kararlar da BAM'ların görüşüme göre değişmektedir, yani aslında standart bir dilekçe yoktur. Her karara göre ayrı dilekçe yazılmalıdır.
O yüzden mümkünse davanızı bir avukat vasıtası ile takip etmenizde fayda vardır. (Sizinle; "Bu avukattır diye tel ile görüştürülenlere de hemen itibar etmeyiniz, önce avukatın kayıtlı olduğu barodan bilgilerine ulaşıp, baronun verdiği telefon ile konuşunuz. Bu konuda sahtekarlık yapıldığı bilgisi kulağımıza geldi...)
Dosyada bir avukatın vekaletinin olması ise mahkemeyi ve kolluğu daha dikkatli olmaya sevk eder...
Özellikle kolluk ile ve ZOR KULLANARAK aşı-topuk kanı-test UYGULANMAK İSTENMESİ DURUMUNDA avukatın müdahalesi hayati öneme sahiptir, bu durumda bazılarının sihirli dilekçeleri sizi kurtaramaz!
Üstelik bu konuda (Zorunlu test aşı vs.) halkın lehine olan hukuki gelişmelerin çoğalması bu konuya daha çok avukatın eğilmesi ile mümkündür.
Çünkü uygulamada gördüğümüz şey; biz usuli-hukuki çözümler ürettikçe karşı tarafında yeni çözümler ürettiğidir ve karşı taraf PARA-BASIN VE BÜROKRASİ gücünü (ekseriyet ile) elinde tutan kesimdir, yani bu işten ciddi bir şekilde nemalanan kesimdir. Bu işin kuru dilekçe ile hallolmayacağı açıktır.
O yüzden daha fazla meslekdaşımı BU DAVALAR İLE İLGİLENMEYE ÇAĞIRIYORUM. (Bana mail ve tel ile ulaşılır ise meslekdaşlarıma elimdeki bilgileri paylaşıyorum)
Ancak bu davalar HUKUK VE ADALET GÖZETEREK DE YÜRÜTÜLMEMEKTEDİR. Elbette son noktaya kadar hukuki yolları kullanmak yararlıdır, ancak size kimse bu davaların sonucu hakkı da garanti veremez, BU DAVALAR KONUSUNDA SİZE GARANTİ VEREN YALAN SÖYLÜYORDUR, SİZİ KANDIRIYORDUR! Ben çok sayıda lehe karar almış olmama rağmen kimseye bunu vaat etmedim!
Ülkemizde yaşanan "28 Şubat" tecrübesinde de olduğu gibi bu davalarda "O GÜCÜN EMRİ İLE VE TALİMAT İLE..." yürütülmektedir. Bazı insaf sahibi hakimlerin ellerinden geleni yapması bu gerçeği değiştirmemektedir.
Çoğunluk hakim ya korkmakta, ya istinaf mahkemelerinin karararını bozması karşısında çaresiz kalmaktadır. Bazı yeni yetme hakimlerde "SİSTEME YARANMAK İÇİN" AİLELERE SUÇLU MUAMELESİ YAPMAKTADIR, zalimce ailelere işkence etmekte, kolluğu ailenin kapısına göndermeye kalkmaktadır!
Genelikle lehe bozulan kararlar; Bir defa topuk kanı verilmesi, çocuğun doğumundan itibaren 6 ay geçmesi gibi idarenin eski genelgelerine dayanan ve ailenin mahkemede dinlenmemiş olması vs. gibi usul hataları sebebi iledir. Elbette bu bozmalar da önemsiz değildir, çünkü zaman bizim lehimize işlemekte ve zaman kazanmak bizim için önem arz etmektedir.
Yine de bu işin bir çözümü olacak ise CESUR AİLELERİN BASIN VE SOSYAL MEDYADA YAŞADIKLARI MADURİYETLERİ ANLATMASI VE CESUR AVUKAT VE DOKTORLARIN AÇIKLAMALARIYLA LEHİMİZE KAMUOYU OLUŞMASI İLE MÜMKÜN OLACAKTIR...
Bu konuda desteğinizi bekliyorum.
👇
https://t.co/bz16iQKFAs
aral şimşir 40 milyon diye haber yapan, gardi'ye sallayıp gardici olan, hakan çalhanoğlu galatasaraya gelsin diye sayfa sayfa yalan senaryo yazan, sürekli yönetimden bilgi aldım diye kolpa sıkan adamdan gazeteci olur mu ?
NATO liderlerine hediye edilen silahlarla ilgili enteresan bir gelişme olmuş.
Belçika Başbakanı De Wever’e verilen hediyenin silah olduğu bilinmiyormuş.
İngiltere başbakanına silah verildiği öğrenince paketi Belçika’ya inince açmışlar.
Paketi açınca şok olmuşlar çünkü Belçika’ya bu şekilde silah sokmak yasak.
Başbakana verilen hediye silah havacılık polisine teslim edildi ve polis kontrolünde silah kasasında saklanıyor.
Bu haraç yasal mı? 2 yıldır hiç calismadigim halde inanılmaz bir şekilde yakama yapışan @qnbtr yazmayayım diyorum ama lütfen beni salar mısınız. yıllardır hiç kullanmadığım kredi kartıma geçen 2025 yılı kart ücreti yansıttı hemen online müşteri hizmetlerine bağlandım kartımı iptal ettirdim ve kırdım o günde bankanın uygulamasını bile telefonumdan sildim. Normalde telefonumdaki mesajlara hiç bakmam tüm ödemelerimi de hiç kaçırmam bizzat kendim takip ederim, finansbank dan gelen bir mesaj 1217 TL borcunuz var ve üç aydır ödememişim üç ay gecikmeye sokmuşlar neredeyse avukatlık olacakmış müşteri hizmetlerini aradım kart aidat ücretiymiş, ben bu kartı size geçen yıl bizzat kapattırdım ekran görüntülerini de paylaştığım gibi geçen yıl 800 TL kart aidati ekstra mesajı atmışsınız hiç kullanmadığım için bir daha hiç ekstra kesilmemiş bu yılda 1200 TL kart ücreti hiç kullanmadığım karta ve kapattığınızı söylediniz karta borç çıkarttınız. İşin en tuhaf tarafı olay burada bitmiyor zar zor internet bankacılığınızı tekrar indirdim yıllardır ne gördüğüm ne kullandığım kartın aidat ücretini ödedim bir gün geç ödemişim 12 TL tekrar faiz ekstre kesmişsiniz, yahu dedim ben bunu takip edemem yani mutlaka unuturum sonuçta hiç calismadigim bir banka alın size ben 50 TL ödeyeyim faiz falan gelirse benim sizden alacağım olsun yeter ki kendimi kurtarayım, ama bir baktım fazla ödeme yapamıyorsunuz bu sefer bir dahaki ay geliyor tekrar on TL faiz yansıtıyorsunuz aynı süreci yaşıyoruz. Yani bu yaptığınız insan psikolojisini ve zaman yönetimini çok iyi inceleyerek olmayan kartlar için haraç kesme stratejisi mi? Milletin yakasından bir düşer misiniz?
Kur'an'a sövene müsamaha hoş görü değil ihanettir.Kur’an, Allah’la, ayetleriyle ve Rasulüyle alay etmenin “küfür” olduğunu beyan ederken “Biz Kur’an Müslümanıyız” diye kıyamet koparanlar, hadisleri inkar edenler niçin Allah'ın Kitabına hakaret eden “küfür domuzu”nu telin etmedi?
@furkancerkesx Dalga geçmek alaya almak ne zamandır fikirden sayılır olmuş? Hangi ateist çıktı fikirlerini alay etmeden söyledi de gözaltına alındı. Allah aşkına furkan kendi başına geleni haksızlığı bunla bir tutup kendi kendine yazık etme