+What do you see?
-Power.
+Power is always dangerous, it attracts the worst and corrupts the best.
🌟I am one year older than Fatih when he conquered Istanbul.
Arkadaşlar aile evinde makarna yemezdim, makarna ak partinin sembolü, onların yöresel yemeği olduğu için boykot amaçlı tüketmiyordum, şimdi acıktım etliekmek kesmedi, makarna pişiriyorum dükkanda, haber etmek istedim tamamıyla mecbur kaldığım için tuketecegim🌹
Arkadaşlar aile evinde makarna yemezdim, makarna ak partinin sembolü, onların yöresel yemeği olduğu için boykot amaçlı tüketmiyordum, şimdi acıktım etliekmek kesmedi, makarna pişiriyorum dükkanda, haber etmek istedim tamamıyla mecbur kaldığım için tuketecegim🌹
Yerli John Wick geçti dükkanın önünden, şu Gazze'ye yardım edilen gemide mahsur falan kaldı ya, yanında biri vardı, ya abi işte bir tane koydum şöyle yaptım böyle yaptım diyordu anlık komiğime geldi ifade ediş şekli ahahahshah
Toplumumuz çöküyor/çöktü ve bunu görmemek için kör olmak gerek.
Erkekler uyuşturucuya, alkole, pornoya, tembelliğe teslim olmuş.
Günden güne mücadeleden kaçıyor, kendini uyuşturmayı seçiyor. Anlamsızlığa haps olmuş.
Kadınlar ilgi bağımlılığına boş bir gösteriş kültürüne kapılmış, kendini geliştirmeyi bırakmış.
Kadın erkek fark etmiyor herkesin beyni bulgur pilavına döndü.
Ve ben artık şundan eminim ki bu bir tesadüf değil.
Bir yerlerde birileri, bu toplumu bilinçli olarak uyutuyor.
Çünkü uyuyan, uyuşan, ekranına gömülmüş bir toplum yönetmesi kolaydır.
Düşünmeyen sorgulamaz, sorgulamayan itiraz etmez.
Peki bunun kökü ne?
Bana kalırsa büyük ölçüde fakirlik ve cahillik.
Çünkü eskiler boşuna dememiş.
Varlık seviştirir, yokluk dövüştürür.
İnsan geçim derdine düşünce, ne kendini geliştirebilir, ne çocuğuna doğru dürüst vakit ayırabilir.
Ve zincir oradan kopmaya başlar.
Bak nasıl kopuyor.
Baba, kızıyla ilgilenmiyor.
O sevgiyi evde bulamayan kız, dışarıda arıyor.
Dışarıdaki bazı erkekler de o boşluğu görüp rol yapıp, o kızı bir duygusal enkaza çeviriyor.
Sonuç? Her nesilde biraz daha yaralı bir toplum.
Erkek çocukları için de aynısı geçerli hatta bence toplumun asıl yükü burada.
Baba oğluyla vakit geçirmiyor, dertleriyle ilgilenmiyor.
O çocuk bir yol göstericiden yoksun büyüyor ve bir kimlik boşluğuna düşüyor.
Sonra ya serseriye, ya tembele, ya da hayata söven bir kaybedene dönüşüyor.
İşte bu yüzden diyorum ki:
Toplumun düzelmesi de, çökmesi de, en çok erkeğin elindedir.
Tabi ki de kadınların da bunda etkisi olabilir.
Fakat otorite olan erkektir ve otorite boşluğu her zaman felaketle sonuçlanır.
Çünkü ayakta duran, sorumluluğunu alan, kendini yetiştirmiş, gerçek anlamda adam gibi adam olan erkeklerin sayısı arttıkça bu toplum düzelir.
Her şey oradan başlar.
Peki yol ne?
Birincisi önce kendini kurtar.
Gerçek anlamda erkek adam ol.
İşinde başarılı ol, kendini geliştir, sağlıklı kal.
Çünkü kendini kurtaramayan, kimseyi kurtaramaz.
İkincisi sağlıklı ilişkiler kur, sağlıklı bir aile kur.
Çünkü bu iş, tek tek adamların değişmesiyle değil, o adamların kurduğu sağlam ailelerle düzelir.
Üçüncüsü baba olduğunda, o zinciri sende kır.
Kızın olursa, ona öyle bir baba ol ki, dışarıda bir ilgi boşluğu aramasına gerek kalmasın çünkü sevginin en sahicisini evde bulsun.
Oğlun olursa, onunla vakit geçir, dertlerini dinle, ona bir yol göster ki o kimlik boşluğuna düşmesin.
Gerçek devrim burada.
Yaralı büyümüş bir neslin, kendi çocuğunu yaralamadan büyütmesi.
(Çünkü çoğu insan, kendine yapılanı farkında olmadan çocuğuna tekrarlar. Sevgisiz büyüyen, sevgi vermeyi bilmez; görmediğini veremez. Zinciri kırmak, "bana yapılanı ben yapmayacağım" demekle başlar ve bu, bir insanın verebileceği en zor ama en soylu karardır. Sen o kararı verirsen, sadece kendi çocuğunu değil, ondan sonra gelecek bütün nesli değiştirmiş olursun.)
Ben insanları yargılamayı yıllar önce bıraktım.
Babalarımız da kendilerince adamdı ama kendi zamanlarının bilgisiyle, kendi eksikleriyle.
Onları suçlamıyorum.
Sadece biz daha iyisini yapabiliriz, çünkü artık daha çok şey biliyoruz.
İşte bu yüzden, bu toplumu kurtaracak nesil biziz.
Bizden sonra gelen nesil, bu toprakların aydınlık yüzü olacak.
Ama bu kolektif ve uzun vadeli bir iş bir günde olmaz.
Kendini yetiştir. Kendini geliştir. Kendini gerçekleştir.
Önce sen düzel. Sonra ailen. Sonra nesil.
Değişim, dışarıda bir yerde değil senin aynada gördüğün adamda/kadında başlar.