Herkese Merhaba, geçtiğimiz perşembe gününün ilk saatlerinde, yaşadığım bölgeden sorumlu jandarma birliği tarafından, BirGün gazetesinin bir paylaşımında okuduğum, "Kanuni Sultan Süleyman şakası nedeniyle ceza alan komedyen" haberi üstüne yaptığım yorumum gerekçe gösterilerek, "halkı alenen kin ve düşmanlığa teşvik" suçlamasıyla gözaltına alındım. Cep telefonuma ve kimliğime el konuldu. Cep telefonumun şifresini orada ve o dakikada verdim. Gözaltı işlemlerimin ardından İstanbul Emniyet Md. götürüldüm. İlk alınışım ve serbest bırakılışım arasında bana toplam dört kere sağlık kontrolü yapıldı. Gözaltı sürecim boyunca -bakış dahil- hiçbir kötü muameleye maruz kalmadım. "Çağlayan Adalet Sarayında" alınan savcılık ifademde, temmuz ayı boyunca paylaştığım tüm sosyal medya mesajlarım önüme bir klasör halinde konuldu ve bunların, bana isnat edilen suçun unsurlarını taşıdığı söylendi. Ailemden aldığım eğitim; mesleğim ve mesleğimin yapılış ve sahneleniş prensipleri nedeniyle "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme" suçu işleme imkânım olmadığını, bu suçlamayı reddettiğimi ve mümkünse suçlamalarına başka bir kulp bulmalarını rica ettim. Ardından tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine gönderildim. Kısa süren yargılanmam ardından, yurt dışı çıkış yasağı ve ev hapsi cezasına çarptırıldım. Bilgisayar kullanmadığım ve cep telefonuma el konulduğu için sonrasında haliyle kimselerle iletişim kuramadım. Arayanlara, soranlarla çok teşekkür ederim. İstemeden sebep olduğum, aile büyüklerimin akan gözyaşları ve iç sıkıntıları dışında hiçbir üzüntüm yoktur. Tüm paylaşımlarım istisnasız X hesabımda durmaktadır, duracaktır, yenileri paylaşılacaktır, dolayısıyla susmam ve susturulmam mümkün değildir. Evlâtlarımız ve ülkemiz için aydınlık bir gelecek talebi hapsedilemez. Sevgilerimle.
AKP, Paris davasını kaybetti!
Gizlenen dava sonucuna ulaştık.
Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin;
AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle;
Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.
Artık 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık tahkim cezasının ödenmesi için geri sayım başladı!
Peki süreç nasıl gelişti?
13 Şubat 2023’de Uluslararası Tahkim Mahkemesi aldığı kararla;
AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında;
Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın⬇️
1.) Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı,
2.) Ceyhan Limanı’nda yüklemesini yaptığı,
3.) Irak devletinin satış fiyatının altında bu petrolün satılmasına neden olduğu gerekçesiyle,
Türkiye’nin Irak’a net 1 Milyar 471 Milyon Dolar tazminat ödemesine hükmetmişti.
277 sayfalık Nihai Tahkim Kararını ilk kez kamuoyuna belgeleriyle biz açıklamıştık.
AKP ise verdiği yanıtta;
Bu cezayı içeren tahkim kararının iptali için Paris’te dava açtıklarını açıklamıştı.
Yaptığımız araştırma neticesinde;
AKP’nin, uluslararası tahkim kararına karşı Paris İstinaf Mahkemesinde açtığı ‘Kararın İptali Davasını’ kaybettiğini tespit ettik.
Sonuç⬇️
1 Milyar 471 Milyon Dolar tutarındaki ceza ödemesi için geri sayım başladı!
Bu devasa ceza tutarı, mutlaka Tayyip Erdoğan’ın ve ilgili AKP’li yöneticilerin mal varlıklarından tahsil edilmelidir!
İşte resmi belgeler⬇️
Kaynak: 10 Mart 2026 tarihli Paris İstinaf Mahkemesi Kararı (Fransızca Orijinali, Türkçe Çevirisi)
Mustafa Kemal Atatürk Nutuk'ta Vahdettin için "HAİN, SOYSUZLAŞMIŞ, ALÇAK, ACİZ, ADİ, HİS VE İDRAKTEN MAHRUM BİR MAHLÛK" diyor.
Kurtuluş Savaşı'na savaş açan ve Vahdettin'i ak-lamaya kalkan AKP'nin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Atatürk'ün NUTUK'unu da yasaklayacak mısın?
Dünyadaki milyarder sayısı geçen yıl yüzde 13 artarak 3 bin 302'ye çıkmış! milyarderlerin serveti bir yılda yüzde 25 büyümüş!
Dünyada 50 ila 100 milyar dolar arasında servet sahibi 18 kişi, 100 milyar doların üzerinde servete sahip 19 kişi var.
Fakirlik ise jet hızıyla artıyor! 8 milyar insanın yüzde doksanı geçinemiyor!
ÖTV artışı ile birlikte alkol oranı %45 olan bir 70’lik rakının;
-Vergisiz fiyatı: 459,52 TL
-ÖTV 623,82 TL
-KDV 216,66 TL
-Toplam vergi 840,48 TL
-Yaklaşık raf satış fiyatı 1.300 lira olacaktır.
-Vergisiz fiyata göre vergi oranı %183’tür.
2. Abdülhamit, tam 148 yıl önce, 1 Temmuz 1878'de -belli şartlarla- Kıbrıs'ı İngiltere'ye teslim etmişti.
2. Abdülhamit böylece 93 Harbi'ni kazanıp İstanbul'a kadar gelen Rusya'ya karşı İngiliz desteği sağlamaya çalışmıştı.
Ancak Kıbrıs tavizine karşın 1878 Berlin Antlaşması ile Osmanlı tarihinin en ağır toprak kayıplarından birinin yaşanmasına engel olunamamıştı.
#İBBDavası'nda 57. Gün
"Yalnızca 1 adet arabam var."
İBB Genel Sekreter Yardımcısı, Şehir Plancısı #GürkanAkgün beyanda bulunuyor.
"İşte malvarlığım ortada!
Evlerimiz arandı, banka hesaplarımıza, mülkiyet dökümlerine bakıldı.
İddianamede de yazıyor.
Yalnızca 1 adet arabam var.
Başka da ne malım, ne de mülküm var.
Hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş dahi yoktur.
Bırakın sebepsizini ortada zenginleşme yok.
Peki soruyorum.
Rantın tam merkezindeki makamlarda görev yapmış biri olarak soruyorum:
Aklımın bir yerinde tırnağımın ucu kadar çıkar peşinde olmak yer alsaydı böyle mi olurdu malvarlığım?
Karşınızda bu kadar rahat konuşuyor olabilir miydim?
Benim peşinden gideceğim tek çıkar; bir kamu görevlisi olarak kelimenin taa Orta Asya'dan gelen anlamı ile halkın bütününün çıkarıdır.
Yıllarca çamurlu yollarının eziyetini çekmiş mahallelileri, oralar kıymete binince yerinden etmek isteyen rantçılara karşı gecekondulunun çıkarıdır.
Anadolu'dan üniversite okumak için güç bela İstanbul'a gelip de yurt bulamayan gençlerin çıkarıdır.
Hayata mağlubiyetle başlamış yoksul mahallelerde, ders çalışmak için dahi imkân bulamayan, yer bulamayan çocukların çıkarıdır.
Yıllardır açgözlülükle lime lime edilen, betona boğulan İstanbul'un suyunun, ormanının, toprağının çıkarıdır.
Evet!
Ben bu çıkarların peşinden koştum, koşmaya da devam edeceğim.
Bugün Başkanımız Ekrem İmamoğlu'nun öncülüğünde, burada yargılanan birçok çalışma arkadaşımın emekleriyle, daha önce sayısı sıfırken; artık İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, bu kısa zamanda hizmete açtığı kreşleri, kent lokantaları, öğrenci yurtları, halk kütüphaneleri, bölgesel istihdam ofisleri, mahalle evleri, sağlık merkezleri, ders atölyeleri vardır.
Öğrenciler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yani halkın bütçesinden burs alıyor.
Anneler, iş arayanlar ücretsiz ulaşım hakkından faydalanıyor.
Dar gelirliler, emekliler kentsel dönüşümde hibe desteği alabiliyor.
Daha fazlasını saymakla bitmez.
Artık bugün itibariyle bir müsveddeye dönmüş bu iddianamede ortaya konulduğu gibi, kamuyu zarara uğratan bir belediye yönetimi var olsaydı şayet; tüm bunlar başarılabilir miydi dersiniz?
Biz belediyenin her kuruşunu halkın çıkarına kullanmaktan gayrı hiçbir şey yapmadık.
2019'dan bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütün yaptığı işlemler mülkiye müfettişlerince, Sayıştay'ca didik didik edildi.
Şimdi karşımızda çoğu tekrardan oluşsa da nedense sayfa sayısıyla övünülen bir iddianame var.
Ne mutlu bana ki yıllardır bu şehrin imarından, planlamasından sorumlu bir alanda görev yapmış bir insan olarak; neden şu kişiye, şu firmaya haksız yere plan değişikliği yaptınız, şunun emsalini neden arttırdınız, neden olmayacak yere inşaat izni verdiniz diye tek bir suçlamayla dahi karşı karşıya kalmadım.
Çünkü, yok!
Bu bile görevimi nasıl layıkıyla, yasal mevzuata uygun, adaletli ve kamu yararını gözeterek yaptığımın ispatıdır."
işbirlikçi Halife Padişah Vahdettin’in Damat Ferit hükümetinde Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) yaptığı Mütareke Basını’nın “hain kalemşoru Peyam-ı Sabah Başyazarı Ali Kemal, millet canını dişine takmış vatanını kurtarmaya çalışırken bakın neler yazıyordu 1920’de gazete kılıklı paçavrasında👇
" Mustafa Kemal’in adamları Kars’ı Ermenilerden geri aldık diye bayram ediyor. Bre ahmaklar bu hareketiniz Düvel-i Muazzamayı daha çok kızdıracak. Tutturmuşlar bir kuvayi milliye. Bu kuvayi milliyeci haydutların işi gücü savaş. Siyasetten zerre kadar anladıkları yok. Ellerinde derme çatma bir ordu, dövüşüp duruyorlar. Hükümet ve halifemiz ölçüp biçmiş Sevr Antlaşması’nı uygun görmüş. Çocuk gibi yok ‘İzmir’i isteriz, Edirne’yi isteriz, hatta tam istiklal isteriz’ diye tutturmuşlar...”
Zamanede ne çok Ali Kemaller türedi değil mi?
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Bu da sıfatı👇
Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu:
Şey Sait'e ,1 .Dünya Savaşı'nda Rus Ordusuna yardımlarından ötürü 500 bin Türk'ü katleden Ermeni çetelerinin de olduğu törende Ruslar tarafından övünç madalyası verilmiştir. Video Rus arşivlerinde mevcuttur, tarafımdan yayınlanmıştır.
Şeyh Sait Ruslara yardım ettiğinde Osmanlıya ,Halifeye ve İslam'a ihanet etmiyormuydu ?
Osmanlı'nın yapamadığını Atatürk yapmış, Şeyh Sait'i vatana ihanetten asmıştır.
Şeyh Sait ,bölücü ayaklanmasına dine alet eden klasik bir siyasal İslamcıdır. İsyanı din ile alakalı değil genç Cumhuriyet'i yıkmaya yönelik İngiliz destekli bir isyandır.
Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ'a, "Şeyh Sait'in hatırasına hakaret suçu" işlediği gerekçesiyle ceza verilmiş.
Silahlı isyan çıkarıp Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni daha doğarken boğmaya çalıştığı için idam edilen Şeyh Sait'in "hatırasına hakaret" suçu icat edip insanlara ceza vermek, sadece o insanları değil aslında Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kuranları cezalandırmaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Şeyh Sait İsyanı’nda isyancılar tarafından şehit edilen piyade üsteğmen,kaymakam ve öğretmenin ailelerine Cumhurbaşkanı M. Kemal (Atatürk) imzalı bakanlar kurulu kararlarıyla maaş bağlamıştı.
https://t.co/fakyExOPIQ
Bugün Şeyh Sait'i aklamaya çalışanlar, Şeyh Sait İsyanı sırasında isyancıların katlettiği "şehitlerimizin hatırasına hakaret suçu" işlemiş olmuyorlar mı?
Gerçek şu ki, bir taraftan Atatürk'e saldırılırken, diğer taraftan Şeyh Sait, İskilipli Atıf gibi tescilli Cumhuriyet düşmanları mağdur, mazlum ilan edilerek aklanmaya çalışılıyor.
Çünkü hedef üniter, laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir. İşte bugün asıl beka meselesi de budur.
“Bunun adı seçimin şeklen yapılması, milli iradenin iptal edilmesi demektir.”
👉 Sabahattin Önkibar, ‘Yargıtay’ın CHP’ye mutlak butlan kararını onaylamayacağı’ dedikodusu üzerine bu kararın alındığını öne sürdü:
• Ankara’daki son fısıltı; Yargıtay ‘Böyle bir hukuksuzluğu onaylayamayız’ deyince iktidar mecbur kalıp yıldırım hızıyla kanun çıkarıyor şeklinde.
• Bugün CHP, yarın başka bir parti ile alakalı alt derece mahkemesi hüküm verdi mi akan sular duracak.
• Zira son karar olacak.
• Bu itibarla bunun adı seçimin şeklen yapılması, milli iradenin iptal edilmesi demektir.
• Türkiye adım adım otoriterliğe uyumlu hale geldi, getirildi.
• Normalde iktidarı sarsması gereken şeyler artık sıradan olay gibi görülüyor.
📍Şu skandala bakın!
“BİR SABAH UYANDIK, TAPUMUZ YOK!”
İstanbul Sarıyer'de rezerv alan ilan edilen bölgedeki tapular iptal edildi. Vatandaşlar feryat etti:
“— Bir sabah kalktığımızda tapularımızın özel bir firmaya satıldığını öğrendik.
— Boğaz manzaralı 3+1 ev için 1,2 milyon TL gibi ödeme yapılıyor ve tapunuz alınıyor!..”
Ekrem İmamoğlu ne demişti?
“Bugün benim 30 yıllık diplomamı iptal edenler, yarın sizin 40 yıllık tapunuza, arsanıza, banka hesabınıza da çökebilirler!”
Şimdi bu sözü daha iyi anlıyor muyuz?
Dışişleri Bakanlığı’nda buharlaştırılan milyonlar!
Mahkemelik olan;
Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Büyükelçilik İdari Binası, Rezidans ve Lojman Binaları yapım işinde;
Dışişleri Bakanlığı’nın, inşaat şirketine yaptığı ödemeleri göstermek için mahkemeye sunduğu;
İlk 4 hakedişteki 15 milyon dolarlık ödeme tutanaklarının, üretilmiş belgeler olduğu ve sahte imzalı oldukları ortaya çıktı.
❗️Yani şirket paramı ödemediniz diyor,
❗️Dışişleri Bakanlığını mahkemeye veriyor.
❗️Dışişleri Bakanlığı, bu parayı ödedik diyor,
❗️Ancak mahkemeye sunduğu ödeme evrakları sahte çıkıyor.
Bu nasıl iş!
Dışişleri Bakanlığının, şirkete yapılan ödemelerle ilgili Ankara 12. İdare Mahkemesi’ne sunduğu;
İşin ilk 4 hakedişine ait ödeme tutanaklarındaki;
🔴Büyükelçi’nin imzası sahte!
🔴İdari Ataşe’nin imzası sahte!
🔴Bölge Koordinatörü’nün adı, soyadı, imzası sahte!
Sahte imzalı ödeme tutanaklarının listesi⬇️
🔴02.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 1.539.518 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴06.11.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.267 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴04.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.874 Dolar tutarında düzenlenmiş.
🔴31.12.2007 tarihli sahte ödeme tutanağı, 4.511.883 Dolar tutarında düzenlenmiş.
Sahte imzalı üretilmiş belgelerin toplam tutarı: 15.074.542 Dolar
Güncel kurla 700 Milyon Lira!
Ödeme tutanaklarındaki imzalar sahte, belgeler üretilmiş olduğuna göre;
Dışişleri Bakanlığının bu belgelere dayanarak kasasından çıktığını beyan ettiği para da, ilgili şirkete ödenmediğine göre;
O halde bu paralar nerede?
15 Milyon Dolar kimlerin cebinde?
Dışişleri Bakanlığı yetkililerine soruyorum!
Nedir bu mahkemeye sunduğunuz sahte ödeme tutanakları? Derhal açıklayın!
Önemli not: Bu skandalın ortaya çıkarılmasındaki emekleri için Barış Terkoğlu’na teşekkür ediyorum.
Sahte ödeme tutanakları⬇️
🇸🇦Suudi Arabistanlı şirketlere verilen imtiyazları onaylayan yasa geçen hafta Gazi Meclis’ten geçmemişti.
👉Çünkü Genel Kurul salonunda olmadıkları halde tam 76 iktidar vekili için sahte imzalı pusulalar verilmişti.
👉Biz de bunu tespit ederek tutanaklara geçirdik ve Meclis kapandı.
🇸🇦Suudi şirketlere verilecek kapitülasyonları onaylayan yasayı bugün tekrar getirdiler.
💡Bu kez iktidarın kalkan elleri ile "KAPİTÜLASYON Yasası" onaylandı.
👇Araplara verilen imtiyazların nelere mâl olacağını, Gazi Meclis’in çatısı altında, tarihe not düşmek için tek tek anlattık.
📍Kentsel dönüşümün ranta dönüşeceğini,
📍Şehir merkezlerindeki, boğazdaki, kıyıdaki rantı yüksek yerlerin ‘rezerv alan’ ilan edilip vatandaşın elinden alınacağını daha ilk günden yazdık.
📍Bir sabah kalktığınızda tapunuza el konulursa şaşırmayın, dedik.
📍Haberi ilk yazıp attığımda, o kadar akla, mantığa, hukuka, adalete, hakkaniyete, aykırı bulunmuştu ki haber müdürümüzü ikna etmekte epeyce zorlanmıştım. Yazı işleri, ‘emin miyiz, olabilir mi böyle bir şey’ diye defalarca sormuştu.
📍Gerçekten inanılacak bir şey değildi, olacak şey değildi, oldu. Hem de çok kolay oldu, çünkü rantın kılıfı öyle hazırlanmıştı.
https://t.co/nmbwwL7bhH
CHP İzmir İl Başkanlığı binasına girenlerden biri hırsızlıktan hüküm giymiş...
Barış Pehlivan: "Yok artık, dedim. Telefonu kapar kapamaz araştırdım... Doğruymuş. H.H. adlı kişinin, Manisa’da belediyeye ait ağaçları keserken yakalandığına dair bir mahkeme kararı varmış. Mahkemenin kararıyla, H.H. adlı o kişi yaklaşık üç yıl hapisle cezalandırmış."
Suudi Arabistan şirketlerine;
Bedelsiz arazi tahsisli,
KDV - ÖTV vesaire vergi muafiyetli,
30 yıl dolar bazlı enerji alım garantili,
Uluslararası tahkim imtiyazıyla,
Yerli firmaların rekabetine kapalı,
Kapitülasyon anlaşması..
Üstelik te pusula sahtekarlığıyla!
Buyrun izleyin 👇🏽