Hangi dağ efkarlıysa ordayız
Perişan edilen herşey bizimdir
Yağmur oluyoruz hangi ırmak kurusa
Gülüşümüz çocuk
Adımız eşkiya çıkmıştır bizim
Ahmet Telli
Bunlar kadar orospu çocuğu bir güruh yok. Ülkenin hali ortada bunlar girdikleri binada bir bok becermiş gibi poz veriyorlar.
Bunlardan ülkeye gelecek gram faydanın anasını skeyim.
"Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.” Kazım Koyuncu
Günlerdir taban maaş hakları için açlık grevinde olan öğretmenler, dün İstiklal Caddesi’nde yürüyerek TÖZOK önünde “Korkumuz yok, hakkımızı almadan eve dönüş yok” dedi. Eylemin ardından polis müdahalesiyle darp edilen öğretmenler, halkın tepkisi üzerine gözaltına alınmadan bırakıldı. Ancak saatler sonra bir kafeden çıktıkları sırada polis tarafından gözaltına alındılar.
arkadaşlarımıza önce işkence edildi, sonra gözaltı muamelesi yapılıp bırakıldılar. 4 arkadaşımız polis takibi sonrası oturdukları kafede gözaltına alındı. direndiğimiz muhataplarımızın öğretmen nefretinin boyutunu görün!
YouTube Kanalı Yayında!
Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’i destekleyen herkesi bu kanalımıza abone olmaya davet ediyoruz!
YouTube’da da milyonlara Ekrem İmamoğlu’nu duyuracağız, başlıyoruz!
https://t.co/8UcWJqak72
Serap hanım Öyle bir soru sordu bi an aklı başından gitti,
Duraksadı Cevap veremedi
86 milyonun önünde Fayası ortaya,ihaneti açığa çıktı,ifşa oldu yani.Arkadaşlarını
Yarğılatacağım derken kendi Halkın nezdinde yargılandı,
Halkın hükümü
Kesin suçlu 😂👊�
Kılıçdaroğlu'nun dünkü yayınında ayrıntıları sıyırırsak, ana tema şuydu: Ben mükemmelim, kusursuzum, bende hata veya leke olmaz, geçmişte başarısızlık gibi gözüken şeyler bile aslında başarısızlık değildi.
Kerameti kendinden menkul, hangi somut veriye dayandığı bilinmeyen bir mükemmellik iddiası var. Öyle ki siyaseten kendi kalesine attığı golleri bile fark edemiyor. Demirtaş'ı hapse götüren sürece destek verdiği için pişman olmadığını söyleyerek kendisini siyaseten baltaladı. Ama söylemek zorundaydı. Çünkü KK bir süper kahramandır ve hiç hata yapmaz, başarısız olmaz.
Üstlendiği "başarıların" kendi başarıları olmamasıyla da bir derdi yok. 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP'yi iktidardan düşürdük dedi. Yahu açın bakın oranlara. CHP'nin oyu 2011 seçimlerine göre %1 DÜŞMÜŞ. 2015'teki olay tamamen Demirtaş'ın sayesinde oldu. HDP'nin 7.5 puan artışla 80 milletvekili almış olması değiştirdi durumu. KK'nın hapiste olmasından dolayı hiçbir suçluluk hissetmediği Demirtaş'ın başarısıydı bu.
O suçluluk hissetmiyor ama Demirtaş senelerce hapis yattıktan sonra bile KK'nın Cumhurbaşkanlığı adaylığına açıktan destek veriyor. Bu adam hep beni destekledi, o ise benim açtığım yolda çoluğunu çocuğunu göremeden ömrünü tüketti demiyor. Çünkü KK hata yapmaz. Vardır kesin bir bildiği.
Fatoş Pınar Ertürk'ün çıplak arama iddialarını dinlerken gülümsüyor. Çünkü "Bunların benle ne alakası var?" diyor içinden. O hiçbir olumsuzluğa giden yolun taşlarını döşemiş olamaz. O istemeden bile olsa hiçbir acıya milyonda bir bile olsa sebep olmuş olamaz.
O normal bir insan değildir. O memleketi kurtarmak için gönderilmiş bir mehdidir. O lider olmak, başkan seçilmek istemez. Onun biz fani insanlar gibi böyle dünyevi dertleri yoktur. O kendisine bahşedilmiş ilahi bir görev sebebiyle bunları yapmak zorunda kalır. Dünkü yayından anlıyoruz ki bir sonraki kurultayda yine genel başkan adayı olmak "zorunda kalacak". Dünyaya büyük bir görevle gönderilmiş kutsal insanların yalnızlığı...
Bu psikolojiye sahip birinin tabanın sesini dinlemesini beklemek son derece yersiz. Bu tarz insanları ikna edemezsiniz, onlarla müzakere edemezsiniz. Bir köşeye oturtup, sessize alıp, üzerlerine kapıyı kilitleyebilirsiniz sadece.
#SonDakika
Açlık grevindeki öğretmenler gözaltına alındı.
📌Ankara'da hak arayışlarını sürdüren ve açlık grevlerinin 5'inci gününe giren öğretmenler, eylemlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önüne taşıdı.
📌Polis, öğretmenlerin bulunduğu bölgeyi abluka altına aldı.
📌Basının görüntü almaması amacıyla kalkanlarını kaldıran polisler, öğretmenleri gözaltına aldı.
Kıymetli söyleşi için Kavel Alpaslan’a teşekkür ederiz.
"Bir işçiyi makineyle öldürmek cezasız kalıyor."
Türkiye’nin güneydoğusundaki sanayi kenti Gaziantep'i yıllardır sarsan tekstil direnişinden doğan BİRTEK-Sen sendikası da bu yeni geleneğin bir parçası. Sendikanın genel sekreteri Mikail Kılıçalp, bölgede sahada çalışan bir sendika olduklarını vurgulayarak baskının boyutuna dikkat çekiyor: “Halkı korkutmak için sendika üyelerini, gazetecileri ve çevrecileri hapse atıyorlar. Mesaj şu: 'Susun, yoksa sizi hapse atarız.' Tam bir faşizm dayatmak istiyorlar.”
BİRTEK-Sen Başkanı Mehmet Türkmen, bir yıl içinde iki kez hapse girdi . “Bu ülkede kanunlar zenginlere uygulanmaz” dediği için 58 gün hapis yattı. Suçlama: “yanıltıcı bilgi yaymak”.
Avukatı Esmer Özer, bu suçlamanın muhaliflere karşı bir baskı aracı haline geldiğini açıklıyor: “İfade ve örgütlenme özgürlüğüne karşı keyfi bir silah olarak kullanılıyor. Sadece Türkmen'e değil; gazetecilere ve çevrecilere de aynısını yapıyorlar.” Müvekkilinin davasıyla ilgili olarak Özer, şunları vurguluyor: “Bir işçi makinede kolunu kaybediyor. İşveren hiçbir güvenlik önlemi almıyor. Ama kimse onu sorumlu tutmuyor. Türkmen bunu söyledi ve bu yüzden hapiste. Ancak bu ülkede birini makineyle öldürmek cezasız kalıyor.”
İstanbul Üniversitesi'nden Profesör Görkem Doğan'a göre, bu tür davalardaki artışın nedeni son derece yozlaşmış bir yargı sistemidir: "Türkiye'de adalet, satın alınabilen bir meta haline geldi. Doğru hakim, doğru savcı ve doğru siyasi bağlantılarla, elde edemeyeceğiniz hiçbir ceza yok."
The EU remains too weak and uncertain on Turkey. Democracy, the rule of law and fundamental freedoms are under attack. Silence is not neutrality. It is complicity. #Turkey#Democracy#RuleOfLaw#EU
"Demek ki babalar, çocuklarının erkekler tarafından istismar edilmesini sağladıktan sonra araya yetkili kişilerin girmesiyle serbest bırakılabiliyorlar."