Ahmet Telli Özyönetim direnişleri için şöyle demişti :
“İnsan haysiyetinin bu barbarlık karşısındaki direnişi, devlet Kürdistan'ı kanla sulasa da mutlaka bu onur mücadelesi insanlığın geleceğini aydınlatacaktır”
Seni unutur muyuz ?
Sen bizimleydin ve hep bizimle olacaksın.
89 yıl sonra Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam fotoğraflarını bulduk...
89 yıl önce Seyit Rıza, oğlu ve beş Dersîmli önderi idam ettiler. Fotoğrafları ortadan kaldırarak hafızaya dair bir görsel bırakmak istemediler. 89 yıl sonra hafızanın görselleri ayyuka çıktı. Hukuksuz bir infazın rövanşı alındı. Darağacında ayakkabılar düşer bazen. İnsan idam edilince ve bedeninden ağırlık çekince, beden gevşeyince önce ayakkabı gider. Kimse bunu planlamaz. Kimse bunu hatırlamaz. Ama fotoğrafta kalır. Dersîm kadınlarının kış gecelerinde ördüğü o nakışlı yün çoraplar; kırmızısı, sarısı, geometrik bordürü ile bir annenin, bir eşin, bir kız kardeşin elleriyle dokunmuştu o ayaklara. Belki geçen kış... Belki daha önceki kış... Soğuk geçer diye, yol uzun olur diye… O eller o ayakların bir darağacında sallanacağını bilmiyordu oysa. İdam fotoğrafları çoğunlukla yüzleri yakalar ya da yüzlerin olmadığı yeri... Ama bu fotoğraflarda gözler aşağıya kayıyor: Ayaklara... Düşmüş bir ayakkabıya. Ve içinde kalan nakışlı çoraplara… Nakış hâlâ duruyor. Ruh bedenden çekilmiş, isim silinmiş, yüz kazınmış ama o çorap duruyor; Dersîm'in rengini taşıyarak, onu dokuyan elin sıcaklığını taşıyarak. Biz tarihçiler belgeleri okuruz; ama bazen belge bir çoraptır. Ve o çorap, hiçbir arşivin söyleyemeyeceği şeyi söyler: Burada bir insan vardı. Sevilmişti. Üşümesinden korkulmuştu.
HEP Amed İl Başkanı ve insan hakları savunucusu Vedat Aydın, 35 yıl önce katledildi. On binlerce kişinin katıldığı Vedat Aydın’ın cenaze törenine asker ve polislerin silahlı saldırısı sonucu 23 yurttaşımız yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı.
İnsan hakları, demokrasi, barış ve özgürlük mücadelesinde katledilen Vedat Aydın’ı ve cenazesinde katledilen insanları saygı ve minnetle anıyoruz. Onların demokrasi ve özgürlük hayallerini gerçek kılmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Di salvegera qetilkirina wî de em Vedat Aydin û hemû kesên ku di merasîma cenazeyê wî de hatin qetilkirin bi rêzdarî bi bîr tînin. Têkoşîna wî ya ji bo aştî, azadî, demokrasî û heqîqetê dê her tim rêya me ronî bike.
🔴AYM, Hacı Lokman Birlik hakkında gerekçeli kararı açıkladı: ‘İnsan onuru ölümle son bulmaz’
📌Mahkemeye göre, yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine; insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının hem maddi hem usul boyutuyla ihlal edildiğine oyçokluğuyla karar verdi
🔸Avukat Ramazan Demir: "Savcılığın önünde artık herhangi bir hukuki ya da idari engel bulunmuyor. Beklentimiz sorumlular hakkında etkili bir soruşturma yürütülmesi ve kamu davası açılmasıdır"
Haber: Ahmet Ayva (@ahmetayvaa)
https://t.co/W3uJtC0jA5
You won’t find a single word here about:
The brutal human rights violations in Turkey, which were on display again just weeks ago when a Turkish court removed the newly elected leader of the main opposition party from office; peaceful protesters being met with force and mass detentions; Erdoğan’s main challenger remaining behind bars; opposition mayors being arrested; journalists facing mounting restrictions; and political opponents being increasingly targeted through the courts.
A masterclass in hypocrisy.