"Erkeklerin derdini çektim evet, çünkü fiziksel temas bağımlısıyım" demeyi tercih edebilirim. Taciz/tecavüze uğradığımı reddetmem, taciz ve tecavüzün suç ortağı olduğum anlamına gelmemeli. Yine de, yanımda diye kefiliymişim gibi görünmüş olabileceğim hırtlar fikri çok bunaltıcı.
Bütün örgütlülükler de onanma ve güç ihtiyacını gidermek için araçsallaşıyor gibi geliyor bazen. Hepimiz çelişkilerle doluyuz. Neyse ki herkes aynı ağırlıktaki suçların faili değil.
İşimi, işlerimi, yeryüzünü, arkadaşlarımı, hoşlandığım adamları, hayvanları ve ailemi severim, adaletsizlik, eril tahakküm, siyasal islam ve şerefsiz insan sevmem. Ayrıca türkü eşliğinde büyüklerle oynanan okeyin unutturamayacağı sorun çok azdır. İvit.
Canım teyzem 58 yaşında kansere yenik düştü. Yazabilseydim, doktora tezim onun da hikayesi olacaktı. Ev içi emekçisi ve bir kadın direnişçiydi benim için. Son künefe kaçamağını benimle yaptı ve ben de son kaçamağımı onun verdiği harçlıkla. Ruhu şad olsun.
Alibeyköy'ün zabıta karakolunda beklerken ısmarlanan çay çikolata ve hoş sohbet de cabası. "Allah iyilerle karşılaştırsın seni evladım" diyip yolladı beni abiler. 40.000 kere maşallah
Bugün Ankara'dan İstanbul'a otobüsle giderken, Hendek'te dinlenme tesisinde bilgisayarımı unuttum. Bilgisayarım önce bulundu, sonra Kamil Koç'un başka bir otobüs kaptanı tarafından İstanbul'a getirilip bana teslim edildi, inanılmaz değil mi