adam usulsüzlük yapsaydı başına hiçbir şey gelmezdi tayt giydi diye görevinden ettiler. şu cehalete bakın insan hayretler içerisinde izliyor saçmalıkları.
Deniz Göktaş’ın tutukluluğu on günü geçti. O sürede gündem değişti de değişti. O sürede, unutmayanlar da unutmadı. Unutmayalım #DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Haluk Levent’e yönelik operasyon çok garip. Haluk Levent’e para kaptıranlar, Oğuzhan Uğur bile gözaltına alınıyor ama Haluk Levent’e 60 milyon dolarlık gayrimenkul veren ve bunu akıl almaz bir senaryo ile anlatan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’a dokunulmuyor.
Haluk Levent, ifadesinde Süleyman Soylu’yu anlatmak isteyince kriz çıktı, ifadeye 2 saat ara verildi. İfadeden sonra da Haluk Levent’in siyasilerle ilgili anlatmak istedikleri tutanağı geçirilmedi.
İstanbul’da vapurda çay, simit ve şimdi de sinema festivali var!
İstanbul’da yaşamın olduğu her yere kültür ve sanatın yaşam sevincini taşımaya devam ediyoruz.
6. Sinemada Film Festivali ile 22-26 Temmuz’da Paşabahçe Vapuru’nda, Boğaz’ı geçerken film izlemenin eşsiz tadını çıkarıyoruz. Büyükada, Heybeliada ve Kınalıada duraklarımızda da sinemamızın kıymetli isimleri kentlilerle buluşacak.
#İBBKültür #SinemaAda @ibb_kultur
Ben vatandaş olarak Irak petrollerini yasal olmayan yollardan taşıyan ve ülkemizin 1.5 milyar dolar ceza almasına neden olan ahlaksızların kim olduklarını öğrenmek istiyorum.Para benim vergilerimden ödeneceği için bunu bilmeye hakkım var.Derhal açıklayın.
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara, biriktirdiği pet şişeleri Türkiye yerine Avrupa'daki geri dönüşüm makinesine atarak kar elde etti.
• Gidiş ve dönüş uçak biletleri: 6 bin TL
• Yurt dışı çıkış harcı: 1.250 TL
• Toplam harcama: 7 bin 250 TL
• Türkiye'de şişe başına ücret: 1 TL
• Avrupa'da şişe başına ücret: 0,25 cent (13 TL)
• Elde edilen gelir: 13 bin 400 TL
• Kar: 6 bin 150 TL
so in istanbul you can take a ferry straight to your neighborhood and work from a coworking space on board during the commute. peak public transit experience⛴️
Kırklareli’nde, eşinden boşanarak 4 yaşındaki kızıyla yeni bir yaşam kurmaya çalışan Çisem Çalkantı, eski eşi tarafından katledildi.
Henüz 4 yaşındaki kızı da aynı saldırıda yaşamını yitirdi.
Kadınları koruyamayan, şiddeti önleyemeyen ve her cinayetin ardından yalnızca açıklama yapmakla yetinen anlayış, bu karanlık tablonun en büyük sorumlularındandır.
Kadınların yaşam hakkını güvence altına alamayanlar, adaleti sağlayamayanlar ve gerekli önlemleri almayanlar; bir anneyi evladından, bir çocuğu annesinden koparan bu düzenin siyasi sorumluluğundan kaçamaz.
Her kadın cinayeti önlenemeyen değil, önlenmeyen bir cinayettir. Artık kayıpları değil, yaşamı koruyan bir düzeni inşa etmek zorundayız.