@SuratKargoTR@SuratKargoTR beni kurumsal numaradan değil şahsi numaradan araması da ayrı bir problem. Ayrıca bana atılan mesajda 1 sonraki iş günü teslim edilecek dendi. Fakat 3 iş günü geçti ürün yok.
Kargom 24.09.2026 tarihinde kapı önüne getirilmiş, dışarda olduğum için kapının önüne koymasını bir sıkıntı olmayacağını söylememe rağmen kurye ürünü bırakmadı ve şubeden alın dedi. Şikayet edince ürünü getirilecek denildi. 3 gün oldu yok. @SuratKargoTR
@toroslardestek Gaziantep Şehitkamil Göktürk mah. Geçen hafta tam 3 gün boyunca enerji vermeyip son 3 gündür de yarım gün yarım gün elektiriğimizi kırpma hakkını size kim veriyor tam olarak
@toroslardestek sabah saat 10.00'dan beri Gaziantep Göktürk mahallesine enerji verilmiyor. Bu sıcakta insanlar göz göre göre mağdur ediliyor. Bölgemizde herhangi bir çalışma yok. Her aradığımızda 3 saat sonrasına tahmin veriyorlar. Bu mağduriyet dursun artık. @TCEnerji
Öğretmenlerin maaşlarından yapılan kesintileri bir izleyicimizin ağzından aktarıyorum:
"Ben 7. kademede olan bir devlet memuruyum. Bize maas iki kalemden yatıyor. Her ayın 15'i, 43 bin küsür maaş yatıyor. Küsür diyorum çünkü çoğumuz kesintilerden sebepli aldığımız net maaşı hiç ögrenemiyoruz bile. Bir de ek ders ödememiz var. O da girdiğim ders sayısı, ekstra pansiyon nöbeti ücretleriyle 14bini buluyor. Maaştan 4 bin, ek dersten 4 bin kesinti yaşandı. Toplamda 50 binin 8 bini yok. Maaş hesabıma geçmeden devlet bizden emeğimizi çalıyor. Daha çok derse giren ya da kademesi ya da unvanı daha yüksek olan öğretmenlerin 10bin ve 10bini aşan kesintileri de oldu bu ay. Ne kadar çok calisiyorsak o kadar cezalandırılıyoruz maalesef. Bu durumu sendikalara da bildirmemize rağmen bilhassa yetkili sendika "en üst seviyeden tepki verdiklerini" söyleyip kenara geçiyor. Derdimizi kadıya anlatıyoruz, kadı yine bildiğiniz gibi..."
İdarenin böyle bir hataya düşeceğini sanmam ama yine de söyleyeyim: Kredi kartı limitinden de kullanılan krediden de vergi alınamaz. Kredi borçtur. Vergi, borçludan değil krediyi veren alacaklıdan alınır. Bilimden uzaklaştıkça feci bir kavram kargaşasının içine giriyoruz.
YÖK öğretmen yetiştirir, MEB ise öğretmen istihdam eder.
Eğer ki MEB,ben de öğretmen yetiştireceğim diyorsa ya artık düzenli olarak öğretmen istihdam edemiyor ya da öğretmen istihdam edememe sorununu kamufle etmek,atama sayısını/sıklığını düşürmek için zaman kazanmaya çalışıyor.
Fakültelerde dört yılda öğretilmeyip de akademide bir yılda öğretilen ne olacak? O akademisyen ekstra ne anlatacak mesela? Vallahi de ekstra anlatacağı bir şey yok.
Orada slayt okuyan orada da okuyacak. Slaytın başına maarif modeli yazar ekstra, belki.
Hadi diyelim okullardaki uygulamaları anlatacak. Ama buna vakıf olan saha deneyimi olan akademiysen zaten çok az.
Hadi diyelim yönergeleri, yönetmelikleri yani mevzuatı anlatacak. Vallahi buna vakıf olan akademisyen sayısı çok çok az.
Yapılandırmacı yaklaşım, farklılaştırılmış öğretim, yaparak yaşayarak öğrenme, öğrenci merkezli eğitim klişelerini mi anlatacak?
Malesef eğitim sisteminde bireysel çıkarlarını korumanın duygusallığı ve telaşı ile hareket eden çıkar gruplarının verdiği zarar çok kısa süre içinde fark edilemiyor.
Tek tip öğretmen yetiştirmeyi amaçlayan ÖMK' nın eğitime vereceği zarar gelecek 50 yılda telafi edilemez.