@DahiliyeDoktoru Trafikte arabadan inene 120.000 TL ceza veren sistem neden doktoru öldüresiye dövenlere caydırıcı ceza içerecek bir yasa yapmıyor?????
SORUN NÖBET SAAT ÜST SINIRI DEĞİL GECE NÖBETİ İÇİN VERİLEN SAATLİK KOMİK ÜCRETLENDİRMEDİR.
YİNE HAVUÇÇULAR SAPINA TAKILMIŞ AMA ÖNEMLİ OLAN TOPRAĞIN İÇİNE İÇİNE İŞLEYEN KÖKÜ..
KİMİN SAATİ 200 LİRAYA 1 SAATİNE BLOKE KOYUP ÇALIŞTIRABİLİRSİN HEKİMDEN BAŞKA ?
EN AZ 3 KATINA ÇIKARILMALI.
@TEKsendika
geçen nöbet, dışarda bekleyen bir hasta yakını içerde hasta varken içeri daldı ve HASTALARA SERİ BAKIN diye bağırdı. karakolda polise İFADEYİ SERİ ALIN diyemez, mahkemede hakime SERİ YARGILAYIN diyemez, markette kasiyere bile SERİ ÇALIŞ diyemez. doktora karşı bu hadsizlik niye
ARTIK YETER! HEKİM MAAŞLARI YOKSULLUK SINIRINA DAYANDI!
Aralık ayı enflasyonu açıklandı. Açıklanan rakamlar, hekimlerin yaşadığı ekonomik çöküşü gizlemeye yetmiyor. Kâğıt üzerinde düşük gösterilen oranlar, hastanelerde sabahlayan, can kurtaran hekimlerin mutfağındaki yangını söndürmüyor.
Bugün gelinen noktada hekim maaşları yoksulluk sınırına dayanmış, hatta birçok hekim için bu sınır fiilen aşılmıştır. Uzun eğitim yılları, ağır sorumluluk, artan iş yükü ve tükenmişlik; buna karşılık her ay biraz daha eriyen maaşlar…
Sözde %18,61’lik zam oranından bahsediliyor.
Soruyoruz:
Bu artış, büyükşehirlerdeki fahiş kiraları karşılıyor mu?
Çocuk okutmayı, ulaşımı, temel gıdayı karşılıyor mu?
Bir hekimin insanca yaşam hakkını güvence altına alıyor mu?
Hayır!
Hekimler artık geçim derdiyle nöbete giriyor, borçla ay sonunu getiriyor. Mesleğini icra ederken ekonomik kaygı yaşayan bir hekimden sağlıklı bir sağlık sistemi beklenemez. Bu tablo yalnızca hekimleri değil, doğrudan halk sağlığını da tehdit etmektedir.
Sorun açıktır:
Hekimin emeği değersizleştirilmiş, maaşı eritilmiştir.
Toplu sözleşmeler hekimlerin kaybını telafi edememekte, enflasyon farkı alım gücünü korumamaktadır.
Buradan açıkça söylüyoruz:
Hekim maaşları yoksulluk sınırının altına itilemez!
Geçmiş yılların alım gücü kaybı telafi edilmeden bu adaletsizlik sona ermez!
Bu nedenle talebimiz nettir:
Hekimlere ve sağlık profesyonellerine seyyanen zam, artık bir tercih değil, zorunluluktur.
@Akparti@RTErdogan@herkesicinCHP@eczozgurozel@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@iyiparti@MDervisogluTR@DEMGenelMerkezi@tulayhatim@rprefahpartisi@ErbakanFatih@devapartisi@alibabacan@SaadetPartisi@mahmutarikansp@gelecekpartis@Ahmet_Davutoglu@tipgenelmerkez@erkbas@tcbestepe@TBMMresmi@NumanKurtulmus@drmemisoglu@saglikbakanligi@memetsimsek@HMBakanligi@vedatisikhan@csgbakanligi@YuksekogretimK@ErolOzvar
Yakın geçmişte bir özel hastane hekimi için 77 milyon tazminata hükmedildi. Size aidat filan veren, zorunlu olarak tabip odasına üye bir hekim. O hekimin ömrü billah kazanamayacağı o kaynak da Venezuela halkına ait mi? 😀 onla ilgili bir açıklama yapmadınız da insan merak ediyor
6 Şubat depremlerinde on binlerce insanı kaybettik.
Böyle bir tazminat düzeni var mıydı?
Uludağ’daki yangında, bariz ihmal ortadayken
kişi başı bu rakamlar ödendi mi?
Eğer insan canı bu kadar kıymetliyse,
kadına tecavüz edip öldürenler nasıl indirimlerle dışarı çıkabiliyor?
Ceza hukukunda hayat bu kadar ucuzken,
hekimler neden astronomik tazminat davalarıyla yalnız bırakılıyor?
Adaletin terazisi neden hekimler söz konusu olunca oduncu kantarına dönüyor?
Dün yayında da ifade ettim.
Poliklinikte yazılan bir antibiyotik nadir de olsa anafilaksiye yol açabilir.
Bu durumda, her hastadan “böyle bir yan etki olabilir” diye onam mı almamız gerekiyor?
Ya da teratojen bir ilacı kullanması gereken, gebe kalmaması gerektiği açıkça sözel olarak anlatılan bir kadın buna rağmen hamile kalırsa, bunun sorumlusu hekim mi olacak?
Binlerce Down sendromlu çocuk var.
Eğer her şey yazılı belgeye indirgeniyorsa, yazılı doküman yok diye ailelerin hekimlere dava açması mı beklenecek?
Bu, hekimliği savunmasız bırakan, mantıkla ve vicdanla örtüşmeyen bir anlayış.
Malpraktis adaletle konuşulacaksa, önce gerçeklerle yüzleşelim.
Günde 100 hasta bakmaya zorlanan bir poliklinik hekimi…
Acilde 1 saatte 50 hasta gören bir doktor…
Bu koşullarda hata olmaması istisna,
bir şeylerin atlanması kaçınılmazdır.
Bu tablo varken “malpraktis” sadece hukuki bir kavram değil,
sistemin ürettiği bir sonuçtur.
“Yeni Bir Kazanç Kapısı mı Açıldı?”
Bu karikatürün anlattığı gerçek hepimizi ilgilendiriyor.
Bugün sağlık sistemini derinden etkileyen bir kararın ironisini karikatürle anlatıyoruz.
Çünkü bazen gerçeğin kendisi o kadar absürd olur ki, onu anlatmanın en etkili yolu hiciv olur.
Karikatürde gördüğünüz sahne, aslında verilen mahkeme kararının ters açıdan nasıl algılanabileceğini gösteriyor:
🤰 Hasta testi 3 kez reddediyor.
📄 Bu ret epikrizde kayıtlı.
💾 Bakanlık veri havuzunda net biçimde görünüyor.
👨⚕️ Hekim hastanın özgür iradesine saygı duyuyor.
⚖ Bilirkişi “hekimin kabahati yok” diyor.
Fakat sonuç ne oluyor
❗ Aynı kişi bu kez “Test yapılmadı” diyerek 77 milyon TL tazminat kazanıyor.
İşte ironinin başladığı yer tam burası.
Bu karar, kötü niyetli kişilerin gözünde sağlık sistemini bir “kazanç kapısı” gibi göstermeye bile yol açabilecek tehlikeli bir algı yaratıyor.
Karikatür de tam bunu anlatıyor:
Hekimin kaygısı artarken, kötü niyetli bir kişi bu durumu fırsata çeviriyormuş gibi bir görüntü oluşuyor.
Elbette bu bir hiciv.
Fakat hiciv bazen gerçeği en çıplak haliyle gösterir.
Gerçek şu:
💬 Hastanın kayıtlı kararına uymak suç değildir.
💬 Etik davranan hekim cezalandırılamaz.
💬 Bu karar, tüm sağlık sistemini etkileyen tehlikeli bir emsal oluşturmuştur.
Bu yüzden bu absürt tabloyu toplumun dikkatine sunuyoruz.
Hem ironi hem uyarı niteliği taşıyan bu karikatür, kararın mantık dışı sonuçlarını güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
HİÇBİR AKILLI,HAYAT BOYU KAZANACAĞI PARANIN 3-5 KATINI KAYBETME RİSKİ OLAN BİR MESLEĞİ YAPMAZ !
HİÇBİR AKILLI,HAYAT BOYU KAZANACAĞI PARANIN 3-5 KATINI KAYBETME RİSKİ OLAN BİR MESLEĞİ YAPMAZ !
HİÇBİR AKILLI,HAYAT BOYU KAZANACAĞI PARANIN 3-5 KATINI KAYBETME RİSKİ OLAN BİR MESLEĞİ YAPMAZ !
HİÇBİR AKILLI,HAYAT BOYU KAZANACAĞI PARANIN 3-5 KATINI KAYBETME RİSKİ OLAN BİR MESLEĞİ YAPMAZ !
HİÇBİR AKILLI,HAYAT BOYU KAZANACAĞI PARANIN 3-5 KATINI KAYBETME RİSKİ OLAN BİR MESLEĞİ YAPMAZ !