Anıtkabirdeki kalabalık kimseyi umutlandırmasın orası başka bir duygu
Anıtkabire gitti diye nevcut yönetime oy verirler yapılanları onaylıyorlar duygusu çok yanlış
ANITKABİR’DEKİ KALABALIK SİYASİ HESAPLARI BOZDU!
CHP’nin 103. kuruluş yıldönümünde ortaya çıkan tablo, yeni siyasi oluşum tartışmalarını yeniden alevlendirdi
CHP’nin 103. kuruluş yıldönümünde Anıtkabir’de ortaya çıkan olağanüstü kalabalık ve coşku, Türk siyasetinde son dönemde yaşanan parti içi ayrışmaların geleceğine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Siyasi kulislerde uzun süredir, Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve bazı kurmaylarının CHP’den ayrılarak farklı bir siyasi yapılanma oluşturacağı yönünde değerlendirmeler yapılıyordu. Bu iddialara göre, mevcut yapıdan ayrılmanın tek başına yeterli bir siyasi güç oluşturmayabileceği hesabıyla, Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı sürecine yeniden dönme ihtimali önemli bir siyasi fırsat olarak görüldü.
Bu süreçte yaşanan gelişmelerin kamuoyuna “mağduriyet” ekseninde yansıtılmasının, geniş bir seçmen kitlesinin yeni oluşuma yönelmesini sağlayabileceği yönünde bir siyasi strateji izlendiği ileri sürüldü.
MAĞDURİYET SİYASETİ BİR SÜRE İŞE YARADI
Kamuoyundaki tartışmalara bakıldığında, söz konusu siyasi stratejinin belirli ölçüde karşılık bulduğu ve yeni oluşum etrafında önemli bir beklenti oluşturulduğu görülüyordu.
Ancak CHP’nin 103. kuruluş yıldönümünde Anıtkabir’de yaşanan tablo, bu hesapların yeniden sorgulanmasına neden oldu.
Binlerce kişinin katıldığı coşkulu Anıtkabir buluşması, CHP’nin toplumsal tabanının sanıldığı kadar kolay biçimde başka bir siyasi yapıya taşınamayacağı şeklinde yorumlandı.
Özellikle Cumhuriyetin ve CHP’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda ortaya çıkan büyük kalabalık, CHP’nin tarihsel kimliğiyle kurduğu bağın hâlâ güçlü olduğunu gösteren önemli bir görüntü olarak değerlendirildi.
BELEDİYE BAŞKANLARI VE MECLİS ÜYELERİYLE İLGİLİ TABLO DİKKAT ÇEKTİ
Öte yandan, yeni siyasi yapılanmaya destek vermesi beklenen bazı belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin AK Parti’ye katılması da siyasi kulislerde dikkat çekti.
Bu gelişmeler, yeni oluşumun siyasi tabanının ne kadar sağlam olduğu konusunda soru işaretlerini artırırken, daha önce kamuoyunda oluşturulan “büyük siyasi hareket” algısının da sorgulanmasına yol açtı.
Siyasette sayısal görüntünün her zaman gerçek toplumsal karşılığı ifade etmediği, son gelişmelerle birlikte bir kez daha tartışılmaya başlandı.
HALKIN ÖNCELİĞİ İKTİDAR DEĞİŞİMİ
Türkiye’de geniş bir kesimin temel beklentisinin AK Parti iktidarının sona ermesi ve iktidar değişiminin gerçekleşmesi olduğu yönündeki değerlendirmeler kamuoyunda sıkça dile getirilirken, muhalefet içerisindeki yeni siyasi oluşumların CHP’yi hedef alan rekabetinin seçmen tarafından nasıl karşılanacağı da önem taşıyor.
Tam da bu noktada Anıtkabir’deki görüntü dikkat çekiyor.
CHP’nin kuruluş yıldönümünde ortaya çıkan kalabalık ve coşku, CHP tabanının başka bir siyasi oluşuma otomatik olarak taşınacağı yönündeki beklentilerin gerçekçi olmayabileceğinin somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
“YAPAY ŞİŞKİNLİK” İDDİASI TARTIŞILIYOR
Siyasi kulislerde bazı çevreler, yeni oluşumun kamuoyundaki gücünün olduğundan daha büyük gösterildiğini savunurken, son dönemde yaşanan siyasi hareketlilik bu iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Anıtkabir’deki kalabalık, CHP’nin 103 yıllık tarihsel mirasının hâlâ önemli bir siyasi karşılığı bulunduğunu ortaya koyarken; belediye başkanları ve meclis üyeleri üzerinden yaşanan geçişler ise yeni siyasi yapının beklenen ölçüde güçlü bir taban oluşturup oluşturmadığı sorusunu gündeme getirdi.
Sonuç olarak ortaya çıkan tablo şu soruyu daha yüksek sesle sorduruyor:
CHP’den koparak kurulacak yeni bir siyasi yapı, CHP seçmenini gerçekten peşinden sürükleyebilir mi; yoksa CHP’nin tarihsel mirası ve örgütlü tabanı, beklenenden çok daha güçlü bir direnç mi gösterecek?
Anıtkabir’deki 103. yıl buluşması, bu soruya verilen ilk güçlü siyasi cevaplardan biri olarak Ankara kulislerinde değerlendiriliyor.
@siyasihat Çok sahtekarsın ne ina ediyorsun
Seninde ne olduğunu biliyor bu millet
Utanmıyorsunda aynı dili aynı ağzı kullandığında bu neyin karşılığı bilmiyorum
Özgür Özel‘in Halk TV’de yaptığı son açıklamada, yalan yazmakla itham ettiği Fatih Atik:
“Akın Gürlek üzerine kayıtlı sadece 4 gayrimenkul olduğu söylendi. Buna, eşinin üzerine olanlar dahil mi, değil mi netleştiremedik.”
Daha önce ev hapsi kaldırılan İSKİ genel müdürümüz sayın Şafak Başa nihayet görevine iade edildi.
Kendisine tekrar geçmiş olsun diyor görevinde başarılar diliyorum.
İstanbulda yeniden Şafak sökecek,
Hizmetler hızla devam edecek.
✨ İSKİ olarak su kaynaklarını koruma bilincini, geleceğimizin teminatı gençlerde kalıcı bir değer haline getiriyoruz!
🎓 İSKİ Eğitim Şube Müdürlüğü ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Su Kullanma Bilinci Projesi" kapsamında;
💧 275 adet Su Kullanma Bilinci Semineri düzenleyerek, suyun verimli kullanımı konusunda farkındalık oluşturduk.
🎨 22 Mart Dünya Su günü etkinlikleri doğrultusunda düzenlediğimiz 5 farklı resim yarışması ile suyu sanatla buluşturduk.
🎭 İlkokul öğrencilerine, doğa ve çevre bilincini aşılamak amacıyla Su Damlası tiyatro gösterisi gerçekleştirdik.
🌍 Bu çalışmalarımız sayesinde, 180 ülkeden 2.500 projenin yarıştığı Energy Globe Ulusal Ödülü’nü ülkemize kazandırdık.
Buna benzer bir durumla da ben karşılaştım.abi burada su varmı dedi.dükkanı gösterdim,
Yürek burkan bir durum,yorgun bitgin 40 derece sıcaklığın altında susuz,su alacak parayı evde unutmuşum dedi.O an tükendim.Gereğini fazlasıyla yaptım, o an için çok sevindi ama bu geçiciydi.
Yer İstanbul, söylenecek çok şey var!
Ne yazık bizi yönetenlere, yanından geçip giden, insanım diye ortalıkta dolaşanlara,
Ama ne fayda!...
Alex Kanevsky söylediği gibi,
İnsanoğlu bir gün; ( , )
Virgülü kaybetti: Söyledikleri birbirine karıştı. ( . ) Noktayı kaybetti: Düşünceleri uzayıp gitti, ayıramadı onları. ( ! )
Ünlem işaretini kaybetti bir günde: Sevincini, öfkesini, bütün duygularını kaybetti.
( ? ) Soru işaretini kaybetti bir başka gün: Soru sormayı unuttu. Her şeyi olduğu gibi kabul eder oldu.
( : ) İki noktayı kaybetti bir başka gün: Hiçbir açıklama yapamadı. Hayatının sonuna geldiğinde Elinde sadece ( " ) tırnak işareti kalmıştı. “İçinde de başkalarının düşünceleri vardı yalnızca." Ülkemin hali içler acısı, umarım bir gün, her şeyden önce insan olduğumuzu ve insanlığın temelinin sevgi olduğunu hatırlarız...
Halk birbirleriyle kenetlenir. Bu dönemden sonra gelen Liderler, ülkesinin ve halkının değerini bilir ve zamanla her şey yoluna girer ..
Neymiş, "15 Temmuz darbesi önceden biliniyormuş, böyle darbe mi olurmuş."
Önceden bilinmeyen darbe mi var?
12 Eylül darbesi de önceden biliniyordu diye darbe değil miydi?
Bırakın bu mazeretçi argümanları.